KANUN NO.: 5411 KABUL TARİHİ : 19 EKİM 2005
BİRİNCİ KISIM
Genel Hükümler
Amaç
MADDE 1.- Bu
Kanunun amacı, finansal piyasalarda güven ve istikrarın
sağlanmasına, kredi sisteminin etkin bir şekilde çalışmasına,
tasarruf sahiplerinin hak ve menfaatlerinin korunmasına ilişkin usûl
ve esasları düzenlemektir.
Kapsam
MADDE 2.-
Türkiye'de kurulu mevduat bankaları, katılım bankaları, kalkınma ve
yatırım bankaları, yurt dışında kurulu bu nitelikteki kuruluşların
Türkiye'deki şubeleri, finansal holding şirketleri, Türkiye Bankalar
Birliği, Türkiye Katılım Bankaları Birliği, Bankacılık Düzenleme ve
Denetleme Kurumu, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu ve bunların
faaliyetleri bu Kanun hükümlerine tâbidir.
Özel kanunlarla
kurulmuş olan bankalar hakkında da kanunlarında yer alan hükümler
saklı kalmak kaydıyla bu Kanun hükümleri uygulanır.
Bu Kanunda
hüküm bulunmayan hallerde genel hükümler tatbik olunur.
Tanımlar ve
kısaltmalar
MADDE 3.- Bu
Kanunun uygulanmasında;
İlişkili Bakan:
Başbakan veya görevlendireceği Devlet Bakanını,
Kurul:
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulunu,
Kurum:
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunu,
Başkan:
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu Başkanını,
Merkez Bankası:
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Anonim Şirketini,
Fon: Tasarruf
Mevduatı Sigorta Fonunu,
Fon Kurulu:
Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu Kurulunu,
Fon Başkanı:
Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu Kurulu Başkanını,
Kredi kuruluşu:
Mevduat bankalarını ve katılım bankalarını,
Kuruluş
birlikleri: Türkiye Bankalar Birliği ve Türkiye Katılım Bankaları
Birliğini,
Banka: Mevduat
bankaları ve katılım bankaları ile kalkınma ve yatırım bankalarını,
Mevduat
bankası: Bu Kanuna göre kendi nam ve hesabına mevduat kabul etmek ve
kredi kullandırmak esas olmak üzere faaliyet gösteren kuruluşlar ile
yurt dışında kurulu bu nitelikteki kuruluşların Türkiye'deki
şubelerini,
Katılım
bankası: Bu Kanuna göre özel cari ve katılma hesapları yoluyla fon
toplamak ve kredi kullandırmak esas olmak üzere faaliyet gösteren
kuruluşlar ile yurt dışında kurulu bu nitelikteki kuruluşların
Türkiye'deki şubelerini,
Kalkınma ve
yatırım bankası: Bu Kanuna göre mevduat veya katılım fonu kabul etme
dışında; kredi kullandırmak esas olmak üzere faaliyet gösteren
ve/veya özel kanunlarla kendilerine verilen görevleri yerine getiren
kuruluşlar ile yurt dışında kurulu bu nitelikteki kuruluşların
Türkiye'deki şubelerini,
Finansal
holding şirketi: İçlerinden en az bir tanesi bir kredi kuruluşu
olmak şartıyla bağlı ortaklıklarının tümü veya çoğunluğu kredi
kuruluşu veya finansal kuruluş olan şirketi,
Şube:
Elektronik işlem cihazlarından ibaret birimler hariç olmak üzere,
bankaların bağımlı bir parçasını oluşturan ve bu kuruluşların
faaliyetlerinin tamamını veya bir kısmını kendi başına yapan, sabit
ya da seyyar bürolar gibi her türlü işyerini,
Merkez şube:
Yurt dışında kurulu bir bankanın Türkiye'de açtığı şubeyi, birden
fazla şubenin olması hâlinde ise Kuruma bildirilecek ve Kurulca
onaylanacak şubeyi,
Fon bankası:
Mülga 3182 sayılı Bankalar Kanunu, bu Kanunla yürürlükten kaldırılan
4389 sayılı Bankalar Kanunu ve bu Kanun uyarınca temettü hariç
ortaklık hakları ile yönetimi ve denetimi Fona intikal eden bankalar
ile Fonun çoğunluk hissesine sahip olduğu bankaları,
Finansal
kuruluş: Kredi kuruluşları dışında kalan ve sigortacılık, bireysel
emeklilik veya sermaye piyasası faaliyetlerinde bulunmak veya bu
Kanunda yer alan faaliyet konularından en az birini yürütmek üzere
kurulan kuruluşlar ile kalkınma ve yatırım bankaları ve finansal
holding şirketlerini,
Kontrol: Bir
tüzel kişinin; sermayesinin, asgarî yüzde ellibirine sahip olma
şartı aranmaksızın, çoğunluğuna doğrudan veya dolaylı olarak sahip
olunması veya bu çoğunluğa sahip olunmamakla birlikte imtiyazlı
hisselerin elde bulundurulması veya diğer hissedarlarla yapılan
anlaşmalara istinaden oy hakkının çoğunluğu üzerinde tasarrufta
bulunulması suretiyle veya herhangi bir suretle yönetim kurulu
üyelerinin karara esas çoğunluğunu atayabilme ya da görevden alma
gücünün elde bulundurulmasını,
Ana ortaklık:
Kontrolündeki ortaklıklar ile Kurul tarafından belirlenen usûl ve
esaslarla tanımlanan ortaklıkların finansal tablolarını kendi
nezdinde konsolide eden banka veya finansal holding şirketini,
Bağlı ortaklık:
Ana ortaklığın kontrolü altında faaliyet gösteren ortaklıkları,
Nitelikli pay:
Bir ortaklığın sermayesinin veya oy haklarının doğrudan veya dolaylı
olarak yüzde on veya daha fazlasını teşkil eden paylar ile bu oranın
altında olsa dahi yönetim kurullarına üye belirleme imtiyazı veren
payları,
Hâkim ortak:
Bir ortaklığı doğrudan ya da dolaylı olarak, tek başına veya
birlikte kontrol eden gerçek veya tüzel kişiyi,
Yöneticiler:
Bankanın yönetim kurulu, denetim komitesi ve kredi komitesi başkan
ve üyeleri ile genel müdür, genel müdür yardımcıları ve imza
yetkisine sahip mensuplarından; bölge müdürleri, şube müdürleri ve
genel müdürlük merkez teşkilatında yer alan bölüm, kısım, grup ve
bunlara eşdeğer isimler altında faaliyet gösteren birimlerin
yöneticilerini,
Mevduat: Yazılı
ya da sözlü olarak veya herhangi bir şekilde halka duyurulmak
suretiyle ivazsız veya bir ivaz karşılığında, istendiğinde ya da
belli bir vadede geri ödenmek üzere kabul edilen parayı,
Tasarruf
mevduatı: Mevduat bankaları nezdinde açtırılan, gerçek kişilere ait
ve münhasıran çek keşide edilmesi dışında ticari işlemlere konu
olmayan mevduat hesaplarını,
Özel cari
hesap: Katılım bankalarında açılabilen ve istenildiğinde kısmen veya
tamamen her an geri çekilebilme özelliği taşıyan ve karşılığında
hesap sahibine herhangi bir getiri ödenmeyen fonların oluşturduğu
hesapları,
Katılma hesabı:
Katılım bankalarına yatırılan fonların bu kurumlarca
kullandırılmasından doğacak kâr veya zarara katılma sonucunu veren,
karşılığında hesap sahibine önceden belirlenmiş herhangi bir getiri
ödenmeyen ve anaparanın aynen geri ödenmesi garanti edilmeyen
fonların oluşturduğu hesapları,
Katılım fonu:
Katılım bankaları nezdinde açtırılan gerçek ve tüzel kişilere ait
özel cari hesap ve katılma hesaplarında yer alan parayı,
Destek hizmeti
kuruluşu: Kurulca belirlenecek esaslar çerçevesinde Merkez Bankası
tarafından kurulmuş ya da Merkez Bankası bünyesinde faaliyet
gösterenler ile Sermaye Piyasası Kurulunun denetiminde bulunan
takas, saklama ve merkezi kayıt hizmeti kuruluşları hariç, bu Kanun
kapsamındaki kuruluşlara ana hizmetlerinin uzantısı veya
tamamlayıcısı niteliğinde hizmet veren kuruluşları,
Kıyı
bankacılığı: Bankacılık faaliyetleri, kurulu bulunulan ülke harici
ile sınırlı tutulan veya ülke genelinde uygulanan ekonomik ve malî
mevzuata tâbi olmayan ya da kurulu bulunulan ülkede yerleşik
olanlardan mevduat ve fon kabulünün yasaklandığı bankacılığı,
İfade eder.
Faaliyet
konuları
MADDE 4.-
Bankalar, diğer kanunlarda öngörülen hükümler saklı kalmak kaydıyla
aşağıda belirtilen faaliyetleri gerçekleştirebilirler:
a) Mevduat
kabulü.
b) Katılım fonu
kabulü.
c) Nakdî,
gayrinakdî her cins ve surette kredi verme işlemleri.
d) Nakdî ve
kaydî ödeme ve fon transferi işlemleri, muhabir bankacılık veya çek
hesaplarının kullanılması dahil her türlü ödeme ve tahsilat
işlemleri.
e) Çek ve diğer
kambiyo senetlerinin iştirası işlemleri.
f) Saklama
hizmetleri.
g) Kredi
kartları, banka kartları ve seyahat çekleri gibi ödeme vasıtalarının
ihracı ve bunlarla ilgili faaliyetlerin yürütülmesi işlemleri.
h) Efektif
dahil kambiyo işlemleri; para piyasası araçlarının alım ve satımı;
kıymetli maden ve taşların alımı, satımı veya bunların emanete
alınması işlemleri.
i) Ekonomik ve
finansal göstergelere, sermaye piyasası araçlarına, mala, kıymetli
madenlere ve dövize dayalı; vadeli işlem sözleşmelerinin, opsiyon
sözleşmelerinin, birden fazla türev aracı içeren basit veya karmaşık
yapıdaki finansal araçların alımı, satımı ve aracılık işlemleri.
j) Sermaye
piyasası araçlarının alım ve satımı ile geri alım veya tekrar satım
taahhüdü işlemleri.
k) Sermaye
piyasası araçlarının ihraç veya halka arz yoluyla satışına aracılık
işlemleri.
l) Daha önce
ihraç edilmiş olan sermaye piyasası araçlarının aracılık maksadıyla
alım satımının yürütülmesi işlemleri.
m) Başkaları
lehine teminat, garanti ve sair yükümlülüklerin üstlenilmesi
işlemleri gibi garanti işleri.
n) Yatırım
danışmanlığı işlemleri.
o) Portföy
işletmeciliği ve yönetimi.
p) Hazine
Müsteşarlığı ve/veya Merkez Bankası ve kuruluş birlikleri nezdinde
oluşturulan bir sözleşme kapsamında üstlenilen yükümlülükler
çerçevesinde alım satım işlemlerine ilişkin piyasa yapıcılığı.
r) Faktöring ve
forfaiting işlemleri.
s)
Bankalararası piyasada para alım satımı işlemlerine aracılık.
t) Finansal
kiralama işlemleri.
u) Sigorta
acenteliği ve bireysel emeklilik aracılık hizmetleri.
v) Kurulca
belirlenecek diğer faaliyetler.
Mevduat
bankaları birinci fıkranın (b) ve (t), katılım bankaları (a),
kalkınma ve yatırım bankaları (a) ve (b) bentlerinde belirtilen
faaliyetleri gerçekleştiremezler.
Dolaylı pay
sahipliği
MADDE 5.- Bu
Kanunun uygulanmasında, gerçek kişilere ait dolaylı pay sahipliğinin
belirlenmesinde, bir gerçek kişi ile eş ve çocuklarına ve bunların
sınırsız sorumlulukla katıldıkları ortaklıklara veya bu kişi veya
ortaklıkların ayrı ayrı veya birlikte kontrol ettikleri ortaklıklara
ait paylar birlikte dikkate alınır. Tüzel kişilere ait dolaylı pay
sahipliğinin belirlenmesinde, bunlara ait paylar ile bunların
kontrol ettikleri ortaklıklara ait paylar birlikte hesaplanır.
Bu maddenin
uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar Kurul tarafından belirlenir.
İKİNCİ KISIM
İzne Tâbi İşlemler
BİRİNCİ BÖLÜM
Kuruluş ve Faaliyet İzinleri
Kuruluş veya
Türkiye'de şube ve temsilcilik açma izni
MADDE 6.-
Türkiye'de bir bankanın kurulmasına veya yurt dışında kurulmuş bir
bankanın Türkiye'deki ilk şubesinin açılmasına, bu Kanunda öngörülen
şartların yerine getirilmesi kaydıyla Kurulun en az beş üyesinin
aynı yöndeki oyuyla alınacak kararla izin verilir.
İzin için
yapılacak başvurulara ve iznin verilmesine ilişkin usûl ve esaslar
Kurulca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir. İzne ilişkin karar,
başvurunun yapıldığı ya da başvuruda eksiklik bulunması hâlinde,
istenilen bilgi ve belgelerin tamamlandığı tarihten itibaren üç ay
içinde ilgiliye bildirilir. Eksikliklerin altı ay içinde
giderilmemesi hâlinde başvuru geçersiz hale gelir.
Türkiye'de
münhasıran kıyı bankacılığı faaliyetinde bulunmak üzere banka
kurulması veya yurt dışında kurulu bankalarca bu amaçla şube
açılması, bunların faaliyet alanları ile finansal raporlama ve
denetim usûlleri ve faaliyetlerinin geçici veya sürekli olarak
durdurulması hususları Kurul kararıyla belirlenir.
Yurt dışında
kurulu bankalar, mevduat veya katılım fonu kabul etmemek ve Kurulca
belirlenecek esaslara göre faaliyet göstermek kaydıyla, Kurulun izni
ile Türkiye'de temsilcilik açabilirler.
Kuruluş
şartları
MADDE 7.-
Türkiye'de kurulacak bir bankanın;
a) Anonim
şirket şeklinde kurulması,
b) Hisse
senetlerinin nakit karşılığı çıkarılması ve tamamının nama yazılı
olması,
c)
Kurucularının bu Kanunda belirtilen şartları haiz olması,
d) Yönetim
kurulu üyelerinin bu Kanunun kurumsal yönetim hükümlerinde
belirtilen nitelikleri ve plânlanan faaliyetleri
gerçekleştirebilecek meslekî tecrübeyi haiz olması,
e) Öngörülen
faaliyet konularının plânlanan malî, yönetim ve organizasyon yapısı
ile uyumlu olması,
f) Nakden ve
her türlü muvazaadan âri olarak ödenmiş sermayesinin en az
otuzmilyon Yeni Türk Lirası olması,
g) Ana
sözleşmesinin bu Kanun hükümlerine uygun olması,
h) Kurumun
etkin denetimini engellemeyecek şeffaf ve açık bir ortaklık yapısı
ve organizasyon şemasına sahip olması,
i) Konsolide
denetimini engelleyici nitelikte herhangi bir hususun bulunmaması,
j) Öngörülen
faaliyet konularına ait iş plânlarını, kuruluşun malî yapısı ile
ilgili projeksiyonlarını sermaye yeterliliğini de içerecek şekilde,
ilk üç yıl için bütçe plânını ve yapısal örgütlenmesini gösteren bir
faaliyet programını iç kontrol, risk yönetimi ve iç denetim sistemi
de dahil olmak üzere ibraz etmesi,
Şarttır.
Kalkınma ve
yatırım bankaları için ödenmiş sermaye, birinci fıkranın (f)
bendinde belirtilen tutarın üçte ikisinden az olamaz.
Bu maddenin
uygulamasına ilişkin usûl ve esaslar Kurulca belirlenir.
Kurucularda
aranan şartlar
MADDE 8.-
Bankaların kurucu ortaklarının;
a) 2004 sayılı
İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre müflis olmaması, konkordato
ilân etmiş olmaması, uzlaşma suretiyle yeniden yapılandırma
başvurusunun tasdik edilmiş olmaması ya da hakkında iflasın
ertelenmesi kararı verilmiş olmaması,
b) Bu Kanunun
71 inci maddesi uygulanan bankalarda veya bu Kanunun yürürlüğe
girmesinden önce Fona devredilmiş olan bankalarda nitelikli paya
sahip olmaması veya kontrolü elinde bulundurmaması,
c) Tasfiyeye
tâbi tutulan bankerler ile iradî tasfiye haricinde tasfiyeye tâbi
tutulan finansal kuruluşlarda, faaliyet izni kaldırılan kalkınma ve
yatırım bankalarında, ortaklarının temettü hariç ortaklık hakları
ile yönetim ve denetimi Fona intikal eden veya bankacılık yapma ve
mevduat ve katılım fonu kabul etme izin ve yetkileri kaldırılan
kredi kuruluşlarında, Fona intikalinden veya bankacılık yapma ve
mevduat ve katılım fonu kabul etme izin ve yetkileri kaldırılmadan
önce nitelikli paya sahip olmaması veya kontrolü elinde
bulundurmaması,
d) Taksirli
suçlar hariç olmak üzere affa uğramış olsalar bile mülga 765 sayılı
Türk Ceza Kanunu ve diğer kanunlar uyarınca ağır hapis veya beş
yıldan fazla hapis, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ve diğer kanunlar
uyarınca üç yıldan fazla hapis cezasıyla cezalandırılmamış olması
veya mülga 3182 sayılı Bankalar Kanununun, bu Kanunla yürürlükten
kaldırılan 4389 sayılı Bankalar Kanununun, bu Kanunun ve 2499 sayılı
Sermaye Piyasası Kanununun ve ödünç para verme işleri hakkında
mevzuatın hapis cezası gerektiren hükümlerine muhalefet yahut mülga
765 sayılı Türk Ceza Kanunu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu veya
diğer kanunlar uyarınca basit veya nitelikli zimmet, zimmet,
irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı
kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı suçlar ile
istimal ve istihlâk kaçakçılığı dışında kalan kaçakçılık suçları,
resmî ihale ve alım satımlara fesat karıştırma, karapara aklama veya
Devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlar ile Devlet sırlarını açığa
vurma, Devletin egemenlik alametlerine ve organlarının saygınlığına
karşı suçlar, Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve
bu düzenin işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar,
Devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, yabancı devletlerle olan
ilişkilere karşı suçlar, vergi kaçakçılığı suçlarından veya bu
suçlara iştirakten hükümlü bulunmaması,
e) Gerekli malî
güç ve itibara sahip bulunması,
f) İşin
gerektirdiği dürüstlük ve yeterliliğe sahip olması,
g) Tüzel kişi
olması hâlinde, risk grubu ile birlikte ortaklık yapısının şeffaf ve
açık olması,
Şarttır.
Bankaların tüzel kişi kurucu ortaklarının doğrudan veya dolaylı
olarak nitelikli paya sahip gerçek kişi ortaklarının bu maddenin
birinci fıkrasının (a), (b), (c), (d), (e) ve (f) bentlerinde yer
alan şartları taşıması gerekir.
Türkiye'nin
taraf olduğu uluslararası anlaşmalarla kurulmuş çok taraflı kredi
kuruluşları ve finansal kuruluşlar hakkında bu maddenin birinci
fıkrasının (b) ve (c) bentleri uygulanmaz.
Merkezi yurt
dışında bulunan bankaların Türkiye'de şube açma şartları
MADDE 9.-
Kurulca belirlenen usûl ve esaslar çerçevesinde gerekli izni alarak
Türkiye'de şube açmak suretiyle faaliyet gösterecek yurt dışında
kurulu bir bankanın;
a) Merkezinin
bulunduğu ülkede esas faaliyetlerinde yasaklamanın bulunmamış
olması,
b) Merkezinin
bulunduğu ülkenin yetkili denetim merciinin Türkiye'de faaliyet
göstermesine ilişkin olumsuz görüşünün bulunmaması,
c) Ödenmiş
sermayesinin Türkiye'ye tahsis edilen kısmının 7 nci maddede
belirtilen miktardan az olmaması,
d) Müdürler
kurulu üyelerinin, kurumsal yönetim hükümlerinde belirtilen şartları
ve plânlanan faaliyetleri gerçekleştirebilecek meslekî tecrübeyi
haiz olmaları,
e) İzin
kapsamındaki faaliyet konularına ait iş plânlarını, ilk üç yıl için
bütçe plânını ve yapısal örgütlenmesini gösteren bir faaliyet
programını ibraz etmesi,
f) Dahil olduğu
grubun ortaklık yapısının şeffaf ve açık olması,
Şarttır.
Merkezinin
bulunduğu ülkedeki yerel düzenlemelere aykırılıkları nedeniyle
faaliyeti yasaklanan konularda faaliyet izni verilmez.
Faaliyet
izni
MADDE 10.- Bu
Kanunun 6 ncı maddesi çerçevesinde kuruluş veya Türkiye'de şube açma
izni alan bankaların, Kuruldan ayrıca faaliyet izni alması şarttır.
Bir beyanname ile yapılacak başvuru üzerine verilecek izin, Kurul
tarafından aksi kararlaştırılmış olmadıkça, 4 üncü maddede
belirtilen bütün faaliyetleri aynı maddenin son fıkrasındaki
sınırlamalar çerçevesinde kapsar. Verilen faaliyet izinleri Resmî
Gazetede yayımlanır. Kararın, ilk izin başvurusunun yapıldığı
tarihten itibaren en geç üç ay içinde verilmesi gerekir.
Kurum, bu Kanun
ve bu Kanuna dayanılarak yapılan düzenlemelerdeki şartları
taşımayanlara gerekli düzeltmeleri yapmaları ve eksiklikleri
tamamlamaları için altı ayı geçmemek üzere süre verir. Bu süre
içinde yeniden başvuranlar hakkında yapılan inceleme sonucunda
durumları uygun bulunmayanlara verilmiş olan kuruluş izni geçersiz
olur ve sonuç yazılı olarak bildirilir. Kuruluş izni almış olan
bankaların faaliyete geçebilmesi için;
a) Sermayesinin
nakit olarak ödenmiş ve plânlanan faaliyetleri gerçekleştirebilecek
düzeyde olması,
b) Kurucuları
tarafından 7 nci maddede belirtilen asgarî sermayenin yüzde onu
tutarındaki sisteme giriş payının en az dörtte birinin Fon hesabına
yatırıldığına dair belgenin ibraz edilmesi,
c)
Faaliyetlerinin kurumsal yönetim hükümlerine uygunluğunu sağlaması
ve yeterli personel ve teknik donanıma sahip olması,
d)
Yöneticilerinin, kurumsal yönetim hükümlerinde belirtilen
nitelikleri haiz olması,
e) Kurulca
faaliyet konularını yürütebilecek yeterliliğe sahip olunduğu
kanaatine varılması,
Gerekir.
Sisteme giriş
payının ödenmeyen kısmının, faaliyete geçiş tarihinden itibaren
Kurulca belirlenecek ödeme plânı çerçevesinde Fon hesabına
yatırılacağına ilişkin taahhütnamenin Kuruma ibrazı zorunludur.
Sisteme giriş payı bir defaya mahsus olmak üzere alınır. Banka
hissedarları sisteme giriş payının ödenmesinden müteselsilen
sorumludurlar.
Bu maddenin
uygulanmasına ilişkin usûl ve esasları belirlemeye Kurul yetkilidir.
Kuruluş izninin
iptali
MADDE 11.- Bir
bankanın kuruluş izni;
a) İznin
gerçeğe aykırı beyanlarla alınmış olması,
b) Kuruluş
izninin verildiği tarihten itibaren dokuz ay içerisinde faaliyet
izni için başvurulmaması,
c) Kuruluş
izninden vazgeçildiğinin beyan edilmesi,
d) İznin
verilmesinde aranan şartların, faaliyete geçilinceye kadar
kaybedilmesi,
e) Faaliyet
izni alınamamış olması,
f) İradi olarak
bu Kanunun 4 üncü maddesinde belirtilen faaliyetlerin tümünden
vazgeçilmesi ve iradi tasfiyenin tamamlanması,
g) Devrolunan
bankanın birleşme veya bölünme işlemlerinin tamamlanması,
h) Bu Kanunun
106 ncı maddesi kapsamında tasfiye veya iflas takibatının
tamamlanması,
Hâllerinden
herhangi birinin gerçekleşmesi durumunda, Kurulun en az beş üyesinin
aynı yöndeki oyuyla alınan kararla iptal edilir.
Faaliyet
izninin iptali veya sınırlandırılması
MADDE 12.- Bir
bankanın, faaliyet izninin gerçeğe aykırı beyanlarla alınmış olması
veya faaliyet izninin alınmasından itibaren altı ay içinde faaliyete
geçilmemesi ya da bir yıl içinde kesintisiz altı ay süre ile
faaliyette bulunulmamış olması hâlinde faaliyet izni iptal edilir.
Faaliyet izninin alındığı tarihten itibaren bir ay içerisinde ilgili
kuruluş birliğine üye olunmaması veya sisteme giriş payının kalan
taksitlerinin Fon hesabına yatırılmamış olması ve bu yükümlülüklerin
Kurum tarafından yapılan uyarıya rağmen yerine getirilmemesi
durumunda, bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve
(b) bentleri dışında kalan faaliyet konuları Kurulca tek tek
sınırlanabilir.
Bu kararlar
ilgililere yazılı olarak bildirilir ve Resmî Gazetede yayımlanır.
Türkiye'de
şubesi bulunan yurt dışında kurulu bankaların, kurulu bulundukları
ülkede herhangi bir nedenle faaliyet izninin kaldırılması,
faaliyetlerinin durdurulması, iflas veya tasfiyelerine karar
verilmesi veya konkordato ilân etmeleri hâlinde, bunların
Türkiye'deki şubelerinin faaliyet izinleri Kurul tarafından
kaldırılır.
Bu Kanunun 4
üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) veya (b) bentleri kapsamında
bir kredi kuruluşuna verilen yetkinin Kurul tarafından kaldırılması,
faaliyet izninin kaldırılması hükmündedir.
Yurt içinde
şube açma
MADDE 13.-
Kurulca belirlenecek esaslara ve bu Kanunda yer alan kurumsal
yönetim hükümleri ile koruyucu hükümlere uyulmuş olması ve Kuruma
bildirilmesi şartıyla bankalarca yurt içinde şube açılması
serbesttir.
Sınır ötesi
faaliyetler
MADDE 14.-
Türkiye'de kurulan bankaların, kıyı bankacılığı bölgeleri de dahil
olmak üzere yurt dışında şube veya temsilcilik açmaları, ortaklık
kurmaları veya kurulmuş ortaklıklara katılmaları, bu Kanunda yer
alan kurumsal yönetim hükümleri ile koruyucu hükümlere ve Kurulca
belirlenecek esaslara uyulması kaydıyla Kurulun iznine tâbidir.
Bağımsız
denetim, değerleme, derecelendirme ve destek hizmeti kuruluşlarının
yetkilendirme izni
MADDE 15.-
Bankaların bağımsız denetim, değerleme, derecelendirme ve destek
hizmeti faaliyetlerini gerçekleştirecek olan kuruluşların
yetkilendirilmesine, yetkilerinin geçici veya sürekli olarak
kaldırılmasına Kurulca karar verilir. Buna ilişkin usûl ve esaslar
ilgili meslek birliklerinin görüşü alınarak Kurulca belirlenir.
İKİNCİ BÖLÜM
Ana
Sözleşmeye İlişkin Hükümler
Ana sözleşme
değişiklikleri
MADDE 16.-
Bankaların ana sözleşme değişikliklerinde Kurumun uygun görüşü
aranır. Kurumca uygun görülmeyen değişiklikler genel kurulda karara
bağlanamaz. Kurumun uygun görüşü alınmaksızın yapılan ana sözleşme
değişiklikleri Ticaret Siciline tescil edilemez. Ana sözleşme
değişikliği için bu Kanun ve ilgili diğer mevzuatta öngörülen izin,
onay veya olumlu görüş başvuruları, yetkili mercilerce onbeş iş günü
içinde cevaplandırılır.
Bankalar ana
sözleşmelerini güncel olarak internet sayfalarında yayınlar. Ana
sözleşmelerin güncelleştirilmesi, değişikliklerin gerçekleştiği
tarihten itibaren on iş günü içerisinde yapılmak zorundadır.
Sermaye
artırımları
MADDE 17.-
Sermaye artırımlarının, her türlü muvazaadan âri olarak, ilgili
mevzuatla ilâve edilmesine izin verilen kaynaklar hariç, iç
kaynaklara başvurulmadan nakden ödenmesi şarttır. Sermaye
artırımının Ticaret Siciline tescil edilmesinde Kurumun uygun görüşü
aranır.
Sermayenin mevzuata aykırı olarak artırıldığı tespit edilen kısmı,
özkaynak hesabında dikkate alınmaz.
Bu madde
kapsamında sermaye artırımına ilişkin usûl ve esaslar Kurulca
belirlenir.
Pay edinim ve
devirleri
MADDE 18.- Bir
kişinin, bir bankada doğrudan veya dolaylı pay sahipliği yoluyla
sermayenin yüzde onunu ve daha fazlasını temsil eden payları
edinmesi veya bir ortağa ait doğrudan veya dolaylı payların
sermayenin yüzde on, yüzde yirmi, yüzde otuzüç veya yüzde ellisini
aşması sonucunu veren pay edinimleri ile bir ortağa ait payların, bu
oranların altına düşmesi sonucunu veren pay devirleri Kurulun iznine
tâbidir.
Yönetim
kuruluna veya denetim komitesine üye belirleme imtiyazı veren
payların tesisi, devri veya yeni imtiyazlı pay ihracı yukarıdaki
oransal sınırlara bakılmaksızın Kurulun iznine tâbidir.
Bu izinlerin
verilmesinde, bankanın devralınan hisselerinin nominal değerinin
yüzde biri oranında devir payının devralan tarafından Fona
yatırılması zorunludur.
Ortak sayısının
beşten aşağı düşmesine yol açan işlemler ile izin alınmadan yapılan
pay devirleri pay defterine kaydolunmaz. Bu hükme aykırı olarak pay
defterine yapılan kayıtlar hükümsüzdür. Oy hakkı edinilmesi ve
hisseler üzerinde intifa hakkı tesisinde de bu hüküm uygulanır.
Nitelikli paya
sahip olan ortakların kurucularda aranan nitelikleri taşıması
şarttır. Kurucularda aranan nitelikleri kaybeden nitelikli paya
sahip ortaklar temettü dışındaki ortaklık haklarından yararlanamaz.
Bu halde, diğer ortaklık hakları Kurumun bildirimi üzerine Fon
tarafından kullanılır. Bu ortaklar sermayedeki doğrudan ve dolaylı
payları yüzde onun altına düşene kadar rüçhan haklarını
kullanamazlar.
Bir bankanın
sermayesinin yüzde on veya daha fazlasına sahip olan tüzel kişilerin
paylarının doğrudan veya dolaylı olarak birinci fıkrada belirtilen
oranlar veya esaslar dahilinde el değiştirmesi, devralacak ortağın
kurucularda aranan nitelikleri taşıması şartıyla Kurulun iznine
tâbidir.
Kurulun izni
olmadan payların devredilmesi hâlinde, bu paylara ait temettü hariç
ortaklık hakları Fon tarafından kullanılır.
Hisseleri
borsada işlem gören bankaların hisselerinin borsadan alınması ve bir
bankanın hisselerinin 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu hükümlerine
göre icra dairesinden satın alınması durumunda gerçekleştirilecek
işlemlere ve bu maddenin uygulanmasına dair usûl ve esaslar Kurulca
belirlenir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Birleşme, Bölünme, Hisse Değişimi ve İradi Tasfiye
Birleşme,
bölünme ve hisse değişimi
MADDE 19.-
Türkiye'de faaliyette bulunan bankalardan birinin; diğer bir veya
birkaç banka veya finansal kuruluş ile birleşmesi veya bütün aktif
ve pasifi ile diğer hak ve yükümlülüklerini Türkiye'de faaliyette
bulunan diğer bir bankaya devretmesi, bütün aktif ve pasifleri ile
diğer hak ve yükümlülüklerini devir alması veya bölünmesi ya da
hisse değişimi Kurulun iznine bağlıdır. İzin tarihinden itibaren üç
ay içinde ilgili bankaların yetkili organlarınca karar alınarak
gerekli işlemlere geçilmediği takdirde, verilen izin geçersiz olur.
Bankaların bu Kanun hükümlerine göre birleşme, bölünme ve
devirlerinde 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile devir veya
birleşmeye konu bankaların toplam aktiflerinin sektör içindeki
paylarının yüzde yirmiyi geçmemesi kaydıyla 4054 sayılı Rekabetin
Korunması Hakkında Kanunun 7, 10 ve 11 inci maddeleri hükümleri
uygulanmaz. Birleşme veya devir işleminin kesinleşmesini müteakip,
devredilen kuruluşun bütün aktif ve pasifleri ile diğer hak ve
yükümlülükleri devralan bankaya geçer ve devredilen kuruluşun tüzel
kişiliği sona ererek kaydı Ticaret Sicilinden silinir.
Bu madde
hükmünün uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar Kurum tarafından
çıkarılacak yönetmelik ile belirlenir.
İradi tasfiye
MADDE 20.-
Bankaların faaliyetlerine son vermeleri ve tasfiyeleri Kurulun
iznine ve Kurumun denetimine tâbidir.
Türkiye'de
faaliyette bulunan bankalar faaliyetlerine son vermek ve bunları
tasfiye etmek istedikleri takdirde, durumu Türkiye çapında basımı ve
dağıtımı yapılan en az iki gazete ile ilân ve mevduat sahipleri veya
katılım fonu sahipleri ile alacaklılarına veya bu durumda
sayılabilecek kişi ve kurumlara tebliğ ederek ellerinde bulunan aynî
ve nakdî her türlü mevduat veya katılım fonu ile emanet ve cari
hesap bakiyelerini ve sair borçlarını, vadeli olsalar bile
vadelerini beklemeksizin iki ay içinde iadeye ve bu süre içerisinde
sahibi başvurmayan aynî ve nakdî her türlü mevduat, katılım fonu,
emanet ve alacakları Kuruma tevdi etmeye mecburdurlar. Kurum, bu
suretle verilen değerleri, takip eden yıl başından başlamak üzere on
yıl süre ile her yıl başında usûlüne göre ilan etmek suretiyle
saklar. Son ilân tarihinden itibaren altı ay içinde aranmayan bu
değerler Fona gelir kaydolunur.
Bu madde
hükmünün uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar Kurum tarafından
çıkarılacak yönetmelik ile belirlenir.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
İzin Başvurularının Reddi
İzin
başvurularının reddi
MADDE 21.- Bu
Kanun hükümleri uyarınca Kuruma yapılan izin başvuruları; denetimin
etkin bir şekilde ifa edilmesine engel olabilecek nitelikte doğrudan
veya dolaylı herhangi bir ilişkinin varlığı veya izne tâbi işlem
için öngörülen koşulların, niteliklerin, yeterliliklerin izin
başvurusu esnasında ya da değerlendirme sürecinde sağlanamaması veya
kaybedilmesi hâlinde Kurulca reddedilir. Ret kararları ilgililere
gerekçeli olarak bildirilir.
ÜÇÜNCÜ KISIM
Kurumsal Yönetim
BİRİNCİ BÖLÜM
Yönetim
Kurumsal
yönetim ilkeleri
MADDE 22.-
Kurumsal yönetime ilişkin yapı ve süreçler ve bunlara ilişkin
ilkeler Sermaye Piyasası Kurulu ile kuruluş birliklerinin de görüşü
alınarak Kurul tarafından belirlenir.
Yönetim kurulu
MADDE 23.-
Bankaların yönetim kurulları genel müdür dahil beş kişiden az
olamaz. Genel müdür, bulunmadığı hallerde vekili, yönetim kurulunun
doğal üyesidir. Bu Kanunda genel müdür için öngörülen şartlar,
yönetim kurulu üyelerinin yarıdan bir fazlası için de aranır.
Murahhas üyelerin genel müdürde aranan şartları taşımaları
zorunludur. Yönetim kurulu üyeliğine seçilenler ve herhangi bir
nedenle boşalma hâlinde görevlendirilenler, bu maddede aranan
şartları taşıdıklarını gösteren belgelerle birlikte yedi iş günü
içerisinde Kuruma bildirilir. Genel müdürlük ve yönetim kurulu
başkanlığı görevleri aynı kişi tarafından icra edilemez. Yönetim
kurulu üyelerinin bu Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrasının
(a), (b), (c) ve (d) bentlerinde belirtilen şartları taşıması
gerekir.
Türkiye'de şube
açmak suretiyle faaliyette bulunan yurt dışında kurulu bankaların
Türkiye'deki yönetim merkezlerinde, yönetim kurulu yetki ve
sorumluluklarını taşıyan, merkez şube müdürünün de dahil olduğu en
az üç kişilik bir müdürler kurulu oluşturmaları zorunludur. Bu
Kanunun uygulanmasında müdürler kurulu yönetim kurulu hükmünde olup,
birinci fıkrada belirtilen şartlar müdürler kurulu üyeleri için de
aranır.
İç kontrol,
risk yönetimi ve iç denetim sistemlerinin ilgili mevzuata uygun
olarak tesis edilmesi, işlerliğinin, uygunluğunun ve yeterliliğinin
sağlanması, finansal raporlama sistemlerinin güvence altına
alınması, banka içindeki yetki ve sorumlulukların belirlenmesi
yönetim kurulunun sorumluluğundadır.
Denetim
komitesi
MADDE 24.-
Bankaların, yönetim kurullarınca yönetim kurulunun denetim ve
gözetim faaliyetlerinin yerine getirilmesine yardımcı olmak üzere
denetim komitesi oluşturulur. Denetim komitesi en az iki üyeden
oluşur. Denetim komitesi üyeleri icraî görevi bulunmayan yönetim
kurulu üyeleri arasından seçilir. Türkiye'de şube olarak faaliyet
gösteren bankalarda ise kendisine bağlı icraî mahiyette faaliyet
gösteren bir birim bulunmayan müdürler kurulu üyelerinden biri
görevlendirilir.
Denetim
komitesi üyelerinin, Kurulca belirlenen niteliklere sahip olmaları
şarttır. Buna ilişkin bilgi ve belgeler atamanın yapılmasını
müteakiben en geç yedi iş günü içinde Kuruma bildirilir.
Denetim
komitesi, yönetim kurulu adına bankanın iç kontrol, risk yönetimi ve
iç denetim sistemlerinin etkinliğini ve yeterliliğini, bu sistemler
ile muhasebe ve raporlama sistemlerinin bu Kanun ve ilgili
düzenlemeler çerçevesinde işleyişini ve üretilen bilgilerin
bütünlüğünü gözetmek, bağımsız denetim kuruluşlarının yönetim kurulu
tarafından seçilmesinde gerekli ön değerlendirmeleri yapmak, yönetim
kurulu tarafından seçilen bağımsız denetim kuruluşlarının
faaliyetlerini düzenli olarak izlemek, bu Kanun kapsamında ana
ortaklık niteliğindeki kuruluşlarda, konsolide denetime tâbi
kuruluşların iç denetim işlevlerinin konsolide olarak sürdürülmesini
ve eşgüdümünü sağlamakla görevli ve sorumludur.
Denetim
komitesi, iç kontrol, iç denetim ve risk yönetimi sistemleri
kapsamında oluşturulan birimlerden ve bağımsız denetim
kuruluşlarından; görevlerinin ifasıyla ilgili olarak düzenli
raporlar almak ve bankanın faaliyetlerinin sürekliliği ve güven
içinde yürütülmesini olumsuz etkileyebilecek hususlar veya mevzuata
ve iç düzenlemelere aykırılıklar bulunması hâlinde bu hususları
yönetim kuruluna bildirmekle yükümlüdür.
Denetim
komitesi, altı aylık dönemleri aşmamak kaydıyla icra ettiği
faaliyetlerin sonuçları ile bankada alınması gereken önlemlere,
yapılmasına ihtiyaç duyulan uygulamalara ve bankanın faaliyetlerinin
güven içinde sürdürülmesi bakımından önemli gördüğü diğer hususlara
ilişkin görüşlerini yönetim kuruluna bildirmekle yükümlüdür.
Denetim
komitesi, bankanın tüm birimlerinden, anlaşmalı destek hizmeti
kuruluşları ve bağımsız denetim kuruluşlarından bilgi ve belge
almaya, bedeli banka tarafından karşılanmak suretiyle konularında
ihtisas sahibi kişilerden yönetim kurulunun onayına bağlı olarak
danışmanlık hizmeti sağlamaya yetkilidir. Denetim komitesinin görev,
yetki ve sorumlulukları ile çalışma usûl ve esasları yönetim kurulu
tarafından düzenlenir.
Genel müdür ve
yardımcıları
MADDE 25.-
Banka genel müdürlerinin hukuk, iktisat, maliye, bankacılık,
işletme, kamu yönetimi ve dengi dallarda en az lisans düzeyinde,
mühendislik alanında lisans düzeyinde öğrenim görmüş olanların ise
belirtilen alanlarda lisansüstü öğrenim görmüş olmaları ve
bankacılık veya işletmecilik alanında en az on yıllık meslekî
deneyime sahip olmaları şarttır.
Genel müdür
yardımcılarının en az yedi yıllık meslekî deneyime sahip ve asgarî
üçte ikisinin birinci fıkrada belirtilen alanlarda en az lisans
düzeyinde öğrenim görmüş olması şarttır. Başka unvanlarla istihdam
edilseler dahi, yetki ve görevleri itibarıyla genel müdür
yardımcısına denk veya daha üst konumlarda icraî nitelikte görev
yapan diğer yöneticiler de bu Kanunun genel müdür yardımcılarına
ilişkin hükümlerine tâbidir.
Genel müdürlüğe
ve yardımcılıklarına atanacakların, bu maddede aranan şartları
taşıdıklarını gösteren belgelerle birlikte Kuruma bildirilmesi
şarttır. Bildirimden itibaren yedi iş günü içinde Kurumca olumsuz
görüş bildirilmemesi durumunda ilgili kişilerin atamaları
yapılabilir.
Herhangi bir
nedenle görevden ayrılan genel müdür ve yardımcılarının görevden
ayrılma nedenleri, ilgili banka ve görevden ayrılan tarafından yedi
iş günü içinde Kuruma bildirilir.
Bu madde
uygulamasında, genel müdürün sahip olması gereken nitelikler ve
atanmalarına veya görevden ayrılmalarına ilişkin yükümlülükler
bakımından, yurt dışında kurulu bankaların Türkiye'deki merkez
şubesi müdürü, genel müdür gibi değerlendirilir.
Genel müdür ve
genel müdür yardımcıları, konsolide denetime tâbi ortaklıklar hariç
başka bir ticari kuruluşta tam veya yarı zamanlı olarak görev
alamaz.
Çalışma ve imza
yetkisi yasağı
MADDE 26.- Bu
Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (c) ve (d)
bentlerinde belirtilen şartları taşımayan kişiler, bankalarda genel
müdür, genel müdür yardımcısı veya imza yetkisini haiz görevli
olarak çalıştırılamazlar. Bankalar, bu kimselerin imza yetkilerini
derhal kaldırmak zorundadırlar.
Kurum
denetimleri sonucunda, bu Kanun veya ilgili diğer mevzuat
hükümlerini ihlâl ettikleri ve bankanın emin bir şekilde çalışmasını
tehlikeye düşürdükleri tespit edilen ve haklarında kanunî kovuşturma
talep edilen banka mensuplarının, imza yetkileri Kurul kararı ile
geçici olarak kaldırılır. Bu kimseler, Kurulun izni olmadıkça imza
yetkisini haiz personel olarak hiçbir bankada çalıştırılamazlar.
Yemin ve mal
beyanı
MADDE 27.-
Bankaların yönetim kurulu üyeleri ile müdürler kurulu başkan ve
üyeleri, seçilmeleri veya atanmalarından sonra yerel ticaret
mahkemesi huzurunda yemin etmedikçe göreve başlayamazlar. Bu kişiler
ile genel müdür ve yardımcıları ve imza yetkisine sahip
mensuplarından bölge müdürleri, şube müdürleri ve genel müdürlük
merkez teşkilatında yer alan bölüm, kısım, grup ve bunlara eşdeğer
isimler altında faaliyet gösteren birimlerin yöneticileri 3628
sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla
Mücadele Kanunu hükümlerine tâbidirler.
Yemin ve mal
beyanına ilişkin usûl ve esaslar Kurulca belirlenir.
Karar defteri
MADDE 28.-
Yönetim kurulu, denetim komitesi ve kredi komitesi ile müdürler
kurulu kararları, aralarında açıklık bırakılmamak ve satır
aralarında çıkıntı olmamak şartıyla tarih ve numara sırasıyla 6762
sayılı Türk Ticaret Kanununun defterlerle ilgili hükümleri gereğince
onaylanmış müteselsil sayfa numaralı ayrı birer deftere metnin
doğruluğundan hiçbir şekilde şüpheyi davet etmeyecek şekilde günü
gününe kaydedilir ve her kararın altı, üyeler tarafından karar
tarihinden itibaren en geç bir ay içinde imza olunur. Kurulca
belirlenecek usûl ve esaslar çerçevesinde, yıl sonlarında
ciltlettirilmeleri kaydıyla karar defterleri yerine yaprakları
noterce tasdikli ve müteselsil sıra numaralı ayrı kalamoza
kullanılabilir.
İKİNCİ BÖLÜM
İç
Sistemler
İç sistemlere
ilişkin yükümlülükler
MADDE 29.-
Bankalar, maruz kaldıkları risklerin izlenmesi, kontrolünün
sağlanması, faaliyetlerinin kapsamı ve yapısıyla uyumlu ve değişen
koşullara uygun, tüm şube ve konsolidasyona tâbi ortaklıklarını
kapsayan yeterli ve etkin bir iç kontrol, risk yönetimi ve iç
denetim sistemi kurmak ve işletmekle yükümlüdürler.
İç kontrol,
risk yönetimi ve iç denetim sistemlerinin kuruluşuna, işleyişine,
yeterliliğine, oluşturulacak birimlere, icra edilecek faaliyetlere,
üst yönetimin görev ve sorumlulukları ile Kuruma yapılacak
raporlamalara ilişkin usûl ve esaslar Kurulca belirlenir.
İç kontrol
sistemi
MADDE 30.-
Bankalar, iç kontrol sistemi kapsamında, faaliyetlerinin mevzuata,
iç düzenlemelerine ve bankacılık teamüllerine uygun olarak
yürütülmesini, muhasebe ve raporlama sisteminin bütünlüğünü,
güvenilirliğini ve bilgilerin zamanında elde edilebilirliğini her
seviyedeki personeli tarafından uyulacak ve uygulanacak sürekli
kontrol faaliyetleri ile sağlamak, görevlerin fonksiyonel
ayrımlarını, yetki ve sorumlulukların paylaşımını, fon ödemelerini,
banka işlemlerinin mutabakatını, varlıkların korunmasını ve
yükümlülüklerin kontrol altında tutulmasını temin etmek, maruz
kalınan her türlü riskin tanınması, değerlendirilmesi ve yönetimi
için gerekli alt yapıyı hazırlamak ve yeterli iletişim ağını
oluşturmak zorundadır. İç kontrol faaliyetleri yönetim kuruluna
bağlı olarak çalışacak iç kontrol birimi ve personeli tarafından
yürütülür.
Risk yönetimi
sistemi
MADDE 31.-
Bankalar risk yönetimi sistemi kapsamında, risk politikalarını
Kurulca belirlenen esaslar çerçevesinde oluşturmak, uygulamak ve
raporlamak zorundadır. Risk yönetimi faaliyetleri yönetim kuruluna
bağlı olarak çalışacak risk yönetimi birimi ve personeli tarafından
yürütülür.
İç denetim
sistemi
MADDE 32.-
Bankalar bütün birim, şube ve konsolidasyona tâbi ortaklıklarını
kapsayan bir iç denetim sistemi kurmak zorundadır. Bu çerçevede,
faaliyetlerin mevzuata, ana sözleşmeye, iç düzenlemelere ve
bankacılık ilkelerine uygunluğu, banka müfettişleri tarafından
denetlenir.
İç denetim
faaliyetleri, tarafsız ve bağımsız bir şekilde, gerekli meslekî özen
gösterilerek, yeterli sayıda müfettiş tarafından yerine getirilir.
Ana ortaklık niteliğindeki bankanın iç denetiminde görev alanlar
konsolidasyona tâbi ortaklıklarda iç denetim görevini ifa edebilir.
İç denetimle görevli birimce veya yetkili müfettişlerce bu Kanunun
29 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamında düzenlenecek iç denetim
raporunun, en az üçer aylık dönemler itibarıyla ve denetim komitesi
aracılığıyla yönetim kuruluna tevdii zorunludur.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Yetkili Kuruluşlar
Bağımsız
denetim kuruluşları
MADDE 33.- Bu
Kanunun 15 inci maddesine göre yetkilendirilecek bağımsız denetim
kuruluşlarının çalışmalarına ilişkin esaslar Türkiye Serbest
Muhasebeci Malî Müşavirler ve Yeminli Malî Müşavirler Odaları
Birliği,Türkiye Muhasebe Standartları Kurulu, Merkez Bankası ve
kuruluş birliklerinin görüşü alınarak Kurulca düzenlenir. Bağımsız
denetim kuruluşları, bu Kanun uyarınca yaptıkları faaliyetler
dolayısıyla üçüncü kişilere verdikleri zararlardan sorumludurlar.
Bağımsız
denetim kuruluşları denetim esnasında, bankanın varlığını tehlikeye
sokabilecek veya yöneticilerin Kanun veya esas sözleşmeyi ihlâl
etmiş olduklarını gösteren hususları tespit ederse, durumu derhal
Kuruma bildirir. Bu bildirim, meslekî gizlilik prensiplerinin ve
anlaşmalarının veya bankacılık sırlarına ilişkin yükümlülüklerin
ihlâl edildiği anlamına gelmez.
Değerleme ve
derecelendirme kuruluşları
MADDE 34.- Bu
Kanun ve bu Kanuna istinaden çıkarılan düzenlemelerde öngörülen
değerlemeler ve derecelendirmeler, Kurulca belirlenecek usûl ve
esaslar çerçevesinde, değerleme ve derecelendirme kuruluşlarına
yaptırılır.
Destek hizmeti
kuruluşları
MADDE 35.-
Bankalar, destek hizmetinden doğabilecek riskler ile bunların
yönetilmesine, beklenen fayda ve maliyetin değerlendirilmesine
ilişkin hazırlayacakları programı Kuruma ibraz etmek zorundadır.
Destek hizmeti, bankaların yasal yükümlülüklerini yerine
getirmelerini, ilgili düzenlemelere uymalarını ve etkin biçimde
denetlenmelerini engelleyici nitelikte olamaz.
Destek hizmeti
kuruluşlarına ve hizmet alınabilecek konulara ilişkin usûl ve
esaslar Kurulca belirlenir.
Sorumluluk
sigortası
MADDE 36.-
Bağımsız denetim, değerleme, derecelendirme ve destek hizmeti
kuruluşları, verdikleri hizmetlerden doğabilecek zararları
karşılamak amacıyla sorumluluk sigortası yaptırmak zorundadır. Bu
maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar Kurulca belirlenir.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Finansal Raporlama
Muhasebe ve
raporlama sistemi
MADDE 37.-
Bankalar, kuruluş birliklerinin ve Türkiye Muhasebe Standartları
Kurulunun görüşü alınmak suretiyle Kurul tarafından uluslararası
standartlar esas alınarak belirlenecek usûl ve esaslara uygun olarak
muhasebe sistemlerinde tekdüzeni uygulamak; tüm işlemlerini gerçek
mahiyetlerine uygun surette muhasebeleştirmek; finansal raporlarını
bilgi edinme ihtiyacını karşılayabilecek biçim ve içerikte,
anlaşılır, güvenilir ve karşılaştırılabilir, denetime, analize ve
yorumlamaya elverişli, zamanında ve doğru şekilde düzenlemek
zorundadır.
Bankalar,
kanunî ve yardımcı defter ve kayıtlarını, şubeleri, yurt içi ve yurt
dışındaki muhabirleri ile hesap mutabakatı sağlamadan bilançolarını
kapatamazlar.
Yayımlanan
finansal tabloların gerçeğe aykırı olduğunun tespiti hâlinde Kurul
gerekli tedbirleri almaya yetkilidir.
Konsolide
finansal raporlar
MADDE 38.- Ana
ortaklık, finansal durum ve faaliyet sonuçları hakkında bir bütün
olarak bilgi vermek amacıyla 37 nci maddeye istinaden Kurulca
düzenlenen usûl ve esaslar çerçevesinde konsolide finansal raporlar
düzenlemek zorundadır. Konsolide finansal rapor kapsamında bulunan
kuruluşlar, kendilerinden konsolide finansal raporların
düzenlenmesine ilişkin olarak istenecek her türlü bilgi ve belgeyi
ilgili ana ortaklığa vermekle yükümlüdür.
Finansal
raporların imzalanması, sunulması, ilânı ve denetimi
MADDE 39.-
Bankalar tarafından hazırlanan finansal raporlardan Kurulca
belirlenecek olanların, yönetim kurulu başkanı, denetim komitesi
üyeleri, genel müdür ile finansal raporlamadan sorumlu genel müdür
yardımcısı ve ilgili birim müdürü veya bu unvanlara eşdeğer kişiler
tarafından ad, soyad ve unvan belirtilmek suretiyle finansal
raporlamaya ilişkin düzenlemelere ve muhasebe kayıtlarına uygun
olduğu belirtilerek imzalanması zorunludur. İmza yükümlülüğü,
Türkiye'de şube açmak suretiyle faaliyette bulunan bankalarda
müdürler kurulu üyelerince yerine getirilir.
Bankaların
genel kurullarına sunacağı yıllık finansal raporların bağımsız
denetim kuruluşlarınca onaylanması şarttır.
Bankalar,
düzenleyecekleri finansal raporlarını, Kurulun belirleyeceği usûl ve
esaslar çerçevesinde ilgili mercilere sunmak ve ilân etmek
zorundadırlar.
Yıllık faaliyet
raporu
MADDE 40.-
Bankalar, statülerine, yönetim ve organizasyon yapılarına, insan
kaynaklarına, faaliyetlerine, finansal durumlarına, yönetimin
değerlendirmeleri ve geleceğe yönelik beklentilerine ilişkin
bilgileri, finansal tablolarını, özet yönetim kurulu raporunu ve
bağımsız denetim raporunu da içeren yıllık faaliyet raporu
hazırlamak zorundadırlar. Faaliyet raporunun hazırlanmasına, ilgili
mercilere bildirilmesine ve kamuya açıklanmasına ilişkin usûl ve
esaslar Kurulca belirlenir.
Sorumluluk
MADDE 41.-
Yönetim kurulu, bu Kanunun 37 nci maddesi uyarınca faaliyetlerin
muhasebeleştirilmesi, finansal tabloların hazırlanması, onaylanması,
denetlenmesi, yetkili mercilere sunulması ve yayımlanması dâhil
finansal raporlama sistemini, görev, yetki ve sorumlulukları
belirlemek, bilgi sistemlerini yeterli hale getirmek ve uygulamayı
gözetmekle yükümlüdür.
Belgelerin
saklanması
MADDE 42.-
Alınan yazılar ve faaliyetler ile ilgili belgelerin asılları veya
bunun mümkün olmadığı hâllerde sıhhatlerinden şüpheye mahal
vermeyecek kopyaları ve yazılan yazıların makine ile alınmış, tarih
ve numara sırası verilerek düzenlenecek suretleri, usûlleri
çerçevesinde ilgili banka nezdinde on yıl süreyle saklanır. Bu
belgelerin mikrofilm, mikrofiş şeklinde veya elektronik, manyetik
veya benzeri ortamlarda saklanmaları mümkündür. Bu maddenin
uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar Kurulca belirlenir.
DÖRDÜNCÜ KISIM
Koruyucu Hükümler
BİRİNCİ BÖLÜM
Özkaynaklar ve Standart Oranlar
Koruyucu
düzenlemeler
MADDE 43.-
Kurul; bankaların varlıkları, alacakları, özkaynakları, borç,
yükümlülük ve taahhütleri, gelir ve giderleri arasındaki ilgi ve
dengelerin ve malî bünyeyi etkileyen diğer tüm unsurların ve maruz
kalınan risklerin tespiti, tahlili, izlenmesi, ölçülmesi ve
değerlendirilmesi amacıyla sınırlamalar ve standart oranlar da
belirlemek suretiyle gerekli düzenlemeleri yapmaya ve bunlar
hakkında her türlü tedbiri almaya yetkilidir. Bu hüküm, 38 inci
madde gereğince konsolide malî tablo hazırlama yükümlülüğü bulunan
ana ortaklık için Kurulca belirlenecek usûl ve esaslar çerçevesinde
konsolide ve konsolide olmayan bazda uygulanır. Bankalar, yapılan
düzenlemelere uymak, belirlenen sınırlamaları ve standart oranları
konsolide baz da dahil olmak üzere hesaplamak, tutturmak ve idame
ettirmek ve bunlara ilişkin olarak Kurum tarafından istenen
tedbirleri belirlenen süreler içinde almak ve uygulamakla
yükümlüdür.
Kurul, kurumsal
yönetim hükümleri ile koruyucu hükümlerin uygulanmasını da dikkate
alarak, her bir banka ya da banka grubu için belirlenen asgarî veya
azamî standart oranlar ve sınırlardan farklı daha ihtiyatlı bir oran
veya sınır tesis etmeye veya hesaplama ve bildirim dönemlerini
farklılaştırmaya veya genel olarak belirlenmemiş oran ve sınırlar
tespit etmeye yetkilidir.
Bu Kanun
kapsamında öngörülen sınırlamalara ve standart oranlara ilişkin
eşiklere erişilmesi veya aşımların oluşması hâlinde, ilgili banka
durumu derhal Kuruma bildirmek zorundadır.
Ödenmiş
sermaye, yedek akçeler ve özkaynak
MADDE 44.-
Ödenmiş sermaye, bankaların fiilen ve her türlü muvazaadan arî
olarak ödenmiş veya Türkiye'ye ayrılmış ve ödenmiş sermayelerinden,
bilançoda görülen zararın yedek akçelerle karşılanamayan kısmı
düşüldükten sonra kalan tutardır.
Yedek akçeler,
bankaların 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu ve ilgili kanunlar ile
ana sözleşmelerine göre ayırdıkları yedek akçelerinden varsa bilanço
zararının düşülmesinden sonra elde edilen tutardır.
Özkaynak, ana
sermaye ve katkı sermaye toplamı ile bu toplamdan sermayeden
indirilecek değerlerin düşülmesi sonucu bulunacak tutarı ifade eder.
Konsolide
özkaynak, konsolide esasa göre uygulanacak kredi sınırları ile
standart oranların hesaplanmasında bu maddenin üçüncü fıkrası
hükmüne göre hesaplanarak dikkate alınır.
Bu maddeye
ilişkin usûl ve esaslar Kurulca belirlenir.
Sermaye
yeterliliği
MADDE 45.- Bu
Kanunun uygulanmasında maruz kalınan riskler nedeniyle oluşabilecek
zararlara karşı yeterli özkaynak bulundurulması sermaye
yeterliliğini ifade eder. Bankalar, Kurum tarafından düzenlenecek
yönetmelikte öngörülen usûl ve esaslara göre yüzde sekiz oranından
az olmamak üzere belirlenecek sermaye yeterliliği oranını
hesaplamak, tutturmak, idame ettirmek ve raporlamak zorundadır.
Bankaların iç
sistemleri, aktif ve malî yapıları dikkate alınarak asgarî sermaye
yeterliliği oranını artırmaya, bankalar bazında farklılaştırmaya,
kaynağı katılma hesabı olan aktiflerin risk ağırlıklarının
belirlenmesinde bu hesapların özelliklerini dikkate almak suretiyle
düzenleme yapmaya Kurul yetkilidir.
Likidite
yeterliliği
MADDE 46.-
Bankalar, Merkez Bankasının uygun görüşü alınmak suretiyle Kurulca
belirlenecek usûl ve esaslara göre asgarî likidite düzeyini
hesaplamak, tutturmak, idame ettirmek ve raporlamak zorundadır.
Aşımların
giderilmesi
MADDE 47.- Bu
Kanun ve bu Kanuna istinaden çıkarılan düzenlemelerde yer alan
sınırlama ve oranlara ilişkin aşımların Kurulca belirlenecek usûl ve
esaslar çerçevesinde giderilmesi zorunludur.
Özkaynaklarda
meydana gelebilecek düşüşler nedeniyle özkaynağın belirli bir oranı
ile ilişkilendirilen sınırlama ve oranlarda aşımların oluşması ve
şartların gerektirmesi hâlinde, bu aşımlar Kurumca belirlenecek bir
süre içinde giderilir. Aşımların giderilmesi için belirlenen süre
içinde bu Kanunun idarî para cezalarına ilişkin hükümleri
uygulanmaz.
İKİNCİ BÖLÜM
Krediler ve Risk Grubu
Krediler
MADDE 48.-
Bankalarca verilen nakdî krediler ile teminat mektupları,
kontrgarantiler, kefaletler, aval, ciro, kabul gibi gayrinakdî
krediler ve bu niteliği haiz taahhütler, satın alınan tahvil ve
benzeri sermaye piyasası araçları, tevdiatta bulunmak suretiyle ya
da herhangi bir şekil ve surette verilen ödünçler, varlıkların
vadeli satışından doğan alacaklar, vadesi geçmiş nakdî krediler,
tahakkuk etmekle birlikte tahsil edilmemiş faizler, gayrinakdî
kredilerin nakde tahvil olan bedelleri, ters repo işlemlerinden
alacaklar, vadeli işlem ve opsiyon sözleşmeleri ile benzeri diğer
sözleşmeler nedeniyle üstlenilen riskler, ortaklık payları ve
Kurulca kredi olarak kabul edilen işlemler izlendikleri hesaba
bakılmaksızın bu Kanun uygulamasında kredi sayılır.
Birinci fıkrada
belirtilenlere ilâve olarak, kalkınma ve yatırım bankalarının
finansal kiralama yöntemiyle sağladığı finansmanlar ile katılım
bankalarının taşınır ve taşınmaz mal ve hizmet bedellerinin ödenmesi
suretiyle veya kâr ve zarar ortaklığı yatırımları, taşınmaz, ekipman
veya emtia temini veya finansal kiralama, mal karşılığı vesaikin
finansmanı, ortak yatırımlar veya benzer yöntemlerle sağladıkları
finansmanlar da bu Kanun uygulamasında kredi sayılır.
Risk
grubu
MADDE 49.- Bir
gerçek kişi ile eşi ve çocukları, bunların yönetim kurulu üyesi veya
genel müdürü oldukları veya bunların ya da bir tüzel kişinin
birlikte veya tek başlarına, doğrudan ya da dolaylı olarak kontrol
ettikleri ya da sınırsız sorumlulukla katıldıkları ortaklıklar bir
risk grubunu oluşturur.
Bir banka ile
bu bankanın nitelikli pay sahipleri, yönetim kurulu üyeleri ve genel
müdürü, bunların birlikte veya tek başına, doğrudan ya da dolaylı
olarak kontrol ettikleri ya da bunların sınırsız sorumlulukla
katıldıkları veya yönetim kurulu üyesi ya da genel müdürü oldukları
ortaklıklar bankanın dahil olduğu risk grubunu oluşturur.
Yukarıda
belirtilen risk gruplarının belirlenmesinde birlikte kontrol edilen
ortaklıklar, bu ortaklıkların kontrolünü birlikte sağlayan her bir
hissedarın risk grubuna dahil edilir.
Bu maddenin
uygulanmasında aralarında birinin ödeme güçlüğüne düşmesinin diğer
bir veya birkaçının ödeme güçlüğüne düşmesi sonucunu doğuracak
boyutta kefalet, garanti veya benzeri ilişkiler bulunan gerçek ve
tüzel kişiler ilgili risk gruplarına dahil edilir.
Sermayesinin
çoğunluğu ayrı ayrı veya birlikte Hazineye, Özelleştirme İdaresi
Başkanlığına, genel veya katma bütçeli dairelere ait bankalar;
doğrudan veya dolaylı olarak kontrol ettikleri ortaklıklar ile
birlikte bir risk grubu oluşturur.
Bankalar
dışındaki kamu iktisadi teşebbüslerinin veya hisselerinin çoğunluğu
Özelleştirme İdaresi Başkanlığının elinde bulunan diğer kamu kurum
ve kuruluşları, sermaye, yönetim ve denetimlerine hâkim oldukları
bağlı ortaklık, iştirak ve müesseseler ile birlikte bir risk grubu
oluşturur.
Bu maddenin
uygulanmasına, banka ve ortaklıklarda yönetim kurulu üyesi ve genel
müdür olarak görev yapanlar ve velâyet altında olmayan çocuklar
bakımından aynı risk grubuna dahil edilecek gerçek ve tüzel
kişilerin tespitine ilişkin usûl ve esaslar Kurulca belirlenir.
Dâhil olunan
risk grubu ve mensuplara kredi kullandırma koşulları
MADDE 50.-
Bankalar;
a) Yönetim
kurulu üyelerine, genel müdüre, genel müdür yardımcılarına ve kredi
açmaya yetkili mensuplarına; bunların eş ve velâyet altındaki
çocuklarına; tek başlarına ya da birlikte sermayesinin yüzde
yirmibeş veya fazlasına sahip oldukları ortaklıklara,
b) (a) bendinde
sayılanlar dışında kalan mensupları ile bunların eş ve velâyeti
altındaki çocuklarına,
c)
Mensuplarının kurduğu veya bunlar için kurulan sandık, dernek,
sendika veya vakıflara,
Her ne şekil ve
surette olursa olsun nakdî ve gayrinakdî kredi veremez, tahvil ya da
benzeri menkul kıymetlerini satın alamazlar.
Birinci fıkra
hükümleri, yönetim kurulu üyeliklerinde aslen bulunan veya temsilci
bulunduran ve banka sermayesinde doğrudan veya dolaylı olarak
nitelikli paya sahip olan gerçek kişi ortaklar ile tüzel kişi
ortaklar hakkında uygulanmaz.
Bir bankanın
ortaklıklarının yönetim ve denetim kurullarında bulunan kimselerin
aynı zamanda ilgili bankanın mensubu olması, bu ortaklıkların ilgili
banka ile işlem yapmasına engel değildir.
Bankanın dâhil
olduğu risk grubunda bulunan gerçek ve tüzel kişilere kredi
kullandırılması hâlinde, gerekli kararların yönetim kurulunun üye
tam sayısının üçte iki çoğunluğu ile alınması ve bunlara sağlanan
kredi koşullarının kredi kullananın lehine diğer kişi ve gruplara
kullandırılanlardan ve piyasa koşullarından farklılık arz etmemesi
şarttır.
Bir bankanın
yönetim kurulu üyelerine, mensupları ile bunların eşlerine ve
velâyet altındaki çocuklarına, aylık net ücretleri toplamının beş
katını aşmamak üzere verilecek krediler, üç katını aşmamak üzere çek
karnesi veya kredi kartı verilmesi suretiyle kullandırılacak
krediler ile bu Kanunun 55 inci maddesinin (a) ve (b) bentlerinde
belirtilen menkul kıymetler karşılığı kullandırılan krediler birinci
ve dördüncü fıkra hükümlerine tâbi değildir.
Banka, bankanın
risk grubunda yer alan kişilere açtığı kredileri Kuruma düzenli
olarak raporlar.
Sonradan bu
madde hükümlerine aykırı hale gelen kredilerin en geç altı ay içinde
tasfiye edilmesi zorunludur.
Kredi açma
MADDE 51.-
Kredi açma yetkisi yönetim kuruluna aittir. Yönetim kurulu; kredi
açma, onay verme ve diğer idarî esaslara ilişkin politikaları
oluşturmak, bunların uygulanmasını ve izlenmesini sağlamak ve
gerekli tedbirleri almakla yükümlüdür.
Yönetim kurulu
kredi açma yetkisini Kurulca belirlenecek usûl ve esaslar
çerçevesinde kredi komitesine veya genel müdürlüğe devredebilir.
Genel müdürlük kendisine devredilen kredi açma yetkisini diğer
birimleri, bölge müdürlükleri veya şubeleri aracılığıyla da
kullanabilir. Kredi komitesinin oluşumu ile çalışma ve karar alma
esasları Kurulca belirlenir. Bu Kanunun kredi sınırlarına ilişkin
hükümlerine tâbi olmayan krediler için kredi açma yetkisi yönetim
kurulunca belirlenecek usûl ve esaslar çerçevesinde devredilebilir.
Kredi açma
yetkisini haiz olanlar, kendileri ile eş ve velâyeti altındaki
çocuklarının veya bunlarla risk grubu oluşturan diğer gerçek ve
tüzel kişilerin taraf olduğu kredi işlemlerine ilişkin değerlendirme
ve karar verme aşamalarında yer alamaz ve bu hususu yazılı olarak
yetkililere bildirir.
Kurul, bu madde
ve 50 nci madde hükümlerine aykırı olarak kullandırıldığı tespit
edilen kredilerin, ilgili bankanın özkaynak hesabında indirim kalemi
olarak dikkate alınmasına karar vermeye veya bu krediler tutarında
ilave özkaynak temin edilmesini zorunlu tutmaya yetkilidir.
Kredilerin
izlenmesi
MADDE 52.-
Bankalar, kredileri nedeniyle maruz kalınacak riskleri ölçmek, karşı
tarafın malî gücünü düzenli olarak analiz etmek ve izlemek, gerekli
bilgi ve belgeleri temin etmek ve bunlara ilişkin esasları
belirlemek zorundadır. Kredi müşterileri bu çerçevede konsolide ve
konsolide olmayan bazda istenilen bilgi ve belgeleri bankalara
vermekle yükümlüdür.
Sermayesinin
yarısından fazlasına genel ve katma bütçeli dairelerin, kamu
iktisadi teşebbüslerinin, 28.5.1986 tarihli ve 3291 sayılı Kanun
kapsamına alınan kuruluşların sahip olduğu kurum ve ortaklıklara ve
bankalar dışında kalan müşterilere açılacak kredi ve verilecek
kefalet ya da teminatların Kurumca belirlenecek tutarı geçmesi
hâlinde alınacak hesap durumu belgesi ile eki bilanço ve kâr ve
zarar cetvellerinin genel kabul görmüş muhasebe ilkelerine
uygunluğunun Kurumca belirlenecek esaslar dahilinde 1.6.1989 tarihli
ve 3568 sayılı Kanuna göre ruhsat almış, denetim yetkisine sahip
meslek mensupları tarafından onaylanması şarttır.
Bu maddenin
uygulanmasıyla ilgili usûl ve esaslar Kurulca belirlenir.
Karşılıklar ve
teminatlar
MADDE 53.-
Bankalar, krediler ve diğer alacaklarla ilgili olarak, doğmuş veya
doğması muhtemel zararların karşılanması ve bunlar dışında kalan
varlıkların değer azalışları için yeterli düzeyde karşılık
ayrılmasına, aktiflerin kalitesine ve sınıflandırılmasına,
garantilerin ve teminatların alınmasına, bunların değerinin ve
güvenilirliğinin ölçülmesine, takibe alınan kredilerin izlenmesine
ve vadesi dolmuş kredilerin geri ödenmesine ilişkin politikaları
oluşturmak ve uygulamak, bunları düzenli olarak gözden geçirmek, tüm
bu hususları icra edebilecek gerekli yapıları tesis etmek ve
işletmek zorundadır. Bu fıkra hükmünün uygulanmasına ilişkin usûl ve
esaslar Kurulca belirlenir.
Bu madde
uyarınca krediler ve diğer alacaklarla ilgili olarak ayrılan özel
karşılıkların tamamı, ayrıldıkları yılda kurumlar vergisi matrahının
tespitinde gider olarak kabul edilir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Sınırlamalar
Kredi sınırları
MADDE 54.-
Bankalarca bir gerçek ya da tüzel kişiye veya bir risk grubuna
kullandırılabilecek kredilerin toplamı özkaynakların yüzde
yirmibeşini aşamaz. Bu oran, 49 uncu maddenin ikinci fıkrasında
tanımlanan risk grubu bakımından yüzde yirmi olarak uygulanır.
Kurul, bu oranı yüzde yirmibeşe kadar yükseltmeye veya kanunî
haddine kadar indirmeye yetkilidir. Bir adi ortaklığa verilen
krediler, sorumlulukları oranında ortaklara kullandırılmış sayılır.
Bankalarca
hâkim ortak veya nitelikli pay sahibi olup olmadıklarına
bakılmaksızın bankaların sermayesinin yüzde bir ve daha fazla payına
sahip olup pay defterine kayıtlı olan tüm ortaklarına ve bunlarla
risk grubu oluşturan kişilere kullandırılacak kredilerin toplamı
özkaynaklarının yüzde ellisini aşamaz.
Birlikte
kontrol edilen ortaklıklara kullandırılan krediler, bu ortaklıkları
birlikte kontrol eden hissedarların her birinin ortaklık
sermayesinde sahip olduğu payların, birlikte kontrol ettikleri
toplam paya oranı ölçüsünde ortaklığı birlikte kontrol eden her bir
hissedarın dâhil olduğu risk grubuna kullandırılmış sayılır.
Bir gerçek ya
da tüzel kişiye veya bir risk grubuna özkaynakların yüzde onu veya
daha fazlası oranında kullandırılan krediler büyük kredi sayılır ve
bunların toplamı özkaynakların sekiz katını aşamaz.
Bir risk
grubuna kullandırılan kredilerin teminatını oluşturmak üzere aynı
risk grubuna dâhil gerçek veya tüzel kişilerden kabul edilen aval,
garanti ve kefaletler risk grubuna ait kredi sınırlarının hesabında
dikkate alınmaz.
Gayrinakdî
krediler, vadeli işlem ve opsiyon sözleşmeleri ile benzeri diğer
sözleşmeler, kabul edilen aval, garanti ve kefaletler, kredi
kuruluşları ve finansal kuruluşlarla gerçekleştirilen işlemler,
Kurulca kabul edilecek ülkelerin merkezî yönetimleri, merkez
bankaları ve bankaları ile yapılan işlemler veya bunlarca çıkarılan
ya da ödenmesi garanti edilen bono, tahvil ve benzeri sermaye
piyasası araçları, verilen diğer garantiler karşılığı yapılan
işlemler kredi sınırlarının hesabında Kurulca belirlenen esaslar ve
oranlar dâhilinde dikkate alınır.
Bu madde
hükümleri, ana ortaklık bakımından konsolide esasa göre uygulanır.
Kredi
sınırlamalarına tâbi olmayan işlemler
MADDE 55.-
Aşağıdaki kredi işlemleri 54 üncü maddedeki sınırlamalara tâbi
değildir:
a) Karşılığı
nakit, nakit benzeri kıymet ve hesaplar ile kıymetli maden olan
işlemler.
b) Hazine
Müsteşarlığı, Merkez Bankası, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı ve
Toplu Konut İdaresi Başkanlığıyla yapılan işlemler ile bu kurumlarca
çıkarılan ya da ödenmesi garanti edilen bono, tahvil ve benzeri
menkul kıymetler karşılığı yapılan işlemler.
c) Merkez
Bankası nezdindeki piyasalarda veya kanunla teşkilatlanmış diğer
para piyasalarında yapılan işlemler.
d) Aynı kişiye
ya da aynı risk grubuna yeni kredi tahsisi hâlinde daha önce yabancı
para cinsinden veya yabancı para ölçüsü ile verilen kredilerin,
müteakiben tahsis edilen kredinin kullandırılmaya başlandığı
tarihteki cari kurdan dikkate alınması kaydıyla çek ve kredi kartı
kullandırımları hariç, kredilerde kur değişikliklerinin doğurduğu
artışlar ile vadesi geçmiş kredilere tahakkuk ettirilen faiz, kâr
payı ve diğer unsurlar.
e) Her türlü
sermaye artırımları dolayısıyla bedelsiz edinilen ortaklık payları
ile ortaklık paylarının herhangi bir fon çıkışı gerektirmeyen değer
artışları.
f) Kurulca
belirlenecek esaslar dâhilinde bankaların kendi aralarındaki
işlemler.
g)
Kurulca belirlenecek esas ve süreler çerçevesinde elden çıkarılması
kaydıyla halka arza aracılık yüklenimleri kapsamında edinilen
ortaklık payları.
h) Özkaynak
hesabında indirilecek değer olarak dikkate alınan işlemler.
i) Kurulca
belirlenecek diğer işlemler.
Ortaklık
paylarına ilişkin sınırlamalar
MADDE 56.-
Bankaların; kredi kuruluşları ve finansal kuruluşlar dışındaki bir
ortaklıktaki payı kendi özkaynaklarının yüzde onbeşini, bu
ortaklıklardaki paylarının toplam tutarı ise kendi özkaynaklarının
yüzde altmışını aşamaz.
Bu Kanunun 55
inci maddesinin (e) bendinde belirtilen işlemler, birinci fıkrada
belirtilen sınırların hesabında dikkate alınmaz.
Birinci fıkrada
zikredilen sınırların aşılması hâlinde, aşım tutarı özkaynak
hesaplamasında ana sermayeden indirim kalemi olarak dikkate alınır.
Bankalar,
kendilerinde doğrudan veya dolaylı olarak pay sahibi olan ortaklık
ve kuruluşlarda doğrudan veya dolaylı olarak pay sahibi olamazlar,
bunların hisse senetlerini rehin olarak kabul edemezler ve
karşılığında avans veremezler.
Gayrimenkul ve
emtia üzerine işlemler
MADDE 57.-
Bankaların gayrimenkullerinin net defter değerleri toplamı
özkaynaklarının yüzde ellisini aşamaz. Bu hesaplamada, değerleme
veya enflasyon düzeltmesine bağlı olarak oluşan ve gayrimenkul
hesabına eklenen değer artışları yüzde elli oranında dikkate alınır.
Bankalar, 2499
sayılı Sermaye Piyasası Kanunu kapsamında gayrimenkul ve emtiayı
esas alan sözleşmeler ile Kurulca uygun görülecek kıymetli
madenlerin alım ve satımı hariç olmak üzere ticaret amacıyla
gayrimenkul ve emtianın alım ve satımı ile uğraşamaz, ipotekli konut
finansmanı kuruluşu ve gayrimenkul yatırım ortaklıkları hariç olmak
üzere ana faaliyet konusu gayrimenkul ticareti olan ortaklıklara
katılamazlar.
Katılım
bankaları tarafından gayrimenkul, ekipman veya emtia temini veya
finansal kiralama, kâr ve zarar ortaklığı, ortak yatırımlar yoluyla
finansman sağlanması ve benzer faaliyetler nedeniyle üstlenilen
yükümlülüklerden dolayı gayrimenkul ve emtia üzerine yapılan
işlemler, bu madde ile yasaklanan ve sınırlanan faaliyetler
kapsamında değerlendirilmez.
Alacaklardan
dolayı edinilmek zorunda kalınan emtia ve gayrimenkullerin elden
çıkarılmasına ilişkin usûl ve esaslar Kurul tarafından belirlenir.
Sandık ve
vakıflara ilişkin işlemler
MADDE 58.-
Bankalarca münhasıran çalışanlarına ait olmak üzere sağlık ve sosyal
yardım, emeklilik, ihtiyat ve tasarruf sağlama amaçlarıyla kurulan
sandık ve vakıflara açıklarının kapatılması için kaynak
aktarılamaz.
Bağış sınırları
MADDE 59.-
Bankalar ve konsolide denetime tâbi kuruluşlarca bir malî yılda
yapılabilecek bağış miktarı, banka özkaynaklarının binde dördünü
aşamaz. Ancak, yapılan bağış ve yardımların en az yarısının,
kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider veya indirim olarak
dikkate alınabilecek bağış ve yardımlardan oluşması zorunludur. Bu
hükmün uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar Kurulca belirlenir.
BEŞİNCİ KISIM
Mevduata ve Katılım Fonu Toplamaya İlişkin Hükümler
Mevduat ve
katılım fonu kabulü
MADDE 60.-
Kredi kuruluşları ile özel kanunlarına göre yetkili olanlar dışında
hiçbir gerçek veya tüzel kişi, aslen veya fer'an meslek edinerek
mevduat veya katılım fonu kabul edemez, ticaret unvanları ve kamuya
yapacakları açıklamalar ile ilân ve reklamlarında bu izlenimi
yaratacak ifade ve deyimleri kullanamaz.
Karşılığında
hesap cüzdanı yerine makbuz, katılma belgesi, senet ve benzeri
belgelerin verilmesi, alınan paraların mevduat veya katılım fonu
kabulü sayılmasına engel değildir.
Resmî ve özel
kuruluşlar ile ortaklıklarda, yalnız çalışanlarına ait olmak üzere
sağlık ve sosyal yardım, emeklilik, ihtiyat ve tasarruf sağlama
amaçlarıyla kurulan sandık ve vakıfların münhasıran kendi
üyelerinden bu amaçlar için topladıkları paralar ile sigorta
şirketlerinin işlemleri bu Kanun uygulamasında mevduat ve katılım
fonu kabulü sayılmaz.
Kalkınma ve
yatırım bankalarının kendi müstakrizlerinden, ortak ve
ortaklıklarından genel esaslar dâhilinde sağladıkları fonlar ile
bankalardan, para piyasaları, sermaye piyasaları ve organize
piyasalardan sağlayacakları fonlar bu Kanun uygulamasında mevduat
sayılmaz.
Türkiye'de
kurulan kredi kuruluşlarının yurt dışındaki şubeleri ve
ortaklıkları, mevduat cüzdanı ve fon toplamaya ilişkin evrakın
düzenlenmesi işlemlerini faaliyette bulundukları ülkede yapmak
zorundadır. Bu şube veya ortaklıklar adına hiçbir şekil ve surette
yurt içinde mevduat cüzdanı ve fon toplamaya ilişkin evrak
düzenlenemez veya verilemez.
Türkiye'de
kurulu kredi kuruluşları, yurt dışında kurulu ortaklıkları veya
başka banka veya finansal kuruluşlar adına yurt içinde yerleşik
kişilerden mevduat veya katılım fonu kabul etmek amacıyla; evrak ya
da cüzdan bulundurmaları, personel istihdam etmeleri, bu ortaklıklar
veya başka kredi kuruluşu veya finansal kuruluşlar adına toplanacak
mevduat ve katılım fonu üzerinden personele ücret, komisyon, prim ve
benzeri adlar altında para ödemek veya personele bu kuruluşların
reklamını yaptırmak suretiyle müşterilerini anılan kuruluşlara
yönlendirmeleri, bu ve benzeri yöntemler kullanarak yurt dışında
kurulu kuruluşlar adına mevduat ve katılım fonu kabul etmeleri, bu
madde kapsamında izinsiz mevduat ve katılım fonu kabulü sayılır.
Kredi
kuruluşları, mevduat hesapları ile katılım fonu hesaplarını Kurulun
görüşü alınmak suretiyle Merkez Bankasınca tespit edilecek vade ve
türlerine göre tasnif etmek, tasarruf mevduatı ve gerçek kişilere
ait katılım fonunu diğer hesaplardan ayırmak zorundadırlar.
2499 sayılı
Sermaye Piyasası Kanunu hükümlerine göre ihraç edilen sermaye
piyasası araçları hakkında bu madde hükümleri uygulanmaz.
Mevduatın ve
katılım fonunun çekilmesi
MADDE 61.- 4721
sayılı Türk Medenî Kanununun rehinlere ve hapis hakkına, 818 sayılı
Borçlar Kanununun alacağın devir ve temlikine, takasa dair hükümleri
ile diğer kanunların verdiği yetkiler ve koyduğu yükümlülükler saklı
kalmak şartıyla mevduat ve katılım fonu sahiplerine ödenmesi gereken
tutarları geri alma hakları hiçbir suretle sınırlandırılamaz.
Mevduat veya katılma hesabı sahipleri ile kredi kuruluşları arasında
vade ve ihbar süresi hakkında kararlaştırılan şartlar saklıdır.
Bu maddenin
uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar Kurulca belirlenir.
Zamanaşımı
MADDE 62.-
Bankalar nezdlerindeki mevduat, katılım fonu, emanet ve alacaklardan
hak sahibinin en son talebi, işlemi, herhangi bir yazılı talimatı
tarihinden başlayarak on yıl içinde aranmayanlar zamanaşımına
tâbidir.
Zamanaşımına
uğrayan her türlü mevduat, katılım fonu, emanet ve alacaklar banka
tarafından hak sahibine ulaşılamaması hâlinde, yapılacak ilânı
müteakiben Fona gelir kaydedilir.
Bu maddenin
uygulanması ile ilgili usûl ve esaslar Kurulca belirlenir.
Mevduatın ve
katılım fonunun sigortalanması
MADDE 63.-
Kredi kuruluşları nezdlerindeki tasarruf mevduatı ve gerçek kişilere
ait katılım fonları, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından
sigorta edilir.
Kredi
kuruluşları, nezdlerindeki tasarruf mevduatı ve gerçek kişilere ait
katılım fonlarını, sigortaya tâbi kısım üzerinden sigorta ettirmek
ve bunun üzerinden prim ödemek zorundadır.
Sigortaya tâbi
olacak tasarruf mevduatı ve gerçek kişilere ait katılım fonlarının
kapsamı ve tutarı, Merkez Bankası, Kurul ve Hazine Müsteşarlığının
olumlu görüşü alınmak suretiyle Fon Kurulu tarafından belirlenir.
Risk esaslı sigorta priminin oranı, yıllık bazda sigortaya tâbi
tasarruf mevduat ve katılım fonunun binde yirmisini aşamaz. Risk
esaslı sigorta priminin tarifesi, tahsil zamanı, şekli ve diğer
hususlar Kurulun görüşü alınmak suretiyle Fon Kurulu tarafından
belirlenir.
Kredi
kuruluşlarının iflası hâlinde mevduat ve katılım fonu sahipleri,
Fonun imtiyazlı alacaklarından ve Devlet ile sosyal güvenlik
kuruluşlarının 6183 sayılı Kanun kapsamındaki alacaklarından sonra
gelmek üzere sigortaya tâbi olmayan kısım için 2004 sayılı İcra ve
İflas Kanununun 206 ncı maddesindeki üçüncü sıra anlamında imtiyazlı
alacaklıdırlar.
Kredi
kuruluşlarınca Fona ödenen sigorta primleri kurumlar vergisi
matrahının tespitinde gider olarak kabul edilir.
Faaliyet izni
kaldırılan kredi kuruluşları nezdinde bulunan ve doğruluğu hiçbir
şüpheye yer vermeyecek şekilde kanıtlanan mevduat ve katılım fonunun
sigorta kapsamındaki kısmı, Fon kaynaklarından ödenir.
Sigorta kapsamı
dışında kalan mevduat ve katılım fonu
MADDE 64.-
Aşağıda sayılan tasarruf mevduatı ve katılım fonu hesapları
sigortaya tâbi değildir:
a) İlgili kredi
kuruluşunun hâkim ortakları ile bunların ana, baba, eş ve velâyet
altındaki çocuklarına ait mevduat ve katılım fonu ile diğer
hesaplar.
b) İlgili kredi
kuruluşunun yönetim veya müdürler kurulu başkan ve üyeleri, genel
müdür ve yardımcıları ile bunların ana, baba, eş ve velâyet
altındaki çocuklarına ait mevduat ve katılım fonu ile diğer
hesaplar.
c) 26.9.2004
tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 282 nci maddesindeki
suçtan kaynaklanan malvarlığı değerleri kapsamına giren mevduat ve
katılım fonu ile diğer hesaplar.
d) Kurul
tarafından belirlenen diğer mevduat, katılım fonu ve hesaplar.
ALTINCI KISIM
Denetim ve Alınacak Önlemler
Denetim
MADDE 65.- Bu
Kanun kapsamındaki kuruluşlar ve bunların faaliyetleri, Kurumun
denetim ve gözetimine tâbidir.
Kurum,
bankaların genel kurul toplantılarına gözlemci sıfatıyla temsilci
gönderebilir.
Konsolide
denetim
MADDE 66.- Bu
Kanunun 43 üncü maddesinin birinci fıkrası hükmü gereğince,
konsolide bazda sınırlama ve oranlara tâbi olan ana ortaklık
bankalar ve bunların yurt içi ve yurt dışı bağlı ortaklıkları,
birlikte kontrol edilen ortaklıkları, şube ve temsilcilikleri
konsolide denetime tâbidir.
Birinci fıkrada
belirtilen kuruluşlar, öncelikle iç kontrol, risk yönetimi ve iç
denetim sistemleri, muhasebe ve finansal raporlama birimi, finansal
tablolar ve raporları ile risk grubuna kullandırılan kredilere
ilişkin bilgi ve belgeler olmak üzere her türlü kayıt, bilgi, belge,
yapı ve sistemlerini konsolide denetime uygun ve hazır hale getirmek
zorundadırlar.
Bağlı ortaklık
ve birlikte kontrol edilen ortaklıkların bu Kanun uyarınca yapılacak
konsolide denetimi, gerek duyulması hâlinde, Kurum ve konsolide
denetime tâbi kuruluşların denetimi ve gözetimi ile yetkili
mercilerle birlikte gerçekleştirilir. Denetim sonuçları ile denetime
esas bilgi ve belgeler anılan yetkili mercilerin görüşü alınarak
Kurulca belirlenecek usûl ve esaslara göre paylaşılır ve kullanılır.
Önlem
alınmasını gerektiren hâller
MADDE 67.-
Konsolide veya konsolide olmayan bazda yapılan denetimler sonucunda
bir bankanın;
a) Aktiflerinin
vade itibarıyla yükümlülüklerini karşılayamama tehlikesiyle karşı
karşıya gelmesi ya da likiditeye ilişkin düzenlemelere uymaması,
b) Gelir ve
giderleri arasındaki ilgi ve dengelerin bozulması nedeniyle
kârlılığın faaliyetleri emin bir şekilde yürütecek yeterlilikte
olmaması,
c)
Özkaynaklarının sermaye yeterliliğine ilişkin düzenlemelere göre
yetersiz olması veya bu durumun gerçekleşmek üzere bulunması,
d) Aktif
kalitesinin malî bünyeyi zayıflatabilecek şekilde bozulması,
e) Bu Kanuna ve
ilgili düzenlemelere veya Kurulca alınan kararlara aykırı nitelikte
karar, işlem ve uygulamalarının bulunması,
f) İç denetim,
iç kontrol ve risk yönetim sistemlerini kurmaması veya bu sistemleri
etkin ve yeterli bir şekilde işletmemesi veya denetimi engelleyici
herhangi bir hususun bulunması,
g) Yönetiminin
basiretsizliği nedeniyle bu Kanun ve ilgili mevzuat ile tanımlanmış
risklerin önemli ölçüde artması veya malî bünyeyi zayıflatabilecek
şekilde yoğunlaşması,
Hâllerinden
herhangi birinin tespit edilmesi durumunda, bu Kanunun 68 inci, 69
uncu ve 70 inci maddelerinde öngörülen tedbirler derhal alınır.
Düzeltici
önlemler
MADDE 68.-
Kurum, 67 nci maddede düzenlenen;
a) (a), (b),
(c) ve (d) bentlerindeki hâllerden birinin veya birkaçının tespiti
hâlinde, bankanın özkaynağının artırılması veya kâr dağıtımının
geçici bir süreyle durdurularak ihtiyatlara aktarılması veya ayrılan
karşılıkların artırılması, hissedarlara kredi verilmesinin
durdurulması veya aktiflerin elden çıkarılması suretiyle likidite
temin edilmesi veya yeni yatırımların sınırlandırılması veya
durdurulması, ücret ve diğer ödemelerin sınırlandırılması, uzun
vadeli yatırımların durdurulması,
b) (e), (f) ve
(g) bentlerindeki hâllerden birinin veya birkaçının varlığı hâlinde
bu aykırılıkların giderilmesi, kredi politikasının gözden
geçirilerek riskli işlemlerin durdurulması, maruz kalınan vade, kur
veya faiz riskinin azaltılması için gerekli önlemlerin alınması,
Tedbirlerinden
bir veya birkaçının ya da tamamının ve Kurumca uygun görülecek
diğer tedbirlerin, Kurumun uygun göreceği bir süre ve onaylayacağı
bir plân dahilinde alınmasını ve uygulanmasını bankanın yönetim
kurulundan ister.
İyileştirici
önlemler
MADDE 69.-
Banka tarafından 68 inci maddede yer alan önlemlerin alınmaması veya
alınan önlemlere rağmen sorunların giderilememesi ya da bu
tedbirlerin alınması durumunda dahi sonuç alınamayacağının Kurumca
belirlenmesi hâlinde Kurul;
a) 67 nci
maddenin (a), (b), (c) ve (d) bentlerinde sayılan hallerden
herhangi birinin veya birkaçının gerçekleşmesi durumunda, malî
bünyenin düzeltilmesi, sermaye yeterliliği veya likidite
düzeylerinden birinin ya da her ikisinin yükseltilmesi, uygun bir
süre vererek uzun vadeli veya duran varlıkların elden çıkarılması,
işletme ve yönetim giderlerinde kısıntıya gidilmesini veya
mensuplarına her ne ad altında olursa olsun düzenli olarak ödenenler
dışındaki ödemelerin durdurulması, belirli kişi, kurum, risk grubu
veya sektörlere nakdî ve gayrinakdî kredi kullandırımının
sınırlandırılması veya yasaklanması,
b) 67 nci
maddenin (e), (f) ve (g) bentleri ile ilgili olarak aykırılıkların
giderilmesi, karar, işlem ve uygulamalarda yönetim kurulu üyelerinin
sorumluluğu bulunması hâlinde genel kurulun en kısa sürede
olağanüstü toplantıya çağrılarak yönetim kurulu üyelerinden bir veya
birkaçının veya tamamının değiştirilmesi veya üye sayısını
artırarak üye atanması veya karar ve işlemlerde sorumluluğu bulunan
mensuplarının görevden alınması, (g) bendi ile ilgili olarak maruz
kalınan risklerin azaltılması için kısa, orta ve uzun vadeli olmak
üzere Kurulca uygun görülecek bir plân oluşturulması ve yönetim
kurulu üyeleri ile nitelikli paya sahip ortaklarından, bu plânın
yazılı olarak taahhüt edilmesi ve belirlediği dönemler itibarıyla
uygulama sonuçlarının gönderilmesi,
De dâhil olmak
üzere, uygun göreceği her türlü tedbirin alınmasını ve ivedilikle
uygulanmasını banka yönetim kurulundan ister.
Kısıtlayıcı
önlemler
MADDE 70.-
Banka tarafından 68 inci ve/veya 69 uncu maddelerde yer alan
önlemlerin alınmaması veya alınan önlemlere rağmen sorunların
giderilememesi ya da bu tedbirlerin alınması durumunda dahi sonuç
alınamayacağının belirlenmesi hâlinde Kurul bankadan;
a)
Faaliyetlerini, faaliyet türleri itibarıyla tüm teşkilatını veya
gerekli görülecek yurt içi veya yurt dışı şubelerini veya
muhabirlerle ilişkilerini kapsayacak şekilde kısıtlaması veya geçici
olarak durdurulması,
b) Kaynakların
toplanması ve kullandırılmasına ilişkin olarak faiz oranı ve vade
kısıtlamaları da dâhil olmak üzere, her türlü sınırlama ve kısıtlama
getirmesi,
c) Yönetim
kurulu da dâhil olmak üzere genel müdür, genel müdür yardımcıları,
ilgili birim ve şube yöneticilerinin bir kısmını veya tamamını
görevden alması, görevden alınan kişilerin yerine atanacak veya
seçilecek kişiler için Kurumdan onay alınması,
d) Sigortaya
tâbi mevduat veya katılım fonu tutarını aşmamak ve yeterli teminatı
hâkim ortakların hisse senetlerinden veya diğer malvarlıklarından
karşılanmak üzere uzun vadeli kredi sağlaması,
e) Zarar
doğurduğu tespit edilen faaliyetlerinin sınırlandırılması veya
durdurulması, verimi düşük veya verimsiz varlıklarının elden
çıkarılması,
f) İstekli olan
bir veya birkaç banka ile birleşmesi,
g)
Özkaynakların artırılmasını sağlamak amacıyla uygun görülecek yeni
hissedarlar bulunması,
h) Doğan
zararın özkaynaktan indirilmesi,
Tedbirlerinden
bir ya da birkaçının veya uygun göreceği diğer tedbirlerin
alınmasını ve uygulanmasını ister.
Faaliyet
izninin kaldırılması veya Fona devir
MADDE 71.-
Denetlemeler sonucunda bir bankayla ilgili olarak;
a) Bu Kanunun
70 inci maddesi kapsamında alınması istenen tedbirlerin Kurul
tarafından verilen süre içerisinde ya da her halükârda en geç oniki
ay içinde kısmen ya da tamamen alınmaması ya da bu tedbirleri kısmen
veya tamamen almış olmasına rağmen, malî bünyesinin
güçlendirilmesine imkân bulunmadığı veya bu tedbirler alınmış olsa
dahi malî bünyesinin güçlendirilemeyeceğinin tespit edilmesi,
b) Faaliyetine
devamının mevduat ve katılım fonu sahiplerinin hakları ve malî
sistemin güven ve istikrarı bakımından tehlike arz ettiğinin ortaya
çıkması,
c)
Yükümlülüklerini vadesinde yerine getiremediğinin tespit edilmesi,
d)
Yükümlülüklerinin toplam değerinin varlıklarının toplam değerini
aşması,
e) Hâkim
ortaklarının veya yöneticilerinin, banka kaynaklarını, bankanın emin
bir şekilde çalışmasını tehlikeye düşürecek biçimde doğrudan veya
dolaylı veya dolanlı olarak kendi lehlerine kullanması veya dolanlı
olarak kaynak kullandırması ve bankayı bu suretle zarara uğratması,
Hâllerinden bir
veya birkaçının varlığı durumunda Kurul, en az beş üyesinin aynı
yöndeki oyuyla alınan kararla bankanın faaliyet iznini kaldırmaya ya
da kredi kuruluşunun temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve
denetimini, zararın mevcut ortakların sermayesinden indirilmesi
kaydıyla kısmen veya tamamen devri, satışı veya birleştirilmesi
amacıyla Fona devretmeye yetkilidir.
Faaliyet izni
kaldırılan kredi kuruluşları bu Kanunda yer alan hükümlere göre,
kalkınma ve yatırım bankaları ise genel hükümlere göre tasfiye
edilir.
Bu madde
kapsamında alınan Kurul kararları Resmî Gazetede yayımlanır. Yayım
tarihi ilgililer bakımından tebliğ tarihi olarak kabul edilir.
Sistemik riske
karşı alınacak önlemler
MADDE 72.-
Finansal sistemin bütününe sirayet edebilecek ölçüde olumsuz bir
gelişmenin ortaya çıkması ve bu durumun Kurumun koordinasyonunda,
Fon, Hazine Müsteşarlığı ve Merkez Bankasınca müştereken tespiti
hâlinde, alınacak olağanüstü tedbirleri belirlemeye Bakanlar Kurulu
yetkili olup, ilgili bütün kurum ve kuruluşlar belirlenen bu
olağanüstü tedbirleri derhal uygulamakla yetkili ve sorumludur.
YEDİNCİ KISIM
Kanunî Yükümlülükler
Sırların
saklanması
MADDE 73.-
Kurul başkan ve üyeleri ile Kurum personeli, Fon Kurulu başkan ve
üyeleri ile Fon personeli görevleri sırasında öğrendikleri bankalara
ve bunların bağlı ortaklık, iştirak, birlikte kontrol edilen
ortaklıkları ve müşterilerine ait sırları bu Kanuna ve özel
kanunlarına göre yetkili olanlardan başkasına açıklayamaz ve
kendilerinin veya başkalarının yararlarına kullanamazlar. Kurumun
dışarıdan destek hizmeti aldığı kişi ve kuruluşlar ile bunların
çalışanları da bu hükme tâbidir. Bu yükümlülük görevden ayrıldıktan
sonra da devam eder.
Bu Kanun
hükümleri uyarınca Kurumun, yurt dışındaki muadili denetim mercileri
ile düzenleyeceği mutabakat zabıtları çerçevesinde vereceği bilgi ve
belgeler birinci fıkradaki sır kapsamında değildir. Kurul
düzenleyeceği mutabakat zabıtları veya zabıtlar dışında elde edeceği
sırların korunmasını sağlamakla görevlidir. Kurumun elde edeceği sır
niteliğindeki bilgi ve belgeler, kuruluş ve faaliyet izni
verilmesinde, faaliyetlerin denetiminde, düzenlemelere uyulup
uyulmadığının izlenmesinde ve Kurul kararlarına karşı açılacak idarî
davaların görülmesinde kullanılabilir. Kurumun bu fıkra kapsamında
elde edeceği sır niteliğindeki bilgi ve belgeler hiçbir kişi, kurum
ve kuruluşa verilemez. Mahkeme kararına bağlanmış sır kapsamına
giren bilgilerin verilmesinden Kurum sorumlu tutulamaz.
Bankaların
ortakları, yönetim kurulu üyeleri, mensupları, bunlar adına hareket
eden kişiler ile görevlileri, sıfat ve görevleri dolayısıyla
öğrendikleri bankalara veya müşterilerine ait sırları, bu konuda
kanunen açıkça yetkili kılınan mercilerden başkasına açıklayamazlar.
Bankaların destek hizmeti aldığı kuruluş ve çalışanları hakkında da
bu hüküm uygulanır. Bu yükümlülük görevden ayrıldıktan sonra da
devam eder.
Kredi
kuruluşları ve finansal kuruluşların destek hizmeti kuruluşları ile
aralarında akdedecekleri yazılı sözleşmeler çerçevesinde bu
kuruluşların müşterilerinin risk durumlarının izlenmesi,
değerlendirilmesi, kontrolü ve müşteri hizmetlerinin yerine
getirilmesi nedeniyle yapılacak bilgi ve belge alışverişi ile hizmet
temini ve ayrıca kredi kuruluşları ve finansal kuruluşların kendi
aralarında doğrudan doğruya veya en az beş banka tarafından
kurulacak şirketler vasıtasıyla yapacakları her türlü bilgi ve belge
alışverişi bu hükmün dışındadır.
İtibarın
korunması
MADDE 74.- 5187
sayılı Basın Kanununda belirtilen araçlarla ya da radyo, televizyon,
video, internet, kablolu yayın veya elektronik bilgi iletişim
araçları ve benzeri yayın araçlarından biri vasıtasıyla; bir
bankanın itibarını kırabilecek veya şöhretine ya da servetine zarar
verebilecek bir hususa kasten sebep olunamaz ya da bu yolla asılsız
haber yayılamaz.
Etik ilkeler
MADDE 75.-
Bankalar ile bunların mensupları; bu Kanuna, ilgili düzenlemelere,
kuruluş amaç ve politikalarına uygun olarak faaliyetlerin icra
edilmesini temin etmeye ve yönetimde adalet, doğruluk, dürüstlük ve
sosyal sorumluluğu esas almaya yönelik etik ilkelere uymakla
yükümlüdürler.
Etik ilkeler,
kuruluş birlikleri tarafından Kurulun uygun görüşü alınmak suretiyle
belirlenir.
Müşteri hakları
MADDE 76.-
Bankalar, müşterilerinin, verilen hizmetlerden kaynaklanan her türlü
sorularına cevap verecek bir sistem kurmakla ve bu hizmetle ilgili
bilgiyi müşterilerine bildirmekle yükümlüdür. Bankalar, kredi
sözleşmelerinin onaylı bir örneğini müşterilerine vermek zorundadır.
Talepleri hâlinde müşteri ile yapılan diğer işlemlere ilişkin her
türlü belgenin bir örneği de müşterilere verilir.
Bu Kanunun 4
üncü maddesinde yer alan faaliyet konularına ilişkin olarak,
bankalar ile bireysel müşterileri arasında akdedilecek sözleşmelerin
şekil ve içeriğinde yer alması gereken asgarî hususlar ile tip
sözleşmelerin uygulanacağı işlemler Kurulun uygun görüşü alınarak
kuruluş birlikleri tarafından belirlenir. 4077 sayılı Tüketicinin
Korunması Hakkında Kanun hükümleri saklıdır.
Bankaların,
kimliklerini ve vergi numaralarını belgelemeyen müşterileri adına
mevduat, katılım fonu, kredi ve her ne ad altında olursa olsun hesap
açmaları, sözleşme düzenlemeleri, havale ve kambiyo hizmetleri ile
diğer bankacılık ve malî hizmetleri vermeleri yasaktır. Bu fıkranın
uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar Kurumun görüşü alınarak Malîye
Bakanlığınca düzenlenir. Bu fıkra hükmüne ve Malîye Bakanlığınca
yapılan düzenlemelere uymayanlar hakkında 2.4.1998 tarihli ve 4358
sayılı Kanunun 5 inci maddesi hükmünün uygulanması bu Kanunun
kovuşturma usûlü hükümlerine tâbi değildir.
SEKİZİNCİ KISIM
Kalkınma ve Yatırım Bankaları ve Finansal Holding Şirketi
Kalkınma ve
yatırım bankalarına ilişkin hükümler
MADDE 77.-
Kalkınma ve yatırım bankaları, bu Kanunun 54, 55, 56, 57, 61, 63,
64, 106 ilâ 129 uncu maddeleri, 130 uncu maddesinin (a) bendi, 131
ilâ 142 nci maddeleri hariç olmak üzere diğer hükümlerine tâbidir.
Finansal
holding şirketi
MADDE 78.-
Kurul, finansal holding şirketlerinin kapsamını belirlemeye ve
kurulmasını zorunlu tutmaya; sermaye yeterliliği, iç sistemler,
konsolide denetim ve denetimin koordinasyonuna ilişkin usûl ve
esasları belirlemeye yetkilidir. Kurulca belirlenen kapsama girmekle
birlikte finansal holding şirketi kurması zorunlu tutulmayan bir
grubun tâbi olacağı hükümleri tespite Kurul yetkilidir.
Finansal
holding şirketleri hakkında, Kurulca belirlenecek usûl ve esaslar
çerçevesinde bu Kanunun 14, 15, 16, 18, 22, 23, 24, 25, 26, 28, 29,
30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 47, 65,
66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73, 78, 93, 95 ve 96 ncı madde
hükümleri ve bu maddelere ilişkin ceza hükümleri uygulanır.
Finansal
holding şirketleri bakımından belirlenecek standart oranlar ve
sınırlamalar ile yapılacak hesaplamalar yalnızca konsolide bazda
dikkate alınır.
DOKUZUNCU KISIM
Kuruluş Birlikleri
Türkiye
Bankalar Birliği ve Türkiye Katılım Bankaları Birliği
MADDE 79.-
Mevduat bankaları ile kalkınma ve yatırım bankaları, tüzel kişiliği
haiz ve kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşu olan Türkiye
Bankalar Birliğine; katılım bankaları ise aynı nitelikteki Türkiye
Katılım Bankaları Birliğine, faaliyet izni aldıkları tarihten
itibaren bir ay içinde üye olmak zorundadır.
Birliklerin
görev ve yetkileri
MADDE 80.-
Kuruluş birlikleri;
a) Mesleğin
gelişmesini temin etmek,
b) Meslek
ilkelerini belirlemek suretiyle üyelerin birlik ve mesleğin
gerektirdiği vakar ve disiplin içinde ekonominin ihtiyaçlarına uygun
olarak çalışmalarını sağlamak,
c) Üye banka
mensuplarının uyacakları meslek ilkeleri ve standartlarını Kurumun
uygun görüşünü alarak belirlemek,
d) İlgili
mevzuat uyarınca alınan kararlar ile Kurumca alınması istenilen
tedbirlerin uygulanmasını takip etmek,
e) Üyeleri
arasında haksız rekabeti önlemek amacıyla gerekli her türlü tedbiri
almak ve uygulamak,
f) Üyelerin
ilân ve reklamlarında uyacakları esas ve şartları tür, şekil,
nitelik ve miktarları itibarıyla Kurumun uygun görüşünü alarak
tespit etmek,
g) Kurum ile
işbirliği yapmak suretiyle bankalar arasında ortak projelere ilişkin
işbirliğini temin etmek,
h) Üyelerinin
ortak menfaatlerini ilgilendiren konularda yönetim kurulu kararına
istinaden dava açmak,
i) Müşteri
haklarına dair hükümlerde öngörülen sözleşmelerin şekil ve
içeriklerine ilişkin usûl ve esasları belirlemek,
j) 4077 sayılı
Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri ve diğer kanunlarla
tanınmış müracaat hakları saklı kalmak kaydıyla üyeler ve bireysel
müşterileri arasındaki ihtilafların değerlendirilmesi ve çözüme
kavuşturulmasını temin etmek üzere hazırlayacakları ve Kurulca
onaylanan usûl ve esaslar dâhilinde hakem heyeti oluşturmak,
İle görevli ve
yetkilidir.
Organlar ve
statü
MADDE 81.-
Kuruluş birliklerinin organ seçimleri bu Kanunda öngörülen esaslar
çerçevesinde gizli oyla ve yargı gözetimi altında gerçekleştirilir.
Seçim yapılacak genel kurul toplantısından en az onbeş gün önce
seçimlere katılacak üye bankaları ve temsilcilerini belirleyen
liste, toplantının gündemini, yerini, gününü, saatini ve çoğunluk
olmadığı takdirde yapılacak ikinci toplantıya ilişkin hususları
belirten bir yazı ile birlikte üç nüsha olarak Yüksek Seçim
Kurulunca belirlenecek seçim kurulu başkanı hâkime tevdi edilir.
Hâkim gerekli incelemeyi yaparak listeyi ve diğer hususları onaylar;
bir sandık kurulu başkanı ve iki sandık kurulu üyesi ile bunlar için
birer yedek üye atar. Oy verme işlemi gizli oy, açık sayım
ilkelerine göre yapılır. Seçim süresinin sonunda seçim sonuçları
tutanakla tespit edilip seçim sandık kurulu başkanı ve üyeleri
tarafından imzalanır. Tutanağın düzenlenmesinden itibaren iki gün
içinde seçimlere yapılacak her türlü itiraz hâkim tarafından aynı
gün incelenir ve kesin olarak karara bağlanır.
Kuruluş
birliklerinin organları, çalışma esasları ve faaliyetlerinin
kapsamı, birliklerin görüşünü alarak Kurumun yapacağı öneri üzerine
Bakanlar Kurulu kararıyla yürürlüğe konulacak statülerinde
gösterilir. Üyeler, birliklerin statüsüne ve birlikler tarafından
alınacak karar ve tedbirlere uymak zorundadır. Kuruluş birliklerinin
giderleri, statüleri gereğince tespit olunan oy sayısına göre
üyelere dağıtılır. Üyeler, kendilerine düşen masraf paylarını
statülerde belirtilen süre içinde yatırmak zorundadır. Masraf
iştirak payları belirlenen süre içinde ödenmediği takdirde birlikler
tarafından icra yoluyla tahsil olunur. Masraf iştirak paylarının
ödenmesine dair kararlar 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 68 inci
maddesinde yazılı resmî belge niteliğindedir.
Kuruluş
birliklerinin aldığı genel ya da özel nitelikteki karar ve
tedbirlere zamanında ve tam olarak uymayan üyeler hakkında
birliklerin yönetim kurulunca ikibin Yeni Türk Lirasından yirmibin
Yeni Türk Lirasına kadar idarî para cezasına karar verilir.
ONUNCU KISIM
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumuna İlişkin Hükümler
BİRİNCİ BÖLÜM
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu
Kuruluş ve
bağımsızlık
MADDE 82.- Kamu
tüzel kişiliğini haiz, idarî ve malî özerkliğe sahip Bankacılık
Düzenleme ve Denetleme Kurumu kurulmuştur. Kurumun merkezi
Ankara'dadır. Kurum, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu ile
Başkanlıktan oluşur.
Kurum, bu
Kanunla ve mevzuatla kendisine verilen düzenleme ve denetlemeyle
ilgili görev ve yetkileri kendi sorumluluğu altında bağımsız olarak
yerine getirir ve kullanır. Kurumun kararları yerindelik denetimine
tâbi tutulamaz. Hiçbir organ, makam, merci veya kişi Kurumun
kararlarını etkilemek amacıyla emir ve talimat veremez.
Kurum, bu
Kanunda ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununda
belirtilen usûl ve esaslar çerçevesinde kendisine tahsis edilen malî
kaynaklarını görev ve yetkilerinin gerektirdiği ölçüde, kendi
bütçesinde belirlenen usûl ve esaslar dahilinde serbestçe kullanır.
Kurum, görev ve
yetkilerini etkin şekilde yerine getirmek amacıyla yeterli sayı ve
nitelikte personeli istihdam eder.
Kurumun malları
Devlet malı hükmündedir, haczedilemez ve rehnedilemez.
İKİNCİ BÖLÜM
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu
Bankacılık
Düzenleme ve Denetleme Kurulu
MADDE 83.-
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu, Kurumun karar organıdır.
Kurul; biri başkan, biri ikinci başkan olmak üzere yedi üyeden
oluşur. Kurul Başkanı Kurumun da başkanıdır.
Başkanın izin,
hastalık, yurt içi ve yurt dışı görevlendirme ve görevde bulunmadığı
diğer hâller ile görevden alınması durumunda ikinci başkan, onun da
bulunmadığı hâllerde Kurul tarafından belirlenecek bir üye Başkana
vekâlet eder.
Üyelerin
atanması
MADDE 84.-
Kurul üyelerinin aşağıda belirtilen şartları taşımaları zorunludur:
a) 657 sayılı
Devlet Memurları Kanununun 48 inci maddesinin (A) fıkrasının (1),
(4), (5), (6) ve (7) numaralı bentlerinde belirtilen şartları
taşımak.
b) 8 inci
maddenin birinci fıkrasının (a), (b), (c) ve (d) bentlerinde
belirtilen şartları taşımak.
c) 26 ncı
maddede yer alan çalışması yasaklananlardan olmamak.
d) Hukuk,
iktisat, malîye, bankacılık, işletme, kamu yönetimi ve dengi
dallarda en az lisans düzeyinde; mühendislik alanında lisans
düzeyinde öğrenim görmüş olanlar için belirtilen alanlarda
lisansüstü öğrenim görmüş olmak.
Üyeler, yüksek
öğrenim sonrası en az on yıl deneyim sahibi veya yukarıda sayılan
öğrenim dallarında en az on yıl öğretim üyeliği yapan kişiler
arasından Bakanlar Kurulunca atanır. Üyelerden en az birinin hukuk
fakültesi mezunu, birinin ise Kurumda başkan yardımcısı, anahizmet
birimi yöneticisi veya meslek personeli olarak çalışmış olması
şarttır. Bakanlar Kurulu, üyelerden birini başkan birini de ikinci
başkan olarak görevlendirir. Bakanlar Kurulunun atama kararı Resmî
Gazetede yayımlanır.
Kurul Başkan ve
üyeleri, görevlerinin devamı süresince görevlerini tam bir dikkat,
dürüstlük ve tarafsızlık ile yürüteceklerine, kanun hükümlerine
aykırı hareket etmeyeceklerine ve ettirmeyeceklerine dair Yargıtay
Birinci Başkanlık Kurulu huzurunda yemin ederler. Yemin için yapılan
başvuru Yargıtay tarafından acele işlerden sayılır. Kurul üyeleri,
yemin etmedikçe göreve başlayamazlar.
Başkan ve
üyelerin görev süreleri
MADDE 85.-
Kurul Başkan ve üyelerinin görev süresi altı yıldır. Süreleri biten
başkan ve üyeler yeniden atanamazlar. Başkanlığın ve üyeliğin
herhangi bir sebeple boşalması hâlinde, boşalan yere 84 üncü maddede
belirtilen esaslar dahilinde bir ay içinde atama yapılır. Bu şekilde
atananlar, bir defalığına tekrar atanabilir.
Kurul Başkan ve
üyelerinin görev süreleri dolmadan herhangi bir nedenle görevlerine
son verilemez. Ancak, ağır hastalık veya sakatlık nedeniyle iş
göremeyecekleri, atanmaları için gerekli şartları kaybettikleri veya
durumlarının 86 ncı maddeye aykırı düştüğü tespit edilen veya
görevleri ile ilgili olarak işledikleri suçlardan dolayı haklarında
verilen mahkûmiyet kararı kesinleşen Kurul Başkan ve üyeleri
süreleri dolmadan Başbakanın onayı ile görevden alınırlar. Bunların
yerlerine en geç bir ay içinde atama yapılır. Ayrıca geçici iş
göremezlik halinin üç aydan fazla sürmesi hâlinde, bu durumda olan
üyelerin üyelikleri düşer ve bunların yerlerine bir ay içinde atama
yapılır.
657 sayılı
Devlet Memurları Kanununun 48 inci maddesinin (A) fıkrasının (5)
numaralı bendinde öngörülen suçlarla ilgili olarak haklarında ceza
davası açılan Kurul Başkan ve üyelerinden görevi başında kalması
sakıncalı görülenler, Bakanlar Kurulu tarafından tedbiren görevden
uzaklaştırılabilir. Görevden uzaklaştırılan Kurul Başkan ve üyeleri
hakkında Devlet Memurları Kanununun ilgili hükümleri uygulanır. Bu
şekilde geçici olarak boşalan üyeliklere, 84 üncü maddedeki şartları
taşıyanlar arasından, tedbiren görevden uzaklaştırılan üye göreve
dönünceye ve her halükârda söz konusu üyenin üyelik süresini
geçmemek üzere Bakanlar Kurulunca atama yapılabilir.
Yasaklar
MADDE 86.-
Kurul Başkan ve üyeleri, asli görevlerini aksatmayan bilimsel amaçlı
yayın, ders ve konferans ile telif hakları hariç Kurumdaki resmî
görevlerinin yürütülmesi dışında kalan resmî veya özel hiçbir görev
alamaz, dernek, vakıf, kooperatif ve benzeri yerlerde yöneticilik
yapamaz, ticaretle uğraşamaz, serbest meslek faaliyetinde bulunamaz,
Kurumun düzenlemek ve denetlemekle yetkili olduğu sektör veya alanla
ilgili ortaklıklarda pay sahibi olamaz, hakemlik ve bilirkişilik
yapamazlar.
Kurul Başkan ve
üyeleri göreve başlamadan önce kendilerinin veya eş ve velâyeti
altındaki çocuklarının sahibi bulunduğu menkul kıymetlerden Hazine
tarafından çıkarılan borçlanmaya ilişkin olanlar hariç Kurumun
düzenlemek ve denetlemekle sorumlu olduğu kuruluşların her türlü
sermaye piyasası araçlarını eş, evlatlık, üçüncü dereceye kadar kan
ve ikinci dereceye kadar kayın hısımları dışındakilere otuz gün
içinde satmak suretiyle elden çıkarmak zorundadır. Kurul
üyeliklerine atanmalarından itibaren otuz gün içinde bu fıkraya
uygun hareket etmeyen üyeler, üyelikten çekilmiş sayılır. Bu durum,
Kurul kararı ile tespit edilir ve ilişkili Bakana bildirilir.
Kurul Başkan ve
üyeleri, görevlerinden ayrılmalarını izleyen iki yıl içinde Kurumun
denetlemekle ve düzenlemekle görevli olduğu sektör ve alandaki özel
kuruluşlarda görev alamazlar. Bu fıkra hükmüne uymayanlara 2531
sayılı Kamu Görevlerinden Ayrılanların Yapamayacakları İşler
Hakkında Kanunun 4 üncü maddesinde belirtilen cezalar verilir.
Kurul Başkan ve
üyeleri ve diğer personel, Kurumla ilgili gizlilik taşıyan bilgileri
ve ticari sırları, görevlerinden ayrılmış olsalar bile kanunen
yetkili kılınan mercilerden başkasına açıklayamazlar, kendilerinin
veya başkalarının menfaatine kullanamazlar.
Kurul Başkan ve
üyeleri 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve
Yolsuzluklarla Mücadele Kanununa tâbidir.
Kurulun çalışma
esasları
MADDE 87.-
Kurul en az haftada bir defa olmak üzere, gerekli hallerde toplanır.
Toplantıyı Kurul Başkanı, yokluğunda ikinci başkan yönetir.
Toplantının gündemi Başkan, yokluğunda ikinci başkan tarafından
hazırlanarak toplantıdan en az bir gün önce Kurul üyelerine
bildirilir. Gündem maddelerine geçmeden önce Başkan tarafından
Kurumun faaliyetleri hakkında Kurula bilgi verilir. Gündeme yeni
madde eklenebilmesi için toplantı başlamadan önce bir üyenin öneride
bulunması ve önerilen maddenin gündeme eklenmesinin Kurulca kabul
edilmesi gerekir.
Geçerli
mazereti olmaksızın bir takvim yılında toplam üç toplantıya
katılmayan veya bir toplantıya katıldığı halde Kurul kararlarını
süresi içinde imzalamayan veya karşı oy gerekçesini süresi içinde
yazılı olarak bildirmeyen Kurul üyeleri üyelikten çekilmiş sayılır.
Bu durum, Kurul kararı ile tespit edilir ve ilişkili Bakana
bildirilir.
Kurul en az beş
üyenin hazır bulunması ile toplanır ve bu Kanunda belirtilen özel
nisap gerektiren haller dışında en az dört üyenin aynı yöndeki
oyuyla karar alır. Üyeler çekimser oy kullanamaz. Toplantıda karar
yeter sayısı sağlanamadığı durumlarda, izleyen toplantılarda oylarda
eşitlik olması hâlinde Başkanın bulunduğu tarafın oyu üstün
sayılarak karar alınır. Kurul kararı tutanakla tespit edilir ve
karar tutanağı toplantı esnasında veya en geç toplantıyı izleyen
işgünü, toplantıya katılan tüm üyeler tarafından imzalanır.
Herhangi bir
nedenle üye sayısının Kurulun karar almasını imkânsız kılacak bir
sayıya düşmesi hâlinde, toplantı nisabı sağlanacak şekilde bir ayı
geçmemek üzere, kıdem sırasına göre, Kurum başkan yardımcıları
vekâlet eder. Bu madde hükmüne istinaden Kurul üyeliği görevini
yürüten Kurum başkan yardımcılarının malî ve özlük haklarında bir
değişiklik olmaz.
Bu Kanunda
belirtilen süreler saklı kalmak üzere, Kurul kararı, alındığı
toplantı tarihinden itibaren en geç onbeş gün içinde gerekçeleri,
varsa karşı oy gerekçeleri ve imzaları ile birlikte tekemmül
ettirilir.
Kurul Başkan ve
üyeleri kendisi, eşi, evlatlıkları ve üçüncü derece dahil kan ve
ikinci derece dahil kayın hısımlarıyla ilgili konularda müzakere ve
oylamaya katılamazlar. Bu durum karar metninde ayrıca belirtilir.
Kurul
toplantıları gizlidir. İhtiyaç duyulması hâlinde görüşlerinden
yararlanmak üzere uzman kişiler Kurul toplantısına davet edilebilir.
Ancak Kurul kararları toplantıya dışardan katılanların yanında
alınamaz.
Kurulun
düzenleyici kararları tekemmül etmesinden itibaren en geç yedi
işgünü içinde ilişkili Bakanlığa ve yayımlanmak üzere Başbakanlığa
gönderilir. Bu kararlar gönderildiği tarihten itibaren en geç yedi
gün içinde Resmî Gazetede yayımlanır. Bu Kanunda öngörülen hükümler
saklı kalmak üzere, denetleyici nitelikteki kararlar internet
ortamı başta olmak üzere uygun vasıtalarla kamuoyuna duyurulur.
Kurul, yayımlanması ülke ekonomisi ve kamu düzeni açısından
sakıncalı olan denetleyici nitelikteki kararların yayımlanmamasına
karar verebilir.
Kurul üyeleri
ile Kurum personelinin uyacakları meslekî ve etik ilkeler ile
Kurulun çalışma usûl ve esaslarına ilişkin diğer hususlar Kurul
tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Kurulun görev
ve yetkileri
MADDE 88.-
Kurul bu Kanun ve diğer mevzuatta belirtilen görevler yanında
aşağıdaki görevleri yapar ve yetkileri kullanır:
a) Düzenlemek
ve denetlemekle görevli olduğu sektör veya alanla ilgili
uluslararası ilke ve standartlarla uyumlu ikincil düzenlemeleri
yapmak ve kararlar almak.
b) Kurumun
stratejik plânını, performans ölçütlerini, amaç ve hedeflerini,
hizmet kalite standartlarını belirlemek, insan kaynakları ve çalışma
politikalarını oluşturmak, Kurumun hizmet birimleri ve bunların
görevleri hakkında öneride bulunmak.
c) Kurumun
stratejik plânı ile amaç ve hedeflerine uygun olarak hazırlanan
bütçe teklifini görüşmek ve karara bağlamak.
d) Kurumun
performansını ve malî durumunu gösteren raporları onaylamak.
e) Başkanın
önerisi üzerine, başkan yardımcıları ve daire başkanlarını atamak.
f) Taşınmaz
alımı, satımı, kiralanması konularındaki önerileri görüşüp karara
bağlamak.
g) Kanunlarla
verilen diğer görevleri yapmak.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Başkanlık Teşkilatı
Başkan
MADDE 89.-
Kurumun en üst yöneticisi olan Başkan, Kurumun genel yönetim ve
temsilinden sorumludur.
Başkanın görev
ve yetkileri şunlardır:
a) Kurul
toplantılarının gündemini, gün ve saatini belirlemek, toplantıları
idare etmek, gündeme alınmayan başvurular hakkında gerekli işlemleri
yapmak ve bunlara ilişkin olarak Kurula bilgi vermek.
b) Kurul
kararlarının yayımlanmasını veya tebliğini sağlamak, bu kararların
gereğinin yerine getirilmesini temin etmek ve uygulanmasını izlemek.
c) Hizmet
birimlerinden gelen önerilere son şeklini vererek Kurula sunmak.
d) Kurulun
belirlediği stratejilere, amaç ve hedeflere uygun olarak, Kurumun
yıllık bütçesi ile malî tablolarını hazırlamak.
e)
Hizmet birimlerinin, verimli ve uyumlu bir biçimde çalışmasının en
üst düzeyde organizasyonu ve koordinasyonunu sağlamak, Kurum hizmet
birimleri arasında çıkabilecek görev ve yetki sorunlarını çözmek.
f) Yıllık
faaliyet raporlarını hazırlamak, amaç ve hedeflere, performans
ölçütlerine göre faaliyetlerin değerlendirilmesini yaptırmak ve
bunları Kurula sunmak.
g) Kurumun
faaliyet gösterdiği alanda strateji, politikalar ve ilgili mevzuat
ile Başkanlığın ve çalışanların performans ölçütleri hakkında
değerlendirme yapmak.
h) Kurumun
diğer kuruluşlarla ilişkilerini yürütmek ve Kurumu temsil etmek.
i) Kurul
tarafından atanması öngörülenler dışındaki Kurum personelini atamak.
j) Kurum
başkanı adına imzaya yetkili personelin görev ve yetki alanını
belirlemek.
k) Kurumun
yönetim ve işleyişine ilişkin diğer görevleri yerine getirmek.
Başkan, Kurula
ilişkin olmayan görev ve yetkilerinden bir bölümünü, sınırlarını
açıkça belirlemek ve yazılı olmak kaydıyla alt kademelere
devredebilir.
Başkan
yardımcıları
MADDE 90.-
Başkana başkanlığa ilişkin görevlerinde yardımcı olmak üzere Kurul
kararıyla üç başkan yardımcısı atanır. Başkan yardımcılarından biri,
yerinde denetim ve gözetimle görevli birimlerden sorumlu olur.
Başkan yardımcılarının 84 üncü maddede belirtilen şartları taşıması
gerekir.
Başkan
yardımcıları gerektiğinde sınırlarını yazılı olarak açıkça
belirlemek şartıyla görev ve yetkilerinden bir kısmını alt
kademelere devredebilir.
Kurumun hizmet
birimleri
MADDE 91.-
Kurumun hizmet birimleri, daire başkanlıkları şeklinde
teşkilatlanmış anahizmet, danışma ve yardımcı hizmet birimlerinden
oluşur. Ancak, daire başkanlıklarının sayısı onu geçemez.
Hizmet
birimleri, bu Kanunda belirtilen faaliyet alanı, görev ve
fonksiyonlara uygun olarak Kurumun teklifi ve Bakanlar Kurulu
kararıyla yürürlüğe konulan yönetmelikle belirlenir.
Anahizmet
birimi olarak Strateji Geliştirme Daire Başkanlığı kurulur. Hukuk,
basın ve halkla ilişkiler, yönetim ve finans gibi alanlarda ihtiyaca
göre sayıları toplam beşi geçmemek üzere Başkanlık müşaviri
görevlendirilebilir.
İnsan
kaynakları ve eğitim, idarî ve malî işler ve benzeri faaliyetleri
yürütmek üzere Destek Hizmetleri Daire Başkanlığı kurulur. Bu daire
başkanlığında biri Kurulun özel büro hizmetlerinde kullanılmak üzere
en çok dört adet müdürlük kurulabilir.
Kurum,
düzenlemekle görevli olduğu alanın yoğun olduğu illerde olmak ve
sayısı üçü geçmemek kaydıyla Bakanlar Kurulu kararıyla yurt içi
temsilcilik açabilir.
Kurum personeli
MADDE 92.- Bu
Kanun ile Kuruma verilen görevlerin gerektirdiği sürekli görev ve
hizmetler, bankalar yeminli murakıpları ve yardımcıları, bankacılık
uzman ve yardımcıları, hukuk uzman ve yardımcıları ile bilişim uzman
ve yardımcılarından oluşan meslek personeli ve idarî personel eliyle
yürütülür. Kurumun her türlü personelinin bu Kanunun 84 üncü
maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi hariç, diğer bentlerinde yer
alan nitelikleri taşımaları zorunludur.
Başkan
yardımcıları, daire başkanları, müdürler, başkanlık müşavirleri ve
meslek personeli kadro karşılığı sözleşmeli statüde istihdam edilir.
Kadro karşılığı sözleşmeli çalışan Kurum personeli ücret, malî ve
sosyal haklar dışında, diğer personel ise her türlü hak ve
yükümlülükleri yönünden 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa
tâbidir.
Bu Kanunun
ekinde yer alan (I) sayılı cetveldeki toplam kadro sayısı geçilmemek
üzere, kadro unvan ve derecelerinin değiştirilmesi ile bu kadroların
kullanılmasına ilişkin esas ve usûlleri belirlemeye Kurul
yetkilidir. Ancak, meslek personeli dışında kalan Kurum personelinin
unvan değişiklikleri 190 sayılı Genel Kadro ve Usûlü Hakkında Kanun
Hükmünde Kararnamenin eki cetvellerde yer alan kadro unvanlarıyla
sınırlı olarak yapılır.
Kurumun
anahizmet birimlerinde uzmanlık gerektiren işlerde meslek personeli
çalıştırılması esastır. Anahizmet, danışma ve yardımcı hizmet
birimlerinde istihdam edilecek personelin nitelikleri Başkanın
teklifi üzerine Kurul tarafından belirlenir. Kurumda yönetici,
müşavir ve meslek personeli unvanlarını haiz olmayan personelin
oranı bu Kanunun eki cetvellerde yer alan toplam kadro sayısının
yüzde otuzunu geçemez.
Kurumda, meslek
personeli sayısının yüzde onunu geçmeyecek şekilde, sektörde en az
on yıl meslekî tecrübesi olanlar ile Kurumun faaliyet alanına
ilişkin konularda doktor unvan ve derecesini alanlar arasından
yeteri kadar uzman personel, hizmet veya vekâlet akdi hükümlerine
göre çalıştırılabilir.
Kurum personeli
başka kamu kurum ve kuruluşlarında geçici olarak görevlendirilemez.
Bankacılık,
hukuk ve bilişim uzman yardımcılığı ile bankalar yeminli murakıp
yardımcılığına atanacaklar merkezî yarışma sınavıyla belirlenenler
arasından seçilir. Uzman yardımcılığı ve bankalar yeminli murakıp
yardımcılığına atananlar ikinci yılın sonunda yetki sınavına tâbi
tutulurlar. Yetki sınavı ile bu sınavda başarılı olanların
yetkilerine ilişkin usûl ve esaslar Kurul tarafından belirlenir.
Uzman yardımcılığı ve bankalar yeminli murakıp yardımcılığına
atananlar, üç yıl çalışmak ve olumlu sicil almak kaydıyla Kamu
Personeli Yabancı Dil Bilgisi Seviye Tespit Sınavından en az (C)
düzeyinde veya buna denk kabul edilen uluslararası geçerliliği
bulunan yabancı dil puanı alması, yeterlik sınavında başarılı olması
ve konuları ile ilgili hazırlayacakları uzmanlık tezinin
oluşturulacak jüri tarafından kabul edilmesi hâlinde ilgisine göre
bankacılık, hukuk ve bilişim uzmanı ile bankalar yeminli murakıbı
olarak atanır ve bunlara bir defaya mahsus olmak üzere bir derece
yükseltilmesi uygulanır. Mazereti olmaksızın tez hazırlamayan veya
sınava girmeyen veya sınavda iki defa başarısız olanlar diğer kamu
kurum ve kuruluşlarındaki öğrenim durumlarına uygun kadrolara
atanmak üzere Devlet Personel Başkanlığına bildirilir.
Kurumun meslek
ve idarî personelinin yeterlik ve yarışma sınavları, nitelikleri ile
çalışma usûl ve esasları ile ilgili diğer hususlar Kurum tarafından
çıkarılacak bir yönetmelikle belirlenir.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Görev, Yetki ve Sorumluluk
Kurumun görev
ve yetkileri
MADDE 93.-
Kurum, bu Kanun ve ilgili diğer mevzuatın verdiği yetkiler
çerçevesinde finansal piyasalarda güven ve istikrarın sağlanması,
kredi sisteminin etkin bir şekilde çalışması, malî sektörün
gelişmesi, tasarruf sahiplerinin hak ve menfaatlerinin korunması
için;
a) Bankalar ve
finansal holding şirketleri ile diğer kanunlarda ve ilgili mevzuatta
yer alan hükümler saklı kalmak kaydıyla finansal kiralama, faktoring
ve finansman şirketlerinin; kuruluş ve faaliyetlerini, yönetim ve
teşkilat yapısını, birleşme, bölünme, hisse değişimini ve
tasfiyelerini düzenlemek, uygulamak, uygulanmasını sağlamak,
uygulamayı izlemek ve denetlemek,
b) Yurt içi ve
yurt dışı muadil kurumların katıldığı uluslararası malî, iktisadî ve
meslekî teşekküllere üye olmak, görev alanına giren hususlarda
yabancı ülkelerin yetkili mercileri ile mutabakat zaptı imzalamak,
c) Kanunla
verilen diğer görevleri yapmak,
İle görevli ve
yetkilidir.
Kurum, tasarruf
sahiplerinin haklarını ve bankaların düzenli ve emin bir şekilde
çalışmasını tehlikeye sokabilecek ve ekonomide önemli zararlar
doğurabilecek her türlü işlem ve uygulamaları önlemek, kredi
sisteminin etkin bir şekilde çalışmasını sağlamak üzere gerekli
karar ve tedbirleri almak ve uygulamakla yükümlü ve yetkilidir.
Kurum; her
türlü faaliyetinde, kuruluş kanununda verilen yetkiler saklı kalmak
kaydıyla kalkınma plânı, programlar ve hükûmet programında yer alan
ilke, strateji ve politikalara uyar.
Kurum, bu Kanun
ve ilgili diğer mevzuat hükümleri çerçevesinde kendisine verilen
yetkilerini, düzenleyici işlemler tesis ederek veya özel nitelikli
kararlar alarak kullanır. Kurum, Kurul kararıyla bu Kanunun
uygulanmasına ilişkin yönetmelikler ve tebliğler çıkarmaya
yetkilidir.
Kurum, iç
düzenlemeleri dışındaki düzenleyici işlemlerini yürürlüğe koymadan
önce sektör stratejisi ve politikaları ile ilişkisinin kurulması
bakımından ilişkili Bakanlığın, kalkınma plânı ve yıllık programla
ilişkisinin kurulması açısından Devlet Plânlama Teşkilatı
Müsteşarlığının ve diğer ilgili kurum ve kuruluşların görüşünü alır.
İlişkili Bakanlık ve Devlet Plânlama Teşkilatı Müsteşarlığı en geç
yedi gün içinde cevap vermezse olumlu görüş verilmiş sayılır.
Kurumun
hazırlayacağı ikincil düzenleme taslakları en az yedi gün süreyle
Kurumun internet sayfası başta olmak üzere uygun vasıtalarla
kamuoyunun bilgisine sunulur.
Özel nitelikli
kararlardan gerekli görülenler doğrudan ilgili kişi ve kuruluşlara
ve uygun görüldüğü takdirde Kurumun haftalık bülteni ile duyurulur.
Kamu kurum ve
kuruluşları, Kanun ile belirlenmiş görev alanlarında Kuruma gerekli
yardımı sağlamakla yükümlüdür.
Sektörün
geliştirilmesi
MADDE 94.-
Kurum, finansal hizmetler sektörünün geliştirilmesi amacıyla;
a) İşlem ve
aracılık maliyetlerinin azaltılarak bankaların kârlı, verimli ve
rasyonel çalışmalarının ve finansal piyasaların tarafları arasında
rekabet ortamının sağlanması,
b) Finansal
sisteme rekabet gücünün kazandırılması, finansal piyasalara ilişkin
diğer düzenlemeler ve uygulamalar ile bütünleşmenin
gerçekleştirilmesi ve piyasanın daha etkin işleyişinin sağlanması
suretiyle etkin ve şeffaf bir finansal sistemin oluşturulması,
c) Denetim ve
faaliyet alanları bakımından uluslararası bankaların durumunun
yakından izlenmesi, tecrübelerinden yararlanılması,
d) Birimler,
kurumlar, meslek mensupları ve uluslararası diyalog ve işbirliğinin
artırılması suretiyle malî piyasalarda meslek mensupları arasında
bütünleşmenin sağlanması,
e) Malî
piyasalara ilişkin düzenlemelerin ilgili taraflarla istişare
edilerek hazırlanması,
Hususlarında
strateji belirlemeye yetkilidir.
Yerinde denetim
ve gözetim
MADDE 95.- Bu
Kanun hükümleri ile bu Kanun kapsamındaki kuruluşlar hakkında diğer
kanunlarda yer alan hükümlerin uygulanmasının ve bu kuruluşların her
türlü işlemlerinin gözetimi ve yerinde denetimi ve bu Kanun
kapsamındaki kuruluşların konsolide ve konsolide olmayan bazda risk
yapısı, iç kontrol, risk yönetimi ve iç denetim sistemleri ile
varlıkları, alacakları, özkaynakları, borçları, kâr ve zarar
hesapları, yükümlülükleri ve taahhütleri arasındaki ilgi ve
dengelerin ve malî bünyeyi etkileyen diğer tüm unsurların ve bu
kuruluşların kurumsal yönetim ilkelerine uyum seviyesinin gözetimi,
tahlili ve ölçümü Kurum tarafından yapılır.
Kurum, bağımsız
denetim kuruluşlarınca yapılan yıllık finansal raporların yapısı,
uygunluğu ve güvenilirliğinin değerlendirilmesini de yerine getirir.
Bu Kanuna tabî
kuruluşlar tarafından, Kurulca belirlenen usûl ve esaslar
çerçevesinde konsolide ve konsolide olmayan bazda istenilen her
türlü bilgi, belge, cetvel, rapor ve finansal tabloların, hesap ve
kayıt düzenleriyle uyumlu olarak, zamanında ve doğru şekilde Kuruma
tevdi edilmesi şarttır.
Söz konusu
kuruluşlarda denetim yapma yetkisi bulunanlar tarafından düzenlenen
rapor ve mütalâaların bir suretinin anılan kuruluşlarca Kuruma
gönderilmesi zorunludur.
Kurum,
incelemelerini Başkanın onayından geçmiş çalışma programları ile
Başkan tarafından yapılacak görevlendirmeler çerçevesinde
gerçekleştirir.
Başkan,
yapılacak yerinde denetimde, Kurumun meslek personelini oluşturan
bankalar yeminli murakıp ve yardımcıları, bankacılık uzmanı ve
yardımcıları, bilişim uzmanı ve yardımcıları, hukuk uzmanı ve
yardımcıları arasından uygun göreceği bir denetim ekibini
görevlendirir. Kurumun yerinde denetim yapmaya yetkili meslek
personeli Ankara'da Asliye Ticaret Mahkemesinde yemin etmedikçe
yerinde denetim yapamazlar. Yerinde denetim yapan Kurumun meslek
personeli denetim konularıyla ilişkili olarak bu maddede belirtilen
tüm yetkileri haizdir.
Başkan, gerekli
gördüğünde ve özellik arz eden konularda bağımsız denetim
kuruluşlarını ilgili konu hakkında inceleme yapılması için
görevlendirme yetkisini haizdir. Bağımsız denetim yapan kuruluşun
denetçisi denetim konularıyla ilişkili olmak kaydıyla bu maddede
belirtilen ilgili yetkileri haiz olduğu gibi, bu Kanun kapsamındaki
sırların saklanması yükümlülüklerine de tâbidir.
Kurum,
bankalardan, bunların bağlı ortaklıklarından, nitelikli paya sahip
oldukları ortaklıklardan, birlikte kontrol ettikleri ortaklıklardan,
şubeleri ile temsilciliklerinden, destek hizmeti kuruluşlarından ve
diğer gerçek ve tüzel kişilerden bu Kanun hükümleri ile ilgili
görecekleri bütün bilgileri gizli dahi olsa istemeye, bunların
vergiyle ilgili kayıtları dahil olmak üzere tüm defter, kayıt ve
belgelerini incelemeye yetkili olup, bilgi istenenler de istenilen
bilgileri vermekle, defter, kayıt ve belgeleri incelemeye hazır
bulundurmakla, tüm bilgi işlem sistemini denetim amaçlarına uygun
olarak Kurumun yerinde denetim yapan meslek personeline açmakla,
verilerin güvenliğini sağlamakla ve muhafaza etmek zorunda oldukları
her türlü defter, belge ve karneler ile vermek zorunda bulundukları
bilgilere ilişkin mikrofiş, mikrofilm, manyetik teyp, disket ve
benzeri ortamlardaki kayıtlarını ve bu kayıtlara erişim veya
kayıtları okunabilir hale getirmek için gerekli tüm sistem ve
şifrelerini inceleme için ibraz etmek ve işletmekle yükümlüdür.
Kamu kurum ve
kuruluşları, Merkez Bankası ve benzeri kuruluşlar ile Risk Merkezi
görevleriyle ilgili olarak istenecek her hürlü bilgi ve belgeyi
gizli de olsa Kurumun yerinde denetim yapan meslek personeline
geciktirilmeksizin verirler. Kurul, ilgili taraflarla bu husustaki
detayları belirleyen mutabakat zaptı düzenleyebilir.
Kurum
tarafından gerçekleştirilen denetimler sırasında talep edilmesi
hâlinde, bankalar tarafından iç kontrol, risk yönetimi ve iç denetim
sistemlerinde çalışanların görevlendirilmesi dâhil olmak üzere her
türlü destek sağlanır.
Diğer kanunlar
uyarınca Kurumun meslek personelinin bu Kanun kapsamındaki görevleri
dışında görevlendirilmeleri, bu maddede sayılan görevleri öncelikli
olmak kaydıyla Başkan tarafından yapılır.
Kurum; bu
Kanunun, Kurumun görev, yetki ve sorumluluklarına ilişkin
hükümlerinde zikredilen ve 20.2.1930 tarihli ve 1567 sayılı Türk
Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun hükümlerine aykırı hareket
eden kuruluşlar ve ilgilileri hakkında, adı geçen Kanunun ek 1 inci
maddesindeki yetkilere sahip olduğu gibi tüm bankaların kuruluş
kanunu hükümleri ile diğer kanunların bankalarla ilgili hükümlerinin
uygulanmasını denetlemeye de yetkilidir.
Bankalarda
yerinde denetim yapan kişiler, bu Kanunda belirtilen düzenlemeler
dışında diğer kanunlara aykırılıkları tespit ettikleri takdirde bu
tespitleri ilgili mercilere derhal bildirmek zorundadırlar.
Denetim ve
gözetime ilişkin usûl ve esaslar Kurulca düzenlenecek yönetmelikle
belirlenir.
Bilgi ve belge
isteme
MADDE 96.- Bu
Kanunun 93 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde
belirtilen kuruluşlar ile ortakları, bunların bağlı ortaklıkları,
nitelikli paya sahip olduğu ortaklıkları, birlikte kontrol ettiği
ortaklıkları, şubeleri ile temsilcilikleri, bağımsız denetim,
değerleme ve destek hizmeti kuruluşları gizli dahi olsa bu Kanunun
uygulanması ile ilgili olarak her türlü bilgi ve belgeyi Kurumun
talebi üzerine Kuruma tevdi etmekle yükümlüdür.
Kamu kurum ve
kuruluşları ile gerçek ve tüzel kişiler, Devletin güvenliği ve temel
dış yararlarına karşı ağır sonuçlar doğuracak hâller ile meslek
sırrı, aile hayatının gizliliği ve savunma hakkına ilişkin hükümler
saklı kalmak kaydıyla özel kanunlardaki yasaklayıcı ve sınırlayıcı
hükümler dikkate alınmaksızın gizli dahi olsa Kurum tarafından bu
Kanun kapsamında verilen görevler ile sınırlı olmak üzere istenecek
her türlü bilgi ve belgeyi uygun süre ve ortamda, sürekli veya
münferit olarak vermeye, istenecek defter ve belgeleri ibraz etmeye
ve incelemeye hazır bulundurmaya, tüm bilgi işlem sistemini denetim
amaçlarına uygun olarak ilgili personele açmaya, verilerin
güvenliğini sağlamaya ve muhafaza etmek zorunda oldukları her türlü
defter, belge ve karneler ile vermek zorunda bulundukları bilgilere
ilişkin mikrofiş, mikrofilm, manyetik teyp, disket ve benzeri
ortamlardaki kayıtlarını ve bu kayıtlara erişim veya kayıtları
okunabilir hale getirmek için gerekli tüm sistem ve şifreleri
incelemek için ibraz etmeye ve işletmeye mecburdurlar.
Bu madde
kapsamında ilgili kişi, kurum ve kuruluşlar Kurumun belirleyeceği
süre içerisinde söz konusu talebe cevap vermek ve gereken kolaylığı
göstermekle yükümlüdürler.
Şeffaflık ve
hesap verebilirlik
MADDE 97.-
Kurumun faaliyetleri hakkındaki yıllık rapor, raporun ait olduğu
dönemi izleyen yılın mayıs ayı sonuna kadar Bakanlar Kuruluna
sunulur ve kesin hesaplar ile birlikte kamuya açıklanır. Kurum,
faaliyetleri ile ilgili olarak yılda bir defa Türkiye Büyük Millet
Meclisi Plân ve Bütçe Komisyonuna bilgi verir.
Kurum,
stratejilerine ve bu stratejilerin yerine getirilmesine ilişkin
olarak Bakanlar Kuruluna altı ayda bir bilgi verir.
Kurum, ilgili
sektörde yaşanan önemli gelişmelere ve bu Kanunun 93 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen kuruluşların
performanslarına ilişkin olarak toplulaştırılmış bazda üç aylık
süreli raporlar yayımlar. Kurum risk yönetim politikalarını kamuya
açıklar.
Kurul
tarafından yapılan düzenlemeler, değişiklikleri de içerecek şekilde
sürekli olarak güncellenmek suretiyle Kurumun internet sayfasında
yayınlanır.
Kurumca
hazırlanacak süreli raporların biçim ve içerikleri ile usûl ve
esasları Kurulca belirlenir.
Kurumlararası
işbirliği
MADDE 98.-
Para, kredi ve bankacılık politikalarının yürütülmesiyle ilgili
konularda Kurum, Hazine Müsteşarlığı, Devlet Plânlama Teşkilatı
Müsteşarlığı, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu ve Merkez Bankası
karşılıklı mütalâa ve bilgi teatisinde bulunurlar.
Kurum, Fon ve
Merkez Bankası bu Kanunda belirtilen görevleri yerine getirmek
amacıyla veri tabanlarında yer alan ve birlikte üzerinde uzlaşılan
bilgileri gizlilik hükümleri çerçevesinde paylaşırlar.
Yabancı ülke
kanunlarına göre denetime yetkili ve Kurum muadili mercilerin, kendi
ülkelerindeki finansal piyasalarda faaliyet gösteren kuruluşların
Türkiye'deki şube veya ortaklıklarında denetim yapma ve bilgi
talepleri ile bankaların yurt dışındaki şube veya ortaklıklarının
konsolidasyon kapsamında yer alan bilgilerine ilişkin taleplerinin,
karşılıklılık ilkesi de dikkate alınarak yerine getirilmesi Kurulun
iznine tâbidir.
Kurum ayrıca,
politikaların ve düzenlemelerin uyumlaştırılmasına yönelik olarak,
gerekli gördüğü hâllerde yabancı ülkelerde denetim yapma ve eğitim
ile personel değişimi imkânı sağlamak üzere Kurum muadili merciler
ile düzenleyeceği ikili mutabakat zabıtları çerçevesinde veya başka
yollarla finansal kuruluşlarla ve finansal piyasalarla ilgili her
türlü işbirliği ve bilgi alışverişinde bulunmaya yetkilidir. Kurum,
bu mutabakat zabıtlarının usûl ve esasları hakkında kamuoyunu
bilgilendirir.
Kurum, yurt
dışında şube veya ortaklığı bulunan bir bankanın faaliyet iznini
kaldırdığı veya Fona devrettiği takdirde, ilgili ülkenin muadil
merciine durumu ivedilikle bildirir.
Yurt içi ve
yurt dışı yetkili mercilerle denetime, bilgi paylaşımına ve diğer
hususlara dair yapılacak işbirliğine ilişkin usûl ve esaslar ilgili
tarafların görüşü alınmak suretiyle Kurulca belirlenir.
Finansal Sektör
Komisyonu
MADDE 99.-
Kurum nezdinde, Kurum, Maliye Bakanlığı, Hazine Müsteşarlığı, Merkez
Bankası, Sermaye Piyasası Kurulu, Fon, Rekabet Kurulu, Devlet
Plânlama Teşkilatı Müsteşarlığı, İstanbul Altın Borsası, Menkul
Kıymetler Borsaları, Vadeli İşlemler ve Opsiyon Borsaları ve kuruluş
birlikleri temsilcilerinden oluşan Finansal Sektör Komisyonu
kurulur. Komisyon, finansal piyasalardaki güven ve istikrar ile
gelişmeyi temin etmek üzere, bilgi teatisini, kurumlararası
işbirliği ve koordinasyonu sağlamak, ortak politika önerilerinde
bulunmak ve finans sektörünün geleceğini ilgilendiren konulara
ilişkin görüş bildirmekle görevlidir.
Finansal Sektör
Komisyonu en az altı ayda bir toplanır ve sonuçları hakkında
Bakanlar Kuruluna bilgi sunar. Komisyonun çalışma usûl ve esasları
üye kurumların görüşleri alınmak suretiyle Kurul tarafından
belirlenir.
Eşgüdüm
Komitesi
MADDE 100.-
Bankacılık sisteminin genel durumu, kredi kuruluşlarının denetimleri
sonucu alınacak önlemler, risk esaslı sigorta primlerinin
hesaplanmasında kullanılmak üzere kredi kuruluşlarının malî
bünyelerini gösteren analiz sonuçları ve ayrıca bu bankaların
mevduat ve katılım fonları hesap adetleri, sigortalı mevduat ve
katılım fonları ve toplam mevduat ve katılım fonu tutarları hakkında
gerekli bilgilerin paylaşılması, Fonun görev alanına giren konularda
ve işlem tesis edilmesinin gerekli olduğu hâllerde Kurum ile Fonun
azamî düzeyde işbirliği yapmasını sağlamak üzere Başkan ve Kurum
başkan yardımcıları ile Fon Başkanı ve Fon başkan yardımcılarından
oluşan bir eşgüdüm komitesi kurulur.
Komite en az üç
ayda bir defa olmak üzere, tarafların uygun göreceği sıklıkta
toplanır. Tarafların bir diğerinden talep edeceği bilgilerin ve
belgelerin diğer tarafa uzlaşılacak bir süre içerisinde verilmesi
esastır.
Bu Kanun
hükümlerinin uygulanmasında her iki kurumu ilgilendiren konularda ve
bilgi paylaşımında izlenecek usûl ve esaslar Kurum ve Fon tarafından
müştereken belirlenir.
BEŞİNCİ BÖLÜM
Çeşitli Hükümler
Kurumun
bütçesi, hesap ve harcamaların denetimi
MADDE 101.-
Kurumun gelirlerinin, giderlerini karşılaması esastır. Kurum bütçesi
5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu hükümlerinde
belirlenen usûl ve esaslara göre hazırlanır ve kabul edilir.
Kurumun malî
yıl sonunda oluşan gelir fazlaları, izleyen yılın mart ayı içinde
genel bütçeye gelir olarak aktarılır. Ancak, Kurum bütçe durumunu
göz önünde bulundurarak daha önce de aktarma yapabilir.
Kurumun bütçe
yılı takvim yılıdır. Kurumun giderleri, bankalar, finansal kiralama
şirketleri, faktoring şirketleri ve finansman şirketlerince bütçenin
yürürlüğe girmesinden önce katılma payı adı altında Kuruma yapılacak
ödemelerle karşılanır. Giderlere katılma payı olarak tahsil olunacak
tutar, söz konusu kuruluşların bir önceki yıl sonu bilanço
toplamlarının onbinde üçünü geçemez. Belirlenen süre içerisinde
ödenmeyen katılma payları 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil
Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil edilir.
Kurumun iç ve
dış denetimi hakkında, 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol
Kanunu hükümleri uygulanır.
Kurul, Kurumun
yıllık hesaplarını bir bağımsız denetim şirketine denetletebilir ve
bu durumda bağımsız denetim raporu faaliyet raporu içinde derc
edilerek yayımlanır.
Kurum
faaliyetlerine ilişkin olarak her yılın mart ayı sonuna kadar bir
önceki yıla ait kararları, yaptığı ikincil düzenlemeler ile bunların
ekonomik ve sosyal etkilerini analiz eden bir faaliyet raporu
hazırlar. Faaliyet raporu, ayrıca Kurumun performans hedefleri ile
uygulama sonuçlarının karşılaştırılmasını ve değerlendirilmesini de
içerir.
Kurumun yıllık
faaliyet raporu, malî tabloları ve bütçe kesin hesabı Türkiye Büyük
Millet Meclisine sunulur. Kesinhesabın bir örneği de Maliye
Bakanlığına gönderilir.
Kurum,
faaliyetleri hakkında internet ortamı ve resmî bültenler
aracılığıyla kamuoyunu azamî ölçüde bilgilendirir.
Ücretler, malî
ve diğer sosyal haklar
MADDE 102.-
Kurul Başkanına Başbakanlık Müsteşarı için belirlenen her türlü
ödemeler dâhil malî ve sosyal haklar tutarında aylık ücret ödenir.
Başbakanlık Müsteşarına ödenenlerden, vergi ve diğer yasal
kesintilere tâbi olmayanlar bu Kanuna göre de vergi ve diğer
kesintilere tâbi olmaz. Kurul üyelerine ise Kurul Başkanına yapılan
ödemelerin yüzde doksanbeşi oranında aynı usûl ve esaslara göre
ödeme yapılır.
Kurumun kadro
karşılığı sözleşmeli personelinin ücretleri ile diğer malî ve sosyal
hakları birinci fıkrada belirlenen ücret tavanını geçmemek üzere
Kurul tarafından tespit edilir.
Kurum
personeline Kurulca belirlenecek esaslar çerçevesinde fazla mesai
ücreti ve performansa dayalı ödül verilebilir. Her halde Kurum
personeline yapılacak ödeme tutarı birinci fıkrada belirlenen ücret
tavanını geçemez.
Kurul Başkan ve
üyeliklerine atananlar ile Kurum personeli hakkında 5434 sayılı
Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu ile ek ve değişikliklerine
ilişkin hükümler uygulanır. Emeklilik ve diğer bakımlardan Kurul
Başkanına bakanlık müsteşarı, Kurul üyelerine bakanlık müsteşar
yardımcısı, Kurum başkan yardımcılarına bakanlık genel müdürü, 1
inci dereceli daire başkanlarına bakanlık genel müdür yardımcısı,
başkanlık müşavirlerine bakanlık müşaviri, bankalar yeminli murakıp
ve yardımcılarına kazanılmış hak aylık dereceleri itibarıyla
karşılık gelen bakanlık müfettişi ve yardımcısı, bankacılık, hukuk
ve bilişim uzmanlarına kazanılmış hak aylık dereceleri itibarıyla
karşılık gelen Başbakanlık uzmanı, bunların yardımcılarına
Başbakanlık uzman yardımcıları için tespit edilen ek gösterge ve
makam tazminatı uygulanır. Bu görevlerde geçirilen süreler makam ve
temsil tazminatı ödenmesini gerektiren görevlerde geçmiş sayılır. Bu
hükümler, akademik unvanların kazanılması için gerekli şartlar saklı
kalmak üzere üniversite öğretim elemanı kadrolarından gelen Kurul
Başkan ve üyeleri ile personel hakkında da uygulanır.
Kurul başkan ve
üyeliklerine atananlardan, emekliliğini hak edip talebi sonucu
emeklilik işlemi tamamlanan Kurul üyelerinin üyelikleri görev
süreleri sonuna kadar devam eder. Atama yapılmadan önce kanunla
kurulmuş diğer sosyal güvenlik kurumlarına bağlı olanların,
istekleri hâlinde bu kurumlara bağlılıkları devam eder ve bunlar
hakkında yukarıdaki hükümler uygulanmaz.
Türkiye
Cumhuriyeti Emekli Sandığı dışındaki sosyal güvenlik kurumlarından
emekli olan Kurul üyeleri, Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığına yazı
ile başvurdukları tarihi takip eden ayın başından itibaren Sandıkla
ilişkilendirilir. Bu üyelerin diğer sosyal güvenlik kurumlarından
aldıkları aylıkları kesilir ve ayrılışlarında çeşitli sosyal
güvenlik kuruluşlarına prim ödeyerek geçen süreleri birleştirilmek
suretiyle kendilerine 24.5.1983 tarihli ve 2829 sayılı Kanunun 8
inci maddesi uyarınca aylık bağlanır.
Diğer
personelin emeklilik açısından durumu 5434 sayılı Türkiye
Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu ile ek ve değişikliklerine ilişkin
hükümler dikkate alınmak suretiyle kıyasen belirlenir.
Kurul başkan ve
üyelerine, birinci fıkraya göre belirlenen ücretlerinin tutarında,
damga vergisi hariç herhangi bir kesintiye tâbi tutulmaksızın, her
ay tazminat verilir.
Kurul
üyelerinin görevden ayrılması
MADDE 103.-
Kurul Başkan ve üyeliklerine atananların Kurulda görev yaptıkları
sürece önceki görevleri ile olan ilişkileri kesilir. Ancak, kamu
görevlisi iken üyeliğe atananlar, memuriyete giriş şartlarını
kaybetmemeleri kaydıyla, görev sürelerinin sona ermesi veya görevden
ayrılma isteğinde bulunmaları ve otuz gün içinde eski kurumlarına
başvurmaları durumunda atamaya yetkili makam tarafından bir ay
içinde mükteseplerine uygun bir kadroya atanır. Atama
gerçekleşinceye kadar bunların almakta oldukları her türlü
ödemelerin Kurum tarafından yapılmasına devam olunur. Bir kamu
kurumunda çalışmayanlardan Kurul Başkan ve üyeliğine seçilip
yukarıda belirtilen şekilde görevi sona erenlere herhangi bir görev
veya işe başlayıncaya kadar, almakta oldukları her türlü ödemeler
Kurum tarafından verilmeye devam edilir. Bu maddede belirtilen
nedenlerle üyeliği sona erenlere Kurum tarafından yapılacak ödeme
bir yılı geçemez.
Kurul başkan ve
üyelerinin bu görevlerinde geçirdikleri süreler, tâbi oldukları
kanun hükümlerine göre hizmetlerinde değerlendirilir. Bu hüküm,
akademik unvanların kazanılması için gerekli şartlar saklı kalmak
üzere, üniversite akademik kadrolarından gelen Kurul başkan ve
üyeleri hakkında da uygulanır.
Kurul üyeleri
ile Kurum personelinin cezaî ve hukukî sorumluluğu
MADDE 104.-
Kurul Başkan ve üyeleri ile Kurum personelinin görevleriyle
bağlantılı olarak işledikleri iddia edilen suçlara ilişkin
soruşturmalar, Kurul Başkan ve üyeleri için ilişkili Bakanın, Kurum
personeli için ise Başkanın izin vermesi kaydıyla genel hükümlere
göre yapılır. Kurul üyeleri ile Kurum personelinin iştirak hâlinde
işledikleri iddia edilen suçlara ilişkin soruşturmalarda Kurum
personeli hakkında soruşturma izni verme yetkisi ilişkili Bakana
aittir.
Kurul Başkan ve
üyeleri ile Kurum personeli hakkında görevleriyle bağlantılı olarak
işledikleri iddia edilen suçlardan dolayı soruşturma izni verilmesi
için, bu kişilerin kendilerine veya üçüncü kişilere çıkar sağlamak
veya Kuruma ya da üçüncü kişilere zarar vermek kastıyla hareket
ederek bu işlemler sonucunda kendilerine veya üçüncü kişilere çıkar
sağlamış olmaları hususunda açık ve yeterli emarelerin olması
gerekir. Soruşturma izni verilmesi hâlinde bu durum ilgililere
tebliğ olunur. Soruşturmaya izin verilmesine ya da verilmemesine
dair kararlar aleyhine, tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün
içerisinde Danıştay nezdinde itiraz yoluna başvurulabilir. İzin
verilmiş olsa dahi, itiraz süresi geçene kadar veya Danıştaya
yapılan itiraz sonucunda hüküm tesis olunana kadar soruşturma
başlatılamaz.
Kurul Başkan ve
üyeleri ile Kurum personelinin, görevden ayrılmış olsalar dahi,
görevleriyle bağlantılı olarak işledikleri iddia edilen suçlardan
dolayı başlatılan soruşturma ve kovuşturmalar, ilgili üye veya
personelin talebi hâlinde, bunlarla vekâlet akdi yapmak suretiyle
görevlendirilecek bir avukat tarafından takip edilir. Söz konusu
davalara ilişkin dava giderleri ve Türkiye Barolar Birliğince
açıklanan asgarî ücret tarifesinde belirlenen avukatlık ücretinin
onbeş katını aşmamak üzere avukatlık ücreti, Kurum bütçesinden
karşılanır.
Kurul Başkan ve
üyeleri ile Kurum personeli aleyhine, Kurulun veya Kurumun bu
Kanunda yazılı görevlere ilişkin karar, eylem ve işlemleri
sebebiyle, gerek görevlerinin ifası sırasında gerek görevden
ayrılmalarından sonra, açılmış veya açılacak her türlü tazminat ve
alacak davası, Kurum aleyhine açılmış sayılır. Bu davalarda husumet
Kuruma yöneltilir. Avukatlık ücreti ve dava giderine ilişkin bu
maddenin üçüncü fıkrası hükmü bu hukuk davaları için de aynen
geçerlidir. Yargılama sonucunda Kurum aleyhine karar verilmesi ve
kararın kesinleşmesi nedeniyle Kurumun ödeme yapması hâlinde, Kurum
bu meblağı, ilgililerinden talep eder. Kurumun, yaptığı ödemeleri
ilgililerinden talep edebilmesi için, bu kişiler hakkında kusurlu
olduklarına ilişkin mahkeme kararının kesinleşmesi gerekir.
Kurul
kararlarına karşı yargı yolu
MADDE 105.-
Kurul kararlarına karşı açılacak idarî davalar ilk derece mahkemesi
olarak Danıştayda görülür. Danıştay, Kurul kararlarına karşı yapılan
başvuruları acele işlerden sayar.
İlişkili
Bakanlık, Kurulun düzenleyici nitelikteki kararlarına karşı iptal
davası açabilir.
Kurul
kararlarına karşı açılacak idarî davalarda yürütmenin durdurulması
talepleri için ayrıca duruşma yapılır. Bu halde 2577 sayılı İdarî
Yargılama Usulü Kanununun 17 nci maddesinin (5) numaralı
fıkrasındaki otuz günlük süre uygulanmaz. Yürütmenin durdurulması
talepleri, Kurumun savunması alınmadan karara bağlanamaz. İlgili
taraflar yürütmenin durdurulması talebinin kendisine tebliğ
tarihinden itibaren yedi gün içinde savunmasını vermek zorundadır.
Aksi halde savunma beklenmeksizin karar verilir.
ONBİRİNCİ KISIM
Faaliyet İzni Kaldırılan ve Fona Devredilen Bankalara İlişkin
Hükümler
Faaliyet
izninin kaldırılması
MADDE 106.- Bir
bankanın bu Kanun hükümlerine göre faaliyet izninin kaldırılması
hâlinde yönetim ve denetimi Fona intikal eder.
İznin
kaldırılmasına ilişkin Kurul kararının Resmî Gazetede yayımlandığı
tarihten itibaren, banka hakkındaki ihtiyatî tedbir dahil her türlü
icra ve iflas takibatı durur ve yeni icra ve iflas takibi yapılamaz.
Banka hakkında Fon haricinde üçüncü kişiler tarafından açılmış tüm
dava, icra ve iflas takipleri mahkeme, icra ve iflas dairesi
tarafından derhal Fona bildirilir.
Fon, yönetim ve
denetimi kendisine intikal eden bankadaki sigortalı mevduatı ve
sigortalı katılım fonunu doğrudan veya ilân edeceği başka bir banka
aracılığı ile ödeyerek, mevduat ve katılım fonu sahipleri yerine
bankanın doğrudan doğruya iflasını ister. Bu görev ve yetki
münhasıran Fona aittir. Bu şekilde yapılacak iflas isteminde 2004
sayılı İcra ve İflas Kanununun 178 inci maddesinin ikinci fıkrası ve
179 uncu maddesinin iflasın ertelenmesine ilişkin hükümleri
uygulanmaz.
Fonun iflas
talebi hakkında 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun seri
muhakeme usulü hükümleri uygulanır ve en geç altı ay içerisinde
iflas talebi hakkında karar verilir.
Yönetim ve
denetimi Fona intikal eden banka hakkında iflas kararı verilmesi
hâlinde Fon, iflas masasına 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 206
ncı maddesinde yer alan üçüncü sıradaki tüm imtiyazlı alacaklılardan
önce gelmek üzere imtiyazlı alacaklı sıfatıyla iştirak eder. Fon, bu
Kanunun uygulanması ile sınırlı olmak üzere 2004 sayılı İcra ve
İflas Kanununun 166 ncı, 218 inci, 219 uncu, 223 üncü, 234 üncü, 236
ncı, 249 uncu, 251 inci ve 254 üncü maddelerindeki yetki ve görevler
hariç olmak üzere iflas dairesi, alacaklılar toplantısı ve iflas
idaresi görev ve yetkilerine sahip olarak bankayı tasfiye eder.
İflasına
hükmolunan bankanın Fona olan borçları, masanın nakit durumuna göre
2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 232 nci maddesinde gösterilen
sıra cetvelinin kesinleşmesi beklenmeksizin ödenir. Alacaklılar sıra
cetvelinin düzenlenmesinde İcra ve İflas Kanununun 232 nci
maddesinde öngörülen üç aylık sürenin yetersiz kalması hâlinde iflas
idaresinin talebi üzerine, Fon Kurulu tarafından üçer aylık ek
süreler verilebilir.
İflas kararı
verilmeyen hallerde bankanın iradi tasfiyesi, banka genel kurul
kararı aranmaksızın ve Türk Ticaret Kanununun anonim şirketlerin
infisah ve tasfiyeye ilişkin hükümlerine tâbi olmaksızın tasfiye
kurulu üyelerinin Fon tarafından atanması suretiyle
gerçekleştirilir.
Bu Kanunun 12
nci maddesi hükümlerine göre faaliyet izni kaldırılan yabancı banka
şubeleri hakkında da bu madde hükümleri uygulanır. Bu şubelerin
mevcut ve alacaklarının yurt dışına transferine ilişkin esaslar Fon
tarafından belirlenir.
Fon, iflas
ve/veya tasfiye masasının aktifindeki paralarla, iflas ve/veya
tasfiye idaresi sıfatıyla tahsil ettiği paraları muhafaza ve
nemalandırma hususunda 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 9 uncu ve
sair ilgili maddelerine tâbi değildir. 492 sayılı Harçlar Kanununun
36 ncı maddesinin birinci fıkrası hükmü bu paralar için uygulanmaz.
Müflise ait
menkul ve gayrimenkullerin satışında 2004 sayılı İcra ve İflas
Kanunu, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu ve 4734 sayılı Kamu İhale
Kanunu hükümleri uygulanmaz.
Bu madde
hükümlerinin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar, Kurulun görüşü
alınmak suretiyle Fon tarafından yönetmelikle düzenlenir.
Fona devredilen
bankalar ile ilgili hükümler
MADDE 107.-
Fon, bu Kanunun 71 inci maddesi hükümlerine göre ortaklarının
temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi kendisine
devredilen bankalarla ilgili yetkilerini maliyet etkinliğini sağlama
ve malî sistemin güven ve istikrarını koruma ilkeleri doğrultusunda
kullanır.
Fon, bu Kanunun
71 inci maddesi hükümlerine göre ortaklarının temettü hariç ortaklık
hakları ile yönetim ve denetimi kendisine devredilen bankanın
faaliyetlerini Fon Kurulunca belirlenecek süre ile geçici olarak
durdurmaya ve/veya devir tarihi itibarıyla düzenlenecek bilançosunu
esas almak suretiyle;
a) Uygun
göreceği aktiflerini, teşkilatını ve aksine talebi olmayan personeli
ile devir tarihi itibarıyla mevduat bankaları bakımından mevduat
toplamları en yüksek beş bankaca uygulanan faiz oranları
ortalamasını, katılım bankaları bakımından katılım fonu toplamları
en yüksek üç bankaca uygulanan getiri oranları ortalamasını geçmemek
üzere işlemiş faiz ve getirileri ile birlikte sigortaya tâbi
tasarruf mevduatı ve katılım fonlarını ve pasifte yer alan karşılık
kalemlerini, kurulacak bir bankaya ya da mevcut bankalardan istekli
olanlara devretmeye ve aktif ve pasifi kısmen veya tamamen
devredilen bankanın faaliyet izninin kaldırılmasını Kuruldan
istemeye,
b) Hisselerine
sahip olmak kaydıyla ve sigorta kapsamındaki mevduat ve katılım fonu
tutarını aşmamak koşuluyla malî yardım sağlamaya ve kendisine
intikal eden hisseleri temsil eden sermayeye karşılık gelen
zararları devralmaya,
c) Devralınacak
zararlar sonucunda hisselerinin tamamına sahip olunamaması hâlinde,
zararın ödenmiş sermaye tutarından düşülmesi suretiyle hesaplanacak
sermaye esas alınmak üzere bulunacak hisse bedelinin Fon Kurulunca
belirlenecek süre içinde banka hissedarlarına ödenmesi karşılığında
hisselerini devralmaya,
d) Faaliyet
izninin kaldırılmasını Kuruldan istemeye,
Yetkilidir.
Devralınan
zararlara istinaden yapılacak ödemelerin karşılığını temsil eden
hisseler, üzerindeki her türlü hak ve takyidattan arî olarak Fona
intikal eder.
Hakkında bu
maddenin ikinci fıkrasının (a) bendi hükümleri uygulanan bankanın
devredilen aktiflerinin toplamının devredilen pasiflerinin toplamını
karşılamaması hâlinde aradaki fark sigorta kapsamındaki mevduat ve
katılım fonu tutarını aşmamak kaydıyla Fon tarafından ödenir. Bu
halde ve hakkında bu maddenin ikinci fıkrasının (a) bendi hükümleri
uygulanan bankanın faaliyet izninin kaldırılması durumunda bu
Kanunun 106 ncı maddesinin ikinci ve 109 uncu maddesinin üçüncü
fıkraları uygulanmaz. Bu Kanunun 106 ncı maddesine göre iflas
masaları kurulması hâlinde, Fon ödediği tutar kadar iflas masasına
2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 206 ncı maddesinde yer alan
üçüncü sırasındaki tüm imtiyazlı alacaklılardan önce gelmek üzere
imtiyazlı alacaklı sıfatıyla iştirak eder.
Fon,
hisselerinin çoğunluğu veya tamamı kendisine intikal eden bankanın;
a) Gerektiğinde
malî ve teknik yardım da sağlamak suretiyle, varlık ve
yükümlülüklerini kısmen veya tamamen, mevcut bankalardan istekli
olanlara ya da kurulacak bir bankaya devretmeye veya bankayı istekli
olan başka bir bankayla birleştirmeye,
b) Fon
Kurulunca gerekli görülen hallerle sınırlı olmak üzere, malî
bünyenin güçlendirilmesi ve yeniden yapılandırılması için
gerektiğinde;
1) Sermayesini
artırmaya,
2) Zorunlu
karşılık ve umumi disponibilite yükümlülüklerinden kaynaklanan cezaî
faizlerini kaldırmaya,
3) İştirak,
gayrimenkul ve diğer aktiflerini satın almaya veya bunları teminat
olarak alıp karşılığında avans vermeye,
4) Likidite
ihtiyacını gidermek üzere mevduat koymaya,
5) Alacaklarını
veya zararlarını devralmaya,
6) Varlık ve
yükümlülükleri ile ilgili her türlü işlemi yapmaya ve nakde
tahvilini sağlamaya,
c) Sahip olduğu
aktifleri iskonto uygulayarak veya sair suretlerle üçüncü kişilere
satmaya ve gerekli göreceği her türlü tedbiri almaya,
d) Hisselerini
bu Kanunun 7 ve 8 inci maddelerindeki hükümlere istinaden Kuruldan
izin alınmak kaydıyla ve Fon Kurulu tarafından belirlenecek usûl ve
esaslar dahilinde üçüncü kişilere devretmeye,
Yetkilidir.
Bu madde
hükümlerine göre yapılan devir işlemlerinde alacaklı ve borçluların
rızası aranmaz.
71 inci madde
kapsamında temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi
kendisine devredilen bankaların, malî bünyelerinin güçlendirilmesi,
yeniden yapılandırılması, devri, birleştirilmesi ve satışı ile
ilgili süreç devrin yapıldığı tarihten itibaren en geç dokuz aylık
bir süre içerisinde tamamlanır. Fon Kurulu kararı ile bu süre üç ayı
geçmemek üzere uzatılabilir. Bu süre içinde devir, birleşme veya
satışın tamamlanamamış olması hâlinde Fonun talebi üzerine Kurul
bankanın faaliyet iznini kaldırır.
Banka
kaynaklarının istismarı
MADDE 108.- 71
inci maddenin birinci fıkrasının (e) bendi hükümlerine göre faaliyet
izni kaldırılan veya Fona devredilen bankaların hâkim ortakları ve
yöneticileri, bu Kanunun şahsi sorumluluğa ilişkin hükümleri saklı
kalmak kaydıyla, kullandıkları kaynakları ve bu suretle uğranılan
zararları Fon tarafından verilecek süre içerisinde iade ve tazmin
etmekle mükelleftir.
Bu maddenin
uygulanmasında, bankaların hâkim ortaklarının ve yöneticilerinin;
yönetim kurulu, kredi komiteleri, yöneticiler, şubeler ve diğer
yetkili ve görevliler aracılığıyla veya sair suretlerle, banka
kaynaklarını ve varlıklarını; rehnetmek, teminat göstermek, açıldığı
tarih itibarıyla kredibilitesi olmadığı aşikâr bulunan kişilere
kredi vermek, karşılığında kredi temin etmek amacıyla kredi
kullandırmak, yurt içi ve yurt dışı banka ve malî kuruluşlar
nezdinde depo ve sair adlarla hesap açtırmak veya bu hesapları
teminat göstermek ve sair şekillerde doğrudan veya dolaylı olarak
kendileri veya başkaları lehine para, mal, her türlü hak ve alacak
temini amacıyla kullandıkları veya başkalarına kullandırdıkları
banka kaynakları ve varlıkları, dolanlı kaynak olarak kullanılmış
sayılır.
Bu madde
kapsamında kullanılan kaynaklar ve maruz kalınan zarar kapsamında
iade ve tazmin talebine mesnet teşkil edecek işlemler ile iade ve
tazmine konu edilecek tutarlar, ilgili bankada Kurumca yapılacak
incelemeler sonucu ulaşılacak tespitler de dikkate alınarak Fon
Kurulunca belirlenir.
Bankanın
faaliyet izninin kaldırılması hâlinde Fon tarafından verilecek süre
içerisinde iade ve tazmin edilemeyen tutarlar Fon alacağı haline
gelir ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun
hükümlerine göre takip ve tahsil edilir.
Bankanın Fona
devrinden sonra Fon tarafından verilecek süre içerisinde kullanılan
kaynakların ve bu suretle uğranılan zararın iade ve tazmin
edilmemesi veya Fon tarafından uygun görülecek biçimde
teminatlandırılmaması veya bu ortaklara ait hisselerin Fon
tarafından verilecek süre içinde üçüncü kişilere devredilmemesi
hâlinde bu zarar veya kullanılan kaynakların miktarı dikkate
alınmaksızın ortaklara ait hisseler başkaca bir işleme gerek
kalmadan Fona intikal eder. Bu suretle Fona intikal eden söz konusu
hisselerin üçüncü kişilere satışını müteakip Fon tarafından elde
edilen tutar hâkim ortakların bankaya ve/veya Fona olan borçlarına
mahsup edilir.
Bu madde
kapsamında kullanılan banka kaynağı ve bu suretle uğranılan zarar,
Fon tarafından verilen süre içinde iade veya tazmin edilse veya Fon
tarafından uygun görülecek biçimde teminatlandırılsa dahi bilançoda
görülen bakiye zararın özkaynakları aştığının tespiti hâlinde Fon,
bankanın faaliyet izninin kaldırılmasını Kuruldan istemeye
yetkilidir. Bilançoda görülen zararın özkaynakları aşmaması hâlinde
ise, Fon en az beş üyesinin aynı yöndeki oylarıyla alınan Fon Kurulu
kararıyla hâkim ortaklar dışındaki ortaklara ait hisseleri, zararın
ödenmiş sermaye tutarından düşülmesi suretiyle hesaplanacak sermaye
esas alınmak üzere bulunacak bedel üzerinden Fon Kurulunca
belirlenecek süre içinde banka hissedarlarına ödenmesi karşılığında
devralmaya yetkilidir.
Faaliyet izni
kaldırılan veya Fona devredilen bankalara ilişkin ortak hükümler
MADDE 109.-
Faaliyet izni kaldırılan veya Fona devredilen bankaların ana
sözleşmelerinde yer alan düzenlemelerin, Türk Ticaret Kanunu
hükümlerine tâbi olmaksızın, genel kurul yapılmaksızın
değiştirilmesine ve tescil ettirilmesine Fon yetkilidir.
Fon, faaliyet
izni kaldırılan veya Fona devredilen bankaların hâkim ortaklarından
ve tüzel kişi ortaklarının sermayesinin yüzde onundan fazlasına
sahip gerçek kişi hissedarlarından ve yöneticilerinden, bunların
eşlerinden, üçüncü dereceye kadar kan ve ikinci dereceye kadar kayın
hısımlarından, evlatlıklarından ve kendilerini evlat edinenlerden
kendilerine ait taşınmaz ve iştiraklerini, haczi caiz olan taşınır
hak ve alacaklarını ve menkul kıymetlerini, her türlü kazanç ve
gelirleri ile yaşayış tarzına göre geçim kaynaklarını ve ayrıca
bildirimden önceki iki yıl içinde ivazlı veya ivazsız olarak iktisap
ettikleri veya devrettikleri taşınmaz, haczi caiz taşınır, hak,
alacak ve menkul kıymetlerini gösterir birer mal beyannamesi
vermelerini istemeye yetkilidir. Mal beyannamesinin en geç yedi gün
içinde Fona verilmesi zorunludur. Bu mal beyanının hüküm ve
sonuçları hakkında 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun ilgili
hükümleri geçerlidir.
Fon, faaliyet
izni kaldırılan veya Fona devredilen bankada mevduat ve katılım fonu
sahipleri ile diğer alacaklıların haklarını korumaya yönelik olarak
gerekli göreceği her türlü tedbiri alır. Faaliyet izni kaldırılan
veya Fona devredilen bankanın hâkim ortakları ve tüzel kişi
ortaklarının sermayesinin yüzde onundan fazlasına sahip gerçek kişi
hissedarları ve yöneticilerinin mal, hak ve alacaklarına Fonun
talebi üzerine mahkeme tarafından teminat şartı aranmaksızın
ihtiyatî tedbir veya ihtiyatî haciz konulabilir, bu kişilerin yurt
dışına çıkışları yasaklanabilir. Bu şekilde alınan ihtiyatî tedbir
ve ihtiyatî haciz kararları, karar tarihinden itibaren altı ay
içinde dava, icra ve iflas takibine konu olmaz ise kendiliğinden
ortadan kalkar. İlgililer hakkında 2004 sayılı İcra ve İflas
Kanununun 11 inci bab hükümlerine göre açılacak iptal davalarında
aciz vesikası şartı aranmaz.
Faaliyet
izninin kaldırıldığı veya Fona devredildiği tarihten itibaren
bankanın alacaklılarından temlik yoluyla alacak edinen borçlular,
temlik yoluyla edindikleri alacakları ile bankaya olan borçlarının
takasının yapılması veya mahsup edilmesi talebinde bulunamaz. Bu
sonucu doğuracak takas ve mahsup işlemleri banka açısından
geçersizdir.
Şahsi
sorumluluk
MADDE 110.- Bir
bankanın yöneticilerinin ve denetçilerinin kanuna aykırı karar ve
işlemleriyle banka hakkında 71 inci madde hükümlerinin uygulanmasına
neden olduklarının tespiti hâlinde, bankaya verdikleri zararlarla
sınırlı olarak bunların şahsi sorumlulukları yoluna gidilerek, Fon
Kurulu kararına istinaden ve Fonun talebi üzerine doğrudan şahsen
iflaslarına mahkemece karar verilebilir. Bu karar ve işlemler
bankanın hâkim ortaklarına menfaat temini amacıyla yapıldığı
takdirde, menfaat temin eden ortaklar hakkında da temin ettikleri
menfaat üzerinden uygulanır. Bu suretle tahsil edilen tutarın Fon
tarafından ödenen mevduat ve katılım fonu tutarı ve fer'ileri mahsup
edildikten sonra bakiye kısmı tasfiye hâlindeki veya iflasa tâbi
bankaya iade edilir.
Mahkemece
iflasına karar verilenler hakkındaki takibi Fon yürütür.
Bu madde
hükmüne göre iflası istenenler hakkında mahkemece 2004 sayılı İcra
ve İflas Kanununun 257 nci ve izleyen maddeleri hükümleri uygulanır.
Bu Kanunun 106
ncı ve 109 uncu maddeleri hükümleri, bu maddeye göre şahsi iflası
istenenler hakkında da uygulanır.
ONİKİNCİ KISIM
Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna İlişkin Hükümler
BİRİNCİ BÖLÜM
Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu
Fonun kuruluş
ve bağımsızlığı
MADDE 111.- Bu
Kanun ve ilgili diğer mevzuat ile verilen yetkiler çerçevesinde
tasarruf sahiplerinin hak ve menfaatlerinin korunması amacıyla,
mevduatın ve katılım fonlarının sigorta edilmesi, Fon bankalarının
yönetilmesi, malî bünyelerinin güçlendirilmesi, yeniden
yapılandırılması, devri, birleştirilmesi, satışı, tasfiyesi,
Fon alacaklarının takip ve tahsili işlemlerinin yürütülmesi ve
sonuçlandırılması, Fon varlık ve kaynaklarının idare edilmesi ve
Kanunla verilen diğer görevlerin ifası için kamu tüzel kişiliğini
haiz, idarî ve malî özerkliğe sahip Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu
kurulmuştur.
Fon görevini
yaparken bağımsızdır. Fonun kararları yerindelik denetimine tâbi
tutulamaz. Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, Fon Kurulunun
kararlarını etkilemek amacıyla emir ve talimat veremez.
Fon, Tasarruf
Mevduatı Sigorta Fonu Kurulu ile Başkanlıktan oluşur.
Fonun merkezi
İstanbul'dadır. Fon, görevli ve yetkili olduğu alanın yoğun olduğu
illerde olmak ve sayısı üçü geçmemek kaydıyla Bakanlar Kurulu
kararıyla yurt içi temsilcilik ve tahsilat birimleri açabilir.
Fon, 3346
sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri ile Fonların Türkiye Büyük Millet
Meclisince Denetlenmesinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun, 2886 sayılı
Devlet İhale Kanunu ile 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu hükümlerine
tâbi değildir.
Fon, görev ve
yetkilerini etkin şekilde yerine getirmek amacıyla, yeterli sayı ve
nitelikte personeli istihdam eder.
Fonun malları
Devlet malı hükmündedir. Fonun mal, hak ve alacakları haczedilemez
ve rehnedilemez.
İKİNCİ BÖLÜM
Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu Kurulu
Tasarruf
Mevduatı Sigorta Fonu Kurulu
MADDE 112.-
Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu Kurulu, Fonun karar organıdır. Fon
Kurulu, biri başkan, biri ikinci başkan olmak üzere yedi üyeden
oluşur. Fon Kurulu Başkanı Fonun da başkanıdır.
Başkanın izin,
hastalık, yurt içi ve yurt dışı görevlendirme ve görevde bulunmadığı
diğer hâller ile görevden alınması durumunda ikinci başkan, onun da
bulunmadığı hâllerde Fon Kurulu tarafından belirlenecek bir üye
Başkana vekâlet eder.
Fon Kurulu
üyelerinin atanması
MADDE 113.- Fon
Kurulu üyelerinin, aşağıda belirtilen şartları taşımaları
zorunludur:
a) 657 sayılı
Devlet Memurları Kanununun 48 inci maddesinin (A) fıkrasının (1),
(4), (5), (6) ve (7) numaralı bentlerinde belirtilen şartları
taşımak.
b) 8 inci
maddenin birinci fıkrasının (a), (b), (c) ve (d) bentlerinde
belirtilen şartları taşımak.
c) 26 ncı
maddede yer alan çalışması yasaklananlardan olmamak.
d) Hukuk,
iktisat, maliye, bankacılık, işletme, kamu yönetimi ve dengi
dallarda lisans veya lisansüstü düzeyinde öğrenim görmüş olmak.
Üyeler, yüksek
öğrenim sonrası en az on yıl deneyim sahibi veya yukarıda sayılan
öğrenim dallarında en az on yıl öğretim üyeliği yapan kişiler
arasından Bakanlar Kurulunca atanır. Üyelerden en az birinin hukuk
fakültesi mezunu, birinin ise Fonda başkan yardımcısı, ana
hizmetbirimi yöneticisi veya meslek personeli olarak çalışmış olması
şarttır. Bakanlar Kurulu, üyelerden birini başkan birini de ikinci
başkan olarak görevlendirir. Bakanlar Kurulunun atama kararı Resmî
Gazetede yayımlanır.
Fon Kurulu
Başkan ve üyeleri, görevlerinin devamı süresince görevlerini tam bir
dikkat, dürüstlük ve tarafsızlık ile yürüteceklerine, kanun
hükümlerine aykırı hareket etmeyeceklerine ve ettirmeyeceklerine
dair Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu huzurunda yemin ederler.
Yemin için yapılan başvuru Yargıtay tarafından acele işlerden
sayılır. Fon Kurulu üyeleri, yemin etmedikçe göreve başlayamazlar.
Fon Kurulu
Başkan ve üyelerinin görev süreleri
MADDE 114.- Fon
Kurulu Başkan ve üyelerinin görev süresi altı yıldır. Süreleri biten
başkan ve üyeler yeniden atanamazlar. Başkanlığın ve üyeliğin
herhangi bir sebeple boşalması hâlinde, boşalan yere 113 üncü
maddede belirtilen esaslar dahilinde bir ay içinde atama yapılır. Bu
şekilde atananlar, bir defalığına tekrar atanabilirler.
Fon Kurulu
Başkan ve üyelerinin görev süreleri dolmadan herhangi bir nedenle
görevlerine son verilemez. Ancak, ağır hastalık veya sakatlık
nedeniyle iş göremeyecekleri, atanmaları için gerekli şartları
kaybettikleri, durumlarının 115 inci maddeye aykırı olduğu anlaşılan
veya görevleri ile ilgili olarak işledikleri suçlardan dolayı
haklarında verilen mahkûmiyet kararı kesinleşen Fon Kurulu Başkan ve
üyelerinin görevleri Başbakan onayı ile sona erdirilir. Bunların
yerine en geç bir ay içinde atama yapılır. Ayrıca, geçici iş
göremezlik halinin üç aydan fazla sürmesi hâlinde, bu durumda olan
üyelerin üyelikleri düşer ve bunların yerlerine bir ay içinde atama
yapılır.
Fon Kurulu
Başkan ve üyeleri ile Fon personeline ilişkin yasaklar
MADDE 115.- Fon
Kurulu Başkan ve üyeleri, asli görevlerini aksatmayan bilimsel
amaçlı yayın, ders ve konferans ile telif hakları hariç Fondaki
resmî görevlerinin yürütülmesi dışında kalan resmî veya özel hiçbir
görev alamaz, dernek, vakıf, kooperatif ve benzeri yerlerde
yöneticilik yapamaz, ticaretle uğraşamaz, serbest meslek
faaliyetinde bulunamaz, bu Kanun kapsamındaki kuruluşlar ve bunların
doğrudan ya da dolaylı ortaklıklarında pay sahibi olamaz, hakemlik
ve bilirkişilik yapamazlar.
Fon Kurulu
Başkan ve üyeleri göreve başlamadan önce, kendilerinin veya eş ve
velâyeti altındaki çocuklarının sahibi bulunduğu menkul kıymetlerden
Hazine tarafından çıkarılan borçlanmaya ilişkin olanlar hariç bu
Kanun kapsamındaki kuruluşlar ve bunların doğrudan ya da dolaylı
ortaklıklarına ait her türlü sermaye piyasası araçlarını eş,
evlatlık, üçüncü dereceye kadar kan ve ikinci dereceye kadar kayın
hısımları dışındakilere otuz gün içinde satmak suretiyle elden
çıkarmak zorundadır. Fon Kurulu üyeleri atanmalarından itibaren otuz
gün içinde bu fıkraya uygun hareket etmezlerse üyelikten çekilmiş
sayılır. Bu durum, Fon Kurulu kararı ile tespit edilir ve ilişkili
Bakana bildirilir.
Fon Kurulu
Başkan ve üyeleri, yönetim ve denetimleri Fona devredilen
kuruluşlarda ve bunların doğrudan ya da dolaylı ortaklıklarında,
görevlerinden ayrılmalarını izleyen iki yıl içinde görev alamazlar.
Bu fıkra hükmüne uymayanlara 2531 sayılı Kamu Görevlerinden
Ayrılanların Yapamayacakları İşler Hakkında Kanunun 4 üncü
maddesinde belirtilen cezalar verilir.
Fon Kurulu
Başkan ve üyeleri ile diğer personel, Fonla ilgili gizlilik taşıyan
bilgileri ve ticari sırları, görevlerinden ayrılmış olsalar bile
kanunen yetkili kılınan mercilerden başkasına açıklayamazlar,
kendilerinin veya başkalarının menfaatine kullanamazlar.
Fon Kurulu
Başkan ve üyeleri 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet
ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanununa tâbidir.
Fon Kurulunun
çalışma esasları
MADDE 116.- Fon
Kurulu en az haftada bir defa olmak üzere, gerekli hallerde
toplanır. Toplantıyı Fon Kurulu Başkanı, yokluğunda ikinci başkan
yönetir. Toplantının gündemi Başkan, yokluğunda ikinci başkan
tarafından hazırlanarak toplantıdan en az bir gün önce Fon Kurulu
üyelerine bildirilir. Gündem maddelerine geçmeden önce Başkan
tarafından Fonun faaliyetleri hakkında Fon Kuruluna bilgi verilir.
Gündeme yeni madde eklenebilmesi için toplantı başlamadan önce bir
üyenin öneride bulunması ve önerilen maddenin gündeme eklenmesinin
Fon Kurulunca kabul edilmesi gerekir.
Fon Kurulu en
az beş üyenin hazır bulunması ile toplânır ve bu Kanunda belirtilen
özel nisap gerektiren haller dışında en az dört üyenin aynı yöndeki
oyuyla karar alır. Üyeler çekimser oy kullanamaz. Toplantıda karar
yeter sayısı sağlanamadığı durumlarda izleyen toplantılarda, oylarda
eşitlik olması hâlinde Fon Başkanının bulunduğu tarafın oyu üstün
sayılarak karar alınır. Fon Kurulu kararı tutanakla tespit edilir ve
karar tutanağı toplantı esnasında veya en geç toplantıyı izleyen
işgünü, toplantıya katılan tüm üyeler tarafından imzalanır.
Geçerli
mazereti olmaksızın bir takvim yılında toplam üç toplantıya
katılmayan veya bir toplantıya katıldığı halde Fon Kurulu
kararlarını süresi içinde imzalamayan veya karşı oy gerekçesini
süresi içinde yazılı olarak bildirmeyen Fon Kurulu üyeleri üyelikten
çekilmiş sayılır. Bu durum, Fon Kurulu kararı ile tespit edilir ve
ilişkili Bakana bildirilir.
Herhangi bir
nedenle üye sayısının Fon Kurulunun karar almasını imkânsız kılacak
bir sayıya düşmesi hâlinde, toplantı nisabı sağlanacak şekilde bir
ayı geçmemek üzere, kıdem sırasına göre Fon başkan yardımcıları
vekâlet eder. Bu madde hükmüne istinaden Fon Kurulu üyeliği görevini
yürüten Fon başkan yardımcılarının malî ve özlük haklarında bir
değişiklik olmaz.
Bu Kanunda
belirtilen süreler saklı kalmak üzere, Fon Kurulu kararı, alındığı
toplantı tarihinden itibaren en geç onbeş gün içinde gerekçeleri,
varsa karşı oy gerekçeleri ve imzaları ile birlikte tekemmül
ettirilir.
Fon Kurulu
Başkan ve üyeleri kendisi, eşi, evlatlığı ve üçüncü derece dâhil kan
ve ikinci derece dâhil kayın hısımlarıyla ilgili konularda müzakere
ve oylamaya katılamazlar. Bu durum karar metninde ayrıca belirtilir.
Fon Kurulu
toplantıları gizlidir. İhtiyaç duyulması hâlinde görüşlerinden
yararlanmak üzere uzman kişiler Fon Kurulu toplantısına davet
edilebilir. Ancak Fon Kurulu kararları toplantıya dışardan
katılanların yanında alınamaz.
Fon Kurulunun
düzenleyici nitelikteki kararları, tekemmül etmesinden itibaren en
geç yedi iş günü içinde ilişkili Bakanlığa ve yayımlanmak üzere
Başbakanlığa gönderilir ve gönderildiği tarihten itibaren en geç
yedi gün içinde Resmî Gazetede yayımlanır. Bu Kanunda öngörülen
hükümler saklı kalmak üzere, Fon Kurulu kararları başta internet
ortamı olmak üzere uygun vasıtalarla kamuoyuna duyurulur. Fon
Kurulu, yayımlanması ülke ekonomisi ve kamu düzeni açısından
sakıncalı nitelikteki kararların yayımlanmamasına karar verebilir.
Haklarında dava
açılıp yürütülmelerinin durdurulmasına veya ihtiyatî tedbir kararı
verilmesine rağmen, nihai aşamada iptal istemleri reddedilen bu
Kanunun 130 uncu maddesinin (e) bendinde yer alan para cezalarına,
işlemin ilgiliye tebliği tarihinden itibaren kanunî faiz uygulanır.
Para cezaları 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre tahsil olunur.
Fon Kurulu
üyeleri ile Fon personelinin uyacakları meslekî ve etik ilkeler ile
Fon Kurulunun çalışma usûl ve esaslarına ilişkin diğer hususlar Fon
tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Fon Kurulunun
görev ve yetkileri
MADDE 117.- Fon
Kurulu, bu Kanun ve diğer mevzuatla verilen görevler yanında ayrıca
aşağıdaki görevleri yapar ve yetkileri kullanır:
a) Fonun ana
stratejisini, performans ölçütlerini, amaç ve hedeflerini, hizmet
kalite standartlarını belirlemek, insan kaynakları ve çalışma
politikalarını oluşturmak, Fonun hizmet birimleri ve bunların
görevleri hakkında öneride bulunmak.
b) Fonun ana
stratejisi ile amaç ve hedeflerine uygun olarak hazırlanan bütçe
teklifini görüşmek ve karara bağlamak.
c) Fonun
performansını ve malî durumunu gösteren raporları onaylamak.
d) Fon
Başkanının önerisi üzerine, başkan yardımcıları ve daire
başkanlarını atamak.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Başkanlık Teşkilatı
Fon Başkanı
MADDE 118.-
Fonun en üst yöneticisi olan Fon Başkanı, Fonun genel yönetiminden,
temsilinden ve Fon Kurulunca alınan kararların yürütülmesinden
sorumludur.
Fon Başkanının
görev ve yetkileri şunlardır:
a) Fon Kurulu
toplantılarının gündemini, gün ve saatini belirlemek, toplantıları
idare etmek, gündeme alınmayan başvurular hakkında gerekli işlemleri
yapmak ve bunlara ilişkin olarak Fon Kuruluna bilgi vermek.
b) Fon Kurulu
kararlarının yayımlanmasını veya tebliğini sağlamak, bu kararların
gereğinin yerine getirilmesini temin etmek ve uygulanmasını izlemek.
c) Hizmet
birimlerinden gelen önerilere son şeklini vererek Fon Kuruluna
sunmak.
d) Fon
Kurulunun belirlediği stratejilere, amaç ve hedeflere uygun olarak,
Fonun yıllık bütçesi ile malî tablolarını hazırlamak.
e) Hizmet
birimlerinin verimli ve uyumlu bir biçimde çalışmasının en üst
düzeyde organizasyonu ve koordinasyonunu sağlamak, Fon hizmet
birimleri arasında çıkabilecek görev ve yetki sorunlarını çözmek.
f) Yıllık
faaliyet raporlarını hazırlamak, amaç ve hedeflere, performans
ölçütlerine göre faaliyetlerin değerlendirilmesini yaptırmak ve
bunları Fon Kuruluna sunmak.
g) Fonun
faaliyet gösterdiği alanda strateji, politikalar ve ilgili mevzuat
ile Başkanlığın ve çalışanların performans ölçütleri hakkında
değerlendirme yapmak.
h) Fonun diğer
kuruluşlarla ilişkilerini yürütmek ve Fonu temsil etmek.
i) Fon Kurulu
tarafından atanması öngörülenler dışındaki Fon personelini atamak.
j) Fon Başkanı
adına imzaya yetkili personelin görev ve yetki alanını belirlemek.
k) Fonun
yönetim ve işleyişine ilişkin diğer görevleri yerine getirmek.
Başkan, Fon
Kuruluna ilişkin olmayan görev ve yetkilerinden bir bölümünü,
sınırlarını açıkça belirlemek ve yazılı olmak kaydıyla, alt
kademelere devredebilir.
Fon başkan
yardımcıları
MADDE 119.- Fon
Başkanına başkanlığa ilişkin görevlerinde yardımcı olmak üzere Fon
Kurulu kararıyla iki başkan yardımcısı atanır. Başkan
yardımcılarının 113 üncü maddede belirtilen şartları taşıması
gerekir.
Fon başkan
yardımcıları gerektiğinde sınırlarını yazılı olarak açıkça
belirlemek şartıyla yetkilerinden bir kısmını alt kademelere
devredebilir.
Fonun hizmet
birimleri
MADDE 120.-
Fonun hizmet birimleri, daire başkanlıkları şeklinde teşkilatlanmış
anahizmet, danışma ve yardımcı hizmet birimlerinden oluşur. Ancak,
daire başkanlıklarının sayısı onu geçemez.
Hizmet
birimleri, bu Kanunda belirtilen faaliyet alanı, görev ve
fonksiyonlara uygun olarak Fonun teklifi ve Bakanlar Kurulu
kararıyla yürürlüğe konulan yönetmelikle belirlenir.
Fonda anahizmet
birimi olarak Strateji Geliştirme Daire Başkanlığı kurulur. Hukuk,
basın ve halkla ilişkiler, yönetim ve finans gibi alanlarda ihtiyaca
göre sayıları toplam beşi geçmemek üzere Başkanlık müşaviri
görevlendirilebilir.
İnsan
kaynakları ve eğitim, idarî ve malî işler ve benzeri faaliyetleri
yürütmek üzere Destek Hizmetleri Daire Başkanlığı kurulur. Bu daire
başkanlığında biri Fon Kurulunun özel büro hizmetlerinde kullanılmak
üzere en çok dört adet müdürlük kurulabilir.
Fon personeli
MADDE 121.- Bu
Kanun ile Fona verilen görevlerin gerektirdiği görev ve hizmetler,
Fon avukatları, Fon denetçisi ve denetçi yardımcıları, Fon uzmanı ve
uzman yardımcılarından oluşan meslek personeli ile idarî personel
eliyle yürütülür. Fonun her türlü personelinin bu Kanunun 113 üncü
maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi hariç, diğer bentlerinde yer
alan nitelikleri taşımaları zorunludur.
Başkan
yardımcıları, daire başkanları, müdürler, başkanlık müşavirleri ve
meslek personeli kadro karşılığı sözleşmeli statüde istihdam edilir.
Kadro karşılığı sözleşmeli çalışan Fon personeli ücret, malî ve
sosyal haklar dışında her türlü hak ve yükümlülükleri yönünden 657
sayılı Devlet Memurları Kanununa tâbidir.
Bu Kanunun
ekinde yer alan (II) sayılı cetveldeki toplam kadro sayısı
geçilmemek üzere, kadro unvan ve derecelerinin değiştirilmesi ile bu
kadroların kullanılmasına ilişkin esas ve usûlleri belirlemeye Fon
Kurulu yetkilidir.
Fonun anahizmet
birimlerinde uzmanlık gerektiren işlerde meslek personeli
çalıştırılması esastır.
Fonun ikinci
fıkrada belirtilenler dışında kalan ve ekli (III) sayılı cetvelde
yer alan pozisyonlarda çalıştırılacak personeli idarî hizmet
sözleşmesiyle istihdam edilir. Bu cetvelde yer alan toplam pozisyon
sayısı geçilmemek üzere, pozisyon unvanlarında değişiklik yapmaya
Fon Kurulu yetkilidir. İdarî hizmet sözleşmesiyle çalıştırılanlar
emeklilik ve sosyal güvenlik yönünden 506 sayılı Sosyal Sigortalar
Kanununa tâbidir.
Fonda çalışan
personel başka kamu kurum ve kuruluşlarında geçici olarak
görevlendirilemez.
Fon denetçi
yardımcılığı ile Fon uzman yardımcılığına atanacaklar, merkezî
yarışma sınavıyla belirlenenler arasından seçilir. Fon uzman
yardımcılığı ve Fon denetçi yardımcılığına atananlar, üç yıl
çalışmak ve olumlu sicil almak kaydıyla Kamu Personeli Yabancı Dil
Bilgisi Seviye Tespit Sınavından en az (C) düzeyinde veya buna denk
kabul edilen uluslararası geçerliliği bulunan yabancı dil puanı
alması, yeterlik sınavında başarılı olması ve konuları ile ilgili
hazırlayacakları tezin oluşturulacak jüri tarafından kabul edilmesi
hâlinde uzman veya denetçi olarak atanır ve bunlara bir defaya
mahsus olmak üzere bir derece yükseltilmesi uygulanır. Mazereti
olmaksızın tez hazırlamayan veya sınava girmeyen veya sınavda iki
defa başarısız olanlar diğer kamu kurum ve kuruluşlarındaki öğrenim
durumlarına uygun kadrolara atanmak üzere Devlet Personel
Başkanlığına bildirilir.
Fonun meslek ve
idarî personelinin yeterlik ve yarışma sınavları, nitelikleri ile
çalışma usûl ve esasları ile ilgili diğer hususlar Fon tarafından
çıkarılacak bir yönetmelikle belirlenir.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Görev, Yetki ve Sorumluluk
Fonun görev ve
yetkileri
MADDE 122.-
Fon, bu Kanun ve ilgili diğer mevzuatla verilenler dışında aşağıdaki
görevleri yapar ve yetkileri kullanır:
a) Fon Kurulu
kararlarının uygulanmasını sağlamak.
b) Fonun insan
kaynakları politikalarını belirlemek.
c) Yurt içi ve
yurt dışı muadil kurumların katıldığı uluslararası malî, iktisadî ve
meslekî teşekküllere üye olmak, görev alanına giren hususlarda
yabancı ülkelerin yetkili mercileri ile mutabakat zaptı imzalamak.
d) Kanunlarla
verilen diğer görevleri yapmak.
Fon, Fon Kurulu
kararıyla bu Kanunun uygulanmasına ilişkin yönetmelikler ve
tebliğler çıkarmaya yetkilidir.
Fon, sigorta
kapsamındaki mevduat ve katılım fonu üzerinden prim hesaplanmasına
esas teşkil edecek gerekli bilgilerin gönderilmesini ve bu primlerin
belirlediği esaslara göre yatırılıp yatırılmadığının denetlenmesini
Kurumdan istemeye yetkilidir. Kurum, makul bir süre içerisinde, Fon
tarafından istenen bilgileri temin etmek ve/veya denetimi yapmakla
yükümlüdür.
Fon, her türlü
faaliyetinde, kuruluş kanununda verilen yetkiler saklı kalmak
kaydıyla, kalkınma plânı, programlar ve hükûmet programında yer alan
ilke, strateji ve politikalara uyar.
Fonun
hazırlayacağı düzenleme taslakları en az yedi gün süreyle Fonun
internet sayfası başta olmak üzere uygun vasıtalarla kamuoyunun
bilgisine sunulur.
Kamu kurum ve
kuruluşları, Kanun ile belirlenmiş görev alanlarında Fona gerekli
yardımı sağlamakla yükümlüdür.
Fonun bilgi ve
belge isteme yetkisi
MADDE 123.-
Kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek ve tüzel kişiler, Devletin
güvenliği ve temel dış yararlarına karşı ağır sonuçlar doğuracak
hâller ile meslek sırrı, aile hayatının gizliliği ve savunma hakkına
ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla, özel kanunlardaki
yasaklayıcı ve sınırlayıcı hükümler dikkate alınmaksızın gizli dahi
olsa Fon tarafından bu Kanun kapsamında verilen görevler ile sınırlı
olmak üzere istenecek her türlü bilgi ve belgeyi uygun süre ve
ortamda, sürekli veya münferit olarak vermeye, istenecek defter ve
belgeleri ibraz etmeye mecburdurlar.
Bu madde
kapsamında, ilgili kişi, kurum ve kuruluşlar Fonun belirleyeceği
süre içerisinde söz konusu talebe cevap vermek ve gereken kolaylığı
göstermekle yükümlüdürler.
BEŞİNCİ BÖLÜM
Çeşitli Hükümler
Fonun hesap ve
harcamalarının denetimi
MADDE 124.-
Fonun iç ve dış denetimi hakkında, 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve
Kontrol Kanunu hükümleri uygulanır.
Fonun yıllık
hesapları bir bağımsız denetim şirketince de denetlenir ve bağımsız
denetim raporu faaliyet raporu içinde derc edilerek yayımlanır.
Fon,
faaliyetlerine ilişkin olarak her yılın mart ayı sonuna kadar bir
önceki yıla ait kararları, yaptığı düzenlemeler ile bunların
ekonomik ve sosyal etkilerini analiz eden bir faaliyet raporu
hazırlar. Faaliyet raporu, ayrıca Fonun performans hedefleri ile
uygulama sonuçlarının karşılaştırılmasını ve değerlendirilmesini de
içerir.
Fonun yıllık
faaliyet raporu, malî tabloları ve bütçe kesinhesabı Türkiye Büyük
Millet Meclisine sunulur. Kesinhesabın bir örneği de Maliye
Bakanlığına gönderilir.
Fon,
faaliyetleri hakkında internet ortamı ve resmî bültenler
aracılığıyla kamuoyunu azamî ölçüde bilgilendirir.
Fon; dava,
alacak, takip, tahsil, yeniden yapılandırma ve diğer faaliyetleri
ile ilgili olarak üçer aylık dönemler itibarıyla yayımlayacağı
raporlarla kamuoyunu bilgilendirir. Fon, Türkiye Büyük Millet
Meclisi Plân ve Bütçe Komisyonunu, faaliyetleri hakkında yılda bir
defa yapılacak toplantı ile bilgilendirir.
Fon Kurulu
Başkan ve üyeleri ile Fon personelinin ücretleri, malî ve diğer
sosyal hakları
MADDE 125.- Fon
Kurulu Başkanına Başbakanlık Müsteşarı için belirlenen her türlü
ödemeler dahil malî ve sosyal haklar tutarında aylık ücret ödenir.
Başbakanlık Müsteşarına ödenenlerden, vergi ve diğer yasal
kesintilere tâbi olmayanlar bu Kanuna göre de vergi ve diğer
kesintilere tâbi olmaz. Kurul üyelerine ise Fon Kurulu Başkanına
yapılan ödemelerin yüzde doksanbeşi oranında aynı esas ve usûllere
göre ödeme yapılır.
Fonun kadro
karşılığı sözleşmeli personeli ile diğer personelinin ücretleri ve
diğer malî ve sosyal hakları birinci fıkrada belirlenen ücret
tavanını geçmemek üzere Fon Kurulu tarafından tespit edilir.
Fon personeline
Fon Kurulunca belirlenecek esaslar çerçevesinde fazla mesai ücreti
ve performansa dayalı ödül verilebilir. Her halde Fon personeline
yapılacak ödemeler tutarı birinci fıkrada belirlenen ücret tavanını
geçemez. Fonun taraf olduğu davalarda Fonu temsil eden avukatlar
lehine hükmolunan vekâlet ücretlerinin hak sahiplerine dağıtımı Fon
Kurulunca belirlenecek esaslar çerçevesinde yapılır.
Fon Kurulu
Başkan ve üyeliklerine atananlar ile başkan yardımcıları, daire
başkanları, müdürler, başkanlık müşavirleri ve meslek personeli
hakkında 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu ile
ek ve değişikliklerine ilişkin hükümler uygulanır. Emeklilik ve
diğer bakımlardan Fon Kurulu Başkanına bakanlık müsteşarı, Fon
Kurulu üyelerine bakanlık müsteşar yardımcısı, Fon başkan
yardımcılarına bakanlık genel müdürü, 1 inci dereceli daire
başkanlarına bakanlık genel müdür yardımcısı, başkanlık
müşavirlerine bakanlık müşaviri, Fon denetçilerine ve denetçi
yardımcılarına kazanılmış hak aylık dereceleri itibarıyla karşılık
gelen bakanlık müfettişi ve müfettiş yardımcısı, Fon avukatlarına ve
Fon uzmanlarına kazanılmış hak aylık dereceleri itibarıyla karşılık
gelen Başbakanlık uzmanı, Fon uzman yardımcılarına Başbakanlık uzman
yardımcıları için tespit edilen ek gösterge ve makam tazminatı
uygulanır. Bu görevlerde geçirilen süreler makam ve temsil tazminatı
ödenmesini gerektiren görevlerde geçmiş sayılır. Bu hükümler,
akademik unvanların kazanılması için gerekli şartlar saklı kalmak
üzere üniversite öğretim elemanı kadrolarından gelen Fon Kurulu
üyeleri ile personel hakkında da uygulanır.
Fon Kurulu
Başkan ve üyeliklerine atananlardan, emekliliğini hak edip talebi
sonucu emeklilik işlemi tamamlanan Fon Kurulu üyelerinin üyelikleri
görev süreleri sonuna kadar devam eder. Atama yapılmadan önce
kanunla kurulmuş diğer sosyal güvenlik kurumlarına bağlı olanların,
istekleri hâlinde bu kurumlara bağlılıkları devam eder ve bunlar
hakkında yukarıdaki hükümler uygulanmaz.
Türkiye
Cumhuriyeti Emekli Sandığı dışındaki sosyal güvenlik kurumlarından
emekli olan Fon Kurulu üyeleri, Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığına
yazı ile başvurdukları tarihi takip eden ayın başından itibaren
Sandıkla ilişkilendirilirler. Bu üyelerin diğer sosyal güvenlik
kurumlarından aldıkları aylıkları kesilir ve ayrılışlarında çeşitli
sosyal güvenlik kuruluşlarına prim ödeyerek geçen süreleri
birleştirilmek suretiyle kendilerine 24.5.1983 tarihli ve 2829
sayılı Kanunun 8 inci maddesi uyarınca aylık bağlanır.
Fon Başkan ve
üyelerine, birinci fıkraya göre belirlenen ücretlerinin tutarında,
damga vergisi hariç herhangi bir kesintiye tâbi tutulmaksızın, her
ay tazminat verilir.
Fon tarafından
bu Kanun hükümleri çerçevesinde yönetim ve denetimi devralınan
şirketlerin yönetim, denetim veya tasfiye kurullarına atanan
memurlar ve diğer kamu görevlilerine kamu iktisadi teşebbüsleri
yönetim kurulu üyeleri için belirlenen aylık ücretin üç katını
geçmemek üzere Fon Kurulunca belirlenecek miktarda ücret ödenebilir.
Fon Kurulu
üyelerinin görevden ayrılması
MADDE 126.- Fon
Kurulu Başkan ve üyeliklerine atananların Fon Kurulunda görev
yaptıkları sürece önceki görevleri ile olan ilişkileri kesilir.
Ancak, kamu görevlisi iken üyeliğe atananlar, memuriyete giriş
şartlarını kaybetmemeleri kaydıyla, görev sürelerinin sona ermesi
veya görevden ayrılma isteğinde bulunmaları ve otuz gün içinde eski
kurumlarına başvurmaları durumunda atamaya yetkili makam tarafından
bir ay içinde mükteseplerine uygun bir kadroya atanır. Atama
gerçekleşinceye kadar bunların almakta oldukları her türlü
ödemelerin Fon tarafından yapılmasına devam olunur. Bir kamu
kurumunda çalışmayanlardan Fon Kurulu Başkan ve üyeliğine seçilip
yukarıda belirtilen şekilde görevi sona erenlere herhangi bir görev
veya işe başlayıncaya kadar, almakta oldukları her türlü ödemeler
Fon tarafından verilmeye devam edilir. Bu maddede belirtilen
nedenlerle üyeliği sona erenlere Fon tarafından yapılacak ödeme bir
yılı geçemez.
Fon Kurulu
üyeleri, Fon personeli, Fonun atadığı veya Fonu temsilen seçilen
yöneticilerin, iflas idare memurlarının ve Fon personelinin
sorumlulukları
MADDE 127.- Fon
Kurulu Başkanı ve üyeleri ile Fon personelinin, görevleriyle
bağlantılı olarak işledikleri iddia edilen suçlara ilişkin
soruşturmalar, Fon Kurulu üyeleri için ilişkili Bakanın, Fon
personeli için ise Fon Kurulu Başkanının izin vermesi kaydıyla genel
hükümlere göre yapılır. Fon Kurulu üyeleri ile Fon personelinin
iştirak hâlinde işledikleri iddia edilen suçlara ilişkin
soruşturmalarda Fon personeli hakkında soruşturma izni verme yetkisi
ilişkili Bakana aittir.
Fon Kurulu
üyeleri ve Fon personeli hakkında görevleriyle bağlantılı olarak
işledikleri iddia edilen suçlardan dolayı soruşturma izni verilmesi
için, bu kişilerin kendilerine veya üçüncü kişilere çıkar sağlamak
veya Fona ya da üçüncü kişilere zarar vermek kastıyla hareket ederek
bu işlemler sonucunda kendilerine veya üçüncü kişilere çıkar
sağlamış olmaları hususunda açık ve yeterli emarelerin olması
gerekir. Soruşturma izni verilmesi hâlinde bu durum ilgililere
tebliğ olunur. Soruşturmaya izin verilmesine ya da verilmemesine
dair kararlar aleyhine, tebliğ tarihinden itibaren on beş gün
içerisinde Danıştay nezdinde itiraz yoluna başvurulabilir. İzin
verilmiş olsa dahi, itiraz süresi geçene kadar veya Danıştaya
yapılan itiraz sonucunda hüküm tesis olunana kadar soruşturma
başlatılamaz.
Fon Kurulu
üyeleri ile Fon personelinin, görevden ayrılmış olsalar dahi,
görevleriyle bağlantılı olarak işledikleri iddia edilen suçlardan
dolayı başlatılan soruşturma ve kovuşturmalar, ilgili üye veya
personelin talebi hâlinde, bunlarla vekâlet akdi yapmak suretiyle
görevlendirilecek bir avukat tarafından takip edilir. Söz konusu
davalara ilişkin dava giderleri ve Türkiye Barolar Birliğince
açıklanan asgarî ücret tarifesinde belirlenen avukatlık ücretinin on
beş katını aşmamak üzere avukatlık ücreti, Fon bütçesinden
karşılanır.
Fon Kurulu
üyeleri ile Fon personeli aleyhine, Fon Kurulunun veya Fonun bu
Kanunda yazılı görevlere ilişkin karar, eylem ve işlemleri
sebebiyle, gerek görevlerinin ifası sırasında gerek görevden
ayrılmalarından sonra, açılmış veya açılacak her türlü tazminat ve
alacak davası, Fon aleyhine açılmış sayılır ve bu davalarda husumet
Fona yöneltilir. Avukatlık ücreti ve dava masraflarına ilişkin
yukarıdaki fıkra hükmü işbu hukuk davaları için de aynen geçerlidir.
Yargılama sonucunda Fon aleyhine karar verilmesi ve kararın
kesinleşmesi nedeniyle Fonun ödeme yapması hâlinde, Fon bu meblağı,
ilgililerinden talep eder. Fonun, yaptığı ödemeleri ilgililerinden
talep edebilmesi için, bu kişiler hakkında kusurlu olduklarına
ilişkin mahkeme kararının kesinleşmesi gerekir.
Mülga 3182
sayılı Bankalar Kanununun 64 ve 65 inci maddeleri ile bu Kanunla
yürürlükten kaldırılan 4389 sayılı Bankalar Kanununun 14 üncü
maddesi ve bu Kanunun 71 inci maddesi uyarınca işlem yapılan
bankalarla ilgili olarak Bakan, Kurul veya Fon Kurulu tarafından
atanan yönetim kurulu ve denetleme kurulu üyeleri aleyhine
görevlerinin ifası sebebiyle açılmış bulunan davalar da atamayı
yapan ilgili mercii olan Kurum veya Fon aleyhine açılmış sayılır ve
bu davalarda da husumet ilgili kuruma yöneltilir. Yargılama
sonucunda ilgili kurum aleyhine karar verilmesi ve kararın
kesinleşmesi nedeniyle, ödeme yapılması hâlinde, ilgili kurum bu
meblağı, ilgililerinden talep eder. İlgili kurumun, yaptığı
ödemeleri ilgililerinden talep edebilmesi için, bu kişiler hakkında
kusurlu olduklarına ilişkin mahkeme kararının kesinleşmesi gerekir.
Fon tarafından
bu Kanunun 134 üncü maddesi hükümlerine ve/veya bu Kanunla
yürürlükten kaldırılan 4389 sayılı Bankalar Kanununun 15 inci
maddesinin (7) numaralı fıkrasının (a) bendine istinaden atanan
yönetim ve denetim kurulu üyeleri ile müdürler kurulu üyeleri ve
tasfiye memurları ve/veya yönetim ve denetimi veya hisseleri Fona
intikal eden bankaların iştiraklerinde bu bankaları temsilen görev
yapan yönetim ve denetim kurulu üyeleri, müdürler kurulu üyeleri
ve/veya hisseleri Fona devredilen iştiraklerde Fonu temsilen görev
yapan yönetim, denetim kurulu üyeleri, müdürler kurulu üyeleri,
iflas ve tasfiye memurları aleyhine görevlerinin ifası sebebiyle
açılan ve açılacak her türlü tazminat ve alacak davaları ile şahsi
sorumluluk davaları Fon aleyhine açılır. Fonun ödeyeceği tazminatı
ilgililere rücu işlemlerinde bu maddenin dördüncü fıkrasındaki usûl
ve esaslar uygulanır. Bu şekilde atanan ve/veya görev yapan
yöneticilere, atandıkları ve/veya görev yaptıkları şirketlerin
doğmuş veya doğacak kamu borçları ile Sosyal Sigortalar Kurumu
borçlarının ve her türlü işçi alacakları ile söz konusu şirketlerin
tâbi olduğu ilgili diğer mevzuattan kaynaklanan borçlarının
ödenmemiş olması nedeniyle şahsi sorumluluk yüklenemez.
Fon Kurulu
başkan ve üyeleri ile Fon tarafından atanan ve/veya görev yapan
yukarıdaki fıkrada sayılan yöneticilerin, şirketlerin sermayesini
kaybetmesinden ve/veya borca batık olmasından dolayı mahkemeye
bildirimde bulunma yükümlülükleri yoktur. Bildirimde bulunmamaktan
dolayı bu şahıslar hakkında 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 179,
277 ve devamı maddeleri ile 345/a maddeleri hükümleri uygulanmaz;
6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun 341 inci maddesi uyarınca şahsi
sorumluluk davası açılamaz.
Yönetim ve
denetimi Fon tarafından devir alınmamış şirketlere Fon tarafından
atanan yönetim ve denetim kurulu üyeleri ile müdürler, ortaklar
genel kurulunca görevden alınamayacağı gibi, ibra edilmeyerek
haklarında görev yaptıkları dönem veya dönemler dışında şahsi
sorumluluk davası açılamaz.
Fon
Kurulu kararlarına karşı yargı yolu
MADDE 128.-
Beşyüzbin Yeni Türk Lirasını aşan miktarlara ilişkin Fon Kurulu
kararlarına karşı açılacak davalar ilk derece mahkemesi olarak
Danıştayda görülür. Fon Kurulu kararlarına karşı yapılan başvurular
acele işlerden sayılır.
Fon Kurulu
kararlarına karşı açılacak idarî davalarda yürütmenin durdurulması
talepleri için ayrıca duruşma yapılır. Bu halde 2577 sayılı İdari
Yargılama Usulü Kanununun 17 nci maddesinin (5) numaralı
fıkrasındaki otuz günlük süre uygulanmaz. Yürütmenin durdurulması
talepleri, Fonun savunması alınmadan karara bağlanamaz. İlgili
taraflar yürütmenin durdurulması talebinin kendisine tebliğ
tarihinden itibaren yedi gün içinde savunmasını vermek zorundadır.
Aksi halde savunma beklenmeksizin karar verilir.
Fonun bütçesi
MADDE 129.- Fon
gelirlerinin, giderlerini karşılaması esastır. Fonun bütçesi 5018
sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununda belirlenen usûl ve
esaslara göre hazırlanır ve kabul edilir.
Fonun bütçe
yılı takvim yılıdır.
Fon, bu Kanun
ile 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununda belirtilen
usûl ve esaslar çerçevesinde kendisine tahsis edilen kaynaklarını
görev ve yetkilerinin gerektirdiği ölçüde, serbestçe kullanır.
Fon mevcudunun
kullanılış usûl ve esasları ile bu Kanunla Fona verilen yetkilerin
kullanılmasına ilişkin diğer usûl ve esaslar Fon tarafından
hazırlanacak yönetmelikte gösterilir. Fon giderleri Fon
kaynaklarından karşılanır.
Fonun giderleri
Fon Kurulu kararıyla yürürlüğe giren, stratejik plânları ve
performans hedefleri ile kurumsal, işlevsel ve ekonomik
sınıflandırma sistemine göre hazırlanan yıllık bütçeye göre yapılır.
Bütçe, eylül ayı sonuna kadar doğrudan Türkiye Büyük Millet
Meclisine, birer örneği de ilişkili Bakana, Hazine Müsteşarlığına ve
Maliye Bakanlığına gönderilir.
Fonun
gelirleri
MADDE 130.-
Fonun gelirleri;
a) Mevduat ve
katılım fonu sigortası primlerinden,
b) 62 nci
maddeye göre zamanaşımına uğrayan mevduat, katılım fonu, emanet ve
alacaklardan,
c) Kuruluş izni
verilen bankaların kurucularının, faaliyete geçiş tarihinden
itibaren bir yıl içerisinde, bu Kanunun 7 nci maddesinde belirtilen
asgarî sermayenin yüzde onu tutarında Fona yatıracakları sisteme
giriş payından,
d) 18 inci
madde hükümleri çerçevesinde, Fona yatırılacak tutarlardan,
e) Bu Kanun
hükümlerine aykırılık dolayısıyla hükmolunacak adlî para cezalarının
yüzde ellisi ile verilecek idarî para cezalarının yüzde doksanından,
f) Fon
mevcudunun gelirleri ile sair gelirlerden,
g) 20 nci madde
uyarınca Fona gelir kaydedilecek değerlerden,
Oluşur.
Fonun borçlanma
ve avans yetkisi
MADDE 131.-
Fon, Hazine Müsteşarlığından izin almak kaydıyla borçlanabileceği
gibi ihtiyaç hasıl olduğunda Fona ikrazen verilmek üzere Hazine
Müşteşarlığınca özel tertip Devlet iç borçlanma senedi ihraç
edilebilir. Özel tertip Devlet iç borçlanma senetlerinin faiz
oranları ve geri ödeme şartları da dahil olmak üzere tâbi olacağı
usûl ve esaslar Hazine Müsteşarlığı ile Fon tarafından müştereken
belirlenir. Malî yıl bütçe kanunlarında yer alan borçlanma ile
ilgili hükümler ile 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin
Düzenlenmesi Hakkında Kanunun 5 ve 6 ncı maddeleri hükümleri bu
senetler için de geçerlidir.
Fon, Kurum
görüşü alınmak suretiyle Fon Kurulu kararı ile bankalardan ileride
doğacak prim yükümlülüklerine mahsuben bir önceki yılda ödedikleri
sigorta primi toplamına kadar avans alabilir. Avans kullanımına
ilişkin kararlarda uygulanacak faiz oranının belirtilmesi
zorunludur.
Olağanüstü
hallerde, Fon kaynaklarının ihtiyacı karşılamaması durumunda Fonun
talebi üzerine Merkez Bankasınca Fona avans verilebilir. Alınan
avansın vadesi, tutarı, geri ödeme şekil ve şartları ile uygulanacak
faiz oranı ve diğer hususlar Fonun görüşü alınarak Merkez Bankasınca
belirlenir.
ALTINCI BÖLÜM
Takip ve Tahsil Usûlleri
Fon
alacaklarının takip ve tahsiline ilişkin yetki ve usûller
MADDE 132.-
Fonun, bu Kanunun 130 uncu maddesinde sayılan gelirleri ile 108 inci
ve 135 inci maddesindeki alacaklarının takip ve tahsilinde 6183
sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri
uygulanır.
Fon, bu Kanunun
108 inci maddesinde sayılan alacakların takibine, banka kaynağının
kullanıldığı tarihten itibaren banka defter, kayıt ve belgelerine
göre anapara, her türlü faiz, komisyon ve sair giderlerin
toplamından oluşan birikmiş alacak tutarı üzerinden, 130 uncu
maddesinde sayılan alacakların takibine tahakkuk eden anapara
üzerinden, 135 inci maddesinde belirtilen alacakların takibine
ödemeye esas olmak üzere tespit edilen tutar üzerinden başlar ve
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun
kapsamındaki alacaklara uygulanan oranda gecikme zammı uygular.
Fon, 6183
sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun
uygulamasında anılan Kanunun Maliye Bakanlığı tahsil dairesi ve
diğer makam, merci ve komisyonlara verdiği yetkileri kullanır.
Borçlu veya
borçlunun malları başka mahallerde bulunduğu takdirde, Fon, 6183
sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerini,
kendi tahsil dairesi aracılığı ile uygulayabileceği gibi, tahsil
dairesi bulunmayan mahallerde, o mahaldeki Maliye Bakanlığı tahsil
dairesi aracılığıyla da uygulayabilir.
Fon, 6183
sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun uyarınca takip
ettiği alacaklarına ilişkin her türlü teminatın paraya çevrilmesinde
de anılan Kanun hükümlerini uygulayabilir.
Fon, 6183
sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre yapacağı
satışlarda; satış bedelinin vadeli tahsiline karar verebilir.
Ancak, bu durumun ve vadeli satış şartlarının, satış ilânında ve
satış şartnamesinde belirtilmesi zorunludur.
Fon, 6183
sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine
göre satışa arz ettiği mal, hak ve alacaklarla ilgili ihaleye
katılmaya, pey sürmeye ve alacağına mahsuben ihaleden mal, hak ve
alacakları satın almaya yetkilidir.
Bu Kanunun 107
nci maddesi uyarınca bir bankanın alacaklarının devralınması hâlinde
bu alacaklar, devir tarihi itibarıyla Fon alacağı haline gelir ve bu
alacaklarla ilgili olarak borçlu aleyhine 2004 sayılı İcra ve İflas
Kanunu hükümlerine göre başlatılmış bulunan takipler ile alacağın
tahsiline yönelik davalara kaldığı yerden devam edilir.
Bu Kanunun 107
nci maddesi uyarınca devralınan alacaklar nedeniyle Fona borçlu
olanların iflası hâlinde 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 221
inci maddesindeki iflas bürosu Fon temsilcisinin katılımıyla
teşekkül eder. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 223 üncü
maddesindeki iflas idaresinin, Fonun talep etmesi hâlinde
üyelerinden en az biri, Fonun göstereceği iki kat aday arasından
icra tetkik mercii tarafından seçilir. Fon, alacağının tahsili
bakımından gerekli görürse iflas idaresinin en az iki üyesinin
önereceği iki katı aday arasından seçilmesini talep etmeye
yetkilidir. Bu durumda, icra tetkik mercii iflas idaresinin asgarî
iki üyesini Fonun önereceği adaylar arasından seçer. Fon bir üye
seçtirmişse icra tetkik mercii diğer bir üyeyi alacak tutarı
itibarıyla çoğunlukta olanların göstereceği iki aday arasından, bir
üyeyi de alacaklı sayısı itibarıyla çoğunlukta olanların göstereceği
adaylar arasından seçer. Fon iki üye seçtirmişse, diğer bir üye icra
tetkik mercii tarafından alacaklı sayısı itibarıyla çoğunlukta
olanların göstereceği iki aday arasından seçilir.
Fon, takip
ettiği alacaklar ile ilgili olarak iskonto da dâhil olmak üzere, her
türlü tasarrufta bulunmaya, sulh olmaya, satmaya, geri almaya,
alacağına mahsuben menkul ve gayrimenkul mallar ile her türlü hak ve
alacakları belirleyeceği koşullar ile devralmaya ve alacağın yeniden
itfa plânına bağlanması da dâhil olmak üzere borçlularla anlaşma
yapmaya ve borçlularla yaptığı anlaşmalar kapsamında Fon Kurulunca
belirlenecek usûl ve esaslar dâhilinde muhafaza tedbiri uygulayıp
uygulamamaya, dava açıp açmamaya veya açılmış bulunan hukuk
davalarının yapılan anlaşma süresince durdurulmasını mahkemeden
istemeye yetkilidir.
Fon, her türlü
alacağın teminatını teşkil etmek üzere, Yeni Türk Lirası ve/veya
yabancı para birimi üzerinden, ticari işletme rehni, taşınmaz rehni
ve taşınır rehni dâhil olmak üzere her türlü aynî ve şahsi teminat
almaya ehil ve yetkilidir.
Fon tarafından,
bu Kanunun 71 inci maddesi uyarınca faaliyet izni kaldırılan veya
yönetim ve denetimi Fona intikal eden bankalarla ilgili olarak,
takibi şikayete bağlı suçlar dahil olmak üzere, bu Kanun hükümleri
uyarınca yapılan başvurular üzerine açılmış veya açılacak her türlü
ceza davalarında Fon, suçtan zarar gören olarak müdahil sıfatını
kazanır. Bu davalara bağlı şahsî haklar dahi Fona ait olur.
Fona borçlu
gerçek kişi ile tüzel kişilerin kanunî temsilcileri hakkında 5682
sayılı Pasaport Kanununun 22 nci maddesi hükümleri Fonun talebi
üzerine uygulanır.
Bu maddenin
uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar Fon tarafından yönetmelik ile
düzenlenir.
Sorumluluk
davalarına ilişkin istisnai yetkiler
MADDE 133.-
Faaliyet izni kaldırılan bankaların tasfiyelerinin tamamlanması
ancak iflas veya tasfiye masa alacaklarının tahsil edilememiş olması
hâlinde, bankanın sorumlulukları tespit edilen ortakları, yönetim
kurulu eski üyeleri ve denetçileri aleyhine varsa ibralarının iptali
ve işlemleri nedeniyle verdikleri zararın tazmini için tasfiyenin
tamamlanmasını müteakip beş yıl içinde Fon tarafından dava
açılabilir.
Fon
bankalarının hisselerinin üçüncü kişilere devir veya intikali
hâlinde banka tarafından, bankanın eski ortakları, yöneticileri ve
denetçileri hakkında açılmış olan dava ve takiplere Fon tarafından
kanunî halef sıfatıyla kaldığı yerden devam olunur. Bu dava ve
takipler sonucunda hükmolunacak tutarlar Fona ait olur. Bu
bankaların başka bir bankaya devredilmesi ya da başka bir banka ile
birleşmesi, hisselerinin üçüncü kişilere devredilmesi ya da
tasfiyelerine karar verilmesi hâlinde, bu işlemlerin tamamlanmasını
takip eden beş yıl içinde bankanın sorumlulukları tespit edilen
yönetim kurulu eski üyeleri ve eski denetçileri aleyhine varsa
ibralarının iptali ve işlemleri nedeniyle verdikleri zararın Fon
adına tazmini istemi ile Fon tarafından dava açılabilir. Dava
açılmasına dair Fon Kurulu kararı dava şartı olarak aranan genel
kurul kararı yerine geçer.
Bu madde
kapsamında açılan veya açılacak davalar ile kanunî halef sıfatıyla
takip edilen davalarda, lehine hükmedilen tarafa vekâlet ücreti
maktu olarak belirlenir.
Fonun
alacaklarının tahsiline ilişkin diğer yetkiler
MADDE 134.-
Fon, alacağının tahsili bakımından yarar görmesi hâlinde ve Fona
borçlu olup olmadıklarına bakılmaksızın, Fon bankalarının;
a) Yönetim ve
denetimine sahip olduğu iştiraklerinin,
b) Hâkim ortağı
olan tüzel kişilerin,
c) Gerçek ve
tüzel kişi hâkim ortaklarının hâkim ortak olduğu şirketlerin,
d) Yukarıda
sayılan kişiler adına hareket eden veya onlar hesabına kendi adına
para, mal veya hak edinen şirketlerin ortaklarının,
Bu maddede
belirtilen şirketlerde sahip oldukları hisselerinin tamamına ve/veya
bir kısmına ilişkin temettü hariç ortaklık hakları ile bu
şirketlerin yönetim ve denetimini devralmaya ve şirket ana
sözleşmesinde belirlenen yönetim, müdürler ve denetim kurulu
üyelerinin sayılarıyla bağlı kalmaksızın ve imtiyazlı hisselere
dayanılarak atanıp atanmadıklarına bakılmaksızın görevden almak
ve/veya üye sayısını artırmak ve/veya eksiltmek suretiyle bu
kurullara üye atamaya yetkilidir.
Doğrudan ya da
dolaylı olarak Fonun yönetim ve denetimini devraldığı bankaların
veya şirketlerin ve/veya bu madde uyarınca yönetimini ve denetimini
devir aldığı şirketlerin ve Fon iştiraklerinin ortak sayısının, 6762
sayılı Türk Ticaret Kanunu ve özel kanunlarda belirtilen zorunlu
ortak sayısının altına düşmesi hâlinde tüzel kişiliklerine halel
gelmez.
Fonun yönetim
ve denetimine sahip olduğu şirketlerin ve/veya bu fıkra uyarınca
yönetimini ve denetimini devir aldığı şirketlerin, Fon tarafından
atanan yönetim ve denetim kurulu üyeleri ve müdürleri ile Fonun
atadığı bu yöneticiler tarafından şirketi temsil ve ilzam ile
yetkili kılınan genel müdür, genel müdür yardımcısı ve müdür gibi
şirket çalışanları veya Fon, bu fıkrada sayılan gerçek veya tüzel
kişilere ait şirket hisselerinin ve/veya bu şirketlerdeki lisans,
ruhsat, 13.4.1994 tarihli ve 3984 sayılı Kanunun geçici 6 ncı
maddesi hükmü kapsamında geçici frekans ve kanal kullanımı ve
imtiyaz sözleşmelerinden doğan hakları dahil olmak üzere diğer tüm
hak ve varlıklarının ve/veya bu hisselerle orantılı aktiflerinin
satışını gerçekleştirmeye ve bu satışlardan elde edilen tutarları
Fon alacaklarına mahsup etmeye veya şirketlerin kamu borçları
ve/veya Sosyal Sigortalar Kurumuna borçları ile sair borçlarını
ödemede kullanmaya ve bu işlemler ile ilgili kararlar almaya 6762
sayılı Türk Ticaret Kanununun 324 üncü maddesi ile bağlı kalmaksızın
yetkilidirler.
Bu şirket ve
iştiraklerin yüzde kırkdokuzundan fazlası ile bunlara ait her türlü
mal, hak ve varlıklar, gayrimenkullerle ilgili özel kanunlarındaki
kısıtlamalar saklı kalmak kaydıyla yabancı gerçek ve tüzel
kişilere satılabilir.
Fon
alacaklarının tahsilini teminen, 6183 sayılı Amme Alacaklarının
Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uyarınca haczedilen aktif
değerler ile lisans, ruhsat ve imtiyaz sözleşmelerinden doğan haklar
ve bu varlıkların feri veya mütemmim cüzü niteliğindeki
sözleşmelerden doğan, ancak başlı başına iktisadî değeri olmayanlar
da dahil olmak üzere diğer tüm hak ve varlıkları bir araya
getirerek, ticarî ve iktisadî bütünlük oluşturarak alıcısına
geçişini sağlayacak şekilde satışına, hacizli malların birden fazla
borçluya ait olması ve/veya birden fazla alacaklının haczi olması
hâlinde de satışı yaptırmaya, ihale bedelinin ödenme şeklini, para
birimini, alıcıların sahip olması gereken şartları, ödeme tarihini
ve ihalenin sair usûl ve esasları ile satış şartlarını 6183 sayılı
Kanun hükümlerine bağlı olmaksızın belirlemeye, satışa konu ticarî
ve iktisadî bütünlüğü alacağına mahsuben satın almaya, satışa konu
varlıkların ait olduğu şirketlerin teknik bilgi, yazılım, donanım,
ekipman, mal ve hizmet alımından doğan geçmiş dönem borçlarını ihale
bedelinden ödemeye veya ihale alıcısına ödetmeye Fon Kurulu
yetkilidir. Fon Kurulu, satış kararıyla birlikte, bu satışı
gerçekleştirmek üzere en az üç kişiden oluşan bir satış komisyonu
oluşturur ve başkanını belirler. Satış komisyonu, toplam üye
sayısının salt çoğunluğu ile toplanır ve toplam üye sayısının salt
çoğunluğu ile karar alır. Ticarî ve iktisadî bütünlüğün muhammen
bedeli, satış komisyonu tarafından, uzman gerçek veya tüzel
kişilerin kıymet takdiri raporu dikkate alınarak, daha önce
bütünlüğü oluşturan varlıkların ayrı ayrı kıymet takdirlerinin
yapılmış olması ile bağlı olmaksızın düzenlenecek rapor çerçevesinde
Fon Kurulu tarafından belirlenir. Ticarî ve iktisadî bütünlük
oluşturan mahcuzlar üzerinde birden fazla kişinin aynî veya şahsî
hakkının bulunması veya bunların mülkiyetinin birden fazla kişiye
ait olması durumunda, bu mal, hak ve/veya varlıkların değeri ayrı
ayrı tespit edilir. Bu madde hükümleri uyarınca yapılacak satış
sürecinde, satış ilânının Resmî Gazetede yayımlanması ilgililere
yapılacak tebliğ hükmündedir. Ticarî ve iktisadî bütünlük
oluşturduğuna karar verilen mahcuzların satışı, kapalı zarf veya
açık artırma usûllerinden biri veya ikisi birlikte uygulanmak
suretiyle yapılır. Bundan sonra, Fon Kurulunun gerekli görmesi
hâlinde, ihalelere pazarlık usûlü ile devam edilebilir. Bu
usûllerden hangisinin uygulanacağına, ticarî ve iktisadî bütünlük
oluşturan mal, hak ve varlıkların nitelikleri dikkate alınarak Fon
Kurulu tarafından karar verilir. İhale bedelinin dağıtımına esas
sıra cetveli satış komisyonu tarafından düzenlenir. İhalenin
sonuçlanması, Fon Kurulunun onayına bağlıdır. Bu hüküm uyarınca
yapılan satışlarla ilgili ihalenin feshi davaları, Fonun merkezinin
bulunduğu yer idare mahkemelerinde görülür. Ticarî ve iktisadî
bütünlük oluşturulmasına karar verilmesinden itibaren iki yıl
içerisinde ticarî ve iktisadî bütünlük oluşturan mahcuzların, Fonun
izni olmaksızın imtiyazlı alacaklılar dâhil üçüncü kişiler
tarafından muhafaza altına alınması ve satışı talep edilemez,
mahcuzların malîklerinin iflasına karar verilemez, ilgili
takyidatlar hakkında zamanaşımı ve hak düşürücü süreler işlemez.
Yukarıdaki
hüküm çerçevesinde telekomünikasyon, enerji, ulaşım, radyo, yazılı
ve görsel medya ve diğer sektörlerdeki, yönetim ve denetimi veya
hisseleri Fon tarafından devir alınan şirketlere tanınmış imtiyaz
sözleşmesi, lisans, ruhsat, işletme izni, ön izin, yayın izni, 3984
sayılı Kanunun geçici 6 ncı maddesi hükmü kapsamında geçici frekans
ve kanal kullanımı ve benzeri izinlerin yeni alıcıları adına devri
ve tescili işlemleri, Fonun bildirimi üzerine ilgili kurum, kuruluş
ve üst kurullarca, gerekli bilgi ve belgelerin tamamlanmasını
müteakip başkaca bir işleme gerek kalmaksızın en fazla bir ay içinde
tamamlanır.
Bu hüküm
uyarınca yapılacak satışlara ilişkin diğer esas ve usûller Fon
tarafından çıkarılacak yönetmelikle tespit edilir.
Bu maddede yer
alan hükümler çerçevesinde varlıkları ticarî ve iktisadî bütünlük
kapsamında satılan şirketlerin kamu kurum, kuruluşları ve üst
kurullara olan ve satış tarihine kadar tahakkuk etmiş borçları satış
bedelinden garameten tahsil edilir. Garame ile dağıtım sonrasında
bakiye borç kalması, lisans, ruhsat, imtiyaz sözleşmesi, geçici
frekans ve kanal kullanımı ve benzeri hakların devri ve yeni alıcısı
tarafından işletilmesi için gereken ve kamu kurum ve kuruluşları ve
üst kurullarca yapılması gereken devrin tescil ve nakli işlemine
engel teşkil etmez.
Bu Kanunun 71
inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi hükmü uyarınca faaliyet
izni kaldırılan veya Fona devredilen bankalar ile tasfiyeye tâbi
tutulan veya tasfiye işlemi başlatılan bankaların, bu maddenin
birinci fıkrasında belirtilen gerçek ve tüzel kişiler ile gerçek
kişilerin kan ve kayın hısımlarının edindikleri ve/veya bu suretle
üçüncü kişilere edindirdikleri para, her türlü mal, hak ve
alacakların banka kaynağı kullanılmak suretiyle edinildiği ve/veya
edindirildiği kabul edilir. Bu gerçek kişiler ile tüzel kişiler
tarafından edinilen para, her türlü mal, hak ve alacaklar hakkında
bu madde hükümlerini uygulamaya Fon yetkilidir. Bu suretle
edinildiği ve/veya edindirildiği kabul edilen para, her türlü mal,
hak ve alacaklar üzerinde ilk kredinin ve/veya banka kaynağının
kullanıldığı tarihten sonra üçüncü kişilere yapılan satış, devir ve
temlik, sınırlı aynî hak tesisi gibi işlemler ile üçüncü kişiler
lehine tesis edilen aynî ve şahsi her türlü hak Fona karşı hüküm
ifade etmez. Bu hukuki işlemlere taraf olan, küllî ve cüz'i
halefleri dâhil tüm şahısların, yukarıda belirtilen işlemlerin
gerçekleşmesinden sonra edindikleri ve/veya edindirdikleri para, her
türlü mal, hak ve alacaklar hakkında da bu madde hükümleri
uygulanır.
Yukarıda
belirtilen işlemlere taraf olan üçüncü kişiler bankanın faaliyet
izninin kaldırılması veya yönetim ve denetiminin Fona devrinden
sonraki işlemler nedeniyle, bu maddenin birinci fıkrasında sayılan
kişiler ise bankanın faaliyet izninin kaldırılması veya yönetim ve
denetiminin Fona devrinden önceki ve/veya sonraki işlemler nedeniyle
iyiniyet iddiasında bulunamazlar. Bankanın faaliyet izninin
kaldırılması veya yönetim ve denetiminin Fona devrinden önce satış,
kira, devir ve temlik gibi işlemler ile aynî ve şahsi hak tesisine
ilişkin işlemlere taraf olan üçüncü kişiler iyiniyetli olduklarını
kanıtlamak zorundadırlar.
Bu maddenin
birinci fıkrasında sayılan gerçek ve tüzel kişilerin yönetim ve/veya
denetimindeki şirketlerde ve/veya işletmelerinde iş akdine bağlı
ve/veya bağlı olmaksızın geçici veya sürekli olarak istihdam edilen
şahısların kurucusu, ortağı, yöneticisi veya denetçisi olduğu
şirketlerin; bir iş akdine bağlı olmaksızın, yukarıda sayılan
şahısların vekâleten ve/veya ticarî mümessil ve/veya ticarî vekil
sıfatıyla ve/veya vekâletsiz iş görme hükümleri gibi herhangi bir
hukukî ilişkiye dayanarak geçici ve/veya sürekli olarak temsil eden
şahıslar ile temsil ettikleri gerçek ve/veya tüzel kişilerin; bu
fıkrada belirtilen şahıslar dışındaki ve/veya bunlar tarafından
kurulan şirketlere bankacılık mevzuatına ve/veya teamüllerine
uyulmadan ve/veya teminatsız ve/veya yetersiz teminat ile kredi
kullandırılan ve/veya genellikle faaliyet yeri olarak aynı adresi
kullanan ve/veya yapılan sözleşmelere cayma hakkı ve/veya borcun
nakli gibi hükümler koymak suretiyle kullandıkları kredileri ve/veya
banka kaynaklarını bankanın yönetim ve denetimini doğrudan ve/veya
dolaylı olarak tek başına ve/veya birlikte elinde bulunduran gerçek
ve tüzel kişilere ve/veya bunların ve/veya bankanın iştiraklerine
ve/veya doğrudan veyahut dolaylı bağı bulunan şahıs ve şirketlere
yukarıdaki fıkralarda sayılan gerçek veya tüzel kişilere
aktarılmasını sağlayan gerçek veya tüzel kişilerin kullanmış
oldukları krediler ve/veya banka kaynakları bankanın yönetim ve
denetimini doğrudan ve/veya dolaylı olarak, tek başına veya birlikte
elinde bulunduran ortaklar tarafından kullanılmış banka kaynağı
sayılır ve bu şahıslar ile edindikleri ve/veya üçüncü kişilere
edindirdikleri para, her türlü mal, alacak ve haklar hakkında bu
madde hükümleri uygulanır.
Bu Kanunun 71
inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi hükmü uyarınca faaliyet
izni kaldırılan veya Fona devredilen bankanın hâkim ortakları,
yönetim kurulu üyeleri, denetim kurulu üyeleri, genel müdür, genel
müdür yardımcıları ve bunların eş ve çocukları ile evlatlıklarının,
bunların diğer kan ve kayın hısımlarının ve imzaya yetkili banka
mensuplarının kendi aralarında veya üçüncü kişilerle yaptıkları
taşınır ve taşınmaz rehni, ipotek, üst hakkı, intifa hakkı ve oturma
hakkı gibi her türlü sınırlı aynî hak tesisine ilişkin sözleşmeler
mahsus siciline veya defterine kayıt ya da şerh edilmiş olsun veya
olmasın her türlü şahsi haklar ve/veya zilyetliğin devrine dair
sözleşmeler dâhil her türlü tasarrufları ile kara, hava ve deniz
taşıtları gibi taşınır ve yalı, villa, ada, site, tüm eklentileri
ile çiftlik gibi taşınmazlarla ilgili adi ve hasılat kira
sözleşmeleri, taşınır veya taşınmaz mal, finansal kiralama
sözleşmeleri, uydu ve kablolu yayın kanalı kullanma hakkı,
televizyon kanalı ile gazetelerin yayım hakkı, marka ve lisansı
devir ve kullanma hakkı veren sözleşmeleri, idare ve hizmet vekâleti
ile Avrupa Birliği standartları üzerinde prim ödemek suretiyle
yapılan hayat, bireysel emeklilik, ihtiyarlık ve sağlık sigorta
sözleşmeleri ve limitli veya limitsiz kredi kartı ile ATM kartı
sözleşmeleri ile münferit veya karşılıklı verilen banka teminat
mektupları, kabul kredileri ve avaller ile her türlü hisse devir
sözleşmeleri Fon Kurulunun kararıyla geçersiz sayılır. Bu
sözleşmelerin geçersizliğinden dolayı karşı tarafça açılacak
tazminat davalarında sözleşmede muvazaa bulunmadığını ve sözleşmeyle
ödenen bedelin muvazaalı olmayan rayiç bedel olduğunu ispat yükü
davacıya aittir.
Borçlunun,
haline münasip konut kiralamasına ilişkin sözleşme yukarıdaki fıkra
kapsamı dışındadır.
Fon, bu maddede
sayılan alacaklara ilişkin para, mal, her türlü hak ve alacaklara
ihtiyatî haciz koymaya, muhafaza altına almaya ve Fon tarafından
belirlenecek kurum ve kuruluşlarca hazırlanacak raporları dikkate
alarak tespit edeceği değeri üzerinden, alacağına mahsuben
devralmaya yetkilidir.
Bu alacaklara
zararın ve/veya alacağın doğmasına sebebiyet veren haksız işlemin
yapıldığı tarihten itibaren 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil
Usulü Hakkında Kanunun 51 inci maddesinde belirtilen oranda gecikme
faizi uygulanabilir.
Fon tarafından
bu madde hükümlerine istinaden tesis edilen işlemlere karşı idarî
yargı mercilerinde açılan davalarda mahkemelerce yürütmenin
durdurulması kararı verilebilmesi için teminat şartı aranmaz.
Fon tarafından
bu madde hükümlerine istinaden yapılacak işlemlerde 6762 sayılı Türk
Ticaret Kanunu hükümleri uygulanmaz. Bu işlemler her türlü vergi,
resim ve harçtan istisna tutulur. Bu madde ile Fona tanınan yetkiler
Fon tarafından başkaca bir işleme gerek olmaksızın Fon Kurulunun
karar alması ile tekemmül eder. Yapılan işlemlerden tescile tâbi
olanlar Fonun talebi üzerine tescil ve gerektiğinde ilân olunur.
Sigortaya tâbi
mevduat ve katılım fonu tutarının eksik beyanı hâlinde uygulanacak
takip ve tahsil usûlleri
MADDE 135.-
1211 sayılı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanunu ile bu Kanun
uyarınca banka tarafından yetkili mercilere beyan edilen sigortaya
tâbi mevduat ve katılım fonu tutarı ile Fon tarafından tespit edilen
mevduat ve katılım fonu tutarı arasında bir fark bulunması hâlinde,
bu fark nispetinde bankanın yönetim kurulu ve kredi komitesi başkan
ve üyeleri ile genel müdür, genel müdür yardımcıları, imzaları
bankayı ilzam eden memurları ve şube müdürleri ile yönetim ve
denetimini doğrudan veya dolaylı olarak tek başına veya birlikte
elinde bulunduran ortaklarının, kendilerine, eşlerine ve çocuklarına
ait bankalar ve banka dışı malî kurumlar ile diğer gerçek ve tüzel
kişiler nezdindeki, kiralık kasa mevcutları da dahil olmak üzere,
hak ve alacakları, döviz tevdiat hesapları ve limitli ve limitsiz
kredi kartı ve ATM kartları hesapları dahil tüm banka hesaplarının
dondurulmasına, kara, hava ve deniz taşıtları dâhil her türlü
taşınır ve taşınmaz, kıymetli evrak ve yurt içi veya yurt dışı
hazine bonosu, devlet tahvili, hisse senedi, yatırım fonları katılım
belgeleri gibi diğer menkul değerlerle, bağımsız ticari işletme,
fabrika ve tesisler, bu tesislerin işletilmesine yönelik marka ve
lisans hakları, kamu imtiyaz sözleşmelerinden doğan televizyon
kanalı, elektrik santralı gibi bir tesisin kurulması ve işletilmesi
yetkilerini veren lisans, ruhsat ve işletme hakları ile bu tesisleri
lisans hakkına dayanarak veya lisans hakkı bulunmadan kuran ve
işleten şirketlere ait hisse senetleri, hak ve alacakların
üzerindeki tasarruf yetkisinin tamamen veya kısmen kaldırılmasına,
belirtilen tüm mal, kıymetli evrak, nakit ve diğer değerlerin
zaptına ve/veya resmî sicillerdeki kayıtları üzerinde ihtiyatî
tedbir konulmasına, bunların bir tevdi mahalline yatırılmasına ve
hak ve alacakların üzerine diğer tedbirlerin konulmasına, bunlardan
elde edinilmiş her türlü taşınır ve taşınmaz, hak ve alacaklar ile
kıymetli evrak, nakit, bir tesisi işletme ve kurma hakkı veren marka
ve lisans hakları, bu tesisleri lisans, ruhsat ve işletme hakkı ile
veya bu hakları bulunmadan işleten, kuran ve hak sahibi niteliğini
haiz şirketlere ait hisse senetleri hakkında belirtilen tedbirlerin
alınmasına, Fonun talebi üzerine ilgili bankanın merkezinin
bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimi, yargılama sırasında ise mahkeme
tarafından karar verilir.
Yukarıda
belirtilen farkın bu Kanunda yer alan hükümler dahilinde takip ve
tahsiline Fon tarafından karar verilebilir. Bu hükümler, yukarıda
sayılan kişiler adına hareket eden veya onlar hesabına kendi adına
para, mal veya hak edinen kişiler hakkında da uygulanır.
Tedbire ilişkin
talepler, hâkim veya mahkeme tarafından evrak üzerinde yapılacak
inceleme sonucunda derhal ve nihayet yirmidört saat içinde
sonuçlandırılır. Gecikmesinde sakınca görülen hallerde Cumhuriyet
başsavcılıkları da hak ve alacakların dondurulmasına karar
verebilir. Cumhuriyet başsavcılıkları bu kararı en geç yirmidört
saat içinde sulh ceza hâkimine bildirir. Hâkim en geç yirmidört saat
içinde bu kararı onaylayıp onaylamamaya karar verir. Hâkim
tarafından onaylanmayan kararlar hükümsüz kalır.
Sulh ceza
hâkimince verilen tedbirler, tedbir kararını veren mahkemenin
bulunduğu yerdeki nöbetçi icra dairesi tarafından infaz olunur ve
Fonun, bankanın bankacılık işlemleri yapma ve mevduat ve katılım
fonu kabul etme izninin kaldırıldığı tedbir kararlarının verildiği
tarihten itibaren bir yıl içerisinde suç duyurusunda bulunmaması
ve/veya 6183 sayılı Kanuna göre alacağın tahsili yolunda takip
başlatmaması ve/veya alacağın tahsili yolunda hukuk mahkemelerinde
dava açmaması hâlinde sona erer. Bu süre içerisinde suç duyurusunda
bulunulması ve/veya Fon tarafından 6183 sayılı Kanuna göre alacağın
tahsili yolunda takip başlatılması ve/veya alacağın tahsili yolunda
hukuk mahkemelerinde dava açılması hâlinde tedbirler, Fon alacakları
tamamen tahsil edilinceye kadar devam eder. Mahkeme, bu Kanun
hükümlerine göre Fon tarafından ödenen ve/veya ödenecek miktarın,
sorumlular tarafından doğrudan Fona ödenmesine karar verir. Bu
takdirde tedbirler, hükmolunan meblağın sorumluların bu fıkra
uyarınca tedbirlere konu edilen, para, mal, hak ve alacakları ile
diğer malvarlığından tahsiline kadar devam eder.
Yukarıdaki
fıkralarda yer alan hükümlerin konusu olup, sorumluların boşanmış
veya dul eşlerinin, diğer kan hısımları ile kayın hısımları ve
üçüncü kişilerin mülkiyeti ve tasarrufuna geçirilmiş bulunan tüm
mal, sınırlı aynî veya şahsi hak ve alacaklar hakkında da bu madde
hükümleri uygulanır. Tüm bu mal, hak ve alacaklara ilişkin olarak
açılmış veya açılacak davalarda bu kişiler 4721 sayılı Türk Medeni
Kanununun 3 üncü maddesindeki iyiniyet karinesi ile 985 inci
maddesindeki mülkiyet karinesinden ve tüm resmî sicillere iyiniyetli
güven ilkesinden yararlanamaz. İyiniyetle edinmiş olduklarını
ispatladıkları takdirde, yaptıkları ödemelerin muvazaalı olmayan
rayiç değer olduğunu belgelendirmeleri şartıyla ödediklerinin asli
sorumluların malvarlığı ve diğer varlıklarından alınmasına mahkemece
karar verilir.
Bankacılık
işlemleri yapma ve mevduat ve katılım fonu kabul etme izni
kaldırılan bir banka nezdinde mevduat ve katılım fonu hesabı
bulunmamasına rağmen sahte olarak düzenlediği belgeler veya sahte
olduğunu bildiği belgeleri ibraz ederek veya ettirerek, kendisine
veya bir başkasına ödeme yapılmasını talep eden kişiler hakkında,
zimmet veya dolandırıcılık ile belgede sahtecilik, işlemlerin
kayıtdışı bırakılması ve gerçeğe aykırı muhasebeleştirme veya
bilişim sistemini engelleme, bozma, verileri yok etme veya
değiştirme suçlarından dolayı gerçek içtima hükümlerine göre cezaya
hükmolunur.
Bu Kanunun
yürürlüğe girdiği tarihten önce gerçekleştirilen fiiller nedeniyle,
bu madde hükümlerine göre Fon tarafından ödeme yapılmasına veya
yapılacak olmasına sebebiyet veren kişiler ile bunların eş ve
çocuklarına ait her türlü mal, hak ve alacaklar hakkında da bu madde
hükümleri uygulanır.
Fon
alacaklarının yasal teminatı
MADDE 136.- Fon
alacaklarının tahsilini teminen, Fon tarafından bu Kanun hükümleri
çerçevesinde açılan ve/veya takip edilen dava ve takiplerde verilen
ihtiyatî haciz veya tedbir kararları uyarınca üzerine ihtiyatî haciz
veya tedbir konulan para, her türlü mal, hak ve alacaklar, bu
davalara konu alacakların yasal teminatını oluşturur ve karar
kesinleşinceye veya takip sonuçlanıncaya kadar devam eder. Mahkemece
karara bağlanan alacaklar, tedbir konulan para, mal, her türlü hak
ve alacakların bedelinden, imtiyazlı alacak olarak öncelikle tahsil
olunur.
İspat külfeti
MADDE 137.- Fon
tarafından bu Kanunun 108 ve 110 uncu maddeleri hükümleri uyarınca
açılmış ve açılacak davalarda ispat külfeti davalılara aittir.
Fon
alacaklarının takip ve tahsiline ilişkin istisnalar
MADDE 138.-
Fonun taraf olduğu her türlü dava ve icra takiplerinin kısmen veya
tamamen Fon aleyhine neticelenmesi hâlinde, 2004 sayılı İcra ve
İflas Kanununda yazılı tazminat ve cezalar Fon hakkında uygulanmaz.
Bu Kanunun 107
nci maddesi uyarınca bir bankanın, borçlarının, taahhütlerinin
yüklenilmesi veya alacaklarının devralınması hâlinde, bu borç,
taahhüt ve alacaklarla ilgili olarak açılmış veya açılacak dava ve
icra takiplerinde kanunlarda yazılı zamanaşımı ve hak düşürücü
süreler dâhil her türlü süre, alacağın devralındığı veya borcun,
taahhüdün yüklenildiği tarihten itibaren Fon bakımından dokuz ay
süre ile durur.
Bu Kanunun
uygulanmasına ilişkin olarak Fonun yapılan ihalelere iştirak etmesi
hâlinde teminat şartı aranmaz.
Fonun alacaklı
olduğu ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu uyarınca yapılan
takiplerde borçlular tarafından yapılan itirazlar satış dışında
takip işlemlerini durdurmaz.
Fonun alacaklı
olduğu dosyalarda yaptırılan kıymet takdirleri ile satış ilânlarının
borçlular dışındaki ilgililere tebliği, ilânda belirtilen süreler
geçerli olmak kaydıyla, varsa bilinen son adreslerine yapılacak
tebligat ile yoksa keyfiyetin ilanen tebliği suretiyle yapılır.
Fonun
alacaklısı olduğu icra dosyalarında Fona ödenmesi gereken satış
bedelleri sıra cetvelinin kesinleşmesi beklenmeksizin teminatsız
olarak ödenir.
Fonun
iştirakleri ile ilgili yetkileri
MADDE 139.-
Fon, faaliyet izni kaldırılan veya Fona devredilen bankaların
kendisinin ekonomik değeri olan iştirakleri ile bu Kanunun 134 üncü
maddesi ve bu Kanunla yürürlükten kaldırılan 4389 sayılı Bankalar
Kanununun 15 inci maddesinin (7) numaralı fıkrası kapsamında yönetim
ve denetimini devraldığı şirketler ile ilgili olarak 6762 sayılı
Türk Ticaret Kanunu hükümleri uygulanmaksızın yapılacak sermaye
artırımları da dâhil olmak üzere, yeniden yapılandırma ve Fon
alacağının tahsiline yönelik olarak söz konusu şirketlerin mal, hak
ve alacaklarının korunması ve değerlendirilmesi amacıyla Fon
Kurulunca belirlenecek usûl ve esaslar çerçevesinde malî kaynak
sağlamak da dâhil gerekli her türlü tedbiri almaya yetkilidir.
Fon ve faaliyet
izni kaldırılan bankalara ilişkin malî istisnalar
MADDE 140.- Fon
her türlü vergi, resim ve harçtan muaftır.
Faaliyet izni
kaldırılan veya tasfiyeleri Fon eliyle yürütülen bankaların iflas ve
tasfiye idarelerinin Fon tarafından, borçlarının ve/veya
taahhütlerinin üstlenilmesi ve/veya alacaklarının devralınması
hâlinde Fonun, üstlendiği borçlar ve/veya taahhütler ile devraldığı
alacaklarla ilgili devir ve temlik sözleşmeleri, her türlü teminatın
tesisi ve kaldırılması, sözleşmelerin bozulması, dava ve icra
takipleri ile bu borçlar ve/veya alacaklar ve/veya taahhütlerle
ilgili diğer her türlü işlemler ve bu işlemlerle ilgili düzenlenen
kâğıtlar, her türlü vergi, resim, harç, fonlar ve 2548 sayılı Ceza
Evleriyle Mahkeme Binaları İnşası Karşılığı Olarak Alınacak Harçlar
ve Mahkûmlara Ödettirilecek Yiyecek Bedelleri Hakkında Kanunun 1
inci maddesi hükmünden istisnadır.
Borçlu
tarafından ödenmesi gereken tahsil harcı dahil her türlü vergi,
resim, harç ve masraflar bu alacaktan mahsup edilemez. Bu
işlemlerden kaynaklanan döner sermaye ücreti ödenmez ve diğer
kesintiler yapılmaz.
Fon alacağına
karşılık bir malın Fon veya Fon bankaları tarafından rızaen veya
icraen satın alınması hâlinde bu işlemlerle ilgili olarak tarafların
ödemekle yükümlü olduğu vergi, resim, harç ve döner sermaye ücreti
gibi malî yükümlülükler aranmaz.
Fonun, Fon
bankalarının ve tasfiyeleri Fon eliyle yürütülen bankaların iflas ve
tasfiye idarelerinin, mahkeme ilâmını alması ve tebliğe çıkartması
işlemlerinde karşı tarafa yükletilmiş olan harcın ödenmesi ve her
türlü ihtiyatî tedbir, ihtiyatî haciz ve tehir-i icra taleplerinde
teminat şartı aranmaz.
Fon
alacaklarına ilişkin davalarda 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri
Kanununun seri muhakeme usûlü hükümleri uygulanır.
Fonun, Fon
bankalarının ve tasfiyeleri Fon eliyle yürütülen bankaların iflas ve
tasfiye idarelerinin, yukarıda belirtilen işlemler nedeniyle kendi
aralarındaki ve/veya diğer gerçek ve tüzel kişilerle aralarındaki
işlemler nedeniyle düzenlenen sözleşmeler, belgeler ve sair kâğıtlar
ile bunların değiştirilmesi, yenilenmesi, uzatılması, devredilmesi
ya da yeni bir itfa plânına bağlanması, alacakların
teminatlandırılması, teminatların devir alınması, tarafların sulh
ve/veya ibra olması ve/veya her ne nam altında olursa olsun herhangi
bir işleme tâbi tutulması nedeniyle düzenlenen kâğıtlar ve/veya
belgeler her türlü vergi, resim ve harçlar ile özel kanunları ile
hükmolunan malî yükümlülüklerden istisnadır. Bu hüküm üçüncü kişiler
yönünden, Fonun ve/veya Fona intikal eden bir bankanın ve/veya
tasfiyeleri Fon eliyle yürütülen müflis bankaların iflas
idarelerinin, tasfiyeye tâbi tutulan bankaların tasfiye idarelerinin
alacaklarının tahsili ile ilgili işlemlere taraf olmaları hâlinde
uygulanır.
Fonun, bu
Kanunun 131 inci maddesi uyarınca gerçekleştireceği borçlanma ve
avans işlemleri her türlü vergi, resim ve harçtan istisnadır.
Fon bankaları,
faaliyet izni kaldırılan veya tasfiyeleri Fon eliyle yürütülen
bankaların iflas ve tasfiye idarelerinin alacaklarının tahsilini
teminen yapacakları her türlü işlem, dava ve icra takipleri, bu dava
ve takiplerin borçlularınca kabul edilmek suretiyle
kesinleştirilmesi, her türlü vergi, resim, harç ve fonlar ve 2548
sayılı Ceza Evleriyle Mahkeme Binaları İnşası Karşılığı Olarak
Alınacak Harçlar ve Mahkûmlara Ödettirilecek Yiyecek Bedelleri
Hakkında Kanunun 1 inci maddesi hükmünden istisnadır.
Faaliyet izni
kaldırılan bankaların, Fon bankalarının sandıklarının Sosyal
Sigortalar Kurumuna devri hâlinde, aktüerlerce tespit edilen fiili
ve teknik açıklar için, faaliyet izni kaldırılan bankaya, Fona
ve/veya Fon bankalarına rücu edilemez.
Zamanaşımı
MADDE 141.- Bu
Kanundan kaynaklanan Fon alacaklarına ilişkin dava ve takiplerde
zamanaşımı süresi yirmi yıldır.
Görevli ve
yetkili mahkeme
MADDE 142.-
Fon, Fon bankaları ve faaliyet izni kaldırılan bankaların iflas ve
tasfiye idareleri tarafından açılacak hukuk davalarına asliye
ticaret mahkemesi tarafından bakılır. O yerde, birden fazla asliye
ticaret mahkemesi bulunması hâlinde, bu davalar (1) ve (2) numaralı
asliye ticaret mahkemesinde görülür.
Fon, Fon
bankaları ve faaliyet izni kaldırılan bankaların iflas ve tasfiye
idareleri tarafından muamele merkezi veya ikametgâhı İstanbul ili
sınırları içinde olan kişiler aleyhine açılacak hukuk davaları ile
borçlular hakkında açılacak iflas davalarına İstanbul (1) ve (2)
numaralı asliye ticaret mahkemesi tarafından bakılır. İflas davası
açılması hâlinde, bu mahkeme, hakkında iflası istenen borçlunun
muamele merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesine borçlu
aleyhine iflas davası açıldığını bildirir.
Bu Kanun
hükümleri ile Fona verilen yetki ve görevler gereğince açılmış ve
açılacak her türlü davalara adlî tatilde de bakılır, bu davalarda
bilirkişiler resmî kurum ve kuruluşlarda görev yapanlar arasından
seçilir, duruşmalara otuz günden fazla ara verilmez.
Varlık yönetim
şirketi
MADDE 143.-
Bankalar ve Fon dâhil diğer malî kurumların alacakları ile diğer
varlıklarının satın alınması, tahsili, yeniden yapılandırılması ve
satılması amacıyla, kuruluş ve faaliyet esasları Kurul tarafından
belirlenen varlık yönetim şirketleri de kurulabilir. Varlık yönetim
şirketleri alacaklarının tahsili ve alacakların ve/veya diğer
varlıkların yeniden yapılandırılması kapsamında alacak tahsili
amacıyla edindiği gayrimenkul veya sair mal, hak ve varlıkların
işletilmesi, kiralanması ve bunlara yatırım yapılması ve yine
alacaklarını tahsil etmek amacıyla borçlularına ilâve finansman
sağlamak veya sermayelerine iştirak etmek dâhil olmak üzere her
türlü faaliyeti gerçekleştirmeye yetkilidir.
Fon kurulacak
varlık yönetim şirketlerine sermaye sağlamak suretiyle kurucu ortak
veya hissedar olarak katılmaya yetkilidir.
Fonun en az
yüzde yirmi hissedar olduğu varlık yönetim şirketleri, Fondan
devraldığı alacaklarla ilgili olarak bu Kanunun 132 nci maddesinin
sekizinci fıkrası ve 138 inci maddesinin beşinci fıkrasında Fona
tanınan hak ve yetkileri kullanır.
Varlık yönetim
şirketleri bu kapsamdaki işlemleri nedeniyle doğmuş veya doğması
beklenen, ancak miktarı kesin olarak belli olmayan zararlarını
karşılamak amacıyla karşılık ayırmak zorundadırlar. Karşılık
ayrılacak alacakların nitelikleri ile karşılıklara ilişkin esas ve
usûller Kurul tarafından belirlenir. Varlık yönetim şirketlerinin bu
fıkra uyarınca ayırdıkları karşılıkların tamamı, ayrıldıkları yılda
kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak kabul edilir.
Bu Kanun
kapsamında kurulan varlık yönetim şirketleri ile 4743 sayılı Malî
Sektöre Olan Borçların Yeniden Yapılandırılması ve Bazı Kanunlarda
Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun bu Kanunla yürürlükten
kaldırılan 3 üncü maddesinin yedinci fıkrası uyarınca Kurulun
çıkarmış olduğu yönetmelik kapsamında kurulan varlık yönetim
şirketlerinin yaptıkları işlemler ve bununla ilgili olarak
düzenlenen kâğıtlar, kuruluş işlemleri de dâhil olmak üzere
kuruldukları takvim yılı ve bunu izleyen beş yıl süresince 488
sayılı Damga Vergisi Kanununa göre ödenecek damga vergisinden, 492
sayılı Harçlar Kanununa göre ödenecek harçlardan, her ne nam altında
olursa olsun tahsil edilecek tutarlar 6802 sayılı Gider Vergileri
Kanunu gereği ödenecek banka ve sigorta muameleleri vergisinden,
kaynak kullanımını destekleme fonuna yapılacak kesintilerden ve 4054
sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanunun 39 uncu maddesi
hükmünden istisnadır.
Varlık yönetim
şirketi tarafından, bu borçların, taahhütlerin yüklenilmesi veya
alacakların, varlıkların devralınması hâlinde, bu borç, taahhüt,
alacak ve varlıklarla ilgili olarak, takibi şikayete bağlı suçlar
dahil olmak üzere açılmış veya açılacak her türlü ceza davalarında,
alacağın devralındığı veya borcun, taahhüdün yüklenildiği tarihten
itibaren, suçtan zarar gören olarak, varlık yönetim şirketi
kendiliğinden müdahil sıfatını kazanır.
Bu Kanunun
yayımı tarihinden önce kurulmuş olan varlık yönetim şirketleri bu
Kanun hükümlerine tâbi olarak faaliyetlerini yürütürler.
ONÜÇÜNCÜ KISIM
Diğer Hükümler
Faiz oranları
ile diğer menfaatler
MADDE 144.-
Bakanlar Kurulu, bankaların ödünç para verme işlemleri ve mevduat
kabulünde uygulanacak azamî faiz oranlarını, katılma hesaplarında
kâr ve zarara katılma oranlarını, özel cari hesaplar dâhil bu
maddede belirtilen işlemlerde sağlanacak diğer menfaatlerin
nitelikleri ile azamî miktar ya da oranlarını tespit etmeye, bunları
kısmen veya tamamen serbest bırakmaya yetkilidir. Bakanlar Kurulu,
bu yetkilerini Merkez Bankasına devredebilir.
Parasal
tutarlar
MADDE 145.-
Para cezalarına ilişkin hükümler hariç olmak üzere, bu Kanundaki
parasal tutar ve sınırlardan her biri, her yıl kısmen ya da tamamen,
Devlet İstatistik Enstitüsü tarafından açıklanan yıllık üretici
fiyat endeksindeki artış oranının gerektirdiği miktarı geçmemek
üzere Kurul kararıyla artırılabilir.
ONDÖRDÜNCÜ KISIM
Yaptırımlar, Soruşturma ve Kovuşturma Hükümleri
BİRİNCİ BÖLÜM
İdarî Para Cezaları
Kuruluşlara
ilişkin idarî para cezaları
MADDE 146.-
Kurul kararıyla ve gerekçesi belirtilmek suretiyle, bu Kanun
kapsamındaki kuruluşlara, bu Kanunun;
a) 13 üncü ve
14 üncü maddelerine aykırı şekilde şube ve temsilcilik açılması
hâlinde, onbeşbin Yeni Türk Lirasından ellibin Yeni Türk Lirasına
kadar,
b) 18 inci
maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları hükümlerine aykırılık
hâlinde, beşbin Yeni Türk Lirasından onbeşbin Yeni Türk Lirasına
kadar,
c) 25 inci
maddesine aykırı şekilde atama yapılması veya 26 ncı maddesinde
belirtilen kişilerin yasaklanan görevlerde çalıştırılması hâlinde,
onbin Yeni Türk Lirasından kırkbin Yeni Türk Lirasına kadar ve
cezanın tebliğ tarihinden itibaren on iş günü içinde aykırılığın
giderilmemesi hâlinde, bu sürenin bitiminden itibaren geçen her gün
için verilmiş olan cezanın yüzde onu tutarında,
d) 28 inci
madde hükümlerine aykırılık hâlinde, beşbin Yeni Türk Lirasından
onbeşbin Yeni Türk Lirasına kadar,
e) 33 veya 34
üncü maddelerine ya da 37 nci maddesinin birinci fıkrasına ya da 38,
39 veya 42 nci maddelere aykırı davranılması hâlinde onbin Yeni
Türk Lirasından yirmibeşbin Yeni Türk Lirasına kadar,
f) 43 üncü
maddede öngörülen bildirimlerin yapılmaması hâlinde beşbin Yeni
Türk Lirasından onbeşbin Yeni Türk Lirasına kadar,
g) 50 nci
maddesindeki kredi yasaklarına uyulmaması hâlinde beşbin Yeni Türk
Lirasından az olmamak üzere verilen kredinin yüzde beşi tutarına
kadar,
h) 52 nci
maddesine aykırı davranılması hâlinde, beşbin Yeni Türk Lirasından
onbin Yeni Türk Lirasına kadar,
i) 53 üncü
maddesine göre ayrılması gereken karşılıkların tesis edilmemesi
hâlinde, beşbin Yeni Türk Lirasından az olmamak üzere, ayrılması
gereken karşılık tutarının binde ikisine kadar; üç aydan az olmamak
üzere Kurumca verilecek süre içinde aykırılığın giderilmemesi
hâlinde ise, tesis edilmeyen karşılık tutarının yüzde üçü tutarında,
j) 54 üncü
maddesindeki kredi sınırlarına uyulmaması hâlinde, ellibin Yeni Türk
Lirasından az olmamak üzere aykırılık oluşturan tutarın yüzde birine
kadar,
k) 56 ncı
maddesine aykırı şekilde ortaklık payı edinilmesi hâlinde, yirmibin
Yeni Türk Lirasından az olmamak üzere, aykırılık teşkil eden tutarın
yüzde beşine kadar ve cezanın tebliğ tarihinden itibaren bir yıl
içinde aykırılığın giderilmemesi durumunda ise bu sürenin bitiminden
itibaren aykırılığın giderildiği tarihe kadar geçen her gün için
verilen cezanın yüzde biri tutarında,
l) 57 nci
maddesindeki yasaklama ve sınırlamalara aykırılık hâlinde, yirmibin
Yeni Türk Lirasından az olmamak üzere, yasaklama ve sınırlama konusu
değerin yüzde onuna kadar ve cezanın tebliğ tarihinden itibaren bir
yıl içinde aykırılığın giderilmemesi durumunda ise, kredi
kullandırımından kaynaklanan aykırılık hariç, bu sürenin bitiminden
itibaren aykırılığın giderildiği tarihe kadar geçen her gün için
verilen cezanın yüzde biri tutarında,
m) 58 inci
madde hükmüne aykırılık hâlinde beşbin Yeni Türk Lirasından az
olmamak üzere aktarılan miktar kadar, 59 uncu maddedeki sınırlamaya
uyulmaması hâlinde, beşbin Yeni Türk Lirasından az olmamak üzere
sınırı aşan miktar kadar,
n) 60 ıncı
maddesinin beşinci ve yedinci fıkralarına uyulmaması hâlinde
onbeşbin Yeni Türk Lirasından ellibin Yeni Türk Lirasına kadar,
o) 61 inci
maddesindeki yükümlülüğün yerine getirilmemesi hâlinde beşbin Yeni
Türk Lirasından onbin Yeni Türk Lirasına kadar,
p) 95 ve 96 ncı
maddeleri kapsamında Kurum tarafından bu Kanun kapsamındaki
kuruluşlardan talep edilen bilgilerin gönderilmemesi hâlinde beşbin
Yeni Türk Lirasından onbeşbin Yeni Türk Lirasına, geç gönderilmesi
hâlinde beşbin Yeni Türk Lirasından onbin Yeni Türk Lirasına, eksik
bilgi ile gönderilmesi, kontrol hataları içermesi veya kontrol
hatalarının süreklilik arz etmesi hâlinde beşbin Yeni Türk
Lirasından onbeşbin Yeni Türk Lirasına kadar,
r) 144 üncü
maddesi uyarınca alınan kararlara ve yapılan düzenlemelere
uyulmaması hâlinde yirmibin Yeni Türk Lirası, ayrıca Bakanlar Kurulu
veya Merkez Bankası tarafından miktar ya da oranların tespit
edildiği durumlarda, söz konusu miktar ve oranlara aykırı şekilde
faiz alınması veya verilmesi ya da menfaat sağlanması hâlinde,
sağlanan menfaat tutarı kadar,
İdarî para
cezası uygulanır.
Kurul bu madde
uyarınca verilecek cezaları bu Kanunun 68, 69 ve 70 inci maddeleri
uygulanan bankalar için yüzde ellisine, 71 inci maddesi uygulanan
bankalar için ise yüzde yüzüne kadar indirmeye yetkilidir.
İlgili kişilere
ilişkin idarî para cezaları
MADDE 147.-
Kurul kararıyla ve gerekçesi belirtilmek suretiyle, ilgili gerçek ve
tüzel kişilere, bu Kanunun;
a) 18 inci
maddesinin birinci, ikinci veya dördüncü fıkrasına aykırılık
hâlinde, beşbin Yeni Türk Lirasından onbeşbin Yeni Türk Lirasına
kadar,
b) 36 ncı
maddesine aykırılık hâlinde, beşbin Yeni Türk Lirasından yirmibin
Yeni Türk Lirasına kadar,
c) 38 inci
maddesine aykırılık hâlinde, beşbin Yeni Türk Lirasından yirmibin
Yeni Türk Lirasına kadar,
İdarî para
cezası uygulanır.
Sınırlamalara,
kararlara ve düzenlemelere aykırı hareketler dolayısıyla idarî para
cezaları
MADDE 148.-
Kurul kararıyla ve gerekçesi belirtilmek suretiyle, bu Kanun
kapsamındaki kuruluşlar ile ilgili gerçek ve tüzel kişilere;
a) Bu
Kanun veya bu Kanuna istinaden çıkarılan düzenlemelerde yer alan
sınırlamalara uyulmaması hâlinde onbin Yeni Türk Lirasından az
olmamak üzere aykırılık oluşturan tutarın binde beşine kadar,
b) İlgili
maddelerine göre, Kurul ve Kurum tarafından bu Kanuna dayanılarak
alınan kararlara, çıkarılan yönetmelik ve tebliğlere ve yapılan
diğer düzenlemelere uyulmaması hâlinde beşbin Yeni Türk Lirasından
onbin Yeni Türk Lirasına kadar,
İdarî para
cezası uygulanır.
Savunma hakkı
ve kapatma kararı
MADDE 149.-
İdarî para cezalarının uygulanıp uygulanmayacağına ilgilinin
savunması alındıktan sonra karar verilir. Savunma istendiğine
ilişkin yazının tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde savunma
verilmemesi hâlinde savunma hakkından feragat edildiği kabul edilir.
Bu Kanunun 13
üncü maddesi hükümlerine aykırı olarak yurt içinde açılan şube ve
temsilcilikler hakkında 146 ncı maddenin birinci fıkrasının (a)
bendi hükümleri uygulanmakla birlikte, bunlar Kurumun talebi üzerine
valiliklerce geçici veya sürekli kapatılabilir.
İKİNCİ BÖLÜM
Suçlar
İzinsiz
faaliyette bulunmak
MADDE 150.- Bu
Kanuna göre alınması gereken izinleri almaksızın banka gibi faaliyet
gösteren ya da mevduat kabul eden yahut katılım fonu toplayan gerçek
kişiler ile tüzel kişilerin görevlileri, üç yıldan beş yıla kadar
hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
Ayrıca, bu suçun bir işyeri bünyesinde işlenmesi hâlinde bu
işyerlerinin bir aydan bir yıla kadar, tekerrür hâlinde ise sürekli
olarak kapatılmasına karar verilebilir.
Bu Kanuna göre
alınması gereken izinleri almaksızın ticaret unvanlarında, her türlü
belge, ilân ve reklamlarında veya kamuoyuna yaptıkları açıklamalarda
banka adını ya da banka gibi faaliyet gösterdikleri ya da banka gibi
mevduat veya katılım fonu topladıkları izlenimini uyandıracak söz ve
deyimleri kullanan gerçek kişiler ile tüzel kişilerin görevlileri,
bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası
ile cezalandırılır. Ayrıca, bu işyerlerinin bir aydan bir yıla
kadar, tekerrür hâlinde ise sürekli olarak kapatılmasına karar
verilebilir.
Yukarıdaki
fıkralara aykırılık hâlinde Kurumun ilgili Cumhuriyet başsavcılığını
muhatap talebi üzerine sulh ceza hâkimince, dava açılması hâlinde
davaya bakan mahkemece işyerlerinin faaliyetleri ve reklamlar geçici
olarak durdurulur, ilânları toplatılır. Bu tedbirler, hâkim
kararıyla kaldırılıncaya kadar devam eder. Bu kararlara karşı itiraz
yolu açıktır.
Mevduat ve
katılım fonu sahiplerinin haklarını engellemek
MADDE 151.- Bu
Kanunun 61 inci maddesi hükmüne aykırı davrananlar altı aydan iki
yıla kadar hapis ve beşyüz güne kadar adlî para cezası ile
cezalandırılır.
Düzeltici,
iyileştirici ve kısıtlayıcı önlemleri almamak
MADDE 152.- Bu
Kanunun 68, 69 ve 70 inci maddelerine ve bu Kanunla yürürlükten
kaldırılan 4389 sayılı Bankalar Kanununun 14 üncü maddesine göre,
Kurul veya Kurumca alınması istenen önlemleri almayan bankaların bu
önlemleri almakla yükümlü olan mensupları, iki yıldan dört yıla
kadar hapis ve bin günden beşbin güne kadar adlî para cezasıyla
cezalandırılırlar.
Birinci fıkrada
belirtilen önlemleri almamak, bankanın nitelikli paya sahip
ortaklarına veya bunların iştirak ve kuruluşlarına yarar sağlamak
amacıyla yapıldığı takdirde dört yıldan altı yıla kadar hapis
cezasına ve onbin güne kadar adlî para cezasına hükmedilir.
Yetkili
merciler ile denetim görevlilerince istenen bilgi ve belgeleri
vermemek ve görevlerini yapmalarını engellemek
MADDE 153.- Bu
Kanunla yetkilendirilen mercilerin ve denetim görevlilerinin
istedikleri bilgi ve belgeler ile bu Kanun kapsamındaki
kuruluşların, konsolide finansal tabloların hazırlanmasını teminen
38 inci madde kapsamında istedikleri bilgi ve belgeleri vermeyen
kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşyüz günden binbeşyüz güne
kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
Bu Kanunla
yetkilendirilen denetim görevlilerinin görevlerini yapmalarına engel
olan kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Belgelerin
saklanması yükümlülüğüne aykırı davranmak
MADDE 154.- Bu
Kanunun 42 nci maddesinde belirtilen belgelerin saklanması
yükümlülüğüne uymayanlar bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşyüz
günden binbeşyüz güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılırlar.
Gerçeğe aykırı
beyanda bulunmak
MADDE 155.- Bu
Kanun kapsamındaki kuruluşların, bu Kanunda gösterilen merciler ile
denetim görevlilerine ve mahkemelere verdikleri veya yayımladıkları
belgelerdeki gerçeğe aykırı beyanlardan dolayı, bunları ve bunların
düzenlenmesine esas teşkil eden her türlü belgeleri imza edenler,
bir yıldan üç yıla kadar hapis ve binbeşyüz günden az olmamak üzere
adlî para cezası ile cezalandırılır.
İşlemlerