KANUN NO.: 5411 KABUL TARİHİ : 19 EKİM 2005
BİRİNCİ KISIM
Genel Hükümler
Amaç
MADDE 1.- Bu
Kanunun amacı, finansal piyasalarda güven ve istikrarın
sağlanmasına, kredi sisteminin etkin bir şekilde çalışmasına,
tasarruf sahiplerinin hak ve menfaatlerinin korunmasına ilişkin usûl
ve esasları düzenlemektir.
Kapsam
MADDE 2.-
Türkiye'de kurulu mevduat bankaları, katılım bankaları, kalkınma ve
yatırım bankaları, yurt dışında kurulu bu nitelikteki kuruluşların
Türkiye'deki şubeleri, finansal holding şirketleri, Türkiye Bankalar
Birliği, Türkiye Katılım Bankaları Birliği, Bankacılık Düzenleme ve
Denetleme Kurumu, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu ve bunların
faaliyetleri bu Kanun hükümlerine tâbidir.
Özel kanunlarla
kurulmuş olan bankalar hakkında da kanunlarında yer alan hükümler
saklı kalmak kaydıyla bu Kanun hükümleri uygulanır.
Bu Kanunda
hüküm bulunmayan hallerde genel hükümler tatbik olunur.
Tanımlar ve
kısaltmalar
MADDE 3.- Bu
Kanunun uygulanmasında;
İlişkili Bakan:
Başbakan veya görevlendireceği Devlet Bakanını,
Kurul:
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulunu,
Kurum:
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunu,
Başkan:
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu Başkanını,
Merkez Bankası:
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Anonim Şirketini,
Fon: Tasarruf
Mevduatı Sigorta Fonunu,
Fon Kurulu:
Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu Kurulunu,
Fon Başkanı:
Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu Kurulu Başkanını,
Kredi kuruluşu:
Mevduat bankalarını ve katılım bankalarını,
Kuruluş
birlikleri: Türkiye Bankalar Birliği ve Türkiye Katılım Bankaları
Birliğini,
Banka: Mevduat
bankaları ve katılım bankaları ile kalkınma ve yatırım bankalarını,
Mevduat
bankası: Bu Kanuna göre kendi nam ve hesabına mevduat kabul etmek ve
kredi kullandırmak esas olmak üzere faaliyet gösteren kuruluşlar ile
yurt dışında kurulu bu nitelikteki kuruluşların Türkiye'deki
şubelerini,
Katılım
bankası: Bu Kanuna göre özel cari ve katılma hesapları yoluyla fon
toplamak ve kredi kullandırmak esas olmak üzere faaliyet gösteren
kuruluşlar ile yurt dışında kurulu bu nitelikteki kuruluşların
Türkiye'deki şubelerini,
Kalkınma ve
yatırım bankası: Bu Kanuna göre mevduat veya katılım fonu kabul etme
dışında; kredi kullandırmak esas olmak üzere faaliyet gösteren
ve/veya özel kanunlarla kendilerine verilen görevleri yerine getiren
kuruluşlar ile yurt dışında kurulu bu nitelikteki kuruluşların
Türkiye'deki şubelerini,
Finansal
holding şirketi: İçlerinden en az bir tanesi bir kredi kuruluşu
olmak şartıyla bağlı ortaklıklarının tümü veya çoğunluğu kredi
kuruluşu veya finansal kuruluş olan şirketi,
Şube:
Elektronik işlem cihazlarından ibaret birimler hariç olmak üzere,
bankaların bağımlı bir parçasını oluşturan ve bu kuruluşların
faaliyetlerinin tamamını veya bir kısmını kendi başına yapan, sabit
ya da seyyar bürolar gibi her türlü işyerini,
Merkez şube:
Yurt dışında kurulu bir bankanın Türkiye'de açtığı şubeyi, birden
fazla şubenin olması hâlinde ise Kuruma bildirilecek ve Kurulca
onaylanacak şubeyi,
Fon bankası:
Mülga 3182 sayılı Bankalar Kanunu, bu Kanunla yürürlükten kaldırılan
4389 sayılı Bankalar Kanunu ve bu Kanun uyarınca temettü hariç
ortaklık hakları ile yönetimi ve denetimi Fona intikal eden bankalar
ile Fonun çoğunluk hissesine sahip olduğu bankaları,
Finansal
kuruluş: Kredi kuruluşları dışında kalan ve sigortacılık, bireysel
emeklilik veya sermaye piyasası faaliyetlerinde bulunmak veya bu
Kanunda yer alan faaliyet konularından en az birini yürütmek üzere
kurulan kuruluşlar ile kalkınma ve yatırım bankaları ve finansal
holding şirketlerini,
Kontrol: Bir
tüzel kişinin; sermayesinin, asgarî yüzde ellibirine sahip olma
şartı aranmaksızın, çoğunluğuna doğrudan veya dolaylı olarak sahip
olunması veya bu çoğunluğa sahip olunmamakla birlikte imtiyazlı
hisselerin elde bulundurulması veya diğer hissedarlarla yapılan
anlaşmalara istinaden oy hakkının çoğunluğu üzerinde tasarrufta
bulunulması suretiyle veya herhangi bir suretle yönetim kurulu
üyelerinin karara esas çoğunluğunu atayabilme ya da görevden alma
gücünün elde bulundurulmasını,
Ana ortaklık:
Kontrolündeki ortaklıklar ile Kurul tarafından belirlenen usûl ve
esaslarla tanımlanan ortaklıkların finansal tablolarını kendi
nezdinde konsolide eden banka veya finansal holding şirketini,
Bağlı ortaklık:
Ana ortaklığın kontrolü altında faaliyet gösteren ortaklıkları,
Nitelikli pay:
Bir ortaklığın sermayesinin veya oy haklarının doğrudan veya dolaylı
olarak yüzde on veya daha fazlasını teşkil eden paylar ile bu oranın
altında olsa dahi yönetim kurullarına üye belirleme imtiyazı veren
payları,
Hâkim ortak:
Bir ortaklığı doğrudan ya da dolaylı olarak, tek başına veya
birlikte kontrol eden gerçek veya tüzel kişiyi,
Yöneticiler:
Bankanın yönetim kurulu, denetim komitesi ve kredi komitesi başkan
ve üyeleri ile genel müdür, genel müdür yardımcıları ve imza
yetkisine sahip mensuplarından; bölge müdürleri, şube müdürleri ve
genel müdürlük merkez teşkilatında yer alan bölüm, kısım, grup ve
bunlara eşdeğer isimler altında faaliyet gösteren birimlerin
yöneticilerini,
Mevduat: Yazılı
ya da sözlü olarak veya herhangi bir şekilde halka duyurulmak
suretiyle ivazsız veya bir ivaz karşılığında, istendiğinde ya da
belli bir vadede geri ödenmek üzere kabul edilen parayı,
Tasarruf
mevduatı: Mevduat bankaları nezdinde açtırılan, gerçek kişilere ait
ve münhasıran çek keşide edilmesi dışında ticari işlemlere konu
olmayan mevduat hesaplarını,
Özel cari
hesap: Katılım bankalarında açılabilen ve istenildiğinde kısmen veya
tamamen her an geri çekilebilme özelliği taşıyan ve karşılığında
hesap sahibine herhangi bir getiri ödenmeyen fonların oluşturduğu
hesapları,
Katılma hesabı:
Katılım bankalarına yatırılan fonların bu kurumlarca
kullandırılmasından doğacak kâr veya zarara katılma sonucunu veren,
karşılığında hesap sahibine önceden belirlenmiş herhangi bir getiri
ödenmeyen ve anaparanın aynen geri ödenmesi garanti edilmeyen
fonların oluşturduğu hesapları,
Katılım fonu:
Katılım bankaları nezdinde açtırılan gerçek ve tüzel kişilere ait
özel cari hesap ve katılma hesaplarında yer alan parayı,
Destek hizmeti
kuruluşu: Kurulca belirlenecek esaslar çerçevesinde Merkez Bankası
tarafından kurulmuş ya da Merkez Bankası bünyesinde faaliyet
gösterenler ile Sermaye Piyasası Kurulunun denetiminde bulunan
takas, saklama ve merkezi kayıt hizmeti kuruluşları hariç, bu Kanun
kapsamındaki kuruluşlara ana hizmetlerinin uzantısı veya
tamamlayıcısı niteliğinde hizmet veren kuruluşları,
Kıyı
bankacılığı: Bankacılık faaliyetleri, kurulu bulunulan ülke harici
ile sınırlı tutulan veya ülke genelinde uygulanan ekonomik ve malî
mevzuata tâbi olmayan ya da kurulu bulunulan ülkede yerleşik
olanlardan mevduat ve fon kabulünün yasaklandığı bankacılığı,
İfade eder.
