1-49 Maddeler
50-98 Maddeler
99-152 Maddeler
153-203 Maddeler
204-268 Maddeler
269-312 Maddeler
313-350 Maddeler
351-417 Maddeler
|
Resmi Gazete Tarihi : |
10/01/1961 |
|
Resmi Gazete No |
10703 |
|
Kanun No |
213 |
VERGİ USUL KANUNU (V. U. K.)
GİRİŞ
Kanunun Şümulü
Madde
1
-
Bu kanun hükümleri ikinci maddede yazılı olanlar dışında, genel bütçeye giren
vergi, resim ve harçlar ile il özel idarelerine ve belediyelere ait vergi, resim
ve harçlar hakkında uygulanır.
Yukarıda yazılı
vergi, resim ve harçlara bağlı olan vergi, resim ve zamlar da bu kanuna tabidir.
Bu kanunun
hükümleri kaldırılan vergi, resim ve harçlar hakkında da uygulanır.
Gümrük ve Tekel
Vergileri
Madde
2
-
Gümrük ve tekel idareleri tarafından alınan vergi ve resimler bu
kanuna tabi değildir.
Vergi
Kanunlarının Uygulanması ve İspat
Madde
3
-
(2365
sayılı Kanunun
1'inci
maddesiyle değişen madde)
A) Vergi kanunlarının uygulanması: Bu kanunda kullanılan "Vergi Kanunu" tabiri
işbu kanun ile bu kanun hükümlerine tabi vergi, resim ve harç kanunlarını ifade
eder.
Vergi kanunları
lafzı ve ruhu ile hüküm ifade eder. Lafzın açık olmadığı hallerde vergi
kanunlarının hükümleri, konuluşundaki maksat, hükümlerin kanunun yapısındaki
yeri ve diğer maddelerle olan bağlantısı göz önünde tutularak uygulanır.
B) İspat:
Vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek
mahiyeti esastır.
Vergiyi doğuran
olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyeti yemin hariç her türlü
delille ispatlanabilir. şu kadar ki, vergiyi doğuran olayla ilgisi tabii ve açık
bulunmayan şahit ifadesi ispatlama vasıtası olarak kullanılamaz.
İktisadi,
ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad
olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfeti bunu iddia eden tarafa
aittir.
BİRİNCİ KİTAP
Vergilendirme
BİRİNCİ KISIM
Genel
esaslar
BİRİNCİ BÖLÜM
Vergi
uygulanmasında yetki
Vergi Dairesi
Madde
4
-
Vergi dairesi mükellefi tespit eden, vergi tarh eden, tahakkuk ettiren ve tahsil
eden dairedir.
(3689
sayılı Kanunun
1'inci
maddesiyle değişen fıkra)
Mükelleflerin, vergi uygulaması bakımından hangi vergi dairesine bağlı oldukları
vergi kanunları ile belirlenir. Ancak, Maliye ve Gümrük Bakanlığı, gerekli
gördüğü hallerde, mükelleflerin işyeri ve ikametgâh adresleri ile il ve
ilçelerin idarî sınırlarına bağlı kalmaksızın vergi daireleri ve bölge bilgi
işlem merkezleri kurmaya, vergi dairelerine bağlı şubeler açmaya ve vergi
dairelerinin yetki alanı ile vergi türleri, meslek ve iş grupları itibariyle
mükelleflerin bağlı olacakları vergi dairesini belirlemeye yetkilidir.(*)
Madde
4
–
(*)
(Değişmeden önceki şekli) (3505
sayılı Kanunun
1'inci
maddesiyle değişen fıkra)
Mükelleflerin, vergi uygulaması bakımından hangi vergi dairelerine bağlı
oldukları vergi kanunları ile belirlenir. Ancak, Maliye ve Gümrük Bakanlığı,
gerekli gördüğü hallerde, mükelleflerin işyeri ve ikametgâh adresleri ile
ilçelerin idarî sınırlarına bağlı kalmaksızın vergi dairelerini ve vergi
dairelerinin yetki alanını belirlemeye yetkilidir.
Vergi
Mahremiyeti
Madde
5
-
Aşağıda yazılı kimseler görevleri dolayısiyle, mükellefin ve mükellefle ilgili
kimselerin şahıslarına, muamele ve hesap durumlarına, işlerine, işletmelerine,
servetlerine veya mesleklerine müteallik olmak üzere öğrendikleri sırları veya
gizli kalması lazım gelen diğer hususları ifşa edemezler ve kendilerinin veya
üçüncü şahısların nef'ine kullanamazlar;
1.
Vergi muameleleri ve incelemeleri ile uğraşan memurlar;
2.
(2686
sayılı Kanunun
1'inci
maddesiyle değişen bent)
Vergi mahkemeleri, bölge idare mahkemeleri ve Danıştayda görevli olanlar;
3.
Vergi kanunlarına göre kurulan komisyonlara iştirak edenler;
4.
Vergi işlerinde kullanılan bilirkişiler.
Bu yasak,
yukarıda yazılı kimseler, bu görevlerinden ayrılsalar dahi devam eder.
(2365
sayılı Kanunun
2'nci
maddesiyle değişen fıkra)
Ancak, vergi güvenliğini sağlamak amacıyla Gelir Vergisi mükelleflerinin yıllık
Gelir Vergisi, sermaye şirketlerinin Kurumlar Vergisi beyannamelerinde
gösterdikleri matrahları (zarar dahil) ve beyanları üzerinden tarh olunan Gelir
ve Kurumlar Vergileri ile mükelleflerin ad ve unvanları, bağlı oldukları vergi
dairelerince beyannamelerinin verildiği yıl içinde dairenin münasip yerlerine
asılacak cetvellerle ilan olunur. Mükellefin bağlı bulunduğu teşekkül varsa, bu
ilan orada da yapılır.
(2365
sayılı Kanunun
2'nci
maddesiyle değişen fıkra)
Gelir Vergisi mükellefleri (4369
sayılı Kanunun
81/A-1
nci maddesiyle değiştirilen ibare)
(Kazancı basit
usulde tespit edilenler dahil)(1)
ile sermaye şirketleri her yıl Mayıs ayının son gününe kadar vergi tarhına esas
olan kazanç tutarları ile bunlara isabet eden vergi miktarlarını gösteren
levhayı merkezlerine, şubelerine, satış mağazalarına iş sahipleri ile
mükellefler tarafından kolayca okunup görünecek şekilde asmak zorundadırlar.
İlan ve levhalara ilişkin diğer hususlar Maliye Bakanlığınca belli edilir.
(4369
sayılı Kanunun
1
inci maddesiyle eklenen fıkra)
Mükelleflerin
vergi tarhına esas olan beyanları, kesinleşen vergi ve cezaları ile vadesi
geçtiği halde ödenmemiş bulunan vergi ve ceza miktarları Maliye Bakanlığınca
açıklanabilir. Maliye Bakanlığı bu yetkisini mahalline devredebilir.(4962
sayılı Kanunun
17/A-a
maddesiyle değişen ibare Yürürlük;
07.08.2003)Ayrıca,
kamu görevlilerince yapılan adlî ve idarî soruşturmalar ile ilgili olarak talep
edilen bilgi ve belgeler ile bankalara, yapacakları vergi tahsiline yönelik
bilgiler verilebilir. Bu bilgilerin verilmesine ilişkin usul ve esaslar Maliye
Bakanlığınca belirlenir.(5)
Sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenledikleri
veya kullandıkları vergi inceleme raporuyla tespit olunanların, kanunla kurulmuş
mesleki kuruluşlarına ve
3568
sayılı Kanunla kurulan birlik ve meslek odalarına bildirilmesi vergi
mahremiyetini ihlal sayılmaz. Bu takdirde kendilerine bilgi verilen kişi ve
kurumlar da bu maddede yazılı yasaklara uymak zorundadırlar. Maliye Bakanlığı
bilgilerin açıklanmasıyla ilgili usulleri belirlemeye yetkilidir.
