|
Resmi Gazete Tarihi
|
06/01/1961 |
|
Resmi Gazete No |
10700 |
|
Kanun No |
193 |
GELİR
VERGİSİ KANUNU
BİRİNCİ
KISIM
Mükellefiyet
BİRİNCİ
BÖLÜM
Verginin
mevzuu
Mevzu
Madde
1
–
(4783 sayılı Kanunun
1 inci maddesiyle
değişen madde Yürürlük; 01.01.2003 tarihinden geçerli olmak üzere 09.01.2003)Gerçek
kişilerin gelirleri gelir vergisine tâbidir. Gelir bir gerçek kişinin bir takvim
yılı içinde elde ettiği kazanç ve iratların safi tutarıdır.(*)
(*) (4783
Sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle
değişmeden önceki şekli)
(4369 sayılı Kanunun 24 üncü maddesiyle değişen madde Yürürlük;
1.1.1999)
Gerçek kişilerin gelirleri, gelir vergisine tabidir.
Gelir, bir gerçek kişinin bir takvim yılı içinde elde ettiği,
tasarruf veya harcamasına kaynak teşkil eden her türlü kazanç ve iratların safi
tutarıdır.(**)
(Bkz. Geçici 56 ncı madde).
(**)
(Değişmeden önceki şekli) Mevzu:
Madde 1 – Gerçek kişilerin gelirleri (Gelir Vergisi)ne
tabidir. Gelir, bir gerçek kişinin bir takvim yılı içinde elde ettiği kazanç ve
iratların safi tutarıdır.
Gelirin
unsurları
Madde
2
– (4783
sayılı Kanunun 2 inci maddesiyle
değişen madde Yürürlük; 01.01.2003 tarihinden geçerli olmak üzere 09.01.2003)Gelire
giren kazanç ve iratlar şunlardır :
1.
Ticarî kazançlar,
2.
Ziraî kazançlar,
3.
Ücretler,
4.
Serbest meslek kazançları,
5.
Gayrimenkul sermaye iratları,
6.
Menkul sermaye iratları,
7.
Diğer kazanç ve iratlar.
Bu Kanunda
aksine hüküm olmadıkça, yukarıda yazılı kazanç ve iratlar gelirin tespitinde
gerçek ve safi miktarları ile nazara alınır.(*)
(*)(4783
Sayılı Kanunun 2 inci maddesiyle
değişmeden önceki şekli):
(4369 sayılı Kanunun 25 inci maddesiyle değişen madde Yürürlük;
1.1.1999)
Gelire giren kazanç ve iratlar şunlardır:
1. Ticari kazançlar;
2. Zirai kazançlar;
3. Ücretler;
4. Serbest meslek kazançları;
5. Gayrimenkul sermaye iratları;
6. Menkul sermaye iratları;
7. Kaynağı ne olursa olsun diğer her türlü kazanç ve iratlar.
Bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça, yukarıda yazılı kazanç ve
iratlar gelirin tespitinde gerçek ve safi miktarları ile nazara alınır.(**)
(**)
(Değişmeden önceki şekli) Gelirin unsurları:
Madde 2 – Gelire giren kazanç ve iratlar ºunlardır:
1. Ticari kazançlar;
2. Zirai kazançlar;
3. Ücretler;
4. Serbest meslek kazançları;
5. Gayrimenkul sermaye iratları;
6. Menkul sermaye iratları;
7. Sair kazanç ve iratlar;
Bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça, yukarıda yazılı kazanç ve
iratlar gelirin tesbitinde gerçek ve safi miktarları ile nazara alınır.
(2454 sayılı Kanunun 1'inci maddesiyle fıkra kaldırılmıştır).
İKİNCİ
BÖLÜM
Tam
mükellefiyet
Mükellefler
Madde
3
–
Aşağıda
yazılı gerçek kişiler Türkiye içinde ve dışında elde ettikleri kazanç ve
iratların tamamı üzerinden vergilendirilirler:
1.
Türkiye'de yerleşmiş olanlar;
2.
(202
sayılı Kanunun
1'inci
maddesiyle değişen bent)
Resmi daire ve müesseselere veya merkezi Türkiye'de bulunan teşekkül ve
teşebbüslere bağlı olup adı geçen daire, müessese, teşekkül ve teşebbüslerin
işleri dolayısiyle yabancı memleketlerde oturan Türk vatandaşları (Bu
gibilerden, bulundukları memleketlerde elde ettikleri kazanç ve iratları
dolayısiyle Gelir Vergisi'ne veya benzeri bir vergiye tabi tutulmuş bulunanlar,
mezkur kazanç ve iratları üzerinden ayrıca vergilendirilmezler.)
Türkiye'de
yerleşme
Madde
4
–
Aşağıda
yazılı kimseler Türkiye'de yerleşmiş sayılır:
1.
İkametgahı Türkiye'de bulunanlar (İkametgah, Kanunu Medeninin
19'uncu
ve müteakip maddelerinde yazılı olan yerlerdir);
2.
(202
sayılı Kanunun
2'nci
maddesiyle değişen bent)
Bir takvim yılı içinde Türkiye'de devamlı olarak altı aydan fazla oturanlar
(Geçici ayrılmalar Türkiye'de oturma süresini kesmez.)
Türkiye'de
Yerleşme Sayılmayan Haller
Madde
5
–
Aşağıda
yazılı yabancılar memlekette altı aydan fazla kalsalar dahi, Türkiye'de
yerleşmiş sayılmazlar:
1.
Belli ve geçici görev veya iş için Türkiye'ye gelen iş, ilim ve fen adamları,
uzmanlar, memurlar, basın ve yayın muhabirleri ve durumları bunlara benzeyen
diğer kimselerle tahsil veya tedavi veya istirahat veya seyahat maksadıyla
gelenler;
2.
Tutukluluk, hükümlülük veya hastalık gibi elde olmayan sebeplerle Türkiye'de
alıkonulmuş veya kalmış olanlar.
ÜÇÜNCÜ
BÖLÜM
Dar
mükellefiyet
Mükellefler
ve Mevzu
Madde
6
– (2361
sayılı Kanunun
2'nci
maddesiyle değişen madde)
Türkiye'de
yerleşmiş olmayan gerçek kişiler sadece Türkiye'de elde ettikleri kazanç ve
iratlar üzerinden vergilendirilirler.
Kazanç Veya
İradın Türkiye'de Elde Edilmesi
Madde
7
– (1137
sayılı Kanunun
1'inci
maddesiyle değişen bent)
Dar mükellefiyete tabi kimseler bakımından kazanç ve iradın Türkiye'de elde
edildiği aşağıdaki şartlara göre tayin olunur:
1.
(2574
sayılı Kanunun
1'inci
maddesiyle değişen bent)
Ticari
kazançlarda; kazanç sahibinin Türkiye'de işyerinin olması veya daimi temsilci
bulundurması ve kazancın bu yerlerde veya bu temsilciler vasıtasıyle sağlanması
(Bu şartları haiz olsalar dahi iş merkezi Türkiye'de bulunmayanlardan, ihraç
edilmek üzere Türkiye'de satın aldıkları veya imal ettikleri malları Türkiye'de
satmaksızın yabancı memleketlere gönderenlerin bu işlerden doğan kazançları
Türkiye'de elde edilmiş sayılmaz.
Türkiye'de
satmaktan maksat, alıcı veya satıcının veya her ikisinin Türkiye'de olması veya
satış aktinin Türkiye'de yapılmış olmasıdır. İş merkezinden maksat ise, iş
bakımından muamelelerin bilfiil toplandığı ve idare edildiği merkezdir.
2.
Zirai kazançlarda: Zirai faaliyetlerin Türkiye'de icra edilmesi;
3.
Ücretlerde:
a) Hizmetin
Türkiye'de ifa edilmiş veya edilmekte olması veya Türkiye'de değerlendirilmesi;
b) (2361
sayılı Kanunun
3'üncü
maddesiyle değişen fıkra)
Türkiye'de
kain müesseselerin idare meclisi başkan ve üyelerine, denetçilerine tasfiye
memurlarına ait huzur hakkı, aidat, ikramiye ve benzerlerinin Türkiye'de
değerlendirilmesi;
4.
Serbest meslek kazançlarında: Serbest meslek faaliyetlerinin Türkiye'de icra
edilmesi veya Türkiye'de değerlendirilmesi;
5.
Gayrimenkul sermaye iratlarında: Gayrimenkulün Türkiye'de bulunması ve bu
mahiyetteki mal ve hakların Türkiye'de kullanılması veya Türkiye'de
değerlendirilmesi;
6.
Menkul sermaye iratlarında: Sermayenin Türkiye'de yatırılmış olması;
7.
(4369
sayılı Kanunun
81/C-1
inci maddesiyle değişen ibare Yürürlük;
1.1.1999)
Diğer kazanç ve iratlarda:(*)
Bu kazanç
veya iratları doğuran işin veya muamelenin Türkiye'de ifa edilmesi veya
Türkiye'de değerlendirilmesi;
Bu maddenin
3'üncü,
4'üncü,
5'inci
ve
7'inci
bentlerinde sözü edilen değerlendirmeden maksat, ödemenin Türkiye'de yapılması
veya ödeme yabancı memlekette yapılmışsa, Türkiye'de ödeyenin veya nam ve
hesabına ödeme yapılanın hesaplarına intikal ettirilmesi veya kârından
ayrılmasıdır.
(*)
(Değişmeden önceki ibare) Sair kazanç ve iratlarda:
İşyeri ve
Daimi Temsilci
Madde
8
–
7'nci
maddenin
1
numaralı bendinde yazılı iş yeri, Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre tayin
olunur.
Aynı
maddede yazılı daimi temsilci, bir hizmet veya vekalet akdi ile temsil edilene
bağlı olup, onun nam ve hesabına muayyen veya gayrimuayyen bir müddetle veya
müteaddit ticari muameleler ifasına yetkili bulunan kimsedir.
Aşağıda
yazılı kimseler, başkaca şartlar aranmaksızın temsil edilenin daimi temsilcisi
sayılırlar.
1.
Ticari mümessiller, tüccar vekilleri ve memurları ile Ticaret Kanunu'nun
hükümlerine göre acenta durumunda bulunanlar;
2.
(202
sayılı Kanunun
4'üncü
maddesiyle değişen bent)
Temsil edilene ait reklam giderleri hariç olmak üzere, giderleri devamlı olarak
kısmen veya tamamen temsil edilen tarafından ödenenler;
3.
Mağaza veya depolarında temsil edilen hesabına konsinyasyon suretiyle satmak
üzere devamlı olarak mal bulunduranlar.
Bir
kimsenin birkaç kişiyi aynı zamanda temsil etmesi, daimi temsilcilik vasfını
değiştirmez.
İKİNCİ
KISIM
Muaflık ve
istisnalar
BİRİNCİ
BÖLÜM
Esnaf
muaflığı
Vergiden
Muaf Esnaf
Madde
9
– (4369
sayılı Kanunun
26
ncı maddesiyle değişen fıkra Yürürlük;
1.1.1999)
Ticaret ve sanat erbabından aşağıda yazılı şekil ve suretle çalışanlar gelir
vergisinden muaftır.(*)
1.
Motorlu nakil vasıtaları kullanmamak şartı ile gezici olarak veya bir iş yeri
açmaksızın perakende ticaret ile iştigal edenler (4369
sayılı Kanunun
26
ncı maddesiyle değişen parantez içi hüküm Yürürlük;
1.1.1999)
(Giyim eşyalarıyla zati ve süs eşyaları, değeri yüksek olan ev eşyaları ile
pazar takibi suretiyle gıda, bakkaliye ve temizlik maddelerini ve sabit iş
yerlerinin önünde sergi açmak suretiyle o iş yerlerinde satışı yapılan aynı
neviden malları satanlar hariç) ;(**)
2.
Bir iş yeri açmaksızın gezici olarak ve doğrudan doğruya müstehlike iş yapan
hallaç, kalaycı, lehimci, musluk tamircisi, çilingir, ayakkabı tamircisi,
kundura boyacısı, berber, nalbant, fotoğrafçı, odun ve kömür kırıcısı, çamaşır
yıkayıcısı ve hamallar gibi küçük sanat erbabı;
3.
Köylerde gezici olarak her türlü sanat işleri ile uğraşanlar ile aynı yerlerde
aynı işleri bir iş yeri açmak suretiyle yapanlardan
47'nci
maddede yazılı şartları haiz bulunanlar (51'inci
madde şümulüne girenler bu muafiyetten faydalanamazlar);
4.
Nehir, göl ve denizlerde ve su geçitlerinde toplamı
50
rüsum tonilatoya (50
rüsum tonilato dahil) kadar makinesiz veya motorsuz nakil vasıtaları işletenler;
hayvanla veya bir adet hayvan arabası ile nakliyecilik yapanlar (Bu bentte
yazılı ölçüler, birlikte yaşıyan eşlerle velayet altındaki çocuklar hakkında
veya ortaklık halindeki işletmelerde, bu kimselerin veya ortaklığın işlettiği
vasıtalar toplu olarak nazara alınmak suretiyle tespit edilir);
5.
Ziraat işlerinde kullandıkları hayvan, hayvan arabası, motor, traktör gibi
vasıtalar veya sandallarla nakliyeciliği mutat hale getirmeksizin ara sıra ücret
karşılığında eşya ve insan taşıyan çiftçiler;
6.
Hariçten işçi almamak, muharrik kuvvet kullanmamak kayıt ve şartı ile
oturdukları evlerde imal ettikleri havlu, örtü, çarşaf, çorap, halı, kilim,
dokuma mamülleri, örgü, dantel, her nevi nakış işlerini ve her nevi turistik
eşya, hasır, sepet, süpürge, paspas, fırça, yapma çiçek, ip ve urganları dükkân
açmaksızın satanlardan
47'nci
maddenin
1
ve
3
numaralı bentlerinde yazılı şartları haiz bulunanlar;
7.
Yukarıdaki
1-6
numaralı bentlerde sözü edilen işlere benzerlik gösterdikleri, Danıştay'ın
muvafık mütalaası üzerine, Maliye Bakanlığınca kabul ve ilan olunan ticaret ve
sanat işleri ile iştigal edenler.
(4369
sayılı Kanunun
26'ncı
maddesiyle fıkra yürürlükten kaldırılmıştır. Yürürlük;
1.1.1999)(*)
Ticari,
zirai veya mesleki kazancı dolayısı ile gerçek usulde Gelir Vergisine tabi
olanlar ile yukarıda sayılan işleri Gelir ve Kurumlar Vergisi mükelleflerine
devamlılık ve bağlılık arz edecek şekilde yapanlar esnaf muaflığından
faydalanamazlar.
(4444
sayılı Kanunun
14/A
maddesiyle kaldırılmıştır Yürürlük;
14.8.1999)(*)
(4369
sayılı Kanunun
26'ncı
maddesiyle eklenen fıkra Yürürlük;
1.1.1999)
Esnaf muaflığından faydalananlar faaliyetleri ile ilgili olarak satın aldıkları
mallara ve giderlerine ilişkin, gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinden
aldıkları belgeleri saklamak zorundadırlar. (4444
sayılı Kanunun
14/A
maddesiyle kaldırılmıştır Yürürlük;
14.8.1999)(**)
(4369
sayılı Kanunun
26'ncı
maddesiyle değişen fıkra Yürürlük;
1.1.1999)
Bir işyeri açmaksızın münhasıran gezici olarak; milli piyango bileti satanlar
ile
4077
sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanuna göre gerçek ve tüzel kişilerin
mallarını iş akdi ile bağlı olmaksızın bunlar adına kapı kapı dolaşmak suretiyle
tüketiciye satanlar yukarıdaki şartlarla sınırlı olmaksızın gelir vergisinden
muaftır.(***)
(3946
sayılı Kanunun
6'ncı
maddesiyle eklenen fıkra Yürürlük;
1.1.1994)
Bu muaflığın,
94
üncü madde uyarınca tevkif suretiyle kesilen vergiye şümulü yoktur.
(*)
Madde
9
– (Değişmeden önceki şekli)(2361
sayılı Kanunun
4'üncü
maddesiyle değişen madde)
Ticaret ve sanat erbabından aşağıda yazılı şekil ve suretle çalışan ve yıllık
alış, satış veya hasılat tutarları
48'inci
maddede yazılı hadlerin yarısını aşmayanlar Gelir Vergisinden muaftır.
(**)
(Parantez içi hükmün değişmeden önceki şekli) (halı, kilim, battaniye,
mensucat, trikotaj, saat, kıymetli maden ve madeni eşyalar gibi değeri yüksek
olan maddeleri perakende olarak satanlarla, giyilecek eşya, gıda ve her türlü
bakkaliye maddelerinin pazar takibi suretiyle satışını mutat meslek haline
getirenler hariç);
(*)
(Kaldırılmadan önceki ºekli) Yukarıda
1-7
numaralı bentlerde sözü edilen işleri yapanlardan
48'inci
maddede yazılı hadlerin (alış, satış tutarları ve hasılat hadleri) iki katını
aşanlar gerçek usulde vergilendirilirler.
(*)
(Kaldırılmadan önceki şekli)
4369
sayılı Kanunun
26'ncı
maddesiyle eklenen fıkra Yürürlük;
1.1.1999)
Esnaf muaflığı şartlarını topluca taşıyanlar bu muaflıktan yararlanabilmek için
ilgili esnaf odasına kayıt olmak ve durumlarını tevsik etmek suretiyle
belediyeden "Esnaf Muaflığı Belgesi" almak zorundadırlar. Belediyelerce esnaf
muaflığı belgesi bir takvim yılı için verilir. Esnaf muaflığı belgesinin şekil
ve muhtevasını tayin ve tespite ve uygulamaya ilişkin usulleri belirlemeye
Maliye Bakanlığı yetkilidir.