Faaliyet
konuları
MADDE 4.-
Bankalar, diğer kanunlarda öngörülen hükümler saklı kalmak kaydıyla
aşağıda belirtilen faaliyetleri gerçekleştirebilirler:
a) Mevduat
kabulü.
b) Katılım fonu
kabulü.
c) Nakdî,
gayrinakdî her cins ve surette kredi verme işlemleri.
d) Nakdî ve
kaydî ödeme ve fon transferi işlemleri, muhabir bankacılık veya çek
hesaplarının kullanılması dahil her türlü ödeme ve tahsilat
işlemleri.
e) Çek ve diğer
kambiyo senetlerinin iştirası işlemleri.
f) Saklama
hizmetleri.
g) Kredi
kartları, banka kartları ve seyahat çekleri gibi ödeme vasıtalarının
ihracı ve bunlarla ilgili faaliyetlerin yürütülmesi işlemleri.
h) Efektif
dahil kambiyo işlemleri; para piyasası araçlarının alım ve satımı;
kıymetli maden ve taşların alımı, satımı veya bunların emanete
alınması işlemleri.
i) Ekonomik ve
finansal göstergelere, sermaye piyasası araçlarına, mala, kıymetli
madenlere ve dövize dayalı; vadeli işlem sözleşmelerinin, opsiyon
sözleşmelerinin, birden fazla türev aracı içeren basit veya karmaşık
yapıdaki finansal araçların alımı, satımı ve aracılık işlemleri.
j) Sermaye
piyasası araçlarının alım ve satımı ile geri alım veya tekrar satım
taahhüdü işlemleri.
k) Sermaye
piyasası araçlarının ihraç veya halka arz yoluyla satışına aracılık
işlemleri.
l) Daha önce
ihraç edilmiş olan sermaye piyasası araçlarının aracılık maksadıyla
alım satımının yürütülmesi işlemleri.
m) Başkaları
lehine teminat, garanti ve sair yükümlülüklerin üstlenilmesi
işlemleri gibi garanti işleri.
n) Yatırım
danışmanlığı işlemleri.
o) Portföy
işletmeciliği ve yönetimi.
p) Hazine
Müsteşarlığı ve/veya Merkez Bankası ve kuruluş birlikleri nezdinde
oluşturulan bir sözleşme kapsamında üstlenilen yükümlülükler
çerçevesinde alım satım işlemlerine ilişkin piyasa yapıcılığı.
r) Faktöring ve
forfaiting işlemleri.
s)
Bankalararası piyasada para alım satımı işlemlerine aracılık.
t) Finansal
kiralama işlemleri.
u) Sigorta
acenteliği ve bireysel emeklilik aracılık hizmetleri.
v) Kurulca
belirlenecek diğer faaliyetler.
Mevduat
bankaları birinci fıkranın (b) ve (t), katılım bankaları (a),
kalkınma ve yatırım bankaları (a) ve (b) bentlerinde belirtilen
faaliyetleri gerçekleştiremezler.
Dolaylı pay
sahipliği
MADDE 5.- Bu
Kanunun uygulanmasında, gerçek kişilere ait dolaylı pay sahipliğinin
belirlenmesinde, bir gerçek kişi ile eş ve çocuklarına ve bunların
sınırsız sorumlulukla katıldıkları ortaklıklara veya bu kişi veya
ortaklıkların ayrı ayrı veya birlikte kontrol ettikleri ortaklıklara
ait paylar birlikte dikkate alınır. Tüzel kişilere ait dolaylı pay
sahipliğinin belirlenmesinde, bunlara ait paylar ile bunların
kontrol ettikleri ortaklıklara ait paylar birlikte hesaplanır.
Bu maddenin
uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar Kurul tarafından belirlenir.
İKİNCİ KISIM
İzne Tâbi İşlemler
BİRİNCİ BÖLÜM
Kuruluş ve Faaliyet İzinleri
Kuruluş veya
Türkiye'de şube ve temsilcilik açma izni
MADDE 6.-
Türkiye'de bir bankanın kurulmasına veya yurt dışında kurulmuş bir
bankanın Türkiye'deki ilk şubesinin açılmasına, bu Kanunda öngörülen
şartların yerine getirilmesi kaydıyla Kurulun en az beş üyesinin
aynı yöndeki oyuyla alınacak kararla izin verilir.
İzin için
yapılacak başvurulara ve iznin verilmesine ilişkin usûl ve esaslar
Kurulca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir. İzne ilişkin karar,
başvurunun yapıldığı ya da başvuruda eksiklik bulunması hâlinde,
istenilen bilgi ve belgelerin tamamlandığı tarihten itibaren üç ay
içinde ilgiliye bildirilir. Eksikliklerin altı ay içinde
giderilmemesi hâlinde başvuru geçersiz hale gelir.
Türkiye'de
münhasıran kıyı bankacılığı faaliyetinde bulunmak üzere banka
kurulması veya yurt dışında kurulu bankalarca bu amaçla şube
açılması, bunların faaliyet alanları ile finansal raporlama ve
denetim usûlleri ve faaliyetlerinin geçici veya sürekli olarak
durdurulması hususları Kurul kararıyla belirlenir.
Yurt dışında
kurulu bankalar, mevduat veya katılım fonu kabul etmemek ve Kurulca
belirlenecek esaslara göre faaliyet göstermek kaydıyla, Kurulun izni
ile Türkiye'de temsilcilik açabilirler.
Kuruluş
şartları
MADDE 7.-
Türkiye'de kurulacak bir bankanın;
a) Anonim
şirket şeklinde kurulması,
b) Hisse
senetlerinin nakit karşılığı çıkarılması ve tamamının nama yazılı
olması,
c)
Kurucularının bu Kanunda belirtilen şartları haiz olması,
d) Yönetim
kurulu üyelerinin bu Kanunun kurumsal yönetim hükümlerinde
belirtilen nitelikleri ve plânlanan faaliyetleri
gerçekleştirebilecek meslekî tecrübeyi haiz olması,
e) Öngörülen
faaliyet konularının plânlanan malî, yönetim ve organizasyon yapısı
ile uyumlu olması,
f) Nakden ve
her türlü muvazaadan âri olarak ödenmiş sermayesinin en az
otuzmilyon Yeni Türk Lirası olması,
g) Ana
sözleşmesinin bu Kanun hükümlerine uygun olması,
h) Kurumun
etkin denetimini engellemeyecek şeffaf ve açık bir ortaklık yapısı
ve organizasyon şemasına sahip olması,
i) Konsolide
denetimini engelleyici nitelikte herhangi bir hususun bulunmaması,
j) Öngörülen
faaliyet konularına ait iş plânlarını, kuruluşun malî yapısı ile
ilgili projeksiyonlarını sermaye yeterliliğini de içerecek şekilde,
ilk üç yıl için bütçe plânını ve yapısal örgütlenmesini gösteren bir
faaliyet programını iç kontrol, risk yönetimi ve iç denetim sistemi
de dahil olmak üzere ibraz etmesi,
Şarttır.
Kalkınma ve
yatırım bankaları için ödenmiş sermaye, birinci fıkranın (f)
bendinde belirtilen tutarın üçte ikisinden az olamaz.
Bu maddenin
uygulamasına ilişkin usûl ve esaslar Kurulca belirlenir.
Kurucularda
aranan şartlar
MADDE 8.-
Bankaların kurucu ortaklarının;
a) 2004 sayılı
İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre müflis olmaması, konkordato
ilân etmiş olmaması, uzlaşma suretiyle yeniden yapılandırma
başvurusunun tasdik edilmiş olmaması ya da hakkında iflasın
ertelenmesi kararı verilmiş olmaması,
b) Bu Kanunun
71 inci maddesi uygulanan bankalarda veya bu Kanunun yürürlüğe
girmesinden önce Fona devredilmiş olan bankalarda nitelikli paya
sahip olmaması veya kontrolü elinde bulundurmaması,
c) Tasfiyeye
tâbi tutulan bankerler ile iradî tasfiye haricinde tasfiyeye tâbi
tutulan finansal kuruluşlarda, faaliyet izni kaldırılan kalkınma ve
yatırım bankalarında, ortaklarının temettü hariç ortaklık hakları
ile yönetim ve denetimi Fona intikal eden veya bankacılık yapma ve
mevduat ve katılım fonu kabul etme izin ve yetkileri kaldırılan
kredi kuruluşlarında, Fona intikalinden veya bankacılık yapma ve
mevduat ve katılım fonu kabul etme izin ve yetkileri kaldırılmadan
önce nitelikli paya sahip olmaması veya kontrolü elinde
bulundurmaması,
d) Taksirli
suçlar hariç olmak üzere affa uğramış olsalar bile mülga 765 sayılı
Türk Ceza Kanunu ve diğer kanunlar uyarınca ağır hapis veya beş
yıldan fazla hapis, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ve diğer kanunlar
uyarınca üç yıldan fazla hapis cezasıyla cezalandırılmamış olması
veya mülga 3182 sayılı Bankalar Kanununun, bu Kanunla yürürlükten
kaldırılan 4389 sayılı Bankalar Kanununun, bu Kanunun ve 2499 sayılı
Sermaye Piyasası Kanununun ve ödünç para verme işleri hakkında
mevzuatın hapis cezası gerektiren hükümlerine muhalefet yahut mülga
765 sayılı Türk Ceza Kanunu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu veya
diğer kanunlar uyarınca basit veya nitelikli zimmet, zimmet,
irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı
kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı suçlar ile
istimal ve istihlâk kaçakçılığı dışında kalan kaçakçılık suçları,
resmî ihale ve alım satımlara fesat karıştırma, karapara aklama veya
Devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlar ile Devlet sırlarını açığa
vurma, Devletin egemenlik alametlerine ve organlarının saygınlığına
karşı suçlar, Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve
bu düzenin işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar,
Devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, yabancı devletlerle olan
ilişkilere karşı suçlar, vergi kaçakçılığı suçlarından veya bu
suçlara iştirakten hükümlü bulunmaması,
e) Gerekli malî
güç ve itibara sahip bulunması,
f) İşin
gerektirdiği dürüstlük ve yeterliliğe sahip olması,
g) Tüzel kişi
olması hâlinde, risk grubu ile birlikte ortaklık yapısının şeffaf ve
açık olması,
Şarttır.