(485
sayılı Kanunun
1'inci
maddesiyle eklenen fıkra)
Açıklanan bu bilgiler ele alınarak, mükelleflerin haysiyet, şeref ve haklarına
tecavüz edilemez. Aksine hareket edenler hakkında
T. Ceza
Kanununun
480,
481
ve
482'inci
maddelerindeki cezalar üç misli olarak hükmolunur.
(4369
sayılı Kanunun
1
inci maddesiyle bu fıkra yürürlükten kaldırılmıştır.)(2)
(4369
sayılı Kanunun
1
inci maddesiyle bu fıkra yürürlükten kaldırılmıştır.)(3)
(4369
sayılı Kanunun
1
inci maddesiyle bu fıkra yürürlükten kaldırılmıştır.)(4)
(1)
(İbarenin değiştirilmeden önceki şekli) (Götürü usulde vergilendirilen
mükellefler dahil)
(2)
(Kaldırılmadan önceki şekli) (3239
sayılı Kanunun
1'inci
maddesiyle eklenen fıkra)
Bu kanunda yer alan belge düzenine uymayan veya kaçakçılık fiili ile vergi
ziyaına neden olup tarh edilen vergi ve kesilen cezası kesinleşen mükellef ve
vergi sorumlusunun, Maliye ve Gümrük Bakanlığınca belirlenecek usul ve esaslara
göre basın ve TRT yolu ile açıklanması vergi mahremiyetini ihlal sayılmaz.
(3)
(Kaldırılmadan önceki şekli) (3418
sayılı Kanunun
29'uncu
maddesiyle eklenen fıkra)
Sahte
veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenledikleri veya kullandıkları
vergi inceleme raporuyla tespit olunanların, kanunla kurulmuş mesleki
kuruluşlarına bildirilmesi vergi mahremiyetini ihlal sayılmaz. Bu bildirimin
şartları, sınırları ve bu konuya ilişkin usul ve esaslar Maliye ve Gümrük
Bakanınca belirlenir.
(4)
(Kaldırılmadan önceki şekli) (3482
sayılı Kanunun
6'ncı
maddesiyle eklenen fıkra)
Basın ve TRT yoluyla yapılacak bu açıklamalara ait harcamalar, mükellef veya
vergi sorumlularından tahsil edilir. Bu harcamalar, vergi uygulamaları yönünden
gider olarak kabul edilmez.
(5)
(4962
sayılı Kanunla değişmeden önceki ibare)
Ayrıca, kamu görevlilerince yapılan adli ve idari soruşturmalarla ilgili olarak
talep edilen bilgi ve belgeler verilebilir.
Yasaklar
Madde
6
-
(2686
sayılı Kanunun
2'nci
maddesiyle değişen madde)
Beşinci maddede yazılı olanlar:
1-
Kendilerine, nişanlılarına ve boşanmış olsalar bile eşlerine;
2-
Kan veya sıhrî usul ve füruuna, evlatlığına veya kendisini evlat edinene yahut
kan hısımlığında üçüncü (Bu derece dahil), sıhri hısımlıkta, bu hısımlığı
meydana getiren evlenme ortadan kalkmış olsa bile, üçüncü (Bu derece dahil)
dereceye kadar olan civar hısımlarına;
3
- Kanuni temsilcisi veya vekili bulundukları kimselere;
Ait vergi
inceleme ve takdir işleriyle uğraşamazlar.
Vergi
muameleleri ve incelemeleri ile vergi mahkemeleri, bölge idare mahkemeleri ve
Danıştayda görevli olanlar, mükelleflerin vergi kanunlarının uygulanması ile
ilgili hesap, yazı ve sair özel işlerini ücretsiz de olsa yapamazlar.
İdarenin
Yardımı
Madde
7
-
Bilumum mülkiye amirleri, emniyet amir ve memurları, belediye başkanları, köy
muhtarları ve kamu müesseseleri vergi kanunlarının uygulanmasında uygulama ile
ilgili memurlara ve komisyonlara ellerindeki bütün imkanlarla kolaylık
göstermeye ve yardımda bulunmaya mecburdurlar.
İKİNCİ BÖLÜM
Vergi
sorumluluğu
Mükellef ve
Vergi Sorumlusu
Madde
8
-
Mükellef, vergi kanunlarına göre kendisine vergi borcu terettüb eden gerçek veya
tüzelkişidir.
Vergi
sorumlusu, verginin ödenmesi bakımından, alacaklı vergi dairesine karşı muhatap
olan kişidir.
Vergi
kanunlariyle kabul edilen haller müstesna olmak üzere, mükellefiyete veya vergi
sorumluluğuna müteallik özel mukaveleler vergi dairelerini bağlamaz.
Bu kanunun
müteakip maddelerinde geçen "mükellef" tabiri vergi sorumlularına da şamildir.
(4108
sayılı Kanunun
1'inci
maddesiyle değişen fıkra)
Türkiye Cumhuriyeti tabiyetinde bulunan her gerçek kişi ile tüzel kişilere bir
vergi numarası verilir. Bu hükmün uygulanmasına ilişkin usul ve esasları tespit
etmeye ve vergi numarasının kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek ve tüzel
kişilerce yapılacak işlemlerle ilgili kayıtlarda ve düzenlenecek belgelerde
kullanılması mecburiyetini getirmeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.(*)
(*)
(Değişmeden önceki şekli) (4008
sayılı Kanunun
1'inci
maddesiyle eklenen fıkra)
Türkiye Cumhuriyeti tabiyetinde bulunan her gerçek kişiye bir vergi numarası
verilir. Bu hükmün uygulanmasına ilişkin usul ve esasları tespit etmeye Maliye
Bakanlığı yetkilidir.
Vergi Ehliyeti
Madde
9
-
Mükellefiyet ve vergi sorumluluğu için kanuni ehliyet şart
değildir.
Vergiyi doğuran
olayın kanunlarla yasak edilmiş bulunması mükellefiyeti ve vergi sorumluluğunu
kaldırmaz.
Kanuni
Temsilcilerin Ödevi
Madde
10
-
Tüzelkişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, Vakıflar ve cemaatler
gibi tüzelkişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları
halinde bunlara düşen ödevler kanuni temsilcileri, tüzelkişiliği olmayan
teşekkülleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri tarafından yerine
getirilir.
(3505
sayılı Kanunun
2'nci
maddesiyle değişen fıkra)
Yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden
mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen
alınamayan vergi ve buna bağlı alacaklar, kanunî ödevleri yerine getirmeyenlerin
varlıklarından alınır. Bu hüküm Türkiye'de bulunmayan mükelleflerin Türkiye'deki
temsilcileri hakkında da uygulanır.(*)
Temsilciler
veya teşekkülü idare edenler bu suretle ödedikleri vergiler için asıl
mükelleflere rücu edebilirler.
Tüzelkişilerin
tasfiye haline girmiş veya tasfiye edilmiş olmaları, kanuni temsilcilerin
tasfiyeye giriş tarihinden önceki zamanlara ait sorumluluklarını da kaldırmaz.
(*)
(Değişmeden önceki şekli) Yukarıda yazılı olanların bu ödevleri kasıt ve
ihmalleriyle yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi
sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi alacakları
kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınır. Bu hüküm
Türkiye'de bulunmayan mükelleflerin Türkiye'deki temsilcileri hakkında da
uygulanır.
Vergi
Kesenlerin Sorumluluğu
Madde
11
-
Yaptıkları veya yapacakları ödemelerden vergi kesmeye mecbur olanlar, verginin
tam olarak kesilip ödenmesinden ve bununla ilgili diğer ödevleri yerine
getirmekten sorumludurlar.