(**)
(Kaldırılmadan önceki şekli) Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre yoklamaya
yetkililer veya yoklamaya yetkililerle birlikte belediye zabıtalarınca
müştereken yapılan denetimlerde, vergiden muaf esnafın bir takvim yılı içinde
bir defa mal alış ve giderlerine ilişkin belgeleri yanında bulundurmadığının
veya bulundurduğu belgenin satışını yaptığı mal ve hizmetle ilişkisinin
olmadığının tespiti halinde, "Esnaf Muaflığı Belgesi" iptal edilir. Belgesi
iptal edilenlerden muaflık şartlarını taşıyanlar, aynı faaliyete devam etmek
istemeleri halinde yeniden belge almak zorundadırlar.
(***)
(Değişmeden önceki şekli) (3946
sayılı Kanunun
6'ncı
maddesiyle değişen fıkra Yürürlük;
1.1.1994)
Bir işyeri açmaksızın münhasıran gezici olarak millî piyango
bileti satanlar, yukardaki şartlarla sınırlı olmaksızın gelir vergisinden
muaftır.
İKİNCİ
BÖLÜM
Vergiden
muaf çiftçiler
Madde
10
– (4369
sayılı Kanunun
82/3-a
maddesiyle kaldırılmıştır. Geçerlilik;
1.1.1998
Yürürlük:
29.7.1998)(*)
Küçük
çiftçi muaflığı:
(*)
Madde
10
– (Kaldırılmadan önceki şekli) Küçük çiftçi Gelir Vergisinden muaftır.
Çiftçilerin bu vergi karşısında küçük çiftçi olup olmadıkları
12
nci ve
13
üncü maddelerde yazılı işletme büyüklüğüne ve yıllık satış tutarı esaslarına
göre tayin olunur. Bu şartlardan herhangi birini haiz bulunmayanlar küçük çiftçi
muaflığından faydalanamazlar.
(202
sayılı Kanunun
6
ncı maddesiyle değişen fıkra, Fıkra
6
paragraftan oluşmaktadır.)
Aile
reisi beyanına tabi zirai gelirlerde işletme büyüklüğü ve yıllık satış
tutarları; aile reisi, eş ve küçük çocuklar için toplu olarak nazara alınır.
Ortaklıklarda küçük çiftçi muaflığı, ortaklığın işletme büyüklüğü
ve yıllık satış tutarı ölçülerine göre tayin edilir. Ortaklığın birden fazla
işletmeye taalluk etmesi veya işletmelerin ayrı ayrı mahallerde bulunması durumu
değiştirmez.
52
nci maddede yazılı tek işletmelerde işletme birden fazla ortaklıklara ait olsa
bile muaflık ölçüleri bu ortaklıklara ait işletme büyüklüğü ve yıllık satış
tutarları toplanmak suretiyle nazara alınır.
Her biri
12
ve
13
üncü maddelerde yazılı ölçülerin altında kalan birden fazla zirai işletmede ayrı
ayrı şahıslarla ortaklığı bulunanların işletme büyüklüğü ve satış ölçülerinin
tespitinde ortaklık payları toplamı nazara alınır.
Gerek şahsi işletmesi gerek dahil bulunduğu ortaklıklar
müstakilen muaflıktan faydalandığı halde, kendisine ait işletmenin ve
ortaklıklardaki paylarının toplamı muaflık ölçülerini aşan çiftçiler muaflıktan
faydalanamazlar. Payları toplamı muaflık ölçülerini aşmıyan diğer ortakların
muaflıkları devam eder.
(2454
sayılı Kanunun
2
nci maddesiyle değişen şekli)
Yarıcılık ortaklık sayılır.
Vergiden
Muaf Çiftçiler
Madde
11
– (4369
sayılı Kanunun
82/3-a
maddesiyle kaldırılmıştır. Geçerlilik;
1.1.1998
Yürürlük:
29.7.1998)(*)
Küçük çiftçi muaflığının hududu:
(*)
Madde
11
– (Kaldırılmadan önceki şekli) (202
sayılı Kanunun
7
nci maddesiyle değişen madde)
Küçük çiftçi muaflığı zirai kazançlara münhasırdır. Bu muaflıktan faydalananlar,
diğer kazanç ve iratları üzerinden bu kanun hükümleri gereğince vergiye tabi
tutulurlar.
(2454
sayılı Kanunun
3
üncü maddesiyle değişen fıkra)
Ticari veya mesleki kazançları dolayısiyle gerçek usulde Gelir Vergisine tabi
olanlardan zirai faaliyette bulunanlar ile bir biçerdövere veya benzeri
mahiyetteki bir motorlu araca veya birden fazla traktöre sahip olan çiftçiler
küçük çiftçi muaflığından faydalanamazlar.
(2361
sayılı Kanunun
6
ncı maddesiyle eklenen fıkra)
Küçük çiftçi muaflığının, bu Kanunun
94
üncü maddesi uyarınca tevkif suretiyle ödenecek vergiye şümulü yoktur.
Vergiden
Muaf Çiftçiler
Madde
12
– (4369
sayılı Kanunun
82/3-a
maddesiyle kaldırılmıştır. Geçerlilik;
1.1.1998
Yürürlük:
29.7.1998)(*)
İşletme büyüklüğü ölçüsü:
(*)
Madde
12
– (Kaldırılmadan önceki şekli) (2454
sayılı Kanunun
4
üncü maddesiyle değişen madde)
Küçük çiftçi muaflığını tayin bakımından bir takvim yılı içinde nazara alınacak
işletme büyüklüğü ölçüleri şunlardır:
(87/11986
sayılı B.K.K. ile belirlenen ölçüler parantez içinde siyah ile yazılmıştır.)
1'inci
grup: Hububat ziraatinde ekili arazinin yüzölçümü toplamı
310
(610)
dönüm;
2'nci
grup: Bakliyat, afyon, susam, keten, kendir ziraatinde ekili arazinin yüzölçümü
toplamı
140
(210)
dönüm;
3'üncü
grup: Ayçiçeği ziraatinde ekili arazinin yüzölçümü toplamı
130
(500)
dönüm;
4'üncü
grup: Pamuk ziraatinde ekili arazinin yüzölçümü toplamı
50
(200)
dönüm;
5'inci
grup: Çeltik ziraatinde ekili arazinin yüzölçümü toplamı
40
(115)
dönüm;
6'ncı
grup: Pancar ziraatinde ekili arazinin yüzölçümü toplamı
50
(150)
dönüm;
7'nci
grup: Patates, soğan, sarmısak ziraatinde ekili arazinin yüzölçümü toplamı
40
(125)
dönüm;
8'inci
grup: Çay ziraatinde ekili arazinin yüzölçümü toplamı
20
(20)
dönüm (Mahsul verebilecek hale gelmeyenler hariç);
9'uncu
grup: Tütün ziraatinde ekili arazinin yüzölçümü toplamı
50
(200)
dönüm;
10'uncu
grup: Sebze ziraatinde ekili arazinin yüzölçümü toplamı
40
(150)
dönüm;
11'inci
grup: Sera ziraatinde ekili arazinin yüzölçümü toplamı
1,5
(5)
dönüm;
12'nci
grup: Kavun ve karpuz ziraatinde ekili arazinin yüzölçümü toplamı
50
(135)
dönüm;
13'üncü
grup: Meyve verebilecek hale gelmiş fındık ziraatinde ekili arazinin yözülçümü
toplamı
60
(220)
dönüm;
14'üncü
grup: Meyve verebilecek hale gelmiş bağ ve incir ziraatinde ekili arazinin
yözülçümü toplamı
80
(170)
dönüm;
15'inci
grup: Meyve verebilecek hale gelmiş antep fıstığında
750
(750)
ağaç;
16'ncı
grup: Meyve verebilecek hale gelmiş zeytinliklerde
1200
(1200)
ağaç;
17'nci
grup: Meyve verebilecek hale gelmiş narenciyede
475
(475)
ağaç;
18'inci
grup: Meyve verebilecek hale gelmiş elmada
700
(700)
ağaç;
19'uncu
grup: Muz ziraatinde ekili arazinin yüzölçümü toplamı
3
(3)
dönüm;
20'nci
grup: Meyve verebilecek hale gelmiş kaysıda
750
(750)
ağaç;
21'inci
grup: Meyve verebilecek hale gelmiş armut, kiraz, vişne, şeftalide
700
(700)
ağaç;
22'nci
grup: Diğer meyve ve ürün ziraatinde ekili arazinin yüzölçümü toplamı
50
(50)
dönüm (Meyve ve ürün verebilecek hale gelmeyenler ile palamut hariç);
23'üncü
grup: Büyükbaş hayvan sayısı
50
(80)
adet (İş hayvanları ile iki yaşından küçük, büyükbaş hayvanlar
hariç);
24'üncü
grup: Küçükbaş hayvan sayısı
250
(315)
adet (Bir yaşından küçük, küçükbaş hayvanlar ile kümes hayvanları hariç);
Bakanlar Kurulu, Zirai Kazançlar Merkez Komisyonunun teklifi
üzerine, bu ölçüleri gerekli gördüğü bölgeler için bir yıl uygulanmış olmak
kaydıyla arazi ve ürün türlerine göre (3393
sayılı Kanunun
10
uncu maddesiyle değişen miktar)
on
katın aşmamak üzere artırmak veya azaltmak suretiyle yeniden tespite
yetkilidir. Bu şekilde tespit olunan ölçüler, Resmi Gazete'de yayımlandığı
tarihi takip eden takvim yılı başından itibaren yürürlüğe girer.
Yukarıda yazılı ziraat gruplarının birkaç tanesinin içine giren
zirai faaliyetlerin bir arada yapılması halinde, en fazla iki gruba ait işletme
büyüklükleri, bu gruplar için tespit olunan hadlerin yarısını aşmadığı takdirde
muaflık devam eder.
Yukarıda zikredilen, meyveli meyvesiz ağaçlarda meyve ve ürün
verebilecek hale gelme durumu başlangıcı, Tarım ve Orman Bakanlığı ile Maliye
Bakanlığınca müştereken tespit olunur.
Vergiden
Muaf Çiftçiler
Madde
13
– (4369
sayılı Kanunun
82/3-a
maddesiyle kaldırılmıştır. Geçerlilik;
1.1.1998
Yürürlük:
29.7.1998)(*)
Satış tutarı ölçüsü:
(*)
Madde
13
– (Kaldırılmadan önceki şekli) (3380
sayılı Kanunun
2
nci maddesiyle değişen fıkra)
Küçük çiftçi muaflığından faydalanabilmek için ziraî mahsullerin bir takvim yılı
içindeki satış bedelleri tutarının (3946
sayılı Kanunun
26'ncı
maddesiyle belirlenen miktar Yürürlük :
30.12.1993
Geçerlilik;
31.12.1993)
60.000.000
lirayı (G.T.
200
864.000.000,
Geçerlilik:
1.1.1996)
geçmemesi şarttır.
Arazi üzerinde yapılmayan zirai faaliyetler ile kara ve su
avcılığında ve
12'nci
maddede işletme büyüklüğü ölçüsü gösterilmeyen ziraî faaliyetlerde muaflık,
yalnız yıllık satış tutarı ölçüsüne göre tayin olunur.
Vergiden
Muaf Çiftçiler
Madde
14
– (4369
sayılı Kanunun
82/3-a
maddesiyle kaldırılmıştır. Geçerlilik;
1.1.1998
Yürürlük:
29.7.1998)(*)
Muaflıktan mükellefliğe, mükelleflikten muaflığa geçiş:
(*)
Madde
14
– (Kaldırılmadan önceki şekli) (2361
sayılı Kanunun
9
uncu maddesiyle değişen fıkra)
12
veya
13'üncü
maddelerde yazılı hadleri aşan çiftçiler bu durumun meydana geldiği takvim yılı
başından itibaren küçük çiftçi muaflığını kaybederler.
Bu suretle mükellefiyete girenler muafiyet şartlarının kalktığı
tarihten itibaren keyfiyeti vergi dairesine bildirmeye ve mükellefiyetle ilgili
ödevlerini Vergi Usul Kanunundaki esaslara göre yerine getirmeye mecburdurlar.
Mükellef durumunda iken muaflık şartlarını iktisap edenler
müteakip vergilendirme dönemi başından itibaren küçük çiftçi muaflığından
faydalanırlar.
ÜÇÜNCÜ
BÖLÜM
Diğer
Muaflıklar
Diplomat
Muaflığı
Madde
15
–
Yabancı
devletlerin Türkiye'de bulunan elçi, maslahatgüzar ve konsolosları (Fahri
konsoloslar hariç) ile elçilik ve konsolosluklara mensup olan ve o memleketin
uyrukluğunda bulunan memurları, Türkiye'de resmi bir göreve memur edilenler bu
sıfatlarından dolayı ve karşılıklı olmak şartiyle Gelir Vergisi'nden muaftırlar.
Bu
muaflığın menkul sermaye iradı üzerinden tevkif suretiyle alınan vergiye şümulü
yoktur.
Ücret
İstisnası
Madde
16
–
Yabancı
elçilik ve konsoloslukların
15'inci
maddeye girmeyen memur ve hizmetlerinin yalnız bu işlerinden dolayı aldıkları
ücretler karşılıklı olmak şartıyla Gelir Vergisi'nden istisna edilir.
Ücret
İstisnası
Madde
17
– (4369
sayılı Kanunun
82/3-b
maddesiyle kaldırılmıştır. Yürürlük;
29.7.1998)(*)
Göçmen ve mülteci muaflığı:
(*)
(Kaldırılmadan önceki şekli) (2361
sayılı Kanunun
10'uncu
maddesiyle değişen madde)
İskan Kanunu hükümlerine göre göçmen ve mülteci sayılanlarla yerleştirilenlerin,
mezkur Kanunda kazanç vergisi muaflığı için konulan kayıt, şart ve sürelerle bir
takvim yılı içinde elde ettikleri kazanç ve iratların (3946
sayılı Kanunun
26'ncı
maddesiyle belirlenen miktar Yürürlük :
30.12.1993
Geçerlilik;
31.12.1993)
2.800.000
lirası (200
G.T.
1997
yılı için
31.100.000)
Gelir Vergisinden müstesnadır.
Bu istisnanın menkul sermaye iradı üzerinden alınacak verginin
tevkif yolu ile kesilen kısmına şümulü yoktur.
Ücret
İstisnası
Mükerrer
Madde
17
– (2361
sayılı Kanunun
11'inci
maddesiyle kaldırılmıştır.)
DÖRDÜNCÜ
BÖLÜM
Kazançlarda
istisnalar
Serbest
Meslek Kazançlarında
Madde
18
– (4444
sayılı Kanunun
4'üncü
maddesiyle değişen fıkra, Yürürlük;
1.1.2000)
Mükellefi, mütercim, heykeltraş, hattat, ressam, bestekâr, bilgisayar progmcısı
ve mucitlerin ve bunların kanuni mirasçılarının şiir, hikaye, roman, makale,
bilimsel araştırma ve incelemeleri, bilgisayar yazılımı, röportaj, karikatür,
fotoğraf, film, video band, radyo ve televizyon senaryo ve oyunu gibi eserlerini
gazete, dergi, bilgisayar ve internet ortamı, radyo, televizyon ve videoda
yayınlamak veya kitap, CD, disket, resim, heykel ve nota halindeki eserleri ile
ihtira beratlarını satmak veya bunlar üzerindeki mevcut haklarını devir ve
temlik etmek veya kiralamak suretiyle elde ettikleri hasılat Gelir Vergisinden
müstesnadır.(*)
Eserlerin
neşir, temsil, icra ve teşhir gibi suretlerle değerlendirilmesi karşılığında
alınan bedel ve ücretler istisnaya dahildir.
Yukarıda
yazılı kazançların arızî olarak elde edilmesi istisna hükmünün uygulanmasına
engel teşkil etmez.
Serbest
meslek kazançları istisnasının, bu Kanunun
94
üncü maddesi uyarınca tevkif suretiyle ödenecek vergiye şümulü yoktur.
(*)
Madde
18
– (Değişmeden önceki şekli) (3239
sayılı Kanunun
40'ıncı
maddesiyle değişen madde)
Müellif, mütercim, heykeltraş, hattat, ressam, bestekâr ve mucitlerin ve
bunların kanunî mirascılarının şiir, hikâye, roman, makale, bilimsel araştırma
ve incelemeleri, röportaj, karikatür, fotoğraf, film, video band, radyo ve
televizyon senaryo ve oyunu gibi eserlerini gazete, dergi, radyo, televizyon ve
videoda yayınlamak veya kitap, resim, heykel ve nota halindeki eserleri ile
ihtira beratlarını satmak veya bunlar üzerindeki mevcut haklarını devir ve
temlik etmek veya kiralamak suretiyle elde ettikleri hâsılat Gelir Vergisinden
müstesnadır.
PTT
Acentalarında Kazanç İstisnası
Mükerrer
Madde
18
– (3418
sayılı Kanunun
23'üncü
maddesiyle eklenen madde)
PTT
acentalığı faaliyetinden elde edilen kazançlar, gelir vergisinden müstesnadır.
Bu kazanç istisnasının, bu kanunun
94'
üncü maddesi uyarınca tevkif suretiyle ödenecek vergiye şümulü yoktur.
Ticarî ve
ziraî kazançlarda yatırım indirimi istisnası (1)
Madde
19
– (4842
sayılı Kanunun
1'inci
maddesiyle değişen madde Yürürlük;
24.04.2003)1.
Dar mükellefiyete tâbi olanlar dahil, ticarî veya ziraî kazançları bilanço
esasına göre tespit edilen vergiye tâbi mükellefler (adi ortaklıklar, kollektif
ve adi komandit şirketler ile kurumlar vergisi mükellefleri dahil)
faaliyetlerinde kullanmak üzere satın aldıkları veya imal ettikleri amortismana
tâbi iktisadî kıymetlerin maliyet bedellerinin %
40'ını
vergi matrahlarının tespitinde ilgili kazançlarından yatırım indirimi istisnası
olarak indirim konusu yaparlar.