Bankaların tüzel kişi kurucu ortaklarının doğrudan veya dolaylı
olarak nitelikli paya sahip gerçek kişi ortaklarının bu maddenin
birinci fıkrasının (a), (b), (c), (d), (e) ve (f) bentlerinde yer
alan şartları taşıması gerekir.
Türkiye'nin
taraf olduğu uluslararası anlaşmalarla kurulmuş çok taraflı kredi
kuruluşları ve finansal kuruluşlar hakkında bu maddenin birinci
fıkrasının (b) ve (c) bentleri uygulanmaz.
Merkezi yurt
dışında bulunan bankaların Türkiye'de şube açma şartları
MADDE 9.-
Kurulca belirlenen usûl ve esaslar çerçevesinde gerekli izni alarak
Türkiye'de şube açmak suretiyle faaliyet gösterecek yurt dışında
kurulu bir bankanın;
a) Merkezinin
bulunduğu ülkede esas faaliyetlerinde yasaklamanın bulunmamış
olması,
b) Merkezinin
bulunduğu ülkenin yetkili denetim merciinin Türkiye'de faaliyet
göstermesine ilişkin olumsuz görüşünün bulunmaması,
c) Ödenmiş
sermayesinin Türkiye'ye tahsis edilen kısmının 7 nci maddede
belirtilen miktardan az olmaması,
d) Müdürler
kurulu üyelerinin, kurumsal yönetim hükümlerinde belirtilen şartları
ve plânlanan faaliyetleri gerçekleştirebilecek meslekî tecrübeyi
haiz olmaları,
e) İzin
kapsamındaki faaliyet konularına ait iş plânlarını, ilk üç yıl için
bütçe plânını ve yapısal örgütlenmesini gösteren bir faaliyet
programını ibraz etmesi,
f) Dahil olduğu
grubun ortaklık yapısının şeffaf ve açık olması,
Şarttır.
Merkezinin
bulunduğu ülkedeki yerel düzenlemelere aykırılıkları nedeniyle
faaliyeti yasaklanan konularda faaliyet izni verilmez.
Faaliyet
izni
MADDE 10.- Bu
Kanunun 6 ncı maddesi çerçevesinde kuruluş veya Türkiye'de şube açma
izni alan bankaların, Kuruldan ayrıca faaliyet izni alması şarttır.
Bir beyanname ile yapılacak başvuru üzerine verilecek izin, Kurul
tarafından aksi kararlaştırılmış olmadıkça, 4 üncü maddede
belirtilen bütün faaliyetleri aynı maddenin son fıkrasındaki
sınırlamalar çerçevesinde kapsar. Verilen faaliyet izinleri Resmî
Gazetede yayımlanır. Kararın, ilk izin başvurusunun yapıldığı
tarihten itibaren en geç üç ay içinde verilmesi gerekir.
Kurum, bu Kanun
ve bu Kanuna dayanılarak yapılan düzenlemelerdeki şartları
taşımayanlara gerekli düzeltmeleri yapmaları ve eksiklikleri
tamamlamaları için altı ayı geçmemek üzere süre verir. Bu süre
içinde yeniden başvuranlar hakkında yapılan inceleme sonucunda
durumları uygun bulunmayanlara verilmiş olan kuruluş izni geçersiz
olur ve sonuç yazılı olarak bildirilir. Kuruluş izni almış olan
bankaların faaliyete geçebilmesi için;
a) Sermayesinin
nakit olarak ödenmiş ve plânlanan faaliyetleri gerçekleştirebilecek
düzeyde olması,
b) Kurucuları
tarafından 7 nci maddede belirtilen asgarî sermayenin yüzde onu
tutarındaki sisteme giriş payının en az dörtte birinin Fon hesabına
yatırıldığına dair belgenin ibraz edilmesi,
c)
Faaliyetlerinin kurumsal yönetim hükümlerine uygunluğunu sağlaması
ve yeterli personel ve teknik donanıma sahip olması,
d)
Yöneticilerinin, kurumsal yönetim hükümlerinde belirtilen
nitelikleri haiz olması,
e) Kurulca
faaliyet konularını yürütebilecek yeterliliğe sahip olunduğu
kanaatine varılması,
Gerekir.
Sisteme giriş
payının ödenmeyen kısmının, faaliyete geçiş tarihinden itibaren
Kurulca belirlenecek ödeme plânı çerçevesinde Fon hesabına
yatırılacağına ilişkin taahhütnamenin Kuruma ibrazı zorunludur.
Sisteme giriş payı bir defaya mahsus olmak üzere alınır. Banka
hissedarları sisteme giriş payının ödenmesinden müteselsilen
sorumludurlar.
Bu maddenin
uygulanmasına ilişkin usûl ve esasları belirlemeye Kurul yetkilidir.
Kuruluş izninin
iptali
MADDE 11.- Bir
bankanın kuruluş izni;
a) İznin
gerçeğe aykırı beyanlarla alınmış olması,
b) Kuruluş
izninin verildiği tarihten itibaren dokuz ay içerisinde faaliyet
izni için başvurulmaması,
c) Kuruluş
izninden vazgeçildiğinin beyan edilmesi,
d) İznin
verilmesinde aranan şartların, faaliyete geçilinceye kadar
kaybedilmesi,
e) Faaliyet
izni alınamamış olması,
f) İradi olarak
bu Kanunun 4 üncü maddesinde belirtilen faaliyetlerin tümünden
vazgeçilmesi ve iradi tasfiyenin tamamlanması,
g) Devrolunan
bankanın birleşme veya bölünme işlemlerinin tamamlanması,
h) Bu Kanunun
106 ncı maddesi kapsamında tasfiye veya iflas takibatının
tamamlanması,
Hâllerinden
herhangi birinin gerçekleşmesi durumunda, Kurulun en az beş üyesinin
aynı yöndeki oyuyla alınan kararla iptal edilir.
Faaliyet
izninin iptali veya sınırlandırılması
MADDE 12.- Bir
bankanın, faaliyet izninin gerçeğe aykırı beyanlarla alınmış olması
veya faaliyet izninin alınmasından itibaren altı ay içinde faaliyete
geçilmemesi ya da bir yıl içinde kesintisiz altı ay süre ile
faaliyette bulunulmamış olması hâlinde faaliyet izni iptal edilir.
Faaliyet izninin alındığı tarihten itibaren bir ay içerisinde ilgili
kuruluş birliğine üye olunmaması veya sisteme giriş payının kalan
taksitlerinin Fon hesabına yatırılmamış olması ve bu yükümlülüklerin
Kurum tarafından yapılan uyarıya rağmen yerine getirilmemesi
durumunda, bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve
(b) bentleri dışında kalan faaliyet konuları Kurulca tek tek
sınırlanabilir.
Bu kararlar
ilgililere yazılı olarak bildirilir ve Resmî Gazetede yayımlanır.
Türkiye'de
şubesi bulunan yurt dışında kurulu bankaların, kurulu bulundukları
ülkede herhangi bir nedenle faaliyet izninin kaldırılması,
faaliyetlerinin durdurulması, iflas veya tasfiyelerine karar
verilmesi veya konkordato ilân etmeleri hâlinde, bunların
Türkiye'deki şubelerinin faaliyet izinleri Kurul tarafından
kaldırılır.
Bu Kanunun 4
üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) veya (b) bentleri kapsamında
bir kredi kuruluşuna verilen yetkinin Kurul tarafından kaldırılması,
faaliyet izninin kaldırılması hükmündedir.
Yurt içinde
şube açma
MADDE 13.-
Kurulca belirlenecek esaslara ve bu Kanunda yer alan kurumsal
yönetim hükümleri ile koruyucu hükümlere uyulmuş olması ve Kuruma
bildirilmesi şartıyla bankalarca yurt içinde şube açılması
serbesttir.
Sınır ötesi
faaliyetler
MADDE 14.-
Türkiye'de kurulan bankaların, kıyı bankacılığı bölgeleri de dahil
olmak üzere yurt dışında şube veya temsilcilik açmaları, ortaklık
kurmaları veya kurulmuş ortaklıklara katılmaları, bu Kanunda yer
alan kurumsal yönetim hükümleri ile koruyucu hükümlere ve Kurulca
belirlenecek esaslara uyulması kaydıyla Kurulun iznine tâbidir.
Bağımsız
denetim, değerleme, derecelendirme ve destek hizmeti kuruluşlarının
yetkilendirme izni
MADDE 15.-
Bankaların bağımsız denetim, değerleme, derecelendirme ve destek
hizmeti faaliyetlerini gerçekleştirecek olan kuruluşların
yetkilendirilmesine, yetkilerinin geçici veya sürekli olarak
kaldırılmasına Kurulca karar verilir. Buna ilişkin usûl ve esaslar
ilgili meslek birliklerinin görüşü alınarak Kurulca belirlenir.