Bu sorumluluk,
bunların ödedikleri vergilerden dolayı asıl mükelleflere rücu etmek hakkını
kaldırmaz.
(3239
sayılı Kanunun
2'nci
maddesiyle eklenen fıkra)
Mal alım ve
satımı ve hizmet ifası dolayısıyla vergi kesintisi yapmak ve vergi dairesine
yatırmak zorunda olanların, bu yükümlülükleri yerine getirmemeleri halinde
verginin ödenmesinden, (4369
sayılı Kanunun
81/A-28
nci maddesiyle değiştirilen ibare)
alım satıma
taraf olanlar, hizmetten yararlananlar ve aralarında doğrudan veya hısımlık
nedeniyle ya da sermaye, organizasyon veya yönetimine katılmak veya menfaat
sağlamak suretiyle dolaylı olarak ilişkide bulunduğu tespit olunanlar(*)
müteselsilen sorumludurlar.
(3239
sayılı Kanunun
2'nci
maddesiyle eklenen fıkra)
Ancak üçüncü fıkrada belirtilen müteselsilen sorumluluk mal üreten çiftçiler ile
nihaî tüketiciler için söz konusu değildir.
(3239
sayılı Kanunun
2'nci
maddesiyle eklenen fıkra)
Müteselsil sorumluluğun şartları, sınırları ve bu konuya ilişkin usul ve esaslar
Maliye ve Gümrük Bakanlığınca belirlenir.
(3418
sayılı Kanunun
30'uncu
maddesiyle eklenen fıkra)
Maliye ve Gümrük Bakanlığı zirai ürünlerin (işlenmiş olanlar dahil) alım ve
satımına aracılık eden kuruluşlar ile Ticaret Borsalarını bu mahsullerin satın
alınması sırasında yapılacak vergi tevkifatından müteselsilen sorumlu tutmaya,
sözkonusu ürünlerin satışı dolayısıyla yapılacak vergi tevkifatının hangi
safhada yapılacağını her bir ürün için ayrı ayrı belirlemeye yetkilidir. Maliye
ve Gümrük Bakanlığı tarafından belirlenen safhadan önceki safhalarda tevkif
yoluyla alınan vergiler iade edilmez ve süresinde ilgili vergi dairesine
yatırılır.
(*)
(İbarenin değiştirilmeden önceki şekli) alım satıma taraf olanlar ile
hizmetten yararlananlar, aralarında zımnen dahi olsa irtibat olduğu tespit
olunanlar.
Mirasçıların
Sorumluluğu
Madde
12
-
Ölüm halinde mükelleflerin ödevleri, mirası reddetmemiş kanuni ve
mansup mirasçılarına geçer. Ancak, mirasçılardan herbiri ölünün vergi
borçlarından miras hisseleri nispetinde sorumlu olurlar.
Mücbir Sebepler
Madde
13
-
Mücbir sebepler:
1.
Vergi ödevlerinden herhangi birinin yerine getirilmesine engel olacak derecede
ağır kaza, ağır hastalık ve tutukluluk;
2.
Vergi ödevlerinin yerine getirilmesine engel olacak yangın, yer sarsıntısı ve su
basması gibi afetler;
3.
Kişinin iradesi dışında vukua gelen mecburi gaybubetler;
4.
Sahibinin iradesi dışındaki sebepler dolayısıyla defter ve vesikalarının elinden
çıkmış bulunması,
gibi hallerdir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Süreler
Kanuni ve İdari
Süreler
Madde
14
- (2686
sayılı Kanunun
3'üncü
maddesiyle değişen madde)
Vergi muamelelerinde süreler vergi kanunları ile belli edilir.
Kanunda açıkça
yazılı olmayan hallerde
15
günden aşağı olmamak şartıyla bu süreyi, tebliği yapacak olan idare belirler ve
ilgiliye tebliğ eder.
Mücbir
Sebeplerle Gecikme
Madde
15
-
13'üncü
maddede yazılı mücbir sebeplerden herhangi birinin bulunması halinde bu sebep
ortadan kalkıncaya kadar süreler işlemez. Bu takdirde tarh zamanaşımı işlemeyen
süreler kadar uzar.
Bu hükmün
uygulanması için mücbir sebebin malum olması veya ilgililer tarafından ispat
veya tevsik edilmesi lazımdır.
(4731
sayılı Kanunun
4/A maddesiyle eklenen fıkra )
Maliye Bakanlığı, mücbir sebep sayılan haller nedeniyle, mükellefler için il,
ilçe veya bölgeler itibarıyla mücbir sebep hali ilan etmeye ve bu sürede vergi
ödevlerinden yerine getirilemeyecek olanları tespit etmeye yetkilidir.
Ölüm Halinde
Sürenin Uzaması
Madde
16
- (2686
sayılı Kanunun
4'üncü
maddesiyle değişen madde)
Vergi kanunlarında hüküm bulunmayan hallerde ölüm dolayısıyla mirasçılara geçen
ödevlerin yerine getirilmesinde bildirme ve beyanname verme sürelerine üç ay
eklenir.
Mühlet Verme
Madde
17
-
Zor durumda bulunmaları hasebiyle vergi muamelelerine müteallik ödevleri süresi
içinde yerine getiremeyecek olanlara, kanuni sürenin bir katını geçmemek üzere,
Maliye Bakanlığınca münasip bir mühlet verilebilir.
Bu mühletin
verilebilmesi için:
1.
Mühlet istiyen, sürenin bitmesinden evvel yazı ile istemde bulunmalıdır.
2.
İstemde gösterilen mazeret, mühlet verecek makam tarafından kabule layık
görülmelidir.
3.
Mühletin verilmesi halinde verginin alınması tehlikeye girmemelidir.
Maliye
Bakanlığı mühlet yetkisini tamamen veya kısmen mahalli maliye teşkilatına
devredebilir.
Sürelerin
Hesaplanması
Madde
18
-
Vergi kanunlarında yazılı süreler aşağıdaki şekilde hesaplanır:
1.
Süre gün olarak belli edilmişse başladığı gün hesaba katılmaz ve son günün tatil
saatinde biter;
2.
Süre hafta veya ay olarak belli edilmişse başladığı güne son hafta veya ayda
tekabül eden günün tatil saatinde biter. Sürenin bittiği ayda, başladığı güne
tekabül eden bir gün yoksa süre o ayın son gününün tatil saatinde biter;
3.
Sonu belli bir gün ile tayin edilen sürelerde, süre o günün tatil saatinde
biter;
4.
Resmi tatil günleri süreye dahildir. şu kadar ki, sürenin son günü resmi tatile
rastlarsa tatili takibeden ilk iş gününün tatil saatinde biter.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Vergi
alacağının tayini
Vergiyi Doğuran
Olay
Madde
19
-
Vergi alacağı vergi kanunlarının vergiyi bağladıkları olayın vukuu veya hukuki
durumun tekemmülü ile doğar.
Vergi alacağı
mükellef bakımından vergi borcunu teşkil eder.
Tarh
Madde
20
-
Verginin tarhı, vergi alacağının kanunlarında gösterilen matrah
ve nispetler üzerinden vergi dairesi tarafından hesaplanarak bu alacağı miktar
itibariyle tespit eden idari muameledir.
Tebliğ
Madde
21
-
Tebliğ, vergilendirmeyi ilgilendiren ve hüküm ifade eden
hususların yetkili makamlar tarafından mükellefe veya ceza sorumlusuna yazı ile
bildirilmesidir.
Tahakkuk
Madde
22
-
Verginin tahakkuku, tarh ve tebliğ edilen bir verginin ödenmesi gereken bir
safhaya gelmesidir.
Tahsil
Madde
23
-
Verginin tahsili, kanuna uygun surette ödenmesidir.