Petrol
Kanunu ve Maden Kanununa göre yürütülen arama ve sondaj faaliyetleri için
yapılan ve aktifleştirilen harcamalar yatırım indirimi istisnası uygulamasından
yararlanır.
2.
(5024
Sayılı Kanunun
6’ncı
maddesiyle değişen fıkra: Yürürlük;01.01.2004)
Yatırım indirimi istisnası uygulamasına, istisnaya konu iktisadî kıymete ilişkin
harcamaların yapıldığı yılda başlanır ve indirilecek tutara ulaşılıncaya kadar
devam olunur.
Yatırım
harcamalarının yapıldığı yıla ilişkin vergi matrahının tespitinde, kazancın
yetersiz olması nedeniyle dikkate alınamayan istisna tutarı, izleyen dönemlerde,
bu dönemlerde Devlet İstatistik Enstitüsü Toptan Eşya Fiyatları Genel Endeksinde
meydana gelen artış oranında artırılarak dikkate alınır.(3)
3.
(5024
Sayılı Kanunun
6’ncı
maddesiyle değişen fıkra: Yürürlük;01.01.2004)
Enflasyon düzeltmesi uygulanan dönemlerde, yatırım indirimi istisnası tutarının
hesaplanmasında amortismana tâbi iktisadî kıymetin aktife alındığı hesap dönemi
sonundaki düzeltilmiş değeri esas alınır.
Ancak
iktisadî kıymetin aktife alındığı hesap döneminden önceki hesap dönemlerinde
gerçekleşen harcamalar, gerçekleştirildikleri dönem sonundaki düzeltilmiş
değerleri ile dikkate alınır. İzleyen dönemlerde enflasyon düzeltmesi nedeniyle
bu harcamalardan kaynaklanan farklar üzerinden yatırım indirimi istisnası
hesaplanmaz.(4)
4.
Aşağıda belirtilen iktisadî kıymetler ile ilgili olarak yatırım indirimi
hesaplanmaz.
- Bedeli
6.000
Yeni Türk Lirasından az olan iktisadî kıymetler (iktisadî ve teknik bakımdan
bütünlük arz eden iktisadî kıymetler haddin aşılıp aşılmadığının tespitinde bir
bütün olarak dikkate alınır.).
- Yurt
içinde veya dışında daha önce kullanılmış olan iktisadî kıymetler (yüzer
havuzlar ile oniki yaşından küçük gemiler hariç).
- (5228
Sayılı Kanunun
59/3-a
maddesiyle değişen ibare. Yürürlük;
31.07.2004)
Gayri maddî haklar ile ekonomik ömrü
5
yıldan daha kısa olan özel maliyet bedelleri (5)(yatırım
indiriminden yararlanan iktisadî kıymetlerin kullanılabilmesi için gerekli olan
bilgisayar programları hariç).
- Mal ve
hizmet üretimi ile doğrudan ilgili olmayan; alet, edevat, mefruşat ve büro
demirbaşları.
- Bedelsiz
olarak iktisap edilen iktisadî kıymetler.
- Satın
alma suretiyle iktisap edilen veya inşa edilen binalar (mal ve hizmet üretim
yeri olarak kullanılmak üzere inşa edilenler hariç).
- Arazi
veya arsalar.
- Binek
otomobili ve benzeri kara taşıtları, yat, kotra, tekne ve benzeri motorlu deniz
araçları ile uçak ve helikopter gibi hava taşıtları (işletmenin esas faaliyet
konusu ile ilgili olanlar hariç).
- Yurt
dışındaki yatırımlarda kullanılmak üzere alınan iktisadî kıymetler.
5.
Yatırım indirimi istisnasına konu iktisadî kıymetleri aktife alındıkları
tarihten itibaren iki yıl içinde elden çıkaran mükellefler, bu iktisadî
kıymetlerle ilgili olarak yatırım indirimi istisnası uygulama haklarını
kaybederler. Bu durumda daha önce yararlanılan yatırım indirimi istisnası için
herhangi bir işlem yapılmaz.
6.
Mükellefler kayıtlarını, hesaplanan ve yararlanılan yatırım indirimi istisnası
tutarlarının yıllar itibariyle takibini yapacak şekilde tutarlar.
7.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı
yetkilidir.(2)
(1)(4842
sayılı Kanunla değişmeden önceki hali) PTT Acentalarında Kazanç İstisnası
(2)(4842
sayılı Kanunla değişmeden önceki madde) (2361
sayılı Kanunun
13’üncü
maddesiyle kaldırılmıştır.)
(3)(Değişmeden
önceki şekli)
2.Yatırım
indirimi istisnası tutarının hesaplanmasında amortismana tabi iktisadi kıymetin
maliyet bedeli esas alınır.
(4)(Değişmeden
önceki şekli)
3.
Yatırım indirimi istisnası uygulamasına, istisnaya konu iktisadi kıymete ilişkin
harcamaların yapıldığı yılda başlanır ve indirilecek tutara ulaşılıncaya kadar
devam olunur.Yatırım harcamalarının yapıldığı yıla ilişkin vergi matrahının
tespitinde, kazancın yetersiz olması nedeniyle dikkate alınmayan istisna tutarı,
izleyen yıllarda Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre bu yıllar için belirlenen
yeniden değerleme oranında artırılarak dikkate alınır.
(5)(Değişmeden
önceki şekli)
Gayri
maddi haklar
Eğitim ve
öğretim işletmelerinde kazanç istisnası
MADDE
20-
(5228
sayılı Kanunun
27
nci maddesiyle başlığı ile birlikte yeniden düzenlenen madde. Geçerlilik;
01.01.2004,
Yürürlük;
31.07.2004)
Okul öncesi eğitim, ilköğretim, özel eğitim ve orta öğretim özel okullarının
işletilmesinden elde edilen kazançlar, ilgili Bakanlığın görüşü alınmak
suretiyle Maliye Bakanlığının belirleyeceği usul ve esaslar çerçevesinde beş
vergilendirme dönemi gelir vergisinden müstesnadır. İstisna, okulların faaliyete
geçtiği vergilendirme döneminden itibaren başlar.(1)
(1)(Değişmeden
önceki şekli)Maden suları kazançları istisnası
(MADDE
20-(2361
sayılı Kanunun
14’üncü
maddesiyle kaldırılmıştır.)
Mükerrer
Madde
20
– (3946
sayılı Kanunun
38'inci
maddesiyle kaldırılmıştır. Yürürlük;
1.1.1994)(*)
(*)
Mükerrer Madde
20
– (Kaldırılmadan önceki şekli) (3239
sayılı Kanunun
41'inci
maddesiyle eklenen madde)
Okul, kreş ve spor tesisleri ile
50
yatak (kalkınmada öncelikli yörelerde
35
yatak) kapasitesinden az olmamak üzere, yurt ve sağlık tesislerinin (huzurevleri
dahil) işletilmesinden elde edilen kazançlar, ilgili bakanlığın görüşü alınmak
suretiyle Maliye ve Gümrük Bakanlığının belirleyeceği usul ve esaslar dahilinde
5
yıl süreyle Gelir Vergisinden müstesna tutulurlar. İstisna, kuruluşların
faaliyete geçtiği tarihten itibaren başlar.
Bu kuruluşların kalkınmada öncelikli yörelerde kurulması halinde
bunlardan elde edilecek kazançlar yukarıdaki şartlar dahilinde
10
yıl süreyle gelir vergsiinden müstesna tutulur.
BEŞİNCİ
BÖLÜM
Sermaye
iratlarında istisnalar
Gayrimenkuller ve Haklarda
Madde
21
– (4369
sayılı Kanunun
27'nci
maddesiyle değişen fıkra Geçerlilik;
1.1.1998
Yürürlük:
29.7.1998)
Binaların mesken olarak kiraya verilmesinden bir takvim yılı içinde elde edilen
hasılatın
1.800
(1999
yılında elde edilen mesken kira gelirleri için
420.000.000,
2000
yılında elde edilen kira gelirleri için
630.000.000)
Yeni Türk Lirası gelir vergisinden müstesnadır. İstisna haddi üzerinde hasılat
elde edilip beyan edilmemesi veya eksik beyan edilmesi halinde, bu istisnadan
yararlanılamaz.(*)
Ticari,
zirai veya mesleki kazancını yıllık beyanname ile bildirmek mecburiyetinde
olanlar ile gelirleri bunlar tarafından bildirilecek olanlar bu istisnadan
faydalanamazlar.
(*)
Madde
21
– (Değişmeden önceki şekli) (2772
sayılı Kanunun
2'nci
maddesiyle değişen fıkra)
Binaların mesken olarak kiraya verilmesinden bir takvim yılı içinde elde edilen
hasılatın (3946
sayılı Kanunun
26'ncı
maddesiyle belirlenen miktar Yürürlük :
30.12.1993
Geçerlilik;
31.12.1993)
3.600.000
lirası (G.T.:
200,
41.400.000.-
Geçerlilik;
1.1.1996)
Gelir Vergisinden müstesnadır.
(4697
sayılı Kanunun
1
inci maddesiyle eklenen madde)
Mükerrer
Madde
21
– (4842
sayılı Kanunun 37/1-a maddesiyle
yürürlükten kaldırılmıştır Yürürlük; 24.04.2003)(*)
(*)(4842 sayılı Kanunla yürürlükten kalkmadan önceki madde)
(4697 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle eklenen madde Yürürlük;
07.10.2001)
Bireysel emeklilik sisteminden emeklilik hakkı kazananlar ile bu sistemden
vefat, malûliyet veya tasfiye gibi zorunlu nedenlerle ayrılanlara yapılan
ödemelerin % 25'i, Türkiye'de kâin ve merkezi Türkiye'de bulunan diğer sigorta
şirketlerinden on yıl süreyle prim ödeyenler ile vefat, malûliyet veya tasfiye
gibi zorunlu nedenlerle ayrılanlara yapılan ödemelerin % 10'u ve tek primli
yıllık gelir sigortalarından yapılan ödemeler gelir vergisinden müstesnadır.
İstisna edilen tutar üzerinden 94 üncü maddenin birinci
fıkrasının (15) numaralı bendine göre tevkifat yapılmaz.
Menkul
sermaye iratlarında(*)
Madde
22
– (4842
sayılı Kanunun 2'nci maddesiyle
değişen madde Yürürlük; 2003 yılı gelirlerine de uygulanmak üzere 24.04.2003)1.
Bireysel emeklilik sisteminden emeklilik hakkı kazananlar ile bu sistemden
vefat, malûliyet veya tasfiye gibi zorunlu nedenlerle ayrılanlara yapılan
ödemelerin % 25'i, Türkiye'de kâin ve merkezi Türkiye'de bulunan diğer sigorta
şirketlerinden on yıl süreyle prim ödeyenler ile vefat, malûliyet veya tasfiye
gibi zorunlu nedenlerle ayrılanlara yapılan ödemelerin % 10'u ve tek primli
yıllık gelir sigortalarından yapılan ödemelerin tamamı gelir vergisinden
müstesnadır.
İstisna
edilen tutar üzerinden
94
üncü maddenin birinci fıkrasının (15)
numaralı bendine göre tevkifat yapılmaz.
2.
Tam mükellef kurumlardan elde edilen,
75
inci maddenin ikinci fıkrasının (1),
(2)
ve (3)
numaralı bentlerinde yazılı kâr paylarının yarısı gelir vergisinden müstesnadır.
İstisna edilen tutar üzerinden
94
üncü madde uyarınca tevkifat yapılır ve tevkif edilen verginin tamamı, kâr
payının yıllık beyanname ile beyan edilmesi durumunda yıllık beyanname üzerinden
hesaplanan vergiden mahsup edilir.(**)
(*) (4842
sayılı Kanunla değişmeden önceki başlık) Gayrimenkuller ve Haklarda
(**)(4842
sayılı Kanunla değişmeden önceki madde) (3239
sayılı Kanunun
138/b
maddesiyle kaldırılmıştır.)
ALTINCI BÖLÜM
Müteferrik
istisnalar
Ücretlerde
Madde
23
– (2361
sayılı Kanunun
17'nci
maddesiyle değişen madde)
Aşağıda
yazılı ücretler Gelir Vergisi'nden istisna edilmiştir:
1.
Köylerde veya son nüfus sayımına göre belediye içi nüfusu
5.000'i
aşmayan yerlerde faaliyet gösteren ve münhasıran el ile dokunan halı ve kilim
imal eden işletmelerde çalışan işçilerin ücretleri;
2.
(4369
sayılı Kanunun
28'inci
maddesiyle değişen bent Yürürlük;
29.7.1998)
Gelir Vergisi'nden muaf olanların veya gerçek usulde vergilendirilmeyen
çiftçilerin yanında çalışan işçilerin ücretleri;(1)
3.
Toprak altı işletmesi halinde bulunan madenlerde cevher istihsali ve bununla
ilgili diğer bütün işlerde çalışanların münhasıran yer altında çalıştıkları
zamanlara ait ücretleri;
4.
(4369
sayılı Kanunun
82/3-b
maddesiyle bent kaldırılmıştır. Yürürlük ;
29.7.1998)(2)
5.
Köy muhtarları ile köylerin katip, korucu, imam, bekçi ve benzeri hizmetlilerine
köy bütçesinden ödenen ücretler ile çiftçi mallarını koruma bekçilerinin
ücretleri;
6.
Hizmetçilerin ücretleri (Hizmetçiler özel fertler tarafından evlerde,
bahçelerde, apartmanlarda ve ticaret mahalli olmayan sair yerlerde orta
hizmetçiliği, süt ninelik, dadılık, bahçıvanlık, kapıcılık gibi özel hizmetlerde
çalıştırılanlardır.) (Mürebbiyelere ödenen ücretler istisna kapsamına dahil
değildir);
7.
Sanat okulları ile bu mahiyetteki enstitülerde, ceza ve ıslahevlerinde,
darülacezelerin atelyelerinde çalışan öğrencilere, hükümlü ve tutuklulara ve
düşkünlere verilen ücretler;
8.
(4108
sayılı Kanunun
16
ncı maddesiyle değişen bent)
Hizmet
erbabına işverenlerce yemek verilmek suretiyle sağlanan menfaatler
(İşverenlerce, işyerinde veya müştemilatında yemek verilmeyen durumlarda
çalışılan günlere ait bir günlük yemek bedelinin (4369
sayılı Kanunun
28
inci maddesiyle değişen ibare Yürürlük;
29.7.1998)
7
Yeni Türk Lirasını (3)
(1999
yılı için
1.400.000,
2000
yılı için
2.100.000)
aşmaması ve buna ilişkin ödemenin yemek verme hizmetini sağlayan mükelleflere
yapılması şarttır. Ödemenin bu tutarı aşması halinde, aşan kısım ile hizmet
erbabına yemek bedeli olarak nakten yapılan ödemeler ve bu amaçla sağlanan
menfaatler ücret olarak vergilendirilir.);
9.
(3239
sayılı Kanunun
42'nci
maddesiyle değişen bent)
Genel
olarak maden işletmelerinde ve fabrikalarda çalışan işçilere ve özel kanunlarına
göre barındırılması gereken memurlarla müstahdemlere konut tedariki ve bunların
aydınlatılması, ısıtılması ve suyunun temini suretiyle sağlanan menfaatler ile
mülkiyeti işverene ait brüt alanı
100
m2yi
aşmayan konutların hizmet erbabına mesken olarak tahsisi suretiyle sağlanan
menfaatler (Bu konutların
100
m2'yi
aşması halinde, aşan kısma isabet eden menfaat için bu istisna hükmü
uygulanmaz);
10.
Hizmet erbabının toplu olarak işyerlerine gidip gelmelerini sağlamak maksadıyla
işverenler tarafından yapılan taşıma giderleri;
11.
(4697
sayılı Kanunun
2
inci maddesiyle değişen bent Yürürlük;
07.10.2001)
Kanunla kurulan emekli sandıkları ile
506
sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun geçici
20
nci maddesinde belirtilen sandıklar tarafından ödenen emekli, malûliyet, dul ve
yetim aylıkları (506
sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun geçici
20
nci maddesinde belirtilen sandıklar tarafından ödenen aylıkların toplamı, en
yüksek Devlet memuruna ödenen en yüksek ödeme tutarından fazla ise aradaki fark
ücret olarak vergiye tabi tutulur.) (Genel, katma ve özel bütçelerden ödenen bu
nevi aylıklar dahil); (4)
(5)
12.(5228
sayılı Kanunun
59/3-b
maddesiyle değişen ibare. Yürürlük;
31.07.2004))
3308
sayılı Çıraklık ve Mesleki Eğitim Kanununa tabi çırakların (8)
asgari ücreti aşmayan ücretleri.
13.
(3239
sayılı Kanunun
42'nci
maddesiyle eklenen bent)
Yabancı ülkelerde bulunan sosyal güvenlik kurumları tarafından ödenen emekli,
malûliyet, dul ve yetim aylıkları;
14.
(4962
sayılı Kanunun
5'
inci maddesiyle eklenen bent Yürürlük;
01.06.2003
tarihinden geçerli olmak üzere
07.08.2003)Kanunî
ve iş merkezi Türkiye'de bulunmayan dar mükellefiyete tâbi işverenlerin yanında
çalışan hizmet erbabına, işverenin Türkiye dışında elde ettiği kazançları
üzerinden döviz olarak ödediği ücretler;(7)
15.
(3239
sayılı Kanunun
42'nci
maddesiyle eklenen bent)
Yüz ve daha aşağı sayıda işçi çalıştıran işyerlerinde bir, yüzden fazla işçi
çalıştıran işyerlerinde iki, amatör sporcu çalıştıranların, her yıl millî
müsabakalara iştirak ettiklerinin belgelenmesi ve bu amatör sporculara ödenen
ücretler.
(Asgari
ücretin iki katını aşmamak kaydıyla)
(1)
(Değişmeden önceki şekli) (2361
sayılı Kanunun
17'nci
maddesiyle değişen madde)
2.