İKİNCİ BÖLÜM
Ana
Sözleşmeye İlişkin Hükümler
Ana sözleşme
değişiklikleri
MADDE 16.-
Bankaların ana sözleşme değişikliklerinde Kurumun uygun görüşü
aranır. Kurumca uygun görülmeyen değişiklikler genel kurulda karara
bağlanamaz. Kurumun uygun görüşü alınmaksızın yapılan ana sözleşme
değişiklikleri Ticaret Siciline tescil edilemez. Ana sözleşme
değişikliği için bu Kanun ve ilgili diğer mevzuatta öngörülen izin,
onay veya olumlu görüş başvuruları, yetkili mercilerce onbeş iş günü
içinde cevaplandırılır.
Bankalar ana
sözleşmelerini güncel olarak internet sayfalarında yayınlar. Ana
sözleşmelerin güncelleştirilmesi, değişikliklerin gerçekleştiği
tarihten itibaren on iş günü içerisinde yapılmak zorundadır.
Sermaye
artırımları
MADDE 17.-
Sermaye artırımlarının, her türlü muvazaadan âri olarak, ilgili
mevzuatla ilâve edilmesine izin verilen kaynaklar hariç, iç
kaynaklara başvurulmadan nakden ödenmesi şarttır. Sermaye
artırımının Ticaret Siciline tescil edilmesinde Kurumun uygun görüşü
aranır.
Sermayenin mevzuata aykırı olarak artırıldığı tespit edilen kısmı,
özkaynak hesabında dikkate alınmaz.
Bu madde
kapsamında sermaye artırımına ilişkin usûl ve esaslar Kurulca
belirlenir.
Pay edinim ve
devirleri
MADDE 18.- Bir
kişinin, bir bankada doğrudan veya dolaylı pay sahipliği yoluyla
sermayenin yüzde onunu ve daha fazlasını temsil eden payları
edinmesi veya bir ortağa ait doğrudan veya dolaylı payların
sermayenin yüzde on, yüzde yirmi, yüzde otuzüç veya yüzde ellisini
aşması sonucunu veren pay edinimleri ile bir ortağa ait payların, bu
oranların altına düşmesi sonucunu veren pay devirleri Kurulun iznine
tâbidir.
Yönetim
kuruluna veya denetim komitesine üye belirleme imtiyazı veren
payların tesisi, devri veya yeni imtiyazlı pay ihracı yukarıdaki
oransal sınırlara bakılmaksızın Kurulun iznine tâbidir.
Bu izinlerin
verilmesinde, bankanın devralınan hisselerinin nominal değerinin
yüzde biri oranında devir payının devralan tarafından Fona
yatırılması zorunludur.
Ortak sayısının
beşten aşağı düşmesine yol açan işlemler ile izin alınmadan yapılan
pay devirleri pay defterine kaydolunmaz. Bu hükme aykırı olarak pay
defterine yapılan kayıtlar hükümsüzdür. Oy hakkı edinilmesi ve
hisseler üzerinde intifa hakkı tesisinde de bu hüküm uygulanır.
Nitelikli paya
sahip olan ortakların kurucularda aranan nitelikleri taşıması
şarttır. Kurucularda aranan nitelikleri kaybeden nitelikli paya
sahip ortaklar temettü dışındaki ortaklık haklarından yararlanamaz.
Bu halde, diğer ortaklık hakları Kurumun bildirimi üzerine Fon
tarafından kullanılır. Bu ortaklar sermayedeki doğrudan ve dolaylı
payları yüzde onun altına düşene kadar rüçhan haklarını
kullanamazlar.
Bir bankanın
sermayesinin yüzde on veya daha fazlasına sahip olan tüzel kişilerin
paylarının doğrudan veya dolaylı olarak birinci fıkrada belirtilen
oranlar veya esaslar dahilinde el değiştirmesi, devralacak ortağın
kurucularda aranan nitelikleri taşıması şartıyla Kurulun iznine
tâbidir.
Kurulun izni
olmadan payların devredilmesi hâlinde, bu paylara ait temettü hariç
ortaklık hakları Fon tarafından kullanılır.
Hisseleri
borsada işlem gören bankaların hisselerinin borsadan alınması ve bir
bankanın hisselerinin 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu hükümlerine
göre icra dairesinden satın alınması durumunda gerçekleştirilecek
işlemlere ve bu maddenin uygulanmasına dair usûl ve esaslar Kurulca
belirlenir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Birleşme, Bölünme, Hisse Değişimi ve İradi Tasfiye
Birleşme,
bölünme ve hisse değişimi
MADDE 19.-
Türkiye'de faaliyette bulunan bankalardan birinin; diğer bir veya
birkaç banka veya finansal kuruluş ile birleşmesi veya bütün aktif
ve pasifi ile diğer hak ve yükümlülüklerini Türkiye'de faaliyette
bulunan diğer bir bankaya devretmesi, bütün aktif ve pasifleri ile
diğer hak ve yükümlülüklerini devir alması veya bölünmesi ya da
hisse değişimi Kurulun iznine bağlıdır. İzin tarihinden itibaren üç
ay içinde ilgili bankaların yetkili organlarınca karar alınarak
gerekli işlemlere geçilmediği takdirde, verilen izin geçersiz olur.
Bankaların bu Kanun hükümlerine göre birleşme, bölünme ve
devirlerinde 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile devir veya
birleşmeye konu bankaların toplam aktiflerinin sektör içindeki
paylarının yüzde yirmiyi geçmemesi kaydıyla 4054 sayılı Rekabetin
Korunması Hakkında Kanunun 7, 10 ve 11 inci maddeleri hükümleri
uygulanmaz. Birleşme veya devir işleminin kesinleşmesini müteakip,
devredilen kuruluşun bütün aktif ve pasifleri ile diğer hak ve
yükümlülükleri devralan bankaya geçer ve devredilen kuruluşun tüzel
kişiliği sona ererek kaydı Ticaret Sicilinden silinir.
Bu madde
hükmünün uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar Kurum tarafından
çıkarılacak yönetmelik ile belirlenir.
İradi tasfiye
MADDE 20.-
Bankaların faaliyetlerine son vermeleri ve tasfiyeleri Kurulun
iznine ve Kurumun denetimine tâbidir.
Türkiye'de
faaliyette bulunan bankalar faaliyetlerine son vermek ve bunları
tasfiye etmek istedikleri takdirde, durumu Türkiye çapında basımı ve
dağıtımı yapılan en az iki gazete ile ilân ve mevduat sahipleri veya
katılım fonu sahipleri ile alacaklılarına veya bu durumda
sayılabilecek kişi ve kurumlara tebliğ ederek ellerinde bulunan aynî
ve nakdî her türlü mevduat veya katılım fonu ile emanet ve cari
hesap bakiyelerini ve sair borçlarını, vadeli olsalar bile
vadelerini beklemeksizin iki ay içinde iadeye ve bu süre içerisinde
sahibi başvurmayan aynî ve nakdî her türlü mevduat, katılım fonu,
emanet ve alacakları Kuruma tevdi etmeye mecburdurlar. Kurum, bu
suretle verilen değerleri, takip eden yıl başından başlamak üzere on
yıl süre ile her yıl başında usûlüne göre ilan etmek suretiyle
saklar. Son ilân tarihinden itibaren altı ay içinde aranmayan bu
değerler Fona gelir kaydolunur.
Bu madde
hükmünün uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar Kurum tarafından
çıkarılacak yönetmelik ile belirlenir.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
İzin Başvurularının Reddi
İzin
başvurularının reddi
MADDE 21.- Bu
Kanun hükümleri uyarınca Kuruma yapılan izin başvuruları; denetimin
etkin bir şekilde ifa edilmesine engel olabilecek nitelikte doğrudan
veya dolaylı herhangi bir ilişkinin varlığı veya izne tâbi işlem
için öngörülen koşulların, niteliklerin, yeterliliklerin izin
başvurusu esnasında ya da değerlendirme sürecinde sağlanamaması veya
kaybedilmesi hâlinde Kurulca reddedilir. Ret kararları ilgililere
gerekçeli olarak bildirilir.
ÜÇÜNCÜ KISIM
Kurumsal Yönetim
BİRİNCİ BÖLÜM
Yönetim
Kurumsal
yönetim ilkeleri
MADDE 22.-
Kurumsal yönetime ilişkin yapı ve süreçler ve bunlara ilişkin
ilkeler Sermaye Piyasası Kurulu ile kuruluş birliklerinin de görüşü
alınarak Kurul tarafından belirlenir.
Yönetim kurulu
MADDE 23.-
Bankaların yönetim kurulları genel müdür dahil beş kişiden az
olamaz. Genel müdür, bulunmadığı hallerde vekili, yönetim kurulunun
doğal üyesidir. Bu Kanunda genel müdür için öngörülen şartlar,
yönetim kurulu üyelerinin yarıdan bir fazlası için de aranır.