Tahakkuku
Tahsile Bağlı Vergiler
Madde
24
-
Mahiyetleri itibariyle tahakkuku tahsile bağlı vergilerde,
verginin tahsili tahakkuku da içine alır.
İKİNCİ KISIM
Tarh
ve tahakkuk usulü
BİRİNCİ BÖLÜM
Beyannameye dayanan tarh
Tahakkuk Fişi
Esası
Madde
25
-
Vergi kanunlarına göre beyan üzerinden alınan vergiler "Tahakkuk
fişi" ile tarh ve tahakkuk ettirilir.
Bu esasa göre,
vergi dairesince beyannamenin alınması üzerine bir tahakkuk fişi tanzim olunur
ve bunun bir nüshası mükellefe veyahut beyannameyi mükellef namına vergi
dairesine tevdi edene verilir. Bu suretle vergi tahakkuk etmiş olur. Tahakkuk
fişinin mükellefe verilen nüshası aynı zamanda beyannamenin makbuzu yerine
geçer.
Lüzum görülen
hallerde beyana dayanan vergi tahakkuk fişi yerine ihbarname ile tebliğ
olunabilir. Kanunen belli hallerde tebliğ tekalif cetvelinin ilaniyle yapılır.
Tahakkuk
Fişinin Muhteviyatı
Madde
26
-
Tahakkuk fişi aşağıda yazılı malumatı ihtiva eder:
1.
Fişin sıra numarası;
2.
Tanzim tarihi;
3.
Verginin nevi;
4.
Vergi beyannamesinin tarihi;
5.
Beyannamenin ilgili bulunduğu vergilendirme dönemi;
6.
Mükellefin soyadı ve adı (tüzelkişilerde unvanı);
7.
Mükellefin açık adresi;
8.
Verginin matrahı;
9.
Verginin hesabı;
10.
Verginin miktarı;
11.
(2686
sayılı Kanunun
5'inci
maddesiyle değişen bent)
Vergi mahkemesinde dava açılması ve düzeltme ile ilgili hükümlere ait kısa
bilgi.(*)
(*)
11.
(Değişmeden önceki şekli) Vergiye itiraz ve düzeltme ile ilgili hükümlere
ait kısa bilgi.
Tahakkuk
Fişinin Kesinliği
Madde
27
-
Vergi beyannamesini ilgili vergi dairesine tevdi eden kimsenin kendisine verilen
tahakkuk fişini almaması, beyannamede yazılı matrah üzerinden tarhı gereken
verginin tahakkukuna engel olmaz. Bu takdirde tahakkuk fişinin mükellefe
verilecek nüshası
28'inci
maddede yazılı olduğu şekilde posta ile mükellefe gönderilir.
Vergi
Beyannamesinin Posta İle Gönderilmesi
Madde
28
-
Beyannamenin posta ile gönderilmesi halinde de tahakkuk fişi
kesilir. Bu takdirde, tahakkuk fişinin mükellefe verilecek nüshası, kapalı bir
zarf içinde, mükellefin beyannamede gösterdiği adrese gönderilir ve fişin
dairede kalan nüshasına posta zimmet defterinin tarih ve numarası işaret olunur.
İKİNCİ BÖLÜM
İkmalen, re'sen ve idarece tarh
İkmalen Vergi
Tarhı
Madde
29
-
(2365
sayılı Kanunun
3'üncü
maddesiyle değişen madde)
İkmalen vergi tarhı, her ne şekilde olursa olsun bir vergi tarh edildikten sonra
bu vergiye müteallik olarak meydana çıkan ve defter, kayıt ve belgelere veya
kanuni ölçülere dayanılarak miktarı tespit olunan bir matrah veya matrah farkı
üzerinden alınacak verginin tarh edilmesidir.
Özel
kanunlarında ikmalen tarhiyata ilişkin olarak yer alan hükümler saklıdır.
Re'sen Vergi
Tarhı
Madde
30
- (2791
sayılı Kanunun
1'inci
maddesiyle değişen fıkra)
"Re'sen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve
belgelere veya kanunî ölçülere dayanılarak tespitine imkân bulunmayan hallerde
takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya
yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya
matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunmasıdır. İnceleme raporunda bu maddeye
göre belirlenen matrah veya matrah farkı re'sen takdir olunmuş sayılır."
(2365
sayılı Kanunun
4'üncü
maddesiyle değişen fıkra)
Aşağıdaki hallerden herhangi birinin bulunması durumunda, vergi matrahının
tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak
tespitinin mümkün olmadığı kabul edilir.
1.
(4008
sayılı Kanunun
2'nci
maddesiyle değişen bent)
Vergi beyannamesi kanunî süresi geçtiği halde verilmemişse,(1)
2.
Vergi beyannamesi kanuni veya ek süreler içinde verilmekle beraber beyannamede
vergi matrahına ilişkin bilgiler gösterilmemiş bulunursa,
3.
Bu kanuna göre tutulması mecburi olan defterlerin hepsi veya bir kısmı
tutulmamış veya tasdik ettirilmemiş olursa veya vergi incelenmesi yapmaya
yetkili olanlara herhangi bir sebeple ibraz edilmezse,
4.
Defter kayıtları ve bunlarla ilgili vesikalar, vergi matrahının doğru ve kesin
olarak tesbitine imkan vermiyecek derecede noksan, usulsüz ve karışık olması
dolayısiyle ihticaca salih bulunmazsa,
5.
(4369
sayılı Kanunun
82/1-a
maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır)(2),
6.
(2365
sayılı Kanunun
4'üncü
maddesiyle eklenen bent)
Tutulması zorunlu olan defterlerin veya verilen beyannamelerin gerçek durumu
yansıtmadığına dair delil bulunursa.
7.
(4783
sayılı Kanunun 9 uncu maddesiyle
yürürlükten
kaldırılmıştır Yürürlük; 01.01.2003 tarihinden geçerli olmak üzere
09.01.2003)(3)
8.
(4008
sayılı Kanunun
2'nci
maddesiyle eklenen bent)
Bu Kanunun mükerrer
227'nci
maddesi uyarınca
3568
sayılı Kanuna göre yetki almış meslek mensuplarına imzalattırma mecburiyeti
getirilen beyanname ve ekleri imzalattırılmazsa veya tasdik kapsamına alınan
konularda yeminli malî müşavir tasdik raporu zamanında ibraz edilmezse,
9.
(4369
sayılı Kanunun
82/1-a
maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır.)(4)
Yukarıdaki
2'nci
bentde yazılı halin vukuunda mükellefe Takdir Komisyonu tarafından
15
günden az olmamak üzere bir mühlet verilerek vergi matrahına ilişkin bilgileri
vermeye ve kanuni defterlerini ibraz etmeye davet olunur. Bu davet üzerine
mükellef istenilen bilgileri verir ve kanuni defterlerini ibraz ederse, defter
ve vesikalar ihticaca salih bulunmak şartiyle, mükellefe takdir olunacak matrah
defter ve vesikaları kayıtlarına göre tesbit olunacak miktardan fazla olamaz.
(4008
sayılı Kanunun
2'nci
maddesiyle değişen fıkra)
Vergi beyannamesini kanunî süresi geçtikten sonra vermiş olanlara bu beyannamede
gösterdikleri matrah üzerinden re'sen gerekli tarhiyat yapılır ve bu
beyannameler re'sen takdir için takdir komisyonuna sevk edilmez. Ancak, vergi
incelemesine başlanılmasından veya takdir komisyonuna sevk edilmesinden sonra
kendiliğinden verilen beyannameler için bu hüküm uygulanmaz.(5)
(485
sayılı Kanunun
2'nci
maddesiyle eklenen fıkra)
Yukarıdaki bentlerin hükümlerine göre re'sen vergi tarhını gerektiren bir sebep
yanında ikmalen vergi tarhını da lüzumlu kılan bir durum mevcut ise re'sen
takdir sonucu beklenmeksizin gerekli ikmal tarhiyatı yapılır. Re'sen takdir
sırasında ikmal tarhiyatına mesnet olan matrah farkı nazara alınmışsa vergi
tarhı sırasında evvelce tarh edilmiş olan vergi indirilir.