Gelir Vergisinden muaf veya götürü gider usulünde vergiye tabi çiftçilerin
ziraat işlerinde bilfiil çalışan işçilerin ücretleri (Bekçi ve çoban ücretleri
dahil);
(2)
4.
(Kaldırılmadan önceki şekli) 'Ticari ve sınai kazançları vergiden muaf
bulunanların bu işlerinde çalıştırılan hizmet erbabının ücretler
(3)
8.
(Değişmeden önceki ibare)
100
000
lirayı (95/7593
sayılı B.K.K. ile
200.000
Yürürlük :
30.12.1995)
(97/10351
sayılı B.K.K. ile
1998
takvim yılında uygulanmak üzere
600.000)
(4)
11.
(Değişmeden önceki şekli) (2361
sayılı Kanunun
17'inci
maddesiyle değişen madde)
Kanunla kurulan veya tüzel kişiliği haiz bulunan emekli sandıkları tarafından
ödenen emekli, maluliyet, dul ve yetim aylıkları (Tüzelkişiliği haiz muhtelif
emekli sandıkları tarafından ödenen aylıklar toplamı; hizmet süresi ve aylık
seviyesi aynı olan Devlet memurlarına ödenen miktardan fazla ise, aradaki fark
ücret olarak vergiye tabi tutulur.) (Genel, katma ve özel bütçelerden ödenen bu
nevi aylıklar dahil);
(5)
(4697
sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)
11.
(4369
sayılı Kanunun
28'inci
maddesiyle değişen bent Yürürlük;
29.7.1998)
Kanunla kurulan veya tüzel kişiliği haiz bulunan emekli
sandıkları ile
10
yıl süre ile prim veya aidat ödenmiş olmak kaydıyla Türkiye'de kain ve merkezi
Türkiye'de bulunan sigorta şirketleri ve yardım sandıkları tarafından ödenen
emekli, maluliyet, dul ve yetim aylıkları (Tüzel kişiliği haiz muhtelif emekli
sandıkları ile sigorta şirketleri ve yardım sandıkları tarafından ödenen
aylıklar toplamı, en yüksek devlet memuruna ödenen en yüksek ödeme tutarından
fazla ise aradaki fark ücret olarak vergiye tabi tutulur.) (Genel, katma ve özel
bütçelerden ödenen bu nevi aylıklar dahil);
(6)(4842
sayılı Kanunla yürürlükten kalkmadan önceki bent)14.
(3239
sayılı Kanunun
42'nci
maddesiyle eklenen bent)
Kanunî ve iş merkezi Türkiye'de bulunmayan dar mükellefiyete tabi işverenlerin
yanında çalışan hizmet erbabına, işverenin Türkiye dışında elde ettiği
kazançları üzerinden döviz olarak ödediği ücretler;
(7)14.
(4962
sayılı Kanunla değişenmeden önceki bent)
(4842
sayılı Kanunun
37/1-b
maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır Yürürlük;
01.06.2003)(6)
(8)(
Değişmeden önceki şekli)
2089
sayılı Çırak, Kalfa ve Ustalık Kanunu hükümlerine tabi çırakların
Gider
Karşılıklarında
Madde
24
– (2361
sayılı Kanunun
18'inci
maddesiyle değişen madde)
Gider karşılığı olarak yapılan aşağıda yazılı ödemeler Gelir Vergisi'nden
istisna edilmiştir.
1.
(2574
sayılı Kanunun
5'inci
maddesiyle değişen bent)
Harcırah
Kanunu'na tabi kurumlar tarafından harcırah veya yolluk olarak yapılan ödemeler;
2.
(2772
sayılı Kanunun
3'üncü
maddesiyle değişen bent)
Harcırah Kanunu kapsamı dışında kalan müesseseler tarafından idare meclisi
başkanı ve üyeleri ile denetçilerine, tasfiye memurlarına ve hizmet erbabına
(Harcırah Kanunu'na tabi olsun olmasın her türlü sözleşmeli personel dahil)
verilen gerçek yol giderlerinin tamamı ile yemek ve yatmak giderlerine karşılık
verilen gündelikler (Bu gündelikler aynı aylık seviyesindeki devlet memurlarına
verilen gündeliklerden fazla ise veya devletçe verilen gündeliklerin en yüksek
haddini aşarsa, aradaki fark ücret olarak vergiye tabi tutulur);
3.
(3946
sayılı Kanunun
38'inci
maddesiyle bent kaldırılmıştır. Yürürlük;
1.1.1994)
4.
657
sayılı Devlet Memurları Kanunu'na göre ödenen yakacak yardımı (memur, işçi ve
Bağ-Kur emeklilerine avans olarak ödenenler dahil);
5.
Sayım işleriyle, seçim işlerinde çalıştırılanlara özel kanunlarına göre verilen
zaruri gider karşılıkları.
Tazminat ve
Yardımlarda
Madde
25
–
Aşağıda
yazılı tazminat ve yardımlar Gelir Vergisi'nden müstesnadır:
1.
Ölüm, sakatlık, hastalık ve işsizlik sebepleriyle verilen tazminat ve yapılan
yardımlar;
2.
Muhtaç olanlara belli bir süre için veya hayat kaydıyla yapılan yardımlar (Asker
ailelerine yapılan yardımlarla hayır derneklerinin ve yardım sandıklarının
yardımları mutlak olarak bu istisnaya girerler);
3.
(4697
sayılı Kanunun
3
üncü maddesiyle değişen bent Yürürlük;
07.10.2001)
Kanunla kurulan emekli sandıkları ile
506
sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun geçici
20
nci maddesinde belirtilen sandıklar tarafından, kendilerine zat aylığı
bağlananlara aylıkları dışında, kanunları veya statüleri gereğince verilen
emekli, dul, yetim ve evlilik ikramiyeleri veya iade olunan mevduatı ve
sürelerini doldurmamış bulunanlarla dul ve yetimlerine toptan ödenen tazminatlar
(506
sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun geçici
20
nci maddesinde belirtilen sandıklar tarafından ödenen tazminat, yardım ve toptan
ödemeler en yüksek Devlet memuruna ödenen en yüksek ödeme tutarından fazla ise
aradaki fark ücret olarak vergiye tâbi tutulur. Bu mukayesede gerek muhtelif
sandıklardan gerek aynı sandıktan muhtelif zamanlarda yapılan ikramiye, tazminat
ve toptan ödemeler topluca dikkate alınır.);(*) (***)
4.
Hizmet erbabına ödenen çocuk zamları (Bu zamlar devletçe verilen miktarları
aştığı takdirde, fazlası vergiye tabi tutulur.);
5.
Evlenme ve doğum münasebetiyle hizmet erbabına yapılan yardımlar (Bu istisna
hizmet erbabının iki aylığına veya buna tekabül eden gündeliklerinin tutarına
kadar olan yardım kısmına uygulanır.);
6.
Sosyal sigorta kurumları tarafından sigortalılara yapılan ödemeler;
7.
(2320
sayılı Kanunun
2'nci
maddesiyle değişen bent)
1475
ve
854
sayılı Kanun'lara göre ödenmesi gereken kıdem tazminatlarının tamamı ile
5953
sayılı Kanun'a göre ödenen kıdem tazminatlarının hizmet erbabının
24
aylığını aşmayan miktarları (hizmet ifa etmeksizin ödenen ücretler tazminat
sayılmaz);
8.
Genel olarak nafakalar (Alanlar için);
9.
Yardım sandıkları tarafından statüleri gereğince kendi üyelerine ölüm, sakatlık,
hastalık, doğum, evlenme gibi sebeplerle yapılan yardımlar. (4369
sayılı Kanunun
29'uncu
maddesiyle kaldırılan ibare Yürürlük;
29.7.1998)
(**)
10.
(3239
sayılı Kanunun
44'üncü
maddesiyle eklenen bent)
Yabancı ülkelerde bulunan sosyal güvenlik kurumları tarafından ödenen emekli,
dul, yetim ve evlenme ikramiyeleri veya iade olunan mevduat, sürelerini
doldurmamış bulunanlarla, dul ve yetimlerine toptan ödenen tazminat ve
yardımlar.
(*)
3.
(Değişmeden önceki şekli) (2361
sayılı Kanunun
19'uncu
maddesiyle değişen bent)
Kanunla kurulan veya tüzel kişiliği haiz olan emekli sandıklarınca kendilerine
zat aylığı bağlananlara aylıkları dışında, kanunları veya statüleri gereğince
verilen emekli, dul, yetim ve evlenme ikramiyeleri veya iade olunan mevduatı ve
sürelerini doldurmamış bulunanlarla dul ve yetimlerine toptan ödenen tazminatlar
(Kamu idare ve müesseseleri ile kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumları
dışında kalan tüzelkişiliği haiz emekli sandıkları tarafından ödenen tazminat ve
yardımlar hizmet süresi ve aylık seviyesi aynı olan Devlet memurlarına verilen
miktardan fazla ise, aradaki fark ücret olarak vergiye tabi tutulur. Bu
mukayesede gerek muhtelif emekli sandıklarından, gerek aynı emekli sandığından
muhtelif zamanlarda alınan ikramiye ve tazminatlar topluca dikkate alınır);
(**)
(Kaldırılmadan önceki ibare) ile üyelerinin geri verilen mevduatı.
(***)
(4697
sayılı Kanunla Değişmeden önceki şekli)
3.
(4369
sayılı Kanunun
29'uncu
maddesiyle değişen bent Yürürlük;
29.7.1998)
Kanunla kurulan veya tüzel kişiliği haiz olan emekli
sandıklarınca kendilerine zat aylığı bağlananlara aylıkları dışında, kanunları
veya statüleri gereğince verilen emekli, dul, yetim ve evlenme ikramiyeleri veya
iade olunan mevduatı ve sürelerini doldurmamış bulunanlarla dul ve yetimlerine
toptan ödenen tazminatlar ile
10
yıl süre ile prim veya aidat ödenmiş olmak kaydıyla Türkiye'de kain ve merkezi
Türkiye'de bulunan sigorta şirketleri ve yardım sandıkları tarafından iade
olunan mevduat veya toptan yapılan ödeme tutarı (Kamu idare ve müesseseleri ile
kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumları dışında kalan tüzel kişiliği haiz
emekli sandıkları ile sigorta şirketleri ve yardım sandıkları tarafından ödenen
tazminat, yardım ve toptan yapılan ödemeler en yüksek devlet memuruna ödenen en
yüksek ödeme tutarından fazla ise aradaki fark ücret olarak vergiye tabi
tutulur. Bu mukayesede gerek muhtelif emekli sandıkları ile sigorta şirketleri
ve yardım sandıklarından gerek aynı emekli sandığı ile sigorta şirketleri ve
yardım sandıklarından muhtelif zamanlarda alınan ikramiye, tazminat ve toptan
yapılan ödemeler topluca dikkate alınır.);
Vatan
Hizmetleri Yardımlarında
Madde
26
–
Aşağıdaki
yazılı vatan hizmetleri yardımları Gelir Vergisi'nden müstesnadır:
1.
Harb malullüğü zamları;
2.
Harb malullerine ve şehit, dul ve yetimlerine verilen tekel beyiyeleri;
3.
şehitlerin dul ve yetimlerine şehit, dul ve yetimi sıfatıyla yapılan bilumum
ödemeler (Bu hükmün tatbikinde hususi kanunlarına göre kendilerine şehit sıfatı
verilenlerle harp, isyan, eşkiya, kaçakçı takip ve müsademesi, sanıkların ve
mahkumların takibi, manevra, talim ve tatbikat esnasında görev başında veya
görevden doğan sebeplerle ölenler şehit sayılır.);
4.
Vatan hizmetleri tertibinden bağlanan aylıklar ile ödenen mükafatlar.
Teçhizat ve
Tayın Bedellerinde
Madde
27
–
Aşağıda
yazılı teçhizat ve tayın bedelleri Gelir Vergisi'nden müstesnadır:
1.
Özel kanunlara dayanarak verilen yemek ve hayvan yem bedelleri veya bu mahiyette
yapılan ödemeler;
2.
Demirbaş olarak verilen giyim eşyası (Resmi ve özel daire ve müesseselerce
hizmet erbabına işin icabı olarak verilen ve bunların işten ayrılmaları halinde
geri alınan giyim eşyası);
3.
Tahsilde bulunanlar için yapılan giyim giderleri.
Tahsil ve
Tatbikat Ödemelerinde
Madde
28
–
Tahsil ve
tatbikat giderleri karşılığı olarak yapılan aşağıda yazılı ödemeler Gelir
Vergisi'nden istisna edilmiştir:
1.
Resmi ve özel müesseseler ve şahıslar hesabına yabancı memleketlerde tahsilde
veya stajda bulunan öğrenci ve memurlara gider karşılığı olarak verilen paralar
(özel müesseseler tarafından yapılan ödemeler, benzeri devlet öğrenci ve
memurlarına verilen miktardan fazla olduğu takdirde, aradaki fark ücret olarak
vergiye tabi tutulur.) (Asli görev veya memuriyet dolayısiyle alınan ücretler bu
istisnaya dahil değildir);
2.
Resmî ve özel müesseselere ve şahıslar hesabına Türkiye'de tahsilde bulunan
öğrenciye iaşe, ibate ve tahsil gideri olarak ödenen paralar;
3.
Öğrencilere tatbikat dolayısıyla öğretim müesseseleri veya tahsil masrafları
deruhte edenler tarafından verilen paralar.
Teşvik
İkramiye ve Mükafatları
Madde
29
–
Teşvik
gayesiyle verilen aşağıda yazılı ikramiye ve mükafatlar Gelir Vergisi'nden
müstesnadır:
1.
İlim ve fenni, güzel sanatları, tarımı, hayvan yetiştirilmesini ve memleket
bakımından faydalı olan diğer işleri ve faaliyetleri teşvik maksadıyle verilen
ikramiyeler ve mükafatlar;
2.
(2361
sayılı Kanunun
20'nci
maddesiyle değişen bent)
Subay, astsubay, erbaş ve erlere ve ordu hizmetinde bulunan sivil makinistlere,
uçuş, dalış gibi hizmetleri dolayısıyla verilen tazminatlar, gündelikler,
ikramiyeler, zamlar ile Türk Hava Kurumu veya kanuni ve iş merkezi Türkiye'de
bulunan müesseselerde uçuş maksadıyla görevlendirilenlere; uçuş hizmetleri,
denizaltına dalış yapanlara dalış hizmetleri dolayısıyla yapılan aynı
mahiyetteki ödemeler;
3.
(2361
sayılı Kanunun
20'nci
maddesiyle değişen bent)
Spor yarışmalarına katılan amatör sporculara ödenen ödül ve ikramiyeler;
4.
(2361
sayılı Kanunun
20'nci
maddesiyle değişen bent)
Spor yarışmalarını yöneten hakemlere ödenen ücretler.
Sergi ve
Panayır İstisnası
Madde
30
–
Dar
mükellefiyete tabi olanların:
1.
Hükümetin müsaadesiyle açılan sergi ve panayırlarda yaptıkları ticari
faaliyetlerden elde ettikleri kazançlar (Türkiye'de başkaca iş yeri ve daimi
temsilcileri bulunmamak şartıyle);
2.
Bu sergi ve panayırlarda yaptıkları serbest meslek faaliyetlerinden elde
ettikleri kazançlar;
Gelir
Vergisi'nden müstesnadır.
YEDİNCİ
BÖLÜM
(2361
sayılı Kanunun
21'inci
maddesiyle değişen başlık)
İndirimler
Sakatlık
indirimi(*)
Madde
31
– (4842
sayılı Kanunun
3'üncü
maddesiyle değişen madde Yürürlük;
01.01.2004)Çalışma
gücünün asgarî %
80'ini
kaybetmiş bulunan hizmet erbabı birinci derece sakat, asgarî %
60'ını
kaybetmiş bulunan hizmet erbabı ikinci derece sakat, asgarî %
40'ını
kaybetmiş bulunan hizmet erbabı ise üçüncü derece sakat sayılır ve aşağıda
sakatlık dereceleri itibariyle belirlenen aylık tutarlar, hizmet erbabının
ücretinden indirilir.
Sakatlık
indirimi;
- Birinci
derece sakatlar için
440
Yeni Türk Lirası,
- İkinci
derece sakatlar için
220
Yeni Türk Lirası,
- Üçüncü
derece sakatlar için
110
Yeni Türk Lirasıdır.
Sakatlık
derecelerinin tespit şekli ile uygulamaya ilişkin esas ve usuller Maliye, Sağlık
ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik bakanlıklarınca bu konuda müştereken hazırlanacak
bir yönetmelik ile belirlenir.(**)
(*) (4842
sayılı Kanunla değişmeden önceki başlık) İndirim Hadleri
(**)(4842
sayılı Kanunla değişmeden önceki madde) (3239
sayılı Kanunun
45'inci
maddesiyle değişen madde)
Gerçek ücretlerin vergilendirilmesinde aşağıdaki indirimler uygulanır.
1.
Özel indirim: (3689
sayılı Kanunun
7'nci
maddesiyle belirlenen miktarlar) (99/13645
sayılı B.K.K. ile değişen miktarlar parantez içinde siyah ile yazılmıştır.)
Günde (1.200)
(625.000),
ayda (36.000)
(18.750.000),
yılda (432.000)
(225.000.000)
liradır.(1)(2)(3)
(3824
sayılı Kanunun
2'nci
maddesi ile değişen alt bent. Yürürlük;
11.7.1992)
Bakanlar Kurulu, özel indirim tutarlarını, sanayi kesiminde
çalışan
16
yaşından büyük işçiler için uygulanan asgarî ücret tutarına kadar artırmaya
yetkilidir. Bu yetki, sürekli olarak fiilen, kalkınmada birinci ve ikinci
derecede öncelikli yörelerde çalışanlar ile bu yörelerdeki il ve ilçelerde
çalışanlar ve kalkınmada birinci ve ikinci derecede öncelikli yöreler veya diğer
yörelerde çalışan asgarî ücretlilere farklı özel indirim tutarları tespit
edilmek suretiyle de kullanılabilir.(4)
2.