Murahhas üyelerin genel müdürde aranan şartları taşımaları
zorunludur. Yönetim kurulu üyeliğine seçilenler ve herhangi bir
nedenle boşalma hâlinde görevlendirilenler, bu maddede aranan
şartları taşıdıklarını gösteren belgelerle birlikte yedi iş günü
içerisinde Kuruma bildirilir. Genel müdürlük ve yönetim kurulu
başkanlığı görevleri aynı kişi tarafından icra edilemez. Yönetim
kurulu üyelerinin bu Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrasının
(a), (b), (c) ve (d) bentlerinde belirtilen şartları taşıması
gerekir.
Türkiye'de şube
açmak suretiyle faaliyette bulunan yurt dışında kurulu bankaların
Türkiye'deki yönetim merkezlerinde, yönetim kurulu yetki ve
sorumluluklarını taşıyan, merkez şube müdürünün de dahil olduğu en
az üç kişilik bir müdürler kurulu oluşturmaları zorunludur. Bu
Kanunun uygulanmasında müdürler kurulu yönetim kurulu hükmünde olup,
birinci fıkrada belirtilen şartlar müdürler kurulu üyeleri için de
aranır.
İç kontrol,
risk yönetimi ve iç denetim sistemlerinin ilgili mevzuata uygun
olarak tesis edilmesi, işlerliğinin, uygunluğunun ve yeterliliğinin
sağlanması, finansal raporlama sistemlerinin güvence altına
alınması, banka içindeki yetki ve sorumlulukların belirlenmesi
yönetim kurulunun sorumluluğundadır.
Denetim
komitesi
MADDE 24.-
Bankaların, yönetim kurullarınca yönetim kurulunun denetim ve
gözetim faaliyetlerinin yerine getirilmesine yardımcı olmak üzere
denetim komitesi oluşturulur. Denetim komitesi en az iki üyeden
oluşur. Denetim komitesi üyeleri icraî görevi bulunmayan yönetim
kurulu üyeleri arasından seçilir. Türkiye'de şube olarak faaliyet
gösteren bankalarda ise kendisine bağlı icraî mahiyette faaliyet
gösteren bir birim bulunmayan müdürler kurulu üyelerinden biri
görevlendirilir.
Denetim
komitesi üyelerinin, Kurulca belirlenen niteliklere sahip olmaları
şarttır. Buna ilişkin bilgi ve belgeler atamanın yapılmasını
müteakiben en geç yedi iş günü içinde Kuruma bildirilir.
Denetim
komitesi, yönetim kurulu adına bankanın iç kontrol, risk yönetimi ve
iç denetim sistemlerinin etkinliğini ve yeterliliğini, bu sistemler
ile muhasebe ve raporlama sistemlerinin bu Kanun ve ilgili
düzenlemeler çerçevesinde işleyişini ve üretilen bilgilerin
bütünlüğünü gözetmek, bağımsız denetim kuruluşlarının yönetim kurulu
tarafından seçilmesinde gerekli ön değerlendirmeleri yapmak, yönetim
kurulu tarafından seçilen bağımsız denetim kuruluşlarının
faaliyetlerini düzenli olarak izlemek, bu Kanun kapsamında ana
ortaklık niteliğindeki kuruluşlarda, konsolide denetime tâbi
kuruluşların iç denetim işlevlerinin konsolide olarak sürdürülmesini
ve eşgüdümünü sağlamakla görevli ve sorumludur.
Denetim
komitesi, iç kontrol, iç denetim ve risk yönetimi sistemleri
kapsamında oluşturulan birimlerden ve bağımsız denetim
kuruluşlarından; görevlerinin ifasıyla ilgili olarak düzenli
raporlar almak ve bankanın faaliyetlerinin sürekliliği ve güven
içinde yürütülmesini olumsuz etkileyebilecek hususlar veya mevzuata
ve iç düzenlemelere aykırılıklar bulunması hâlinde bu hususları
yönetim kuruluna bildirmekle yükümlüdür.
Denetim
komitesi, altı aylık dönemleri aşmamak kaydıyla icra ettiği
faaliyetlerin sonuçları ile bankada alınması gereken önlemlere,
yapılmasına ihtiyaç duyulan uygulamalara ve bankanın faaliyetlerinin
güven içinde sürdürülmesi bakımından önemli gördüğü diğer hususlara
ilişkin görüşlerini yönetim kuruluna bildirmekle yükümlüdür.
Denetim
komitesi, bankanın tüm birimlerinden, anlaşmalı destek hizmeti
kuruluşları ve bağımsız denetim kuruluşlarından bilgi ve belge
almaya, bedeli banka tarafından karşılanmak suretiyle konularında
ihtisas sahibi kişilerden yönetim kurulunun onayına bağlı olarak
danışmanlık hizmeti sağlamaya yetkilidir. Denetim komitesinin görev,
yetki ve sorumlulukları ile çalışma usûl ve esasları yönetim kurulu
tarafından düzenlenir.
Genel müdür ve
yardımcıları
MADDE 25.-
Banka genel müdürlerinin hukuk, iktisat, maliye, bankacılık,
işletme, kamu yönetimi ve dengi dallarda en az lisans düzeyinde,
mühendislik alanında lisans düzeyinde öğrenim görmüş olanların ise
belirtilen alanlarda lisansüstü öğrenim görmüş olmaları ve
bankacılık veya işletmecilik alanında en az on yıllık meslekî
deneyime sahip olmaları şarttır.
Genel müdür
yardımcılarının en az yedi yıllık meslekî deneyime sahip ve asgarî
üçte ikisinin birinci fıkrada belirtilen alanlarda en az lisans
düzeyinde öğrenim görmüş olması şarttır. Başka unvanlarla istihdam
edilseler dahi, yetki ve görevleri itibarıyla genel müdür
yardımcısına denk veya daha üst konumlarda icraî nitelikte görev
yapan diğer yöneticiler de bu Kanunun genel müdür yardımcılarına
ilişkin hükümlerine tâbidir.
Genel müdürlüğe
ve yardımcılıklarına atanacakların, bu maddede aranan şartları
taşıdıklarını gösteren belgelerle birlikte Kuruma bildirilmesi
şarttır. Bildirimden itibaren yedi iş günü içinde Kurumca olumsuz
görüş bildirilmemesi durumunda ilgili kişilerin atamaları
yapılabilir.
Herhangi bir
nedenle görevden ayrılan genel müdür ve yardımcılarının görevden
ayrılma nedenleri, ilgili banka ve görevden ayrılan tarafından yedi
iş günü içinde Kuruma bildirilir.
Bu madde
uygulamasında, genel müdürün sahip olması gereken nitelikler ve
atanmalarına veya görevden ayrılmalarına ilişkin yükümlülükler
bakımından, yurt dışında kurulu bankaların Türkiye'deki merkez
şubesi müdürü, genel müdür gibi değerlendirilir.
Genel müdür ve
genel müdür yardımcıları, konsolide denetime tâbi ortaklıklar hariç
başka bir ticari kuruluşta tam veya yarı zamanlı olarak görev
alamaz.
Çalışma ve imza
yetkisi yasağı
MADDE 26.- Bu
Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (c) ve (d)
bentlerinde belirtilen şartları taşımayan kişiler, bankalarda genel
müdür, genel müdür yardımcısı veya imza yetkisini haiz görevli
olarak çalıştırılamazlar. Bankalar, bu kimselerin imza yetkilerini
derhal kaldırmak zorundadırlar.
Kurum
denetimleri sonucunda, bu Kanun veya ilgili diğer mevzuat
hükümlerini ihlâl ettikleri ve bankanın emin bir şekilde çalışmasını
tehlikeye düşürdükleri tespit edilen ve haklarında kanunî kovuşturma
talep edilen banka mensuplarının, imza yetkileri Kurul kararı ile
geçici olarak kaldırılır. Bu kimseler, Kurulun izni olmadıkça imza
yetkisini haiz personel olarak hiçbir bankada çalıştırılamazlar.
Yemin ve mal
beyanı
MADDE 27.-
Bankaların yönetim kurulu üyeleri ile müdürler kurulu başkan ve
üyeleri, seçilmeleri veya atanmalarından sonra yerel ticaret
mahkemesi huzurunda yemin etmedikçe göreve başlayamazlar. Bu kişiler
ile genel müdür ve yardımcıları ve imza yetkisine sahip
mensuplarından bölge müdürleri, şube müdürleri ve genel müdürlük
merkez teşkilatında yer alan bölüm, kısım, grup ve bunlara eşdeğer
isimler altında faaliyet gösteren birimlerin yöneticileri 3628
sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla
Mücadele Kanunu hükümlerine tâbidirler.
Yemin ve mal
beyanına ilişkin usûl ve esaslar Kurulca belirlenir.
Karar defteri
MADDE 28.-
Yönetim kurulu, denetim komitesi ve kredi komitesi ile müdürler
kurulu kararları, aralarında açıklık bırakılmamak ve satır
aralarında çıkıntı olmamak şartıyla tarih ve numara sırasıyla 6762
sayılı Türk Ticaret Kanununun defterlerle ilgili hükümleri gereğince
onaylanmış müteselsil sayfa numaralı ayrı birer deftere metnin
doğruluğundan hiçbir şekilde şüpheyi davet etmeyecek şekilde günü
gününe kaydedilir ve her kararın altı, üyeler tarafından karar
tarihinden itibaren en geç bir ay içinde imza olunur. Kurulca
belirlenecek usûl ve esaslar çerçevesinde, yıl sonlarında
ciltlettirilmeleri kaydıyla karar defterleri yerine yaprakları
noterce tasdikli ve müteselsil sıra numaralı ayrı kalamoza
kullanılabilir.
İKİNCİ BÖLÜM
İç
Sistemler
İç sistemlere
ilişkin yükümlülükler
MADDE 29.-
Bankalar, maruz kaldıkları risklerin izlenmesi, kontrolünün
sağlanması, faaliyetlerinin kapsamı ve yapısıyla uyumlu ve değişen
koşullara uygun, tüm şube ve konsolidasyona tâbi ortaklıklarını
kapsayan yeterli ve etkin bir iç kontrol, risk yönetimi ve iç
denetim sistemi kurmak ve işletmekle yükümlüdürler.
İç kontrol,
risk yönetimi ve iç denetim sistemlerinin kuruluşuna, işleyişine,
yeterliliğine, oluşturulacak birimlere, icra edilecek faaliyetlere,
üst yönetimin görev ve sorumlulukları ile Kuruma yapılacak
raporlamalara ilişkin usûl ve esaslar Kurulca belirlenir.
İç kontrol
sistemi
MADDE 30.-
Bankalar, iç kontrol sistemi kapsamında, faaliyetlerinin mevzuata,
iç düzenlemelerine ve bankacılık teamüllerine uygun olarak
yürütülmesini, muhasebe ve raporlama sisteminin bütünlüğünü,
güvenilirliğini ve bilgilerin zamanında elde edilebilirliğini her
seviyedeki personeli tarafından uyulacak ve uygulanacak sürekli
kontrol faaliyetleri ile sağlamak, görevlerin fonksiyonel
ayrımlarını, yetki ve sorumlulukların paylaşımını, fon ödemelerini,
banka işlemlerinin mutabakatını, varlıkların korunmasını ve
yükümlülüklerin kontrol altında tutulmasını temin etmek, maruz
kalınan her türlü riskin tanınması, değerlendirilmesi ve yönetimi
için gerekli alt yapıyı hazırlamak ve yeterli iletişim ağını
oluşturmak zorundadır. İç kontrol faaliyetleri yönetim kuruluna
bağlı olarak çalışacak iç kontrol birimi ve personeli tarafından
yürütülür.
Risk yönetimi
sistemi
MADDE 31.-
Bankalar risk yönetimi sistemi kapsamında, risk politikalarını
Kurulca belirlenen esaslar çerçevesinde oluşturmak, uygulamak ve
raporlamak zorundadır. Risk yönetimi faaliyetleri yönetim kuruluna
bağlı olarak çalışacak risk yönetimi birimi ve personeli tarafından
yürütülür.
İç denetim
sistemi
MADDE 32.-
Bankalar bütün birim, şube ve konsolidasyona tâbi ortaklıklarını
kapsayan bir iç denetim sistemi kurmak zorundadır. Bu çerçevede,
faaliyetlerin mevzuata, ana sözleşmeye, iç düzenlemelere ve
bankacılık ilkelerine uygunluğu, banka müfettişleri tarafından
denetlenir.
İç denetim
faaliyetleri, tarafsız ve bağımsız bir şekilde, gerekli meslekî özen
gösterilerek, yeterli sayıda müfettiş tarafından yerine getirilir.
Ana ortaklık niteliğindeki bankanın iç denetiminde görev alanlar
konsolidasyona tâbi ortaklıklarda iç denetim görevini ifa edebilir.
İç denetimle görevli birimce veya yetkili müfettişlerce bu Kanunun
29 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamında düzenlenecek iç denetim
raporunun, en az üçer aylık dönemler itibarıyla ve denetim komitesi
aracılığıyla yönetim kuruluna tevdii zorunludur.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Yetkili Kuruluşlar
Bağımsız
denetim kuruluşları
MADDE 33.- Bu
Kanunun 15 inci maddesine göre yetkilendirilecek bağımsız denetim
kuruluşlarının çalışmalarına ilişkin esaslar Türkiye Serbest
Muhasebeci Malî Müşavirler ve Yeminli Malî Müşavirler Odaları
Birliği,Türkiye Muhasebe Standartları Kurulu, Merkez Bankası ve
kuruluş birliklerinin görüşü alınarak Kurulca düzenlenir. Bağımsız
denetim kuruluşları, bu Kanun uyarınca yaptıkları faaliyetler
dolayısıyla üçüncü kişilere verdikleri zararlardan sorumludurlar.
Bağımsız
denetim kuruluşları denetim esnasında, bankanın varlığını tehlikeye
sokabilecek veya yöneticilerin Kanun veya esas sözleşmeyi ihlâl
etmiş olduklarını gösteren hususları tespit ederse, durumu derhal
Kuruma bildirir. Bu bildirim, meslekî gizlilik prensiplerinin ve
anlaşmalarının veya bankacılık sırlarına ilişkin yükümlülüklerin
ihlâl edildiği anlamına gelmez.
Değerleme ve
derecelendirme kuruluşları
MADDE 34.- Bu
Kanun ve bu Kanuna istinaden çıkarılan düzenlemelerde öngörülen
değerlemeler ve derecelendirmeler, Kurulca belirlenecek usûl ve
esaslar çerçevesinde, değerleme ve derecelendirme kuruluşlarına
yaptırılır.
Destek hizmeti
kuruluşları
MADDE 35.-
Bankalar, destek hizmetinden doğabilecek riskler ile bunların
yönetilmesine, beklenen fayda ve maliyetin değerlendirilmesine
ilişkin hazırlayacakları programı Kuruma ibraz etmek zorundadır.
Destek hizmeti, bankaların yasal yükümlülüklerini yerine
getirmelerini, ilgili düzenlemelere uymalarını ve etkin biçimde
denetlenmelerini engelleyici nitelikte olamaz.
Destek hizmeti
kuruluşlarına ve hizmet alınabilecek konulara ilişkin usûl ve
esaslar Kurulca belirlenir.
Sorumluluk
sigortası
MADDE 36.-
Bağımsız denetim, değerleme, derecelendirme ve destek hizmeti
kuruluşları, verdikleri hizmetlerden doğabilecek zararları
karşılamak amacıyla sorumluluk sigortası yaptırmak zorundadır. Bu
maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar Kurulca belirlenir.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Finansal Raporlama
Muhasebe ve
raporlama sistemi
MADDE 37.-
Bankalar, kuruluş birliklerinin ve Türkiye Muhasebe Standartları
Kurulunun görüşü alınmak suretiyle Kurul tarafından uluslararası
standartlar esas alınarak belirlenecek usûl ve esaslara uygun olarak
muhasebe sistemlerinde tekdüzeni uygulamak; tüm işlemlerini gerçek
mahiyetlerine uygun surette muhasebeleştirmek; finansal raporlarını
bilgi edinme ihtiyacını karşılayabilecek biçim ve içerikte,
anlaşılır, güvenilir ve karşılaştırılabilir, denetime, analize ve
yorumlamaya elverişli, zamanında ve doğru şekilde düzenlemek
zorundadır.
Bankalar,
kanunî ve yardımcı defter ve kayıtlarını, şubeleri, yurt içi ve yurt
dışındaki muhabirleri ile hesap mutabakatı sağlamadan bilançolarını
kapatamazlar.
Yayımlanan
finansal tabloların gerçeğe aykırı olduğunun tespiti hâlinde Kurul
gerekli tedbirleri almaya yetkilidir.
Konsolide
finansal raporlar
MADDE 38.- Ana
ortaklık, finansal durum ve faaliyet sonuçları hakkında bir bütün
olarak bilgi vermek amacıyla 37 nci maddeye istinaden Kurulca
düzenlenen usûl ve esaslar çerçevesinde konsolide finansal raporlar
düzenlemek zorundadır. Konsolide finansal rapor kapsamında bulunan
kuruluşlar, kendilerinden konsolide finansal raporların
düzenlenmesine ilişkin olarak istenecek her türlü bilgi ve belgeyi
ilgili ana ortaklığa vermekle yükümlüdür.
Finansal
raporların imzalanması, sunulması, ilânı ve denetimi
MADDE 39.-
Bankalar tarafından hazırlanan finansal raporlardan Kurulca
belirlenecek olanların, yönetim kurulu başkanı, denetim komitesi
üyeleri, genel müdür ile finansal raporlamadan sorumlu genel müdür
yardımcısı ve ilgili birim müdürü veya bu unvanlara eşdeğer kişiler
tarafından ad, soyad ve unvan belirtilmek suretiyle finansal
raporlamaya ilişkin düzenlemelere ve muhasebe kayıtlarına uygun
olduğu belirtilerek imzalanması zorunludur. İmza yükümlülüğü,
Türkiye'de şube açmak suretiyle faaliyette bulunan bankalarda
müdürler kurulu üyelerince yerine getirilir.
Bankaların
genel kurullarına sunacağı yıllık finansal raporların bağımsız
denetim kuruluşlarınca onaylanması şarttır.
Bankalar,
düzenleyecekleri finansal raporlarını, Kurulun belirleyeceği usûl ve
esaslar çerçevesinde ilgili mercilere sunmak ve ilân etmek
zorundadırlar.
Yıllık faaliyet
raporu
MADDE 40.-
Bankalar, statülerine, yönetim ve organizasyon yapılarına, insan
kaynaklarına, faaliyetlerine, finansal durumlarına, yönetimin
değerlendirmeleri ve geleceğe yönelik beklentilerine ilişkin
bilgileri, finansal tablolarını, özet yönetim kurulu raporunu ve
bağımsız denetim raporunu da içeren yıllık faaliyet raporu
hazırlamak zorundadırlar. Faaliyet raporunun hazırlanmasına, ilgili
mercilere bildirilmesine ve kamuya açıklanmasına ilişkin usûl ve
esaslar Kurulca belirlenir.
Sorumluluk
MADDE 41.-
Yönetim kurulu, bu Kanunun 37 nci maddesi uyarınca faaliyetlerin
muhasebeleştirilmesi, finansal tabloların hazırlanması, onaylanması,
denetlenmesi, yetkili mercilere sunulması ve yayımlanması dâhil
finansal raporlama sistemini, görev, yetki ve sorumlulukları
belirlemek, bilgi sistemlerini yeterli hale getirmek ve uygulamayı
gözetmekle yükümlüdür.
Belgelerin
saklanması
MADDE 42.-
Alınan yazılar ve faaliyetler ile ilgili belgelerin asılları veya
bunun mümkün olmadığı hâllerde sıhhatlerinden şüpheye mahal
vermeyecek kopyaları ve yazılan yazıların makine ile alınmış, tarih
ve numara sırası verilerek düzenlenecek suretleri, usûlleri
çerçevesinde ilgili banka nezdinde on yıl süreyle saklanır. Bu
belgelerin mikrofilm, mikrofiş şeklinde veya elektronik, manyetik
veya benzeri ortamlarda saklanmaları mümkündür. Bu maddenin
uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar Kurulca belirlenir.
DÖRDÜNCÜ KISIM
Koruyucu Hükümler
BİRİNCİ BÖLÜM
Özkaynaklar ve Standart Oranlar
Koruyucu
düzenlemeler
MADDE 43.-
Kurul; bankaların varlıkları, alacakları, özkaynakları, borç,
yükümlülük ve taahhütleri, gelir ve giderleri arasındaki ilgi ve
dengelerin ve malî bünyeyi etkileyen diğer tüm unsurların ve maruz
kalınan risklerin tespiti, tahlili, izlenmesi, ölçülmesi ve
değerlendirilmesi amacıyla sınırlamalar ve standart oranlar da
belirlemek suretiyle gerekli düzenlemeleri yapmaya ve bunlar
hakkında her türlü tedbiri almaya yetkilidir. Bu hüküm, 38 inci
madde gereğince konsolide malî tablo hazırlama yükümlülüğü bulunan
ana ortaklık için Kurulca belirlenecek usûl ve esaslar çerçevesinde
konsolide ve konsolide olmayan bazda uygulanır. Bankalar, yapılan
düzenlemelere uymak, belirlenen sınırlamaları ve standart oranları
konsolide baz da dahil olmak üzere hesaplamak, tutturmak ve idame
ettirmek ve bunlara ilişkin olarak Kurum tarafından istenen
tedbirleri belirlenen süreler içinde almak ve uygulamakla
yükümlüdür.
Kurul, kurumsal
yönetim hükümleri ile koruyucu hükümlerin uygulanmasını da dikkate
alarak, her bir banka ya da banka grubu için belirlenen asgarî veya
azamî standart oranlar ve sınırlardan farklı daha ihtiyatlı bir oran
veya sınır tesis etmeye veya hesaplama ve bildirim dönemlerini
farklılaştırmaya veya genel olarak belirlenmemiş oran ve sınırlar
tespit etmeye yetkilidir.
Bu Kanun
kapsamında öngörülen sınırlamalara ve standart oranlara ilişkin
eşiklere erişilmesi veya aşımların oluşması hâlinde, ilgili banka
durumu derhal Kuruma bildirmek zorundadır.
Ödenmiş
sermaye, yedek akçeler ve özkaynak
MADDE 44.-
Ödenmiş sermaye, bankaların fiilen ve her türlü muvazaadan arî
olarak ödenmiş veya Türkiye'ye ayrılmış ve ödenmiş sermayelerinden,
bilançoda görülen zararın yedek akçelerle karşılanamayan kısmı
düşüldükten sonra kalan tutardır.
Yedek akçeler,
bankaların 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu ve ilgili kanunlar ile
ana sözleşmelerine göre ayırdıkları yedek akçelerinden varsa bilanço
zararının düşülmesinden sonra elde edilen tutardır.
Özkaynak, ana
sermaye ve katkı sermaye toplamı ile bu toplamdan sermayeden
indirilecek değerlerin düşülmesi sonucu bulunacak tutarı ifade eder.
Konsolide
özkaynak, konsolide esasa göre uygulanacak kredi sınırları ile
standart oranların hesaplanmasında bu maddenin üçüncü fıkrası
hükmüne göre hesaplanarak dikkate alınır.
Bu maddeye
ilişkin usûl ve esaslar Kurulca belirlenir.
Sermaye
yeterliliği
MADDE 45.- Bu
Kanunun uygulanmasında maruz kalınan riskler nedeniyle oluşabilecek
zararlara karşı yeterli özkaynak bulundurulması sermaye
yeterliliğini ifade eder. Bankalar, Kurum tarafından düzenlenecek
yönetmelikte öngörülen usûl ve esaslara göre yüzde sekiz oranından
az olmamak üzere belirlenecek sermaye yeterliliği oranını
hesaplamak, tutturmak, idame ettirmek ve raporlamak zorundadır.
Bankaların iç
sistemleri, aktif ve malî yapıları dikkate alınarak asgarî sermaye
yeterliliği oranını artırmaya, bankalar bazında farklılaştırmaya,
kaynağı katılma hesabı olan aktiflerin risk ağırlıklarının
belirlenmesinde bu hesapların özelliklerini dikkate almak suretiyle
düzenleme yapmaya Kurul yetkilidir.
Likidite
yeterliliği
MADDE 46.-
Bankalar, Merkez Bankasının uygun görüşü alınmak suretiyle Kurulca
belirlenecek usûl ve esaslara göre asgarî likidite düzeyini
hesaplamak, tutturmak, idame ettirmek ve raporlamak zorundadır.
Aşımların
giderilmesi
MADDE 47.- Bu
Kanun ve bu Kanuna istinaden çıkarılan düzenlemelerde yer alan
sınırlama ve oranlara ilişkin aşımların Kurulca belirlenecek usûl ve
esaslar çerçevesinde giderilmesi zorunludur.
Özkaynaklarda
meydana gelebilecek düşüşler nedeniyle özkaynağın belirli bir oranı
ile ilişkilendirilen sınırlama ve oranlarda aşımların oluşması ve
şartların gerektirmesi hâlinde, bu aşımlar Kurumca belirlenecek bir
süre içinde giderilir. Aşımların giderilmesi için belirlenen süre
içinde bu Kanunun idarî para cezalarına ilişkin hükümleri
uygulanmaz.
İKİNCİ BÖLÜM
Krediler ve Risk Grubu
Krediler
MADDE 48.-
Bankalarca verilen nakdî krediler ile teminat mektupları,
kontrgarantiler, kefaletler, aval, ciro, kabul gibi gayrinakdî
krediler ve bu niteliği haiz taahhütler, satın alınan tahvil ve
benzeri sermaye piyasası araçları, tevdiatta bulunmak suretiyle ya
da herhangi bir şekil ve surette verilen ödünçler, varlıkların
vadeli satışından doğan alacaklar, vadesi geçmiş nakdî krediler,
tahakkuk etmekle birlikte tahsil edilmemiş faizler, gayrinakdî
kredilerin nakde tahvil olan bedelleri, ters repo işlemlerinden
alacaklar, vadeli işlem ve opsiyon sözleşmeleri ile benzeri diğer
sözleşmeler nedeniyle üstlenilen riskler, ortaklık payları ve
Kurulca kredi olarak kabul edilen işlemler izlendikleri hesaba
bakılmaksızın bu Kanun uygulamasında kredi sayılır.
Birinci fıkrada
belirtilenlere ilâve olarak, kalkınma ve yatırım bankalarının
finansal kiralama yöntemiyle sağladığı finansmanlar ile katılım
bankalarının taşınır ve taşınmaz mal ve hizmet bedellerinin ödenmesi
suretiyle veya kâr ve zarar ortaklığı yatırımları, taşınmaz, ekipman
veya emtia temini veya finansal kiralama, mal karşılığı vesaikin
finansmanı, ortak yatırımlar veya benzer yöntemlerle sağladıkları
finansmanlar da bu Kanun uygulamasında kredi sayılır.
Risk
grubu
MADDE 49.- Bir
gerçek kişi ile eşi ve çocukları, bunların yönetim kurulu üyesi veya
genel müdürü oldukları veya bunların ya da bir tüzel kişinin
birlikte veya tek başlarına, doğrudan ya da dolaylı olarak kontrol
ettikleri ya da sınırsız sorumlulukla katıldıkları ortaklıklar bir
risk grubunu oluşturur.
Bir banka ile
bu bankanın nitelikli pay sahipleri, yönetim kurulu üyeleri ve genel
müdürü, bunların birlikte veya tek başına, doğrudan ya da dolaylı
olarak kontrol ettikleri ya da bunların sınırsız sorumlulukla
katıldıkları veya yönetim kurulu üyesi ya da genel müdürü oldukları
ortaklıklar bankanın dahil olduğu risk grubunu oluşturur.
Yukarıda
belirtilen risk gruplarının belirlenmesinde birlikte kontrol edilen
ortaklıklar, bu ortaklıkların kontrolünü birlikte sağlayan her bir
hissedarın risk grubuna dahil edilir.
Bu maddenin
uygulanmasında aralarında birinin ödeme güçlüğüne düşmesinin diğer
bir veya birkaçının ödeme güçlüğüne düşmesi sonucunu doğuracak
boyutta kefalet, garanti veya benzeri ilişkiler bulunan gerçek ve
tüzel kişiler ilgili risk gruplarına dahil edilir.
Sermayesinin
çoğunluğu ayrı ayrı veya birlikte Hazineye, Özelleştirme İdaresi
Başkanlığına, genel veya katma bütçeli dairelere ait bankalar;
doğrudan veya dolaylı olarak kontrol ettikleri ortaklıklar ile
birlikte bir risk grubu oluşturur.
Bankalar
dışındaki kamu iktisadi teşebbüslerinin veya hisselerinin çoğunluğu
Özelleştirme İdaresi Başkanlığının elinde bulunan diğer kamu kurum
ve kuruluşları, sermaye, yönetim ve denetimlerine hâkim oldukları
bağlı ortaklık, iştirak ve müesseseler ile birlikte bir risk grubu
oluşturur.
Bu maddenin
uygulanmasına, banka ve ortaklıklarda yönetim kurulu üyesi ve genel
müdür olarak görev yapanlar ve velâyet altında olmayan çocuklar
bakımından aynı risk grubuna dahil edilecek gerçek ve tüzel
kişilerin tespitine ilişkin usûl ve esaslar Kurulca belirlenir.
Dâhil olunan
risk grubu ve mensuplara kredi kullandırma koşulları
MADDE 50.-
Bankalar;
a) Yönetim
kurulu üyelerine, genel müdüre, genel müdür yardımcılarına ve kredi
açmaya yetkili mensuplarına; bunların eş ve velâyet altındaki
çocuklarına; tek başlarına ya da birlikte sermayesinin yüzde
yirmibeş veya fazlasına sahip oldukları ortaklıklara,
b) (a) bendinde
sayılanlar dışında kalan mensupları ile bunların eş ve velâyeti
altındaki çocuklarına,
c)
Mensuplarının kurduğu veya bunlar için kurulan sandık, dernek,
sendika veya vakıflara,
Her ne şekil ve
surette olursa olsun nakdî ve gayrinakdî kredi veremez, tahvil ya da
benzeri menkul kıymetlerini satın alamazlar.
Birinci fıkra
hükümleri, yönetim kurulu üyeliklerinde aslen bulunan veya temsilci
bulunduran ve banka sermayesinde doğrudan veya dolaylı olarak
nitelikli paya sahip olan gerçek kişi ortaklar ile tüzel kişi
ortaklar hakkında uygulanmaz.
Bir bankanın
ortaklıklarının yönetim ve denetim kurullarında bulunan kimselerin
aynı zamanda ilgili bankanın mensubu olması, bu ortaklıkların ilgili
banka ile işlem yapmasına engel değildir.
Bankanın dâhil
olduğu risk grubunda bulunan gerçek ve tüzel kişilere kredi
kullandırılması hâlinde, gerekli kararların yönetim kurulunun üye
tam sayısının üçte iki çoğunluğu ile alınması ve bunlara sağlanan
kredi koşullarının kredi kullananın lehine diğer kişi ve gruplara
kullandırılanlardan ve piyasa koşullarından farklılık arz etmemesi
şarttır.
Bir bankanın
yönetim kurulu üyelerine, mensupları ile bunların eşlerine ve
velâyet altındaki çocuklarına, aylık net ücretleri toplamının beş
katını aşmamak üzere verilecek krediler, üç katını aşmamak üzere çek
karnesi veya kredi kartı verilmesi suretiyle kullandırılacak
krediler ile bu Kanunun 55 inci maddesinin (a) ve (b) bentlerinde
belirtilen menkul kıymetler karşılığı kullandırılan krediler birinci
ve dördüncü fıkra hükümlerine tâbi değildir.
Banka, bankanın
risk grubunda yer alan kişilere açtığı kredileri Kuruma düzenli
olarak raporlar.
Sonradan bu
madde hükümlerine aykırı hale gelen kredilerin en geç altı ay içinde
tasfiye edilmesi zorunludur.
Kredi açma
MADDE 51.-
Kredi açma yetkisi yönetim kuruluna aittir. Yönetim kurulu; kredi
açma, onay verme ve diğer idarî esaslara ilişkin politikaları
oluşturmak, bunların uygulanmasını ve izlenmesini sağlamak ve
gerekli tedbirleri almakla yükümlüdür.
Yönetim kurulu
kredi açma yetkisini Kurulca belirlenecek usûl ve esaslar
çerçevesinde kredi komitesine veya genel müdürlüğe devredebilir.
Genel müdürlük kendisine devredilen kredi açma yetkisini diğer
birimleri, bölge müdürlükleri veya şubeleri aracılığıyla da
kullanabilir. Kredi komitesinin oluşumu ile çalışma ve karar alma
esasları Kurulca belirlenir. Bu Kanunun kredi sınırlarına ilişkin
hükümlerine tâbi olmayan krediler için kredi açma yetkisi yönetim
kurulunca belirlenecek usûl ve esaslar çerçevesinde devredilebilir.
Kredi açma
yetkisini haiz olanlar, kendileri ile eş ve velâyeti altındaki
çocuklarının veya bunlarla risk grubu oluşturan diğer gerçek ve
tüzel kişilerin taraf olduğu kredi işlemlerine ilişkin değerlendirme
ve karar verme aşamalarında yer alamaz ve bu hususu yazılı olarak
yetkililere bildirir.
Kurul, bu madde
ve 50 nci madde hükümlerine aykırı olarak kullandırıldığı tespit
edilen kredilerin, ilgili bankanın özkaynak hesabında indirim kalemi
olarak dikkate alınmasına karar vermeye veya bu krediler tutarında
ilave özkaynak temin edilmesini zorunlu tutmaya yetkilidir.
Kredilerin
izlenmesi
MADDE 52.-
Bankalar, kredileri nedeniyle maruz kalınacak riskleri ölçmek, karşı
tarafın malî gücünü düzenli olarak analiz etmek ve izlemek, gerekli
bilgi ve belgeleri temin etmek ve bunlara ilişkin esasları
belirlemek zorundadır. Kredi müşterileri bu çerçevede konsolide ve
konsolide olmayan bazda istenilen bilgi ve belgeleri bankalara
vermekle yükümlüdür.
Sermayesinin
yarısından fazlasına genel ve katma bütçeli dairelerin, kamu
iktisadi teşebbüslerinin, 28.5.1986 tarihli ve 3291 sayılı Kanun
kapsamına alınan kuruluşların sahip olduğu kurum ve ortaklıklara ve
bankalar dışında kalan müşterilere açılacak kredi ve verilecek
kefalet ya da teminatların Kurumca belirlenecek tutarı geçmesi
hâlinde alınacak hesap durumu belgesi ile eki bilanço ve kâr ve
zarar cetvellerinin genel kabul görmüş muhasebe ilkelerine
uygunluğunun Kurumca belirlenecek esaslar dahilinde 1.6.1989 tarihli
ve 3568 sayılı Kanuna göre ruhsat almış, denetim yetkisine sahip
meslek mensupları tarafından onaylanması şarttır.
Bu maddenin
uygulanmasıyla ilgili usûl ve esaslar Kurulca belirlenir.
Karşılıklar ve
teminatlar
MADDE 53.-
Bankalar, krediler ve diğer alacaklarla ilgili olarak, doğmuş veya
doğması muhtemel zararların karşılanması ve bunlar dışında kalan
varlıkların değer azalışları için yeterli düzeyde karşılık
ayrılmasına, aktiflerin kalitesine ve sınıflandırılmasına,
garantilerin ve teminatların alınmasına, bunların değerinin ve
güvenilirliğinin ölçülmesine, takibe alınan kredilerin izlenmesine
ve vadesi dolmuş kredilerin geri ödenmesine ilişkin politikaları
oluşturmak ve uygulamak, bunları düzenli olarak gözden geçirmek, tüm
bu hususları icra edebilecek gerekli yapıları tesis etmek ve
işletmek zorundadır. Bu fıkra hükmünün uygulanmasına ilişkin usûl ve
esaslar Kurulca belirlenir.
Bu madde
uyarınca krediler ve diğer alacaklarla ilgili olarak ayrılan özel
karşılıkların tamamı, ayrıldıkları yılda kurumlar vergisi matrahının
tespitinde gider olarak kabul edilir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Sınırlamalar
Kredi sınırları
MADDE 54.-
Bankalarca bir gerçek ya da tüzel kişiye veya bir risk grubuna
kullandırılabilecek kredilerin toplamı