(1)
1.
(Değişmeden önceki şekli) Vergi beyannamesi kanuni sürenin sonundan
başlıyarak
15
gün geçtiği halde verilmemiş olursa,
(2)
5.
(Kaldırılmadan önceki şekli) (205
sayılı Kanunun
1'inci
maddesiyle eklenen bent)
Vergi matrahları
193
sayılı Gelir Vergisi Kanununun değişik
54'üncü
maddesinin
2
numaralı bendi uyarınca tesbit edilen mükellefler tarafından, vergi incelemeleri
sırasında, giderleri tevsik edilemezse,
(3)
7.
(4783
Sayılı Kanunun 9 uncu maddesiyle kaldırılmadan
önceki şekli) (4008 sayılı Kanunun 2'nci maddesiyle eklenen bent)
Maliye müfettişleri, hesap uzmanları ve gelirler kontrolörlerince yapılan
incelemeler sırasında, mükellefler, her türlü harcama ve tasarruflarını vergisi
ödenmiş veya vergiye tabi olmayan kazançlardan sağladıklarını kanıtlayamazlarsa,
Harcama ve tasarrufların vergiye tabi tutulmuş veya vergiye tabi
olmayan kazançlardan sağlandığı kanıtlanamayan kısmı, harcama ve tasarrufun
(4369 sayılı Kanunun 81/A-2 nci maddesiyle değiştirilen ibare)
mevcudiyetinin tespit edildiği dönemden bir önceki dönemde elde edilmiş ve
vergisi ödenmemiş kazanç olarak ilgili dönem(*) matrahının takdirinde
dikkate alınır.
(*)
(İbarenin değiştirilmeden önceki şekli) yapıldığı dönemde elde edilmiş ve
vergisi ödenmemiş kazanç olarak dönem
(4)
9. (Kaldırılmadan önceki şekli) (4108 sayılı Kanunun 2'nci maddesiyle eklenen
bent) Bu Kanunun mükerrer 175'inci maddesi ile getirilen mecburiyetlere
uyulmamışsa,
(5)
(Değişmeden önceki şekli) (2791 sayılı Kanunun 1'inci maddesiyle değişen
fıkra) "Vergi beyannamelerini ek süre geçtikten sonra vermiş olanlara bu
beyannamelerinde gösterdikleri matrah üzerinden gerekli tarhiyat yapılır ve
mükellefin beyanından fazla bir matrah hesaplandığı takdirde, bu matrah farkı
için re'sen vergi tarh olunur."
Verginin
İdarece Tarhı
Mükerrer Madde
30
- (205
sayılı Kanunun
2'nci
maddesiyle eklenen madde)
Verginin idarece tarhı;
29'uncu
ve
30'uncu
maddeler dışında kalan hallerde, mükelleflerin verginin tarhı için vergi
kanunları ile muayyen zamanlarda müracaat etmemeleri veya aynı kanunlarla
kendilerine tahmil edilen mecburiyetleri yerine getirmemeleri sebebiyle
zamanında tarh edilemiyen verginin kanunen belli matrahlar üzerinden idarece
tarh edilmesidir.
Bu takdirde
vergi,
131'inci
madde mucibince tanzim edilen yoklama fişine müsteniden tarh olunur.
Bu şekilde tarh
olunan vergilerle cezalarına ilişkin ihbarnameler bir taraftan, mükellefin
bilinen adresine posta ile yollanır; diğer taraftan mükellefin adını, soyadını,
hesap numarasını, işini, adresini tarh edilen verginin ve kesilen cezanın miktar
ve cinsini gösterir bir ilan vergi dairesinin ilan koymaya mahsus mahalline
asılır.
İlanın asılması
keyfiyeti ve tarihi tutanakla tesbit olunur.
(2686
sayılı Kanunun
6'ncı
maddesiyle değişen fıkra)
Verginin tahakkuku ve cezanın kesinleşmesi için geçmesi gereken vergi
mahkemesinde dava açma süresi; mükellefin bilinen adresinde tebligat yapıldığı
hallerde tebliğ tarihinden, aksi halde tutanakla tespit olunan ilan tarihinden
başlar.
Takdir Kararı
Madde
31
-
Takdir komisyonunca belli edilen matrah veya matrah kısmı takdir
kararına bağlanır.
Takdir
kararları komisyonunun başkan ve üyeleri tarafından imzalanır. Takdir
kararlarında aşağıda yazılı malumat bulunur:
1.
Kararın sıra numarası;
2.
Kararın tarihi;
3.
Mükellefin soyadı ve adı (tüzelkişilerde unvanı);
4.
Mükellefin açık adresi;
5.
Takdirin ilgili bulunduğu vergi;
6.
Takdirin ilgili bulunduğu vergilendirme dönemi;
7.
Takdir edilen matrah;
8.
Takdirin müstenidatı ve takdir hakkında izahat.
Takdir
Kararlarının Tevdii
Madde
32
-
Takdir kararları komisyonca imza karşılığıda vergi dairesine
tevdi olunur.
Re'sen Tarhta
Mahsup
Madde
33
-
Re'sen takdir olunan matrah, mükellef tarafından bildirilen
matrahtan fazla değilse, re'sen vergi tarh edilmez; fazla ise sadece aradaki
fark üzerinden vergi tarh olunur.
İhbarname Esası
Madde
34
-
İkmalen ve re'sen tarh edilen vergiler "ihbarname" ile ilgililere tebliğ olunur.
Nev'i ve doğuşu ayrı olan vergiler için ayrı ihbarname kullanılır.
İhbarnamenin
Muhteviyatı
Madde
35
-İhbarname
aşağıda yazılı malumatı ihtiva eder:
1.
İhbarnamenin sıra numarası;
2.
İhbarnamenin tanzim tarihi;
3.
Verginin nev'i;
4.
Mükellefin soyadı, adı (Tüzelkişilerde unvanı);
5.
Mükellefin açık adresi;
6.
Vergilendirme dönemi;
7.
Verginin matrahı;
8.
Verginin hesabı;
9.
Verginin miktarı;
10.
Kısa ve açık bir ifade ile ikmalen veya re'sen vergi tarhını icabettiren
sebepler;
11.
(2686
sayılı Kanunun
7'nci
maddesiyle değişen bent)
Vergi mahkemesinde dava açma süresi;
12.
(2686
sayılı Kanunun
7'nci
maddesiyle değişen bent)
Vergi mahkemesinde dava açma şekli.
Takdir
komisyonunun kararı üzerine tarh edilen vergilerde kararın ve re'sen takdiri
gerektiren inceleme raporunun birer sureti ihbarnameye eklenir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Tahrire dayanan tarh
Tahrire Göre
Vergi Tarhı
Madde
36
-
Tahrire göre vergi tarhı, verginin tahrir usulü ile tespit edilen
matrahlar üzerinden hesaplanmasıdır.
Tahrir
İhbarnamesi
Madde
37
-
Tahrir usulü ile tespit edilen matrahlar, vergi dairesi
tarafından "Tahrir ihbarnamesi" ile mükelleflere tebliğ olunur.
İhbarnamenin
Muhteviyatı
Madde
38
-
Tahrir ihbarnamesi aşağıda yazılı malumatı ihtiva eder:
1.
İhbarnamenin sıra numarası;
2.
İhbarnamenin tanzim tarihi;
3.
Verginin nev'i;
4.
Mükellefin soyadı va adı (Tüzelkişilerde unvanı);
5.
Mükellefin açık adresi;
6.
Bina veya arazinin mevkii (Mahalle veya köy, sokak ve kapı numarası);
7.
Bina veya arazinin nev'i, büyüklüğü, genişliği;
8.
Bina veya arazinin tahrir numarası;
9.
Tahmin olunan gayrisafi irat veya kıymet;
10.
Gayrisafi irada göre bulunan safi irat;
11.
Verginin nispeti;
12.
Verginin miktarı;
13.
İtiraz süresi;
14.
İtiraz şekli.
Tekalif Cetveli
Madde
39
-
Tahrire dayanan tarhda yıllık vergiler, vergi dairesince mahalle
ve köy itibariyle doldurulan tekalif cetvellerinde gösterilir.
Tekalif
cetvellerinde aşağıdaki malumat bulunur:
1.
Mükelleflerin soyadı ve adı (Tüzelkişilerde unvanı);
2.
Mükelleflerin adresleri;
3.
Binaların kesinleşen gayrisafi iradı; arazinin kesinleşen kıymeti (Aynı
mükellefe ait binaların iradı ve arazinin kıymeti toplam olarak gösterilir);
4.
Binaların safi iradı;
5.
Tahakkuk eden vergi.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Götürü Matrahların Tesbiti
Madde
40
- (3946
sayılı Kanunun
38/1-a
maddesiyle kaldırılmıştır.)(*)
Götürü matrahların tesbiti:
(*)
Madde
40
– (Kaldırılmadan önceki şekli) (205
sayılı Kanunun
3'üncü
maddesiyle değişen madde)
Götürü ücretler, götürü ticaret ve serbest meslek kazançları her ilçe
merkezindeki takdir komisyonu tarafından ilçe hududu dahilindeki belediyeler ile
ilçe merkezindeki ticaret ve sanayi odası, özel kanunlara göre kurulmuş meslek
teşekküleri, varsa İş ve İşçi Bulma Kurumu şubelerinden ve takdir komisyonunca
lüzum görülen hallerde diğer daire, kurum ve teşekküllerden mütalaa alındıktan
sonra aşağıdaki usul dairesinde ilçe için yıllık tesbit olunur:
1.
Götürü ücretler, götürü ticaret ve serbest meslek kazançları iş ve hizmet nev'i
ve grupları itibariyle her iş ve hizmet nev'i ve grubu için beş derece üzerinden
tesbit olunur.
2.
Takdir komisyonunun bu kararları, uygulanacağı ilk mali yıldan en az iki ay önce
takdirin ilgili bulunduğu il veya ilçe merkezindeki belediyelere, ticaret ve
sanayi odalarına ve varsa takdir olunan götürü matrahların iş ve hizmet nev'i
itibariyle taalluk ettiği meslek teşekkülüne ve ilin en büyük maliye memuruna
imza karşılığında verilir.
3.
Aynı il belediyesi sınırları içinde mevcut ilçeler için (Bu ilçelerin belediye
sınırları dışında kalan kısımları dahil) bu takdirler; il takdir komisyonunca ve
bu ilçelerin hepsine şamil olmak üzere yapılır.
4.
(3689
sayılı Kanunun
12'nci
maddesiyle bent kaldırılmıştır.) (Kaldırılmadan önceki şekli) (2791
sayılı Kanunun
2'nci
maddesiyle eklenen bent)
Götürü ticarî kazançların Gelir Vergisi Kanununun Mükerrer
123'üncü
maddesi uyarınca artırılması halinde, yeni takdirler yapılıncaya kadar, takdir
komisyonlarınca tespit edilen herbir dereceye ait götürü ticaret ve serbest
meslek kazançlarına artış oranında ilave yapılır.
Götürü
Matrahların Tesbiti
Madde
41
- (3846
sayılı Kanunun
38/1-b
maddesiyle kaldırılmıştır.)(*)
(*)
Madde
41
– (Kaldırılmadan önceki şekli) (2686
sayılı Kanunun
8'inci
maddesiyle değişen madde)
40'ıncı
madde gereğince kendilerine takdir komisyonu kararı verilen daire, kurum ve
teşekküller, bu kararı inceleyerek aykırı gördükleri takdirlere karşı kararın
kendilerine verildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde vergi mahkemesinde dava
açabilirler.
Vergi mahkemesince verilecek kararlar aleyhine daire, kurum ve
teşekküllerce onbeş gün içinde Danıştaya başvurulabilir.
Danıştay bu müracaat üzerine işi dosya üzerinde öncelikle
inceleyerek karara bağlar.
Ortalama Kar
Hadlerinin Tespiti
Madde
42
- (2365
sayılı Kanunun
5'inci
maddesiyle değişen madde)
Ortalama kar hadleri Maliye Bakanlığınca emtia ve iş nev'ilerine göre
hazırlanacak cetveller üzerine il merkezlerinde o il defterdarının veya mazereti
halinde tevkil edeceği maliye memurunun başkanlığı altında gelir müdürü ve vergi
dairesi müdürü olmak üzere üç memur üye ile tüccarlar için il merkezindeki
ticaret odalarınca, esnaf ve sanatkarlar için kanunla kurulan esnaf dernekleri
birliğince, birlikleri yoksa esnaf ve sanatkar teşekküllerince, odaların birlik
ve teşekküllerin bulunmadığı yerlerde il merkezindeki belediyelerce seçilecek
iki kişiden kurulan özel bir komisyon tarafından ilçeler itibariyle gayri safi
kazanca göre ayrı ayrı tayin olunur. Bu teşekküllerce belli edilecek üyeler bir
asıl bir yedek olmak üzere seçilir. Üyelerin Komisyon Başkanının talebi üzerine
bir ay içinde seçilmemesi halinde, üyeler komisyon başkanının teklifi üzerine
vali tarafından seçilir. şu kadar ki merkez ilçesi dışındaki mükelleflere ait
ortalama kar hadlerinin tespitinde, il merkezinden seçilmiş olan üyelerden
birinin yerine o ilçelerden aynı mahiyetteki teşekküller tarafından seçilmiş
olan bir üye toplantılara katılır.
Ortalama kar
hadlerinin tayininde nazara alınacak esaslar Maliye Bakanlığınca hazırlanacak
bir yönetmelikle belirtilir.
Komisyon,
defterdarın yazılı isteği tarihinden başlayarak üç ay içinde takdir işini
tamamlar, lüzum görülen yerlerde ve hallerde bu süre Maliye Bakanlığınca bir
yıla kadar uzatılabilir.
Ortalama Kar
Hadlerinin Kesinleşmesi ve İlânı
Madde
43
- (485
sayılı Kanunun
4'üncü
maddesiyle değişen madde)
42'nci
madde gereğince düzenlenen ortalama kar hadlerine ait cetveller,
düzenlenmelerini takibeden ay içinde Maliye Bakanlığına gönderilir.
Maliye
Bakanlığına gelmiş olan bu cetveller, Ortalama Kar Hadleri Merkez Komisyonunca
incelenerek hatalı ve noksan bulunanlar ile bölgeleri itibariyle uygunluk
göstermiyenler gerekçeli olarak ilgili özel komisyonlara geri gönderilir.
Özel
Komisyonlara geri gelen cetveller, yeniden incelenerek gerekli düzeltmeler
yapıldıktan, düzeltme sebebi görülmeyenler hakkında ise gerekçeleri
belirtildikten sonra Merkez Komisyonuna gönderilir.
Merkez
Komisyonu cetveller üzerinde son incelemesini yaparak ortalama kar hadlerinin
kesin miktarını tayin eder.
Kesinleşmiş
ortalama kar hadlerine ait cetveller Maliye Bakanlığınca mahallerine tebliğ
olunur.
Vergi
daireleri, Bakanlıktan gelen bu cetvelleri, bir ay süre ile, dairelerinin uygun
bir yerine asmak suretiyle ilan ederler. Bu cetveller ayrıca Resmi Gazete ile
ilan olunur.
(2365
sayılı Kanunun
6'ncı
maddesiyle değişen fıkra)
Ortalama Kar Hadleri Merkez Komisyonu, Maliye Bakanlığı Müsteşarının
başkanlığında, Gelirler Genel Müdürü, ilgili Genel Müdür Baş Yardımcısı veya
bunların tevkil edeceği kimselerle Türkiye Ticaret Odaları, Sanayi Odaları ve
Ticaret Borsaları Birliğinin iki temsilcisinden kurulur.
89'uncu
maddedeki nisap hükmü, Ortalama Kar Hadleri Merkez Komisyonu hakkında da
uygulanır.
Uygulama Süresi
Madde
44
-
Götürü ücretler, götürü ticaret ve serbest meslek kazançları ve
ortalama kar hadleri üç yıl uygulanır. şu kadar ki, bunlarda önemli
değişiklikler vuku bulduğu takdirde Maliye Bakanlığı bu süreyi bir yıldan aşağı
olmamak şartiyle kısaltabilir.
BEŞİNCİ BÖLÜM
(2686
sayılı Kanunun
9'uncu
maddesiyle değişen başlık)
Zirai
kazanç ölçüleri ile emlak vergisine ait
bedel
ve değerlerin tespiti
Ölçüler ve
Tarifleri
Madde
45
-
Zirai kazanç ölçüleri, yıllık istihsal değeri, götürü gider
emsali, ortalama randıman miktarı, ortalama işçilik tutarı, ortalama maliyet
bedeli ile ortalama satış fiyatından terekküp eder.
1.
Yıllık istihsal değeri: Ortalama randıman ve ortalama satış fiyatı ölçülerine
göre her ziraat biriminden bir yılda elde edileceği hesaplanan mahsül değerinin
işletmede veya işletmelerde mevcut ziraat birimi sayıları ile çarpılması
suretiyle bulunacak değerlerin toplamıdır.
2.
(2686
sayılı Kanunun
10'uncu
maddesiyle değişen bent)
Götürü gider emsali: Büyük ve küçükbaş hayvanlar (kümes hayvanları dahil) ve
bunların mahsulleri ile kara ve su avcılığı için %
80;
diğer zirai mahsuller ile ziraat makine ve aletleriyle başka çiftçilerin zirai
istihsal işlerinin yapılması karşılığıda alınan ücretler için %
70'tir.
3.
Ortalama randıman miktarı: Ziraat birimlerinin her bir çeşidinden elde edileceği
tahmin olunan ortalama mahsul miktarıdır.
4.
Ortalama işçilik tutarı: Ziraat birimlerinin her bir çeşidine isabet eden
ortalama işçilik gideri tutarıdır.
5.
Ortalama maliyet bedeli: Ziraat birimi başına elde edilecek mahsul için
yapılması gereken ortalama giderlerin toplamıdır.
6.
Ortalama satış fiyatı: Zirai mahsullerin ticari teamüle göre beher satış
biriminin
46'ncı
maddenin (d) bendi esasları dairesinde tespit olunan satış fiyatıdır.
Zirai Kazanç
Ölçülerinin Tesbiti
Madde
46
- (205
sayılı Kanunun
4'üncü
maddesiyle değişen madde)
Zirai kazanç ölçüleri (45'inci
maddenin
1
numaralı bendinde yazılı ölçüler ile kara ve su avcılığına müteallik olanlar
hariç), Zirai Kazançlar Merkez Komisyonu tarafından hazırlanacak yönetmelik
esasları dairesinde zirai kazançlar il Komisyonlarınca takdir ve tesbit olunur.
Zirai kazançlar
il komisyonları, zirai kazanç ölçülerinin takdir ve tesbitinde aşağıdaki
esaslara uyar.
a) Zirai
faaliyetlere tesir eden tabii ve iktisadi şartlar bakımlarından önemli farklar
gösteren bölgeler ayrılır;
b) Çeşitli
ziraat nevileri ile çeşitli ziraat makine ve aletleri ayrı ayrı, vasıf ve
şartlar bakımından birbirine uygunluk ve yakınlık gösterenler belli gruplar
içinde birleştirilmek suretiyle nazarı itibara alınır;
c) Zirai
işletmelerin bölgeler itibariyle özellikleri ve ortalama verim kabiliyetleri
gözönünde tutulur;
d) Ortalama
satış fiatının tespitinde Hükümetçe tayin olunan ve takdir sırasında yürürlükte
bulunan fiyatlar, Hükümetçe fiyat tayin olunmıyan mahsuller için takdirin
yapıldığı yıldan önce gelen son takvim yılı içindeki mahalli toptan piyasa fiatı
esas tutulur. Fiyatın temevvüç ettiği hallerde ortalamasına itibar olunur;
e) Özellik
gösteren ziraat nevilerinde Zirai Kazançlar Merkez Komisyonunca bu ziraat
çeşitlerinin mahiyetlerine uygun olarak tayin olunacak esaslar nazarı itibara
alınır.
Zirai kazançlar
il komisyonları, zirai kazanç ölçülerinin uygulanmaya başlanılacağı ilk takvim
yılı içinde mezkur ölçüleri tesbit ederek bu yılın Nisan ayı sonuna kadar zirai
kazançlar merkez komisyonuna gönderirler.
Zirai kazançlar
merkez komisyonu, illerden gelen zirai kazanç ölçülerinden hatalı ve noksan
bulduklarını gerekçesiyle birlikte alakalı komisyonlara iade eder.
Zirai kazançlar
il komisyonları merkez komisyonunca iade olunan ölçülerdeki maddi hataları
düzeltirler; takdire taaluk eden hususlarda ise ya ölçüleri yeniden takdir
ederler veya ilk kararlarında ısrar edebilirler. İl komisyonları ısrar
kararlarında ısrar sebeplerini açıklamaya mecburdurlar.
(2365
sayılı Kanunun
7'nci
maddesiyle değişen fıkra)
Ancak, zirai kazançlar il komisyonlarınca verilen ısrar kararları uygun
görülmediği takdirde uygun görülmeyen ölçüler yerine merkez komisyonunca re'sen
ve nihai olarak yeni ölçüler tayin ve tespit olunur.
(2455
sayılı Kanunun
2'nci
maddesiyle iki fıkra kaldırılmıştır.)
Ziraat
Birimleri
Madde
47
-
Ziraat birimleri:
a) Tarla, bağ
ve sebze ziraati ile ormancılıkta dönüm;
b) Ölçü olarak
ağaç kabul edilenlerde ürün verecek hale gelmiş ağaç sayısı;
c)
Hayvancılıkta hayvan sayısı;
dır.
Özellik
gösteren ziraat nevilerinde Maliye ve Tarım Bakanlıklarınca bu ziraat
çeşitlerinin mahiyetlerine uygun olarak müştereken belli edilecek diğer birimler
kullanılır.
Bu kanunun
uygulanmasında dönüm bin metre karelik toprak parçasıdır.
Tasdik ve İlan
Madde
48
-
Zirai kazanç ölçüleri Bakanlar Kurulunun onayı ile yürürlüğe
girer.
Onaylanan
ölçüler Resmi Gazete ile yayınlanır.
Her bölgeye ait
ölçüler, ilgili valiliklere gönderilir. Valilikler bunları en kısa zamanda köy
ve mahalle ihtiyar kurullarına ve maliye teşkilatına tebliğ eder.
Uygulama Süresi
Madde
49
- (3239
sayılı Kanunun
3'üncü
maddesiyle değişen madde)
Ziraî kazanç ölçüleri üç yıl için tespit olunur. Ancak satış fiyatı resmî
kuruluşlar veya birliklerce tespit ve ilan olunan (destekleme alımları) ürünler
için her yıl açıklanan en son fiyatlar esas alınır. Diğer taraftan ölçülerin
tespitine esas olan unsurlarda önemli değişiklikler vukubulduğunun anlaşılması
halinde, Ziraî Kazançlar Merkez Komisyonu, bu ölçülerin uygulama süresini
lüzumlu gördüğü ziraî faaliyet ve mahsul nevileri için bir yıldan aşağı olmamak
üzere kısaltmaya yetkilidir.
Emlak
Vergisine Ait Bedel ve Değerlerin Tespiti, İlanı ve Kesinleşmesi
Mükerrer Madde
49
- (4751
sayılı Kanunun
1/A
maddesiyle değişen madde Yürürlük;
9.4.2002)
- a) Maliye ve Bayındırlık ve İskan bakanlıkları
1319
sayılı Emlâk Vergisi Kanununun
29
uncu maddesi hükmü ile aynı Kanunun
31
inci maddesi uyarınca hazırlanan tüzük hükümlerine göre bina metrekare normal
inşaat maliyet bedellerini, uygulanacağı yıldan dört ay önce müştereken tespit
ve Resmî Gazete ile ilân eder.
Türkiye
Ticaret, Sanayi, Deniz Ticaret Odaları ve Ticaret Borsaları Birliği bu bedellere
karşı Resmî Gazete ile ilânını izleyen onbeş gün içinde Danıştayda dava
açabilir.
b) Takdir
komisyonlarının arsalara ve araziye ait asgari ölçüde birim değer tespitine
ilişkin dört yılda bir yapacakları takdirler, tarh ve tahakkuk işleminin (Emlâk
Vergisi Kanununun
33
üncü maddesinin (8)
numaralı fıkrasına göre yapılacak takdirler dahil) yapılacağı sürenin
başlangıcından en az altı ay önce karara bağlanarak, arsalara ait olanlar
takdirin ilgili bulunduğu il ve ilçe merkezlerindeki ticaret odalarına, ziraat
odalarına ve ilgili mahalle ve köy muhtarlıkları ile belediyelere, araziye ait
olanlar il merkezlerindeki ticaret ve ziraat odalarına ve belediyelere imza
karşılığında verilir.
Büyükşehir
belediyesi bulunan illerde takdir komisyonu kararları, vali veya vekalet
vereceği memurun başkanlığında, defterdar veya vekalet vereceği memur, vali
tarafından görevlendirilecek tapu sicil müdürü ile ticaret odası, serbest
muhasebeci mali müşavirler odası ve esnaf ve sanatkârlar odaları birliğince
görevlendirilecek birer üyeden oluşan merkez komisyonuna imza karşılığında
verilir. Merkez komisyonu kendilerine tebliğ edilen kararları onbeş gün içinde
inceler ve inceleme sonucu belirlenen değerleri ilgili takdir komisyonuna geri
gönderir. Merkez komisyonunca farklı değer belirlenmesi halinde bu değerler
ilgili takdir komisyonlarınca yeniden takdir yapılmak suretiyle dikkate alınır.
Takdir komisyonlarının bu
kararlarına karşı kendilerine karar tebliğ edilen daire, kurum, teşekküller ve
ilgili mahalle ve köy muhtarlıkları onbeş gün içinde ilgili vergi mahkemesi
nezdinde dava açabilirler. Vergi mahkemelerince verilecek kararlar aleyhine
onbeş gün içinde Danıştaya başvurulabilir.
Kesinleşen asgari ölçüde arsa
ve arazi birim değerleri, ilgili belediyelerde ve muhtarlıklarda uygun bir yere
asılmak suretiyle tarh ve tahakkukun yapıldığı yılın başından Mayıs ayı sonuna
kadar ilân edilir.
Bakanlar Kurulu
bu fıkrada yer alan dört yıllık süreyi sekiz yıla kadar artırmaya veya iki yıla
kadar indirmeye yetkilidir.
c) Yukarıdaki
fıkralara göre, Danıştay ve vergi mahkemelerinde dava açılması halinde,
davalının onbeş gün içinde vereceği tek savunma ile dosya tekemmül etmiş
sayılır. Danıştay ve vergi mahkemelerince bu davalar, dosyanın tekemmül ettiği
tarihten itibaren en geç bir ay içinde karara bağlanır.
d) (a) ve (b)
fıkralarındaki bina metrekare normal inşaat maliyet bedelleri ile arsalara ve
araziye ait asgari ölçüde birim değer tespitlerine ilişkin süreleri gerektiği
ölçüde kısaltmaya Maliye Bakanlığı yetkilidir.(*)
(*) (Değişmeden önceki şekli) (2686
sayılı Kanunun
11'inci
maddesiyle eklenen madde)
a) Maliye ve Bayındırlık Bakanlıkları Emlak Vergisi Kanununun
10'uncu
maddesi hükmü ile aynı kanunun
31'inci
maddesi uyarınca hazırlanan tüzük hükümlerine göre bina metrekare normal inşaat
maliyet bedellerini (Söz konusu tüzük hükümlerine göre yapılan yıllık tespitler
hariç olmak üzere) genel beyanın yapılacağı sürenin başlangıcından dört ay önce
müştereken tespit ve Resmi Gazete ile ilan ederler.
Türkiye Ticaret, Sanayi, Deniz Ticaret Odaları ve Ticaret
Borsaları Birliği bu bedellere karşı Resmi Gazete ile ilanını izleyen
15
gün içinde Danıştayda dava açabilirler.
b) (3239
sayılı Kanunun
4'üncü
maddesiyle değişen bent)
Takdir komisyonlarının arsalara ve araziye ait asgarî ölçüde birim değer
tespitine ilişkin takdirleri genel beyanın yapılacağı sürenin başlangıcından en
az altı ay önce karara bağlanarak, arsalara ait olanlar takdirin ilgili
bulunduğu İl ve İlçe merkezlerindeki ticaret odalarına, ziraat odalarına ve
ilgili mahalle ve köy muhtarlıkları ile vergi dairelerine (1.3.1986
tarihinden itibaren belediyelere) araziye ait olanlar İl merkezlerindeki ticaret
ve ziraat odalarına ve vergi dairelerine (1.3.1986
tarihinden itibaren belediyelere) imza karşılığında verilir.
Takdir komisyonlarının bu kararlarına karşı kendilerine karar
tebliğ edilen daire, kurum, teşekküller ve ilgili mahalle ve köy muhtarlıkları
15
gün içinde ilgili vergi mahkemesi nezdinde dava açabilirler. Vergi
mahkemelerince verilecek kararlar aleyhine
15
gün içinde Danıştaya başvurulabilir.
Kesinleşen asgari ölçüde arsa ve arazi birim değerleri, ilgili
vergi dairelerinde, belediyelerde ve muhtarlıklarda uygun bir yerlere asılmak
suretiyle genel beyan süresince ilan edilir.
c) Yukarıdaki fıkralara göre, Danıştay ve vergi mahkemelerinde
dava açılması halinde, davalının
15
gün içinde vereceği tek savunma ile dosya tekemmül etmiş sayılır. Danıştay ve
vergi mahkemelerince bu davalar dosyanın tekemmül ettiği tarihten itibaren en
geç
1
ay içinde karara bağlanır.
d) (3239
sayılı Kanunun
4'üncü
maddesiyle değişen bent)
(a)
ve (b) fıkralarındaki bina metrekare normal inşaat maliyet bedelleri ile
arsalara ve araziye ait asgarî ölçüde birim değer tespitlerine ilişkin süreleri
Emlak Vergisi genel beyan dönemleri ile ilgili olmak üzere gerektiği ölçüde
kısaltmaya Maliye ve Gümrük Bakanlığı yetkilidir.
1-49 Maddeler
50-98 Maddeler
99-152 Maddeler
153-203 Maddeler
204-268 Maddeler
269-312 Maddeler
313-350 Maddeler
351-417 Maddeler