Sakatlık indirimi: Çalışma gücünün asgari %
80'ini
kaybetmiş bulunan hizmet erbabı birinci derece sakat, asgarî %
60'ını
kaybetmiş bulunan hizmet erbabı ikinci derece sakat, asgarî %
40'ını
kaybetmiş bulunan hizmet erbabı ise üçüncü derece sakat sayılır ve aşağıda
belirtilen sakatlık indiriminden faydalanırlar.
Sakatlık indirimi özel indirim tutarının;
– Birinci derece sakatlar için sekiz katı,
– İkinci derece sakatlar için dört katı,
– Üçüncü derece sakatlar için iki katıdır.
Sakatlık derecelerine göre tespit edilecek indirimler, özel
indirime eklenerek hizmet erbabının ücretinden indirilir.
Sakatlık derecelerinin tespit şekli ile uygulamaya ilişkin esas
ve usuller Maliye ve Gümrük, Sağlık ve Sosyal Yardım ve Çalışma ve Sosyal
Güvenlik Bakanlıkları'nca bu konuda müştereken hazırlanacak bir yönetmelik ile
tespit edilir.
Aile reisinin, eşinin ve çocuklarının herbirinin gerçek usulde
tespit edilen ücret gelirine bu maddede yer alan özel indirim ve sakatlık
indirimi uygulanır.
(1)
(Değişmeden önceki şekli)
Günde (200),
Ayda (6.000),
Yılda (72.000),
(2)
97/10416
sayılı B.K.K. ile
1997
yılı için belirlenen miktarlar : Günde (315.000),
ayda (9.450.000),
yılda (113.400.000)
(3)
98/12030
sayılı B.K.K. ile
1998
yılı için belirlenen miktarlar : Günde (500.000),
ayda (15.000.000),
yılda (180.000.000)
(4)
(Değişmeden önceki şekli) Bakanlar Kurulu, özel indirim tutarlarını,
15
katına kadar artırmaya yetkilidir. Bu yetki, kalkınma planı ve yıllık
programlarda özel önem taşıdığı belirtilen sektörler ile kalkınmada öncelikli
bölgelerde fiilen çalışanların ücretleri için farklı özel indirim tutarları
tespit edilmek suretiyle de kullanılabilir.
İndirim
Hadleri
Madde
32
– (3239
sayılı Kanunun
138/b
maddesiyle kaldırılmıştır.)
İndirim
Hadleri
Madde
33
– (3239
sayılı Kanunun
138/b
maddesiyle kaldırılmıştır.)
İndirim
Hadleri
Madde
34
– (3239
sayılı Kanunun
138/b
maddesiyle kaldırılmıştır.)
Vergi
Karnesi Esası
Madde
35
– (2454
sayılı Kanunun
7'nci
maddesiyle değişen madde)
A)
İndirimlerden faydalanmak isteyenler Vergi Usul Kanunu esaslarına göre vergi
karnesi almak zorundadırlar.
B) Bu
Kanun'un
2'nci
maddesinde sayılan kazanç ve iratları elde edenler (İstisna ve muafiyetlerden
faydalananlar dahil) vergi karnesi almak ve Gelir Vergisi yönünden durumlarını
ve bu durumda meydana gelen değişiklikleri karnelerine yazdırmak zorundadırlar.
(2574
sayılı Kanunun
7'nci
maddesiyle değişen fıkra)
Bu bentte yazılı vergi karnesinin ihtiva edeceği hususlar, karne almaya ilişkin
şekli ve esaslar ile uygulama zamanı Maliye Bakanlığı tarafından tespit edilir.
İndirimin
Uygulanmayacağı Gelirler
Madde
36
– (980
sayılı Kanunun
4'üncü
maddesiyle değişen madde)
Muhtelif yerlerden ücret alan hizmet erbabı için
31'inci
maddede yazılı indirimler bunlardan yalnız en yüksek olan ücretin vergisine
uygulanır. Hizmet erbabının vergi karnesi varsa indirimin uygulanacağı ücret bu
karneyi muhafaza eden işverenden aldığı ücrettir. Vergi Usul Kanunu ile karne
almaktan muaf tutulmuş olanlarda indirimin uygulanacağı ücret, aile durumu sual
varakasını muhafaza eden işverenden aldığı ücrettir.
31'inci
maddedeki indirimler, dar mükellefiyete tabi kimselere şamil değildir.
SEKİZİNCİ
BÖLÜM
(202
sayılı Kanunun
16'ncı
maddesiyle eklenen bölüm)
Yatırım
indirimi(4842
sayılı Kanunun 37/1-c maddesiyle
yürürlükten
kaldırılmıştır Yürürlük; 24.04.2003)
Yatırım
İndiriminin Mahiyeti
Ek Madde
1
– (4842
sayılı Kanunun 37/1-c maddesiyle
yürürlükten kaldırılmıştır Yürürlük; 24.04.2003)(*)
(*)(4842 sayılı Kanunla yürürlükten kalkmadan önceki ek madde)
(4369 sayılı Kanunun 30'uncu maddesiyle değişen madde Yürürlük;
1.1.1999)
Dar mükellefiyete tabi olanlar dahil, ticarî veya ziraî kazançları üzerinden
vergiye tabi mükelleflerin (adi ortaklıklar, kollektif ve adi komandit şirketler
ile kurumlar vergisi mükellefleri dahil), yatırım indiriminden faydalanması
kabul edilmiş bulunan yatırımları kapsamında yaptıkları ve müteakip
vergilendirme döneminde yapmayı öngördükleri yatırım harcamaları bu bölümde
yazılı şartlar dahilinde ilgili kazançlarından indirilir.
Yatırım Teşvik Belgesi aranmaksızın yapılan yatırımlarda yatırım
indirimi, harcamanın yapıldığı yıl kazancından başlayarak uygulanır.(1)
(1)
Ek
Madde 1 – (Değişmeden önceki şekli) (3946 sayılı Kanunun 7'nci maddesiyle
değişen madde Yürürlük; 1.1.1994) Dar mükellefiyete tabi olanlar dahil,
ticarî veya ziraî kazançları üzerinden vergiye tabi mükelleflerin (adi
ortaklıklar, kollektif ve adi komandit şirketler ile kurumlar vergisi
mükellefleri dahil) yaptıkları yatırımlar, bu bölümde yazılı kayıt ve şartlar
dahilinde, ilgili kazançlarından indirilir.
Yatırım
İndirimin Şartları
Ek Madde
2
– (4842
sayılı Kanunun 37/1-c maddesiyle
yürürlükten kaldırılmıştır Yürürlük; 24.04.2003)(*)
(*)(4842 sayılı Kanunla yürürlükten kalkmadan önceki ek madde)
(3946 sayılı Kanunun 7'nci maddesiyle değişen madde Yürürlük;
1.1.1994)
Yatırım indiriminin uygulanmasında aşağıda yazılı şartlar topluca aranır:
1. İndirimin uygulanacağı ticarî ve ziraî kazanç bilanço esasına
göre tespit edilmiş olmalıdır.
2. Yatırımlar, kalkınma planları ve yıllık programlarda
belirtilenlerden Maliye Bakanlığı ile Hazine Müsteşarlığı (4369 sayılı
Kanunun 81 inci maddesinin C fıkrasının 14 numaralı bendi ile değişen ibare
Yürürlük; 29.7.1998)(1) tarafından müştereken seçilen sektörler veya
konularda yapılmalıdır.
3. (4369 sayılı Kanunun 30'uncu maddesiyle değişen bent
Yürürlük; 1.1.1999) Yapılan yatırım ticari ve sınai yatırımlar için en az
elli milyar (1.1.2000 tarihinden itibaren 76 milyar) lira, zirai
yatırımlar için en az on milyar (1.1.2000 tarihinden itibaren 15 milyar)
lira olmalıdır. Kalkınmada öncelikli yörelerde bu tutarların yarısı dikkate
alınır. (97/10351 sayılı B.K.K. ile sırasıyla
30.000.000.000 lira,5.000.000.000.-lira, Yürürlük; 1.1.1998)(2)
4. (4108 sayılı Kanunun 17'nci maddesiyle değişen bent
Yürürlük; 2.6.1995) Yatırıma başlamadan önce Hazine Müsteşarlığına
başvurularak gerekli bilgi ve belgelerin tevdi edilmiş ve yukarıda belirtilen
şartların mevcudiyeti tasdik edilerek Yatırım Teşvik Belgesi verilmiş olmalıdır.
şu kadar ki, Yatırım Teşvik Belgesi aranmaksızın yatırım indirimi uygulanacak
yatırım türü veya miktarlarını (bu fıkranın 3 numaralı bendinde yer alan
miktarları aşmamak ve bu miktarların yarısından aşağı olmamak üzere) yöreler
veya sektörler itibariyle ayrı ayrı belirlemeye ve bu hükmün uygulamasına
ilişkin usul ve esasları tespite Maliye Bakanlığı ile Hazine Müsteşarlığı
müştereken yetkilidir.
Araştırma, plan ve proje masrafları ile arazi temini için yapılan
giderler hariç olmak üzere, yatırımla ilgili her türlü harcamalar yatırıma
başlandığını gösterir.
5. Yatırım, tasdik edilmiş bulunan şartlar ve süreler dahilinde
yapılmış olmalıdır.
Tasdik edilen şartlarda meydana gelecek değişikliklerin ve
sürelerde doğabilecek gecikmelerin vukuundan itibaren üç ay içinde Hazine
Müsteşarlığına (4369 sayılı Kanunun 81 inci maddesinin C fıkrasının 14
numaralı bendi ile değişen ibare Yürürlük; 29.7.1998)(3) bildirilmesi ve
onayının alınması şarttır.
Müracaatın zamanında yapılmaması veya değişikliklerin kabul
edilmemesi halinde, evvelce yapılan tasdik hükümsüz addolunur ve yatırım
indiriminden yararlanma hakkı ortadan kalkar.
Hazine Müsteşarlığı, (4369 sayılı Kanunun 81 inci maddesinin C
fıkrasının 14 numaralı bendi ile değişen ibare Yürürlük; 29.7.1998)(4)
yukarıdaki şartlar çerçevesinde vereceği Yatırım Teşvik Belgesinin bir örneğini
Maliye Bakanlığı'na gönderir. Belgedeki vize ve iptaller de ayrıca bildirilir.
Yatırım indiriminden yararlanma şartları ve uygulama esasları ile
diğer hususlar Maliye Bakanlığı ile Hazine Müsteşarlığı'nca (4369 sayılı
Kanunun 81 inci maddesinin C fıkrasının 14 numaralı bendi ile değişen ibare
Yürürlük; 29.7.1998)(5)müştereken belirlenir.
(1)
Ek Madde 2 – 2. bent (Değişmeden önceki ibare) Hazine ve Dış Ticaret
Müsteşarlığı
(2)
3. (Değişmeden önceki şekli) Yapılan yatırım, ticarî ve sınaî yatırımlar
için en az 3.000.000.000 lira, (96/8955 sayılı B.K.K ile 18.000.000.000 lira
Yürürlük; 1.1.1997) zirai yatırımlar için en az 500.000.000 lira (96/8955
sayılı B.K.K. ile 3.000.000.000 lira) olmalıdır.
(3)
5. (Değişmeden önceki ibare) Hazine ve Dışticaret Müsteşarlığı
(4)
5. (Değişmeden önceki ibare) Hazine ve Dışticaret Müsteşarlığı
(5)
5. (Değişmeden önceki ibare) Hazine ve Dışticaret Müsteşarlığı
Yatırım
İndiriminin Konusu ve Nispeti
Ek Madde
3
– (4842
sayılı Kanunun 37/1-c maddesiyle
yürürlükten kaldırılmıştır Yürürlük; 24.04.2003)(*)
(*)(4842 sayılı Kanunla yürürlükten kalkmadan önceki ek madde)
(4108 sayılı Kanunun 17'nci maddesiyle değişen madde Geçerlilik;
1.1.1995)
Yatırım indirimine, kaynağı ne olursa olsun, ek 2' nci maddede yazılı şartları
haiz bulunan yatırımlarla ilgili harcamalardan; bina, makina, tesisat, araç
(sadece işletmenin esas faaliyet konusu ile ilgili olanlar) ve benzeri
amortismana tabi aktif değerlerin yeni olanlarının maliyet bedelleri esas teşkil
eder.
Aktif değerlerin yeni olmasından maksat, bunların yurt içinde
veya dışında daha önce hiçbir şekilde kullanılmamış bulunmasıdır. Yurt dışında
kullanılmış olsa dahi Hazine Müsteşarlığı'nca uygun görülen makina ve tesislerin
ithali halinde, bu aktif kıymetler yatırım indirimi uygulaması bakımından yeni
addolunur.
Personel lojmanları inşası (kalkınmada öncelikli yörelerde
yapılanlar hariç) ve tefrişi, arazi veya arsa tedariki, yedek parça temini, esas
proje dışında münferit tesisat, makina, araç mübayaası için yapılan harcamalara
yatırım indirimi uygulanmaz. İnşa edilmiş olarak veya inşa halinde satın alınan
binaların satın alma bedeli üzerinden yatırım indirimi yapılmaz.
Petrol Kanunu'na göre yürütülen arama ve sondaj faaliyetleri için
yapılan ve aktifleştirilen harcamalardan, ilgili bakanlığın görüşü alınmak
suretiyle, Maliye Bakanlığı'nca belirlenenler, yatırım indirimi uygulaması
bakımından yatırım harcaması sayılır.
(4369 sayılı Kanunun 30'uncu maddesiyle değişen fıkra Yürürlük;
1.1.1999)
Yatırım indirimi oranı, yatırım tutarının % 40'ıdır. Bakanlar Kurulu bu oranı
kalkınma planı ve yıllık programlarda özel önem taşıdığı belirtilen sektörlerde
yapılan yatırımlar için % 100'e, 250 milyon ABD Doları karşılığı Türk Lirasını
aşan sınai yatırımlarda % 200'e kadar artırmaya veya kanuni orandan az olmamak
üzere yeniden tespit etmeye yetkilidir. Bu oran, organize sanayi bölgelerinde ve
kalkınmada öncelikli yörelerde % 100 olarak uygulanır.(1)
Bakanlar Kurulu'nca tespit edilen yeni oranlar, Bakanlar Kurulu
Kararı'nın Resmî Gazete'de yayımlandığı tarihten itibaren yapılan harcamalara
uygulanır.
(1) (Ek 3'üncü maddenin 5'inci fıkrasının değişmeden önceki
şekli)
Yatırım indiriminin nispeti, yatırım miktarının % 30'udur. Bakanlar Kurulu bu
oranı, kalkınmada öncelikli yöreler ile kalkınma planı ve yıllık programlarda
özel önem taşıdığı belirtilen sektörlerde yapılan yatırımlar için % 100 oranına
kadar artırmaya veya kanunî orandan az olmamak üzere yeniden tespit etmeye
yetkilidir.
Yatırım
İndiriminin Başlangıcı ve Uygulama Süresi
Ek Madde
4
– (4842
sayılı Kanunun 37/1-c maddesiyle
yürürlükten kaldırılmıştır Yürürlük; 24.04.2003)(*)
(*)(4842 sayılı Kanunla yürürlükten kalkmadan önceki ek madde)
(4369 sayılı Kanunun 30'uncu maddesiyle değişen madde Yürürlük;
1.1.1999)
Yatırım indiriminin uygulanmasına, yatırım teşvik belgesinin alındığı tarihte
beyanname verme süresi geçmemiş hesap döneminden itibaren başlanır ve indirimden
yararlanılacak miktara ulaşıncaya kadar devam olunur.
(4369 sayılı Kanunun 30'uncu maddesiyle değişen fıkra Yürürlük;
1.1.1998 tarihinden itibaren alınan yatırım teşvik belgeleri kapsamında yapılan
yatırım harcamaları için geçerli olmak üzere 29.7.1998)
Yapılan yatırım harcamalarının ilgili yıl kazancından indirilemeyen kısmı,
izleyen yıllarda Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre bu yıllar için belirlenen
yeniden değerleme oranında artırılarak dikkate alınır (Teşvik belgesiz
yatırımlar bu maddedeki yeniden değerleme hükümlerinden yararlanamaz).
Her yatırım için faydalanılacak indirim tutarı, o yatırım
içerisinde yer alan indirimden yararlanabilecek aktif kıymetlerin değerleri
toplamına, Yatırım Teşvik Belgesi'nde yer alan indirim oranının uygulanması
suretiyle hesaplanır.
Birden fazla Yatırım Teşvik Belgesi almış mükelleflerin safi
kazancının yetersizliği nedeniyle yararlanılamayan indirim tutarının bulunması
halinde, öncelikle önceki yıllarda tamamen uygulanmamış olan eski yatırımlarla
ilgili devreden indirimler, daha sonra yeni yatırımlara ilişkin indirimler,
önceki dönemlerde yapılan ve indirilemeyen tutarın bulunmaması halinde ise bir
yıl sonra yapılacak yatırımlarla ilgili indirimler uygulanır.
Teşvik belgeli yatırımlarda, yapılması öngörülen ve önceki hesap
dönemi kazancına ilişkin olarak yatırım indirimine konu edilen yatırım
harcamalarının öngörülen tutarın yüzde onunu geçen bir oranda düşük olması
halinde, eksik yapılan yatırım harcaması dolayısıyla zamanında tahakkuk
ettirilmemiş vergiler 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında
Kanun'un 48 inci maddesine göre belirlenen tecil faizi ile birlikte cezasız
tahsil olunur.(1)
(1)
Ek Madde 4 – (Değişmeden önceki şekli) (2361 sayılı Kanunun 28'inci
maddesiyle değişen madde)Yatırım indiriminin uygulanmasına, yatırım konusunu
teşkil eden aktif değerlere ilişkin harcamaların yapıldığı takvim yılından
itibaren başlanır ve indiriminden faydalanacak miktara ulaşıncaya kadar devam
olunur.
(4108 sayılı Kanunun 17'nci maddesiyle eklenen fıkra Yürürlük;
1.1.1995)
İlgili yıl kazancından indirilemeyen yatırım indirimi tutarı, izleyen ilk üç
yılda Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre bu yıllar için belirlenen yeniden
değerleme oranında artırılarak dikkate alınır. (Teşvik Belgesiz yatırımlar bu
maddedeki yeniden değerleme hükümlerinden faydalanamaz.)
Her yatırım için faydalanılacak indirim tutarı, o yatırım
içerisinde yer alan indiriminden yararlanabilecek aktif değerlerin kıymetleri
toplamına, (3239 sayılı Kanunun 46'ncı maddesiyle değişen ibare) Yatırım
Teşvik ve Yatırım İndirimi Belgesinde yazılı olan indirim nispetinin uygulanması
suretiyle hesaplanır.
Birden fazla (3239 sayılı Kanunun 46'ncı maddesiyle değişen
ibare) Yatırım Teşvik ve Yatırım İndirimi Belgesi almış mükelleflerin safi
kazancının kifayetsizliği sebebiyle önceki yıllarda tamamen uygulanmamış olan
eski yatırımlarla ilgili müdevver indirim tutarlarının mevcut bulunması halinde,
evvela bu indirimler uygulanır, ondan sonra yeni yatırımlara müteallik
indirimlerin uygulanmasına başlanır.
Yatırım
İndirimine Mevzu Aktif Değerlerin Satış ve Devri
Ek Madde
5
– (4842
sayılı Kanunun 37/1-c maddesiyle
yürürlükten kaldırılmıştır Yürürlük; 24.04.2003)(*)
(*)(4842 sayılı Kanunla yürürlükten kalkmadan önceki ek madde)
Yatırım indirimine mevzu aktif değerlerin satış veya devri
halinde aşağıdaki şekilde muamele yapılır:
a) Satan veya devreden yönünden:
Komple tesislerde yatırım tamamlandıktan, diğerlerinde istimal ve
istihsale başlandıktan sonra yatırıma mevzu aktif değerlerin topluca satış veya
devri halinde, satıcı yönünden bir muamele uygulanmaz.
Komple tesislerde yatırım tamamlanmadan, diğerlerinde istimal ve
istihsale başlanmadan yatırıma mevzu aktif değerlerin topluca satış veya devri
halinde, yatırım indirimi dolayısıyla zamanında tahakkuk ettirilmemiş olan
vergiler tahakkuk ettirilerek tahsil olunur.
b) Satın veya devir alan yönünden:
Yatırım indiriminden kısmen faydalanmış veya hiç faydalanmamış
aktif değerleri kısmen veya tamamen satın veya devir alan kimse (Yatırım
indiriminden faydalanma şartları mevcut olmak kaydiyle) işbu indirimden
faydalanır. Daha önce indirimden hiç faydalanılmamış olması halinde,
faydalanılacak miktar, satan veya devir edene tanınan yatırım indiriminin
miktarına ve satın ve devir alanın faydalanabileceği indirim nisbetlerine göre
hesaplanır. Bahis konusu aktif değerler için daha önce yatırım indiriminden
istifade edilmiş ise, satın veya devir alan, aynı değer üzerinden hesaplanacak
bakiye indirim kısmından faydalanır. Ancak bu bakiye kısım, bahis konusu aktif
değerleri için daha önce istifade edilmiş indirimlerin satın veya devir alanın
istifade edebileceği nispete göre hesaplanacak indirimden tenzili suretiyle
bulunacak miktarı aşamaz.
c) şartların ihlali halinde yapılacak muamele:
Yatırım indirimine mevzu aktif değerlerin (Yatırımın hangi
safhasında olursa olsun) yatırımla güdülen gaye dışında parça parça satılması
veya ek 2'nci maddedeki şartlardan herhangi birinin ihlali halinde, yatırım
indirimi dolayısiyle zamanında tahakkuk ettirilmemiş vergiler yönünden vergi
ziyaı hadis olmuş sayılır.
Bu maddeye göre zamanında alınamayan vergiler ile vergi
cezalarında zamanaşımı, verginin tarhını veya cezanın kesilmesini gerektiren
durumun husule geldiği tarihi takip eden yılın başından itibaren başlar.
Muhasebe
Usulü
Ek Madde
6
– (4842
sayılı Kanunun 37/1-c maddesiyle
yürürlükten kaldırılmıştır Yürürlük; 24.04.2003)(*)
(*) (4842 sayılı Kanunla yürürlükten kalkmadan önceki ek madde)
Mükellefler muhasebelerini, yatırım indiriminden istifade
ettikleri miktarların seneler itibariyle takibini temin edecek tarzda tanzim
ederler.
Her yıl istifade edilen yatırım indirimi miktarı yıllık
beyannamelerde ayrıca gösterilir.
ÜÇÜNCÜ
KISIM
Gelir
unsurlarının tesbiti
BİRİNCİ
BÖLÜM
Ticari
kazanç
Ticari
Kazancın Tarifi
Madde
37
–
Her türlü
ticari ve sınai faaliyetlerden doğan kazançlar ticari kazançtır.
Bu kanunun
uygulanmasında, aşağıda yazılı kazançlar ticari kazanç sayılır:
1.
Maden, taş ve kireç ocakları, kum ve çakıl istihsal yerleri ile tuğla ve kiremit
harmanlarının işletilmesinden;
2.
Coberlik işlerinden;
3.
Özel okul ve hastanelerle benzeri yerlerin işletilmesinden;
4.
Gayrimenkullerin alım, satım ve inşa işleriyle devamlı olarak uğraşanların bu
işlerinden;
5.
(202
sayılı Kanunun
17'nci
maddesiyle değişen bent)
Kendi nam
ve hesaplarına menkul kıymet alım-satımı ile devamlı olarak uğraşanların bu
faaliyetlerinden;
6.
(202
sayılı Kanunun
17'nci
maddesiyle değişen bent)
Satın
alınan veya trampa suretiyle iktisap olunan arazinin iktisap tarihinden itibaren
5
yıl içinde parsellenerek bu müddet içinde veya daha sonraki yıllarda kısmen veya
tamamen satılmasından; elde edilen kazançlar.
7.(4842
sayılı Kanunun 4'üncü maddesiyle
eklenen bent Yürürlük; 01.01.2004)
Diş protezciliğinden elde edilen kazançlar.
Kollektif
ortaklıklarda ortakların, adi veya eshamlı komandit ortaklıklarda komandite
ortakların ortaklık karından aldıkları paylar şahsi ticari kazanç hükmündedir. (66'ncı
madde hükmü mahfuzdur.)
Ticari
kazanç, Vergi Usul Kanunu hükümlerine ve bu kanunda yazılı gerçek (Bilanço veya
işletme hesabı esası) veya (4369
sayılı Kanunun
81/C-2
maddesiyle değişen ibare Yürürlük;
1.1.1999)
basit(*) usullere göre tespit edilir.
Özel okul
ve hastanelerle benzeri yerleri işleten serbest meslek erbabı, serbest meslek
kazançlarını da işletmenin kayıtlarına ithal edebilirler.
(*)
(Değişmeden önceki ibare) götürü
Bilanço
Esasında Ticari Kazancın Tespiti
Madde
38
–
Bilanço
esasına göre ticari kazanç, teşebbüsdeki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve
başındaki değerleri arasındaki müsbet farktır. Bu dönem zarfında sahip veya
sahiplerce:
1.
İşletmeye ilave olunan değerler bu farktan indirilir;
2.
İşletmeden çekilen değerler ise farka ilave olunur.
Ticari
kazancın bu suretle tespit edilmesi sırasında, Vergi Usul Kanunu'nun değerlemeye
ait hükümleri ile bu kanunun
40
ve
41'inci
maddeleri hükümlerine uyulur.
(3239
sayılı Kanunun
138/a
maddesiyle fıkra kaldırılmıştır.)
(5024
Sayılı Kanunun
9/b
maddesiyle yürürlükten kaldırılan fıkra. Yürürlük:01.01.2004)(1)
(5024
Sayılı Kanunun
9/b
maddesiyle yürürlükten kaldırılan fıkra. Yürürlük:01.01.2004)(2)
(1)
(5024
Sayılı Kanunla kaldırılmadan önceki şekli)(4684
sayılı Kanunun
17'inci
maddesiyle değişen fıkra Yürürlük;
03.07.2001)
Mükelleflerin iktisap tarihinden itibaren en az iki tam yıl
süreyle işletmelerinde kayıtlı bulunan gayrimenkul, iştirak hisseleri ve
amortismana tabi diğer iktisadi kıymetleri elden çıkarmaları halinde, bu
iktisadi kıymetlerin maliyet bedeli bunların elden çıkarıldıkları ay hariç olmak
üzere Devlet İstatistik Enstitüsünce belirlenen toptan eşya fiyat endeksindeki
artış oranında artırılarak kazancın tespitinde dikkate alınabilir. Rüçhan hakkı
kullanılmak suretiyle edinilen iştirak hisseleri ile iştirak edilen kurumun
ihtiyat akçeleri, banka provizyonları ve Vergi Usul Kanununa göre ayrılan
yeniden değerleme fonlarının sermayeye ilavesi dolayısıyla bedelsiz alınan
iştirak hisselerinin en az iki yıl öncesinde iştirak edilen şirketlere ait
olması halinde, rüçhan hakkı kullanılmak suretiyle edinilen veya alınan bu
iştirak hisseleri iki yıl önce iktisap edilmiş sayılır. Rüçhan hakkı kullanılmak
suretiyle veya bedelsiz olarak edinilen hisseler için maliyet bedeli artırımı,
bu hisselerin itibari değeri üzerinden bunların edinilmesine yol açan sermaye
artırımının tescili tarihinden itibaren uygulanır. Bu hüküm
39
uncu madde gereğince işletme hesabı esasına göre ticari kazancın tespitinde de
uygulanır. Bilanço esasında defter tutan mükellefler tarafından artırılan
maliyet bedeline tekabül eden kazançlar, bilançonun pasifinde özel bir fon
hesabında gösterilir. Bu fon, sermayeye ilave dışında herhangi bir suretle başka
bir hesaba nakledildiği veya işletmeden çekildiği takdirde, o yılın kazancına
dahil edilerek vergiye tabi tutulur. Söz konusu iktisadi kıymetlerin alım satımı
ile devamlı olarak uğraşanlar, alım satımını yaptıkları iktisadi kıymetler için
bu hükümden yararlanamaz. Şu kadar ki, inşaat yapımına tahsis edilen arsa ve
arazilere ilişkin olarak inşaatın bitim tarihine kadar geçen süre için bu fıkra
hükmüne göre maliyet bedeli artırımı yapılabilir. Ancak, inşaatın
tamamlanmasından önce satışı yapılan gayrimenkuller için maliyet artırımı
satışın yapıldığı tarihe kadar uygulanır. Bu fıkra hükmünün uygulanmasına
ilişkin usul ve esasları tespit etmeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.
(*)(**)
(*)
(Değişmeden önceki şekli) (3946
sayılı Kanunun
8’inci
maddesiyle eklenen fıkra Yürürlük;
1.1.1994)
Gayrimenkullerin ve menkul kıymetlerin alım-satımı ile devamlı
olarak uğraşanlar hariç olmak üzere, bilanço esasına göre defter tutan
mükelleflerin iktisap tarihinden itibaren en az iki tam yıl süre ile
aktiflerinde yer alan gayrimenkul ve iştirak hisselerinin elden çıkarılmasında
maliyet bedeli, bunların iktisap edildiği ve elden çıkarıldığı yıllar hariç
olmak üzere her takvim yılı için Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre belirlenen
yeniden değerleme oranında artırılarak kazancın tespitinde dikkate alınır.
(**)
(4684
sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli) (4108
sayılı Kanunun
18'inci
maddesiyle değişen fıkra Geçerlilik;
1.1.1995
Yürürlük;
2.6.1995)
Mükelleflerin iktisap tarihinden itibaren en az iki tam yıl süreyle
işletmelerinde kayıtlı bulunan gayrimenkul, iştirak hisseleri ve amortismana
tabi diğer iktisadi kıymetleri elden çıkarmaları halinde, bu iktisadi
kıymetlerin maliyet bedeli bunların iktisap edildiği ve elden çıkarıldıkları
yıllar hariç olmak üzere her takvim yılı için Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre
belirlenen yeniden değerleme oranında artırılarak kazancın tespitinde dikkate
alınabilir. Bu hüküm
39'uncu
madde gereğince işletme hesabı esasına göre ticari kazancın tespitinde de
uygulanır. Bilanço esasında defter tutan mükellefler tarafından artırılan
maliyet bedeline tekabül eden kazançlar, bilançonun pasifinde özel bir fon
hesabında gösterilir. Bu fon, sermayeye ilave dışında herhangi bir suretle başka
bir hesaba nakledildiği veya işletmeden çekildiği takdirde, o yılın kazancına
dahil edilerek vergiye tabi tutulur. Sözkonusu iktisadi kıymetlerin alım satımı
ile devamlı olarak uğraşanlar, alım satımını yaptıkları iktisadi kıymetler için
bu hükümden yararlanamazlar. şu kadar ki, inşaat yapımına tahsis edilen arsa ve
arazilere ilişkin olarak inşaatın bitim tarihine kadar geçen süre için bu fıkra
hükmüne göre maliyet bedeli artırımı yapılabilir. Ancak, inşaatın
tamamlanmasından önce satışı yapılan gayrimenkuller için maliyet artırımı
satışın yapıldığı tarihe kadar uygulanır. Bu fıkra hükmünün uygulanmasına
ilişkin usul ve esasları tespit etmeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.
(2)
(5024
Sayılı Kanunla kaldırılmadan önceki şekli) (4842
sayılı Kanunun
5'inci
maddesiyle eklenen fıkra Yürürlük;
24.04.2003)Sürekli
olarak işlenmiş altın alım-satımı ve imali ile iştigal eden mükellefler, altın
satış tarihindeki İstanbul Altın Borsasında oluşan has altın değeri ile satılan
mamulün has altın maliyet bedeli arasında oluşan farkı, maliyet bedeline ilave
ederler. Söz konusu fark, bilançonun pasifinde özel bir fon hesabında izlenir.
Bu fon, sermayeye ilave dışında herhangi bir suretle başka bir hesaba
nakledildiği veya işletmeden çekildiği takdirde, o yılın kazancına dahil
edilerek vergiye tâbi tutulur. Bu mükelleflerin kullandıkları yabancı kaynaklara
ait gider ve maliyet unsurlarının sadece ilgili dönemde ayrılan fonu aşan kısmı
gider kabul edilir.
İşletme
Hesabı Esasında Ticari Kazancın Tespiti
Madde
39
–
İşletme
hesabı esasına göre ticari kazanç, bir hesap dönemi içinde elde edilen hasılat
ile giderler arasındaki müspet farktır.
(Elde
edilen hasılat, tahsil olunan paralarla tahakkuk eden alacakları; giderler ise,
tediye olunan ve borçlanılan meblağları ifade eder.)
Emtia alım
ve satımı ile uğraşanlarda ticari kazancın bulunması için hesap dönemi sonundaki
emtia mevcudunun değeri hasılata, dönem başındaki emtia mevcudunun değeri ise
giderlere ilave olunur.
Ticari
kazancın bu suretle tespit edilmesi sırasında Vergi usul Kanunu'nun değerlemeye
ait hükümleri ile bu kanunun
40
ve
41'inci
maddeleri hükümlerine uyulur.
İşletme
Hesabı Esasında Ticari Kazancın Tespiti
Mükerrer
Madde
39
– (3946
Sayılı Kanunun
38/2-C
maddesiyle kaldırılmıştır. Yürürlük;
1.1.1994)(*)
(*)
Mükerrer Madde
39
– (Kaldırılmadan önceki şekli) (3824
Sayılı Kanunun
3'üncü
maddesiyle değişen madde Yürürlük;
1.1.1992)
Ticari faaliyete bağlı olarak elde edilen aşağıda yazılı gelirler
ticarî kazançtan indirilir:
1.
Geliri vergiden müstesna bulunan menkul kıymetlerin iratları,
2.
Devlet tahvili ve Hazine bonosu faizleri,
3.
Kurumlardan elde edilen ve Türkiye'de kurumlar vergisine veya
94'üncü
maddenin (A) fıkrasının
8
ve
15
numaralı bentlerine göre vergi tevkifatına tabi tutulmuş kâr payları,
4.
Yatırım fonları katılma belgelerine ve yatırım ortaklıkları hisse senetlerine
ödenen kâr payları,
5.
Toplu Konut İdaresi ile Kamu Ortaklığı İdaresince çıkarılan, Gelir Vergisi
Kanununun
75'inci
maddesinin
5
numaralı bendinde yer alan menkul kıymetlerden sağlanan iratlar.
İndirilecek
Giderler
Madde
40
–Safi
kazancın tespit edilmesi için, aşağıdaki giderlerin indirilmesi kabul edilir:
1.
Ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderler;
(4108
sayılı Kanunun
19'uncu
maddesiyle eklenen hüküm Geçerlilik;
1.1.1995
Yürürlük :
2.6.1995)
(İhracat, yurt dışında inşaat, onarma, montaj ve taşımacılık faaliyetlerinde
bulunan mükellefler, bu bentte yazılı giderlere ilaveten bu faaliyetlerden döviz
olarak elde ettikleri hâsılatın binde beşini aşmamak şartıyla yurt dışındaki bu
işlerle ilgili giderlerine karşılık olmak üzere götürü olarak hesapladıkları
giderleri de indirebilirler.)
2.
(365
sayılı Kanunun
2'nci
maddesiyle değişen şekli)
Hizmetli ve
işçilerin iş yerinde veya iş yerinin müştemilatında iaşe ve ibate giderleri,
tedavi ve ilaç giderleri, sigorta primleri ve emekli aidatı (Bu primlerin ve
aidatın istirdat edilmemek üzere Türkiye'de kain sigorta şirketlerine veya
emekli ve yardım sandıklarına ödenmiş olması ve emekli ve yardım sandıklarının
tüzel kişiliği haiz bulunmaları şartiyle),
27'nci
maddede yazılı giyim giderleri;
3.
İşle ilgili olmak şartiyle, mukavelenameye veya ilama veya kanun emrine
istinaden ödenen zarar, ziyan ve tazminatlar;
4.
İşle ilgili ve yapılan işin ehemmiyeti ve genişliği ile mütenasip seyahat ve
ikamet giderleri (Seyahat maksadının gerektirdiği süreye maksur olmak şartiyle);
5.
(4008
sayılı Kanunun
24'üncü
maddesiyle değişen bent Yürürlük;
1.1.1995)
Kiralama yoluyla edinilen veya işletmeye dahil olan ve işte kullanılan
taşıtların giderleri (4369
sayılı Kanunun
82
nci maddesinin
3
numaralı fıkrasının (s) bendi ile kaldırılan parantez içi hükmü Yürürlük;
1.1.1999)(*)
6.
(2772
sayılı Kanunun
5'inci
maddesiyle değişen bent)
İşletme ile ilgili olmak şartıyla; bina, arazi, gider, istihlak, damga, belediye
vergileri, harçlar ve kaydiyeler gibi ayni vergi, resim ve harçlar;
7.
(2361
sayılı Kanunun
29'uncu
maddesiyle değişen bent)
Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre ayrılan amortismanlar. (4008
sayılı Kanunun
24'üncü
maddesiyle eklenen hüküm Yürürlük;
1.1.1995)
(4369
sayılı Kanunun
82
nci maddesinin
3
numaralı fıkrasının (s) bendi ile kaldırılan parantez içi hükmü Yürürlük;
1.1.1999)(**)
8.
(3239
sayılı Kanunun
48'inci
maddesiyle eklenen bent)
İşverenlerce, Sendikalar Kanunu hükümlerine göre sendikalara ödenen aidatlar (şu
kadar ki; ödenen aidatın bir aylık tutarı, işyerinde işçilere ödenen çıplak
ücretin bir günlük toplamını aşamaz).
9.
(4697
sayılı Kanunun
4
üncü maddesiyle eklenen bent Yürürlük;
07.10.2001)
İşverenler tarafından ücretliler adına bireysel emeklilik sistemine ödenen katkı
payları. (Gerek işverenler gerekse ücretliler tarafından bireysel emeklilik
sistemine ödenen ve vergi matrahının tespitinde dikkate alınan katkı paylarının
toplamı bu Kanunun
63
üncü maddesinin birinci fıkrasının (3)
numaralı bendinde belirlenen oran ve haddi aşamaz.)
10.
(5035
sayılı Kanunun
12
inci maddesiyle eklenen bent; Geçerlilik:01.01.2004,
Yürürlük:02.01.2004)
Fakirlere yardım amacıyla gıda bankacılığı faaliyetinde bulunan dernek ve
vakıflara Maliye Bakanlığınca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde bağışlanan
gıda maddelerinin maliyet bedeli.
(*)
(Kaldırılmadan önceki şekli)
5.
(4008
sayılı Kanunun
24'üncü
maddesiyle değişen bent Yürürlük;
1.1.1995)
Kiralama yoluyla edinilen veya işletmeye dahil olan ve işte kullanılan
taşıtların giderleri (Nakliyecilikte kullanılanlar hariç olmak üzere, binek
otomobillerinin ve zati ve ailevi ihtiyaçlar için de kullanılan diğer taşıtların
giderlerinin yarısı)
(**)(Kaldırılmadan önceki şekli)
7.
(2361
sayılı Kanunun
29'uncu
maddesiyle değişen bent)
Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre ayrılan amortismanlar.
(4008
sayılı Kanunun
24'üncü
maddesiyle eklenen hüküm Yürürlük;
1.1.1995)
(Nakliyecilikte kullanılanlar hariç olmak üzere, binek otomobillerinin ve zati
ailevi ihtiyaçlar için de kullanılan diğer taşıtların amortismanlarının yarısı.)
Gider Kabul
Edilmeyen Ödemeler
Madde
41
–
Aşağıda
yazılı ödemelerin gider olarak indirilmesi kabul olunmaz.
1.
Teşebbüs sahibi ile eşinin ve çocuklarının işletmeden çektikleri paralar veya
aynen aldıkları sair değerler (Aynen alınan değerler emsal bedeli ile
değerlenerek teşebbüs sahibinin çektiklerine ilave olunur.)
2.
Teşebbüs sahibinin kendisine, eşine, küçük çocuklarına işletmeden ödenen
aylıklar, ücretler, ikramiyeler, komisyonlar ve tazminatlar;
3.
Teşebbüs sahibinin işletmeye koyduğu sermaye için yürütülecek faizler;
4.
Teşebbüs sahibinin, eşinin ve küçük çocuklarının işletmede cari hesap veya diğer
şekillerdeki alacakları üzerinden yürütülecek faizler;
5.
Her türlü para cezaları ve vergi cezaları ile teşebbüs sahibinin suçlarından
doğan tazminatlar (Akitlerde ceza şartı olarak derpiş edilen tazminatlar, cezai
mahiyette tazminat sayılmaz.)
6.
(3571
sayılı Kanunun
8'inci
maddesiyle eklenen bent)
Her türlü alkol ve alkollü içkiler ile tütün ve tütün mamullerine ait ilan ve
reklâm giderlerinin %
50'si
(90/1081
sayılı B.K.K. ile (0)
sıfır)
(Bakanlar Kurulu, bu oranı %
100'e
kadar artırmaya, sıfıra kadar indirmeye yetkilidir).
7.
(4008
sayılı Kanunun
25'inci
maddesiyle eklenen bent Yürürlük;
1.1.1995)
Kiralama yoluyla edinilen veya işletmede kayıtlı olan yat, kotra, tekne, sürat
teknesi gibi motorlu deniz, uçak ve helikopter gibi hava taşıtlarından
işletmenin esas faaliyet konusu ile ilgili olmayanların giderleri ile
amortismanları;
(5024
Sayılı Kanunun
9/b
maddesiyle yürürlükten kaldırılan bent. Yürürlük:01.01.2004)(*)
9.
(4756
sayılı Kanunun
28
inci maddesiyle eklenen bent Yürürlük;
21.05.2002)
Basın yoluyla işlenen fiillerden veya radyo ve televizyon yayınlarından doğacak
maddî ve manevî zararlardan dolayı ödenen tazminat giderleri.
Bu maddenin
uygulanmasında, kollektif şirketlerin ortakları ile adi ve eshamlı komandit
şirketlerin komandite ortakları teşebbüs sahibi sayılır.
(*)(5024
Sayılı Kanunla kaldırılmadan önceki şekli)
8.
(4008
sayılı Kanunun
25'inci
maddesiyle eklenen bent Yürürlük;
1.1.1996)
Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre, dönem sonu stoklarını son giren ilk çıkar
yöntemine göre değerleyen veya amortismana tabi iktisadi kıymetlerini yeniden
değerlemeye tabi tutanların, işletmede kullandıkları yabancı kaynaklara ilişkin
faiz, komisyon, vade farkı, kâr payı, kur farkı ve benzerî adlar altında
yaptıkları giderler ve maliyet unsurları toplamına (yatırımın maliyetine
eklenenler hariç) aşağıdaki indirim oranının uygulanması suretiyle bulunacak
kısmın %
25'i.
İndirim oranı, Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre o yıl için
tespit edilmiş olan yeniden değerleme oranının, ilgili kuruluşlardan alınan
bilgilere göre Maliye Bakanlığı'nca o yıl için hesaplanan ortalama ticarî kredi
faizi oranına bölünmesi suretiyle bulunur.
Sanayi siciline kayıtlı imalatçıların imalat faaliyetlerinde
kullandıkları yabancı kaynaklara ait gider ve maliyet unsurlarına bu bent hükmü
uygulanmaz.
Bu bendin birinci paragrafında yer alan %
25
oranını, %
100'e
kadar artırmaya Bakanlar Kurulu; bendin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları
belirlemeye ise Maliye Bakanlığı yetkilidir.
Birden
fazla takvim yılına sirayet eden inşaat ve onarma işleri
MADDE
42-
(2361
sayılı Kanunun
30
uncu maddesiyle değişen madde.)
Birden
fazla takvim yılına sirayet eden (5035
sayılı Kanunun
48/4-a
maddesiyle değişen ibare. Geçerlilik;
01.01.2004,
Yürürlük;
02.01.2004)
inşaat (dekapaj işleri de inşaat işi sayılır) ve onarma işlerinde(1)
kar veya zarar işin bittiği yıl kati olarak tespit edilir ve tamamı o yılın
geliri sayılarak, mezkur yıl beyannamesinde gösterilir.
Mükellefler
bu madde kapsamına giren hallerde her inşaat ve onarma işinin hasılat ve
giderlerini ayrı bir defterde veya tutmakta oldukları defterlerin ayrı
sayfalarında göstermeye ve düzenleyecekleri beyannamenin işlerin ikmal edildiği
takvim yılını takip eden yılın (5228
sayılı Kanunun
59/3-c
maddesiyle değişen ibare. Yürürlük;
31.07.2004)
Mart ayının onbeşinci günü akşamına kadar(2)
vermeye mecburdurlar.
(1)(Değişmeden
önceki şekli) inşaat ve onarma işlerinde
(2)
(Değişmeden önceki şekli)Mart ayı sonuna kadar
Müşterek
Genel Giderler ve Amortismanların Dağıtılması
Madde No
43
–
Birden
fazla takvim yılına sirayet eden inşaat ve onarma işlerinde veya bu işlerin
diğer işlerle birlikte yapılması halinde müşterek genel giderler ve
amortismanlar aşağıdaki esaslara göre dağıtılır:
1.
(5024
Sayılı Kanunun
7’inci
maddesiyle değişen bent: Yürürlük;01.01.2004)
Yıl içinde birden fazla inşaat ve onarma işinin birlikte yapılması halinde, her
yıla ait müşterek genel giderler bu işlere ait harcamaların (enflasyon
düzeltmesi yapılan dönemlerde düzeltilmiş tutarlarının) enflasyon düzeltmesine
tâbi tutulmuş tutarlarının birbirine olan nispeti dahilinde;(*)
2.
(5024
Sayılı Kanunun
7’inci
maddesiyle değişen bent: Yürürlük;01.01.2004)
Yıl içinde tek veya birden fazla inşaat ve onarma işinin bu madde şümulüne
girmeyen işlerle birlikte yapılması halinde, her yıla ait müşterek genel
giderler, bu işlere ait harcamalar ile diğer işlere ait satış ve hasılat
tutarlarının (enflasyon düzeltmesi yapılan dönemlerde bunların düzeltilmiş
tutarlarının) birbirine olan nispeti dahilinde;(**)
3.
Birden fazla inşaat ve onarma işlerinde veya bu işlerle sair işlerde müştereken
kullanılan tesisat, makina ve ulaştırma vasıtalarının amortismanları, bunların
her işte kullanıldıkları gün sayısına göre.
(*) (Değişmeden önceki şekli)
1.
Yıl içinde birden fazla inşaat ve onarma işinin birlikte yapılması halinde, her
yıla ait müşterek genel giderler tahsil olunan istihkak bedellerinin birbirine
olan nisbeti dahilinde;
(**) (Değişmeden önceki şekli)
2.
Yıl içinde tek veya birden fazla inşaat ve onarma işinin bu madde şümulüne
girmeyen işlerle birlikte yapılması halinde, her yıla ait müşterek genel
giderler tahsil olunan istihkak bedelleriyle diğer işlere ait satış veya hasılat
tutarlarının birbirine olan nisbeti dahilinde;
İnşaat ve
Onarma İşlerinde İşin Bitimi
Madde No
44
–(2361
sayılı Kanunun
31'inci
maddesiyle değişen madde)
İnşaat ve
onarma işlerinde geçici ve kesin kabul usulüne tabi olan hallerde (5035
Sayılı Kanunun
48/4-b
maddesiyle değişen ibare. Geçerlilik:01.01.2004;
Yürürlük:02.01.2004)
geçici kabulün yapıldığını gösteren tutanağın idarece onaylandığı tarih(*);
diğer hallerde işin fiilen tamamlandığı veya fiilen bırakıldığı tarih bitim
tarihi olarak kabul edilir.
Bitim
tarihinden sonra bu işlerle ilgili olarak yapılan giderler ve her ne nam ile
olursa olsun elde edilen hasılat, bu giderlerin yapıldığı veya hasılatın elde
edildiği yılın kâr veya zararının tespitinde dikkate alınır.
(*) (Değişmeden önceki şekli)
geçici kabulün yapıldığını gösteren tutanağın düzenlendiği tarih
Ulaştırma
İşlerinde Matrah
Madde
45
– (2574
sayılı Kanunun
8'inci
maddesiyle değişen madde)
Dar mükellefiyete tabi olanların Türkiye ile yabancı memleketler arasında
yaptıkları ulaştırma işlerinde elde ettikleri kazançlar Kurumlar Vergisine tabi
yabancı ulaştırma kurumlarının kazançlarının tayinine ait esaslara göre tespit
olunur.
Basit
Usulde Ticari Kazancın Tespiti
Madde
46
– (4369
sayılı Kanunun
31'inci
maddesiyle değişen madde Yürürlük;
1.1.1999)
47
ve
48
inci maddelerde yazılı şartları topluca haiz olanların ticari kazançları basit
usulde tespit olunur.
Basit
usulde ticari kazanç, bir hesap dönemi içinde elde edilen hasılat ile giderler
ve satılan malların alış bedelleri arasındaki müspet farktır. Bu fark yapılan
faaliyetle ilgili olarak Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre alınması ve
verilmesi mecburi olan alış ve giderler ile hasılatlara ilişkin belgelerde
yazılı tutarlara göre hasaplanır. Bu suretle tespit ve beyan olunan kazanç vergi
tarhına esas alınır. Bu usulde vergilendirilenler, kazancın tespiti ve Vergi
Usul Kanunu'nun defter tutma hükümleri hariç, bildirme, vesikalar, muhafaza,
ibraz, diğer ödevler ve ceza hükümleri ile bu Kanun ve diğer kanunlarda yer alan
ikinci sınıf tüccarlar hakkındaki hükümlere tabidirler.
Basit
usulde vergilendirilen mükellefler, faaliyetlerine ilişkin mal alış ve giderleri
ile hasılatlarını gösteren belgeleri ayrı ayrı dosyalarda saklamak
zorundadırlar. Bu belgelerin kayıtları, mükelleflerin bağlı bulundukları meslek
odalarının oluşturdukları bürolarda tutulur. Bu bürolarda
13.6.1989
tarihli ve
3568
sayılı Kanun'a göre yetki almış yeterli sayıda meslek mensubunun çalıştırılması
zorunludur. Bu büroların kayıt, tasdik ve vergi dairesine karşı yükümlülükleri
ile diğer usuller Maliye Bakanlığı'nca belirlenir.
Basit usule
tabi ticaret erbabından, sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge
düzenlediği veya kullandığı tespit edilenler, bu hususun kendilerine tebliğ
edildiği tarihi takip eden aybaşından itibaren ikinci sınıf tüccarlara ilişkin
hükümlere tabi olurlar.
Aynı işte
ortak olarak çalışanlar hakkında
47'
nci maddede yazılı yıllık kira bedeli ve
48'
inci maddede yazılı iş hacmi ölçüleri toplu olarak, diğer şartlar ortakların her
biri için ayrı ayrı aranır. Ortaklarından birisi gerçek usule göre gelir
vergisine tabi bulunan ortaklıklarda, diğer ortakların ticari kazancı da gerçek
usulde tespit olunur. Adi ortaklık halinde çalışanlardan aynı zamanda diğer
şahsi bir işle de iştigal edenlerin gerçek veya basit usulden hangisine göre
vergilendirileceği,
47
nci maddenin
2
numaralı bendi ile
48
inci maddede yer alan ölçülerden şahsi işine ait olanlara, ortaklıklardan
hissesine düşen miktarların eklenmesi suretiyle tespit olunur. şahsi işin mevcut
olmaması halinde, muhtelif ortaklıklardaki hisselerin toplanması ile yetinilir.
Basit usule
tabi olmanın şartlarından herhangi birini takvim yılı içinde kaybedenler, ertesi
takvim yılı başından itibaren gerçek usulde vergilendirilirler. Basit usulün
şartlarına haiz olanlardan, bu usulden yararlanmak istemediklerini yazı ile
bildirenler, bu talepleri doğrultusunda takip eden ay başından veya izleyen
takvim yılı başından, yeni işe başlayanlar ise işe başlama tarihinden itibaren
gerçek usulde vergilendirilirler. Herhangi bir şekilde gerçek usulde
vergilendirilecek olanlar ve gerçek usulde vergilendirilen mükellefler, bir daha
hiç bir şekilde basit usule dönemezler. Bu kişilerin aynı türden iş yapan eş ve
çocukları da bu faaliyetleri nedeniyle basit usulden yararlanamazlar.(*)
(*)
Götürü Usulde Ticarî Kazancın Tespiti:
Madde
46
– (Değişmeden önceki şekli) (3946
sayılı Kanunun
9'uncu
maddesiyle değişen madde Yürürlük;
1.1.1994)
47
ve
48
inci maddelerde yazılı şartları topluca haiz olanların ticarî ve sınaî
işlerinden sağladıkları safi kazançlar, Maliye Bakanlığınca tanzim edilecek
cetvellerde belirtilen iş nevilerine göre götürü olarak tespit olunur.
Bu suretle tespit olunacak safi kazanç asgari ücretin yıllık brüt
tutarının;
–
5
inci dereceye giren mükellefler için (4108
sayılı Kanunun
39'uncu
maddesi ile safi kazanç tutarlarına ait hüküm kaldırılmıştır. Yürürlük;
1.1.1996)
%
15'i,
–
4
üncü dereceye giren mükellefler için (4108
sayılı Kanunun
39'uncu
maddesi ile safi kazanç tutarlarına ait hüküm kaldırılmıştır. Yürürlük;
1.1.1996)
%
30'u,
–
3
üncü dereceye giren mükellefler için %
50'si,
–
2
nci dereceye giren mükellefler için %
90,
–1
inci dereceye giren mükellefler için %
140'ı
dır. Bakanlar Kurulu, bu oranları iki katına kadar artırmaya veya kanunî
oranlarına kadar indirmeye yetkilidir. Bu yetki, iş grupları, sektörler, il ve
ilçeler büyükşehir belediyeleri dahil olmak üzere il ve ilçelerin belediye
sınırları (mücavir alanlar dahil), belediyelerin nüfusları yöreler itibariyle
veya sabit bir işyerinde faaliyet yapılıp yapılmadığına göre topluca veya ayrı
ayrı kullanılabilir.
Bakanlar Kurulu ayrıca, bu maddeye göre tespit edilen safi kazanç
tutarlarını,
– Kalkınmada birinci derecede öncelikli yörelerde faaliyette
bulunan mükellefler için %
50'ye,
kalkınmada ikinci derecede öncelikli yörelerde faaliyette bulunan mükellefler
için %
40'a
kadar indirmeye, (*) (Değişmeden önceki başlık) Götürü usulde tabi
olmanın genel şartları (**)(Değişmeden önceki ibare) Götürü usule
(Götürü Safi Kazanç Tutarlarının Hesaplanmasına esas
98/10885
sayılı B.K.K. ile belirlenen oranlar: Geçerlilik;
1.1.1998)
DerecelerKalkınmada Öncelikli Yöreler ve Büyükşehir Belediye Sınırları Dışında
Kalan Yerlerde (%)Büyükşehir Belediye Sınırları İçinde (%)3
50 60 2
...
(4369(*)
sayılı Kanunun
32'inci
maddesiyle değişen başlık)
Basit usule tabi olmanın genel şartları
Madde
47
– (2361
sayılı Kanunun
34
üncü maddesiyle değişen madde) (4369
sayılı Kanunun
32
nci maddesiyle değişen ibare Yürürlük;
1.1.1999)
Basit usule(**) tabi olmanın genel şartları şunlardır:
1.
Kendi işinde bilfiil çalışmak veya bulunmak (işinde yardımcı işçi ve çırak
kullanmak, seyahat, hastalık, ihtiyarlık, askerlik, tutukluluk ve hükümlülük
gibi zaruri ayrılmalar dolayısıyla geçici olarak bilfiil işinin başında
bulunmamak bu şartı bozmaz. Ölüm halinde iş sahibinin dul eşi veya küçük
çocukları namına işe devam olunduğu takdirde, bunların bilfiil işin başında
bulunup bulunmamalarına bakılmaz.)
2.
(4369
sayılı Kanunun
32'nci
maddesiyle değişen bent Yürürlük;
1.1.1999)
İşyeri mülkiyetinin iş sahibine ait olması halinde emsal kira bedeli, kiralanmış
olması halinde yıllık kira bedeli toplamı büyükşehir belediye sınırları içinde
2.900
Yeni Türk Lirasını, diğer yerlerde
2.100
Yeni Türk Lirasını aşmamak.(***)
3.
Ticari, zirai veya mesleki faaliyetler dolayısıyle gerçek usulde Gelir
Vergisi'ne tabi olmamak.
2
ve
3
numaralı bent hükümleri öteden beri işe devam edenlerde takvim yılı başındaki,
yeniden işe başlayanlarda ise işe başlama tarihindeki duruma göre uygulanır.
(*)
Münhasıran belediye teşkilatı bulunmayan köylerde (belediyelerin mücavir alan
sınırları hariç) işyeri bulunan ve faaliyet gösteren mükellefler için %
70'e
(98/10885
sayılı B.K.K. ile %
70
Geçerlilik;
1.1.1998)
kadar indirmeye, yetkilidir. Birinci fıkrada yazılı kazanç tutarları,
mükelleflerin götürü matrahları addolunur. Götürü safi kazanç tutarlarının
tespitinde, takvim yılı başında geçerli olan ve sanayi kesiminde çalışan
16
yaşından büyük işçiler için uygulanan asgarî ücretin yıllık brüt tutarı esas
alınır. Asgarî ücrette artış yapılmayan yıllarda, takvim yılı başında geçerli
olan safi kazanç tutarları, o yıla ilişkin olarak Vergi Usul Kanunu uyarınca
belirlenen yeniden değerleme oranında artırılarak, ertesi takvim yılında
uygulanacak götürü safi kazanç tutarları hesaplanır.
(**)
Safi
kazanç tutarlarının hesaplanmasında
100.000
liraya kadar olan tutarlar dikkate alınmaz.
Aynı işte ortak olarak çalışanlar hakkında
47'nci
maddede yazılı emlak vergisi tarhına esas olan vergi değerleri toplamı (vergi
değeri bilinmeyen hallerde yıllık kira bedeli, her ikisinin de belli olmaması
halinde, takdir komisyonlarınca takdir edilecek kira bedeli toplamı) ve
48'inci
maddede yazılı iş hacmi ölçüleri toplu olarak, diğer şartlar ortakların her biri
için ayrı ayrı aranır.
Ortaklarından birisi gerçek usule göre gelir vergisine tabi
bulunan ortaklıklarda, diğer ortakların ticarî kazancı da gerçek usulde tespit
olunur.
Adi ortaklık halinde çalışanlardan aynı zamanda diğer şahsî bir
işle de iştigal edenlerin gerçek veya götürü usullerden hangisine göre
vergilendirileceği,
47'nci
maddenin
2
numaralı bendi ile
48'inci
maddede yer alan ölçülerden şahsî işine ait olanlara ortaklıklardan hissesine
düşen miktarların eklenmesi suretiyle tespit olunur. şahsî işin mevcut olmaması
halinde bu ölçülerden muhtelif ortaklıklardaki hisselerin toplanması ile
yetinilir.
Adi ortaklıklarda ortakların götürü kazanç hissesi, ortaklığın
girdiği sınıf ve dereceye göre bulunan kazanca her ortak için %
50
nispetinde bir zam yapıldıktan sonra bulunan miktar, ortaklık mukavelesinde
yazılı hisse nispetlerine, böyle bir mukavele mevcut değilse eşit olarak ortak
sayısına bölünmek suretiyle tespit olunur.
Mükelleflerin birinci fıkrada yazılı derecelerden hangisine
gireceği, vergi dairesi tarafından tayin edilir. Ancak, vergi dairesi ilgili
meslek kuruluşunun görüşünü isteyebilir.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları tayin ve
tespite Maliye Bakanlığı yetkilidir.
(***)
2.
(Değişmeden önceki şekli) (2574
sayılı Kanunun
10'uncu
maddesiyle değişen şekli) (3946
sayılı Kanunun
26'ncı
maddesiyle belirlenen miktarlar Geçerlilik;
31.12.1993),
İşyerlerinin Emlak Vergisi tarhına esas olan vergi değerleri toplamı
12.000.000
lirayı (97/10351
sayılı B.K.K. ile
120.000.000.
Geçerlilik;
31.12.1997)
vergi değeri bilinmeyen hallerde yıllık kira bedeli toplamı
1.800.000
(97/10351
sayılı B.K.K. ile
18.000.000
Geçerlilik;
31.12.1997)
lirayı aşmamak (Yıllık kira bedelinin emsaline nazaran düşük
bulunması halinde emsal kira bedeli esas alınır.)
Basit Usule
Tabi Olmanın Özel Şartları
Madde
48
– (4369
sayılı Kanunun
33
üncü maddesiyle değişen madde Yürürlük;
1.1.1999)
Basit usule tabi olmanın özel şartları şunlardır:(*)
1.
Satın aldıkları malları olduğu gibi veya işledikten sonra satanların yıllık
alımları tutarının
43.000
Yeni Türk Lirasını veya yıllık satışları tutarının
60.000
Yeni Türk Lirasını aşmaması,
2.
1
numaralı bentte yazılı olanların dışındaki işlerle uğraşanların bir yıl içinde
elde ettikleri gayri safi iş hasılatının
21.000
Yeni Türk Lirasını aşmaması,(**)
3.
1
ve
2
numaralı bentlerde yazılı işlerin birlikte yapılması halinde, yıllık satış
tutarı ile iş hasılatı toplamının
43.000
Yeni Türk Lirasını aşmaması.(***)
Tekele tabi
maddelerle, damga pulu, milli piyango bileti, akaryakıt, şeker ve bunlar gibi
kar hadleri emsallerine nazaran bariz şekilde düşük olarak tespit edilmiş
bulunan emtia için, bu maddenin
1
ve
3
numaralı bentlerinde yazılı hadler yerine ilgili bakanlıkların mütalaası alınmak
suretiyle, Maliye Bakanlığı'nca belirlenecek alım satım hadleri uygulanır.
(*)
(Değişmeden önceki şekli) Götürü usule tabi olmanın
özel şartları:
Madde
48
– (2574
sayılı Kanunun
11'inci
maddesiyle değişen madde)
Götürü usule tabi olmanın özel şartları şunlardır:
1.
Alım satım işleri ile imal, inşa, tamir ve küçük sanat işlerinde bir takvim yılı
içinde satın alınan veya ithal edilen emtianın, iptidai maddenin ve malzemenin
mübayaa bedelleri tutarı (3946
sayılı Kanunun
10'uncu
maddesiyle belirlenen miktar Yürürlük;
1.1.1994)
180.600.000
(95/6430
sayılı B.K.K. ile
361.200.000
Bş. Bel.
452.700.000
Geçerlilik;
1.1.1995
Yürürlük:
1.4.1995)
lirayı aşmamak;
2.
Bir takvim yılı içinde satılan veya ihraç edilen emtianın, iptidai maddenin ve
malzemenin satış bedelleri tutarı (3946
sayılı Kanunun
10'uncu
maddesiyle belirlenen miktar Yürürlük;
1.1.1994)
240.600.000
(95/6430
sayılı B.K.K. ile
481.200.000
Bş. Bel.
603.000.000
Geçerlilik;
1.1.1995
Yürürlük :
1.4.1995)
lirayı aşmamak
3.
İptidai madde, yardımcı malzeme ve işçilik müşteriye ait olarak ücretli duruma
girmeksizin yapılan imalat,tamirat, basım, inşaat ve küçük sanat işleri
karşılığında bir takvim yılı içinde alınan gayri safi ücret tutarı
(3946
sayılı Kanunun
10'uncu
maddesiyle belirlenen miktar Yürürlük;
1.1.1994)
59.600.000
(95/6430
sayılı B.K.K. ile
119.200.000
Bş. Bel.
149.300.000
Geçerlilik;
1.1.1995
Yürürlük :
1.4.1995)
lirayı aşmamak
(**)
4.
İptidai madde ve malzeme müşteriye, işçilik kendisine ait olarak yapılan imalat,
tamirat, basım, inşaat ve küçük sanat işlerinde yıllık gayri safi hasılat tutarı
(3946
sayılı Kanunun
10'uncu
maddesiyle belirlenen miktar Yürürlük;
1.1.1994)
180.600.000
(95/6430
sayılı B.K.K. ile
361.200.000
Bş. Bel.
452.700.000
Geçerlilik;
1.1.1995
Yürürlük :
1.4.1995)
lirayı aşmamak
5.
Bir ve üç numaralı bentlerde yazılı işlerin birlikte yapılması halinde, bir
takvim yılı içinde alınan ücret veya hasılatın altı katı ile mübayaa
bedellerinin yıllık toplamı (3946
sayılı Kanunun
10'uncu
maddesiyle belirlenen miktar Yürürlük;
1.1.1994)
240.600.000
(95/6430
sayılı B.K.K. ile
481.200.000
Bş. Bel.
603.000.000
Geçerlilik;
1.1.1995
Yürürlük :
1.4.1995)
lirayı aşmamak
6.
Bir ve dört numaralı bentlerde yazılı işlerin birlikte yapılması halinde bir
takvim yılının sağlanan gayri safi hasılatın üçte bir fazlasıyla emtia, iptidai
madde ve malzemenin mübayaa bedellerinin tutarı toplamı
(3946
sayılı Kanunun
10'uncu
maddesiyle belirlenen miktar Yürürlük;
1.1.1994)
180.600.000
(95/6430
sayılı B.K.K. ile
361.200.000
Bş. Bel.
452.700.000
Geçerlilik;
1.1.1995
Yürürlük :
1.4.1995)
lirayı aşmamak
7.
Üç ve dört numaralı bentlerde yazılı işlerin birlikte yapılması halinde alınan
gayri safi ücretlerin tutarlarının dört katı ile sağlanan yıllık gayri safi
hasılatın tutarı (3946
sayılı Kanunun
10'uncu
maddesiyle belirlenen miktar Yürürlük;
1.1.1994)
180.600.000
(95/6430
sayılı B.K.K. ile
361.200.000
Bş. Bel.
452.700.000
Geçerlilik;
1.1.1995
Yürürlük :
1.4.1995)
lirayı aşmamak
8.
Otel, sinema, plaj, dansing ve emsali eğlence ve istirahat yerleri işletenlerde,
bu hizmetler karşılığında bir takvim yılı içinde sağlanan yıllık gayri safi
hasılat tutarı (3946
sayılı Kanunun
10'uncu
maddesiyle belirlenen miktar Yürürlük;
1.1.1994)
59.600.000
(95/6430
sayılı B.K.K. ile
119.200.000
Bş. Bel.
149.300.000
Geçerlilik;
1.1.1995
Yürürlük :
1.4.1995)
lirayı aşmamak
(***)
9.
Sahibi veya işleticisi sıfatıyla birden fazla motorlu kara nakil vasıtası ve
beşten fazla hayvan arabası veya su üzerinde hareket eden
18
rüsum tonilatodan fazla makineli,
90
rüsum tonilatodan fazla makinesiz nakil vasıtası işletmemek (Su üzerinde hareket
eden makineli ve makinesiz araçların birlikte işletilmesi halinde, makineli
olanların rüsum tonilatoları toplamının beş katı ile makinesizlerin rüsum
tonilatoları toplamı
90
rüsum tonilatoyu aşmamak) ve bir takvim yılı içinde alınan taşıma ücretleri
tutarı (3946
sayılı Kanunun
10'uncu
maddesiyle belirlenen miktar Yürürlük;
1.1.1994)
120.200.000
(95/6430
sayılı B.K.K. ile
240.400.000
Bş. Bel.
301.200.000
Geçerlilik;
1.1.1995
Yürürlük :
1.4.1995)
lirayı aşmamak (Nakil vasıtalarının sahip ve işleticisi durumunda
olmaksızın taşıma yapanlar tavassut işi yapmış sayılır. Yukarıda yazılı ölçüler
aile reisi beyanına tabi olan kimselerle ortaklık halindeki işletmelerde bu
kimselerin veya ortaklığın işlettikleri vasıtalar bakımından topluca dikkate
alınır
10.
(3689
sayılı Kanunun
4'üncü
maddesiyle eklenen bent)
1-9
numaralı bentler kapsamına girmeyen işleri yapanlardan; hizmet işletmelerinde
8
numaralı bentte, diğerlerinde ise
1
ve
2
numaralı bentlerde yer alan hadleri aşmamak.
(3946
sayılı Kanunun
10'uncu
maddesiyle değişen fıkra Yürürlük;
1.1.1994)
Yıllık alış, satış ve hâsılat hadleri; sanayi kesiminde çalışan
16
yaşından büyük işçiler için geçerli olan asgarî ücret tutarının takvim yılı
içinde artırılması halinde bu ücretteki artış oranında, asgarî ücretin
artırılmadığı yıllarda ise Vergi Usul Kanunu hükümleri uyarınca belirlenen
yeniden değerleme oranında artırılmak suretiyle tespit edilir. Bu surette tespit
edilen yıllık alış,satış ve hâsılat tutarları, ertesi takvim yılında uygulanır.
şu kadar ki, götürü safi kazanç tutarlarının tespitine ilişkin
46
ncı maddede yazılı oranların Bakanlar Kurulunca artırılması halinde, safi kazanç
tutarları artırılan mükellefler için bu maddede yazılı yıllık alış, satış ve
hâsılat tutarlarını da bir katına kadar artırmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir
(4369(*)
sayılı Kanunun
32'inci
maddesiyle değişen başlık)
Madde
49
– (3689
sayılı Kanunun
12'nci
maddesiyle kaldırılmıştır.)(**) (***)
(*)
Münhasıran belediye teşkilatı bulunmayan köylerde (belediyelerin mücavir alan
sınırları hariç) işyeri bulunan ve faaliyet gösteren mükellefler için %
70'e
(98/10885
sayılı B.K.K. ile %
70
Geçerlilik;
1.1.1998)
kadar indirmeye, yetkilidir. Birinci fıkrada yazılı kazanç tutarları,
mükelleflerin götürü matrahları addolunur. Götürü safi kazanç tutarlarının
tespitinde, takvim yılı başında geçerli olan ve sanayi kesiminde çalışan
16
yaşından büyük işçiler için uygulanan asgarî ücretin yıllık brüt tutarı esas
alınır. Asgarî ücrette artış yapılmayan yıllarda, takvim yılı başında geçerli
olan safi kazanç tutarları, o yıla ilişkin olarak Vergi Usul Kanunu uyarınca
belirlenen yeniden değerleme oranında artırılarak, ertesi takvim yılında
uygulanacak götürü safi kazanç tutarları hesaplanır.
(**) (3689
sayılı Kanunun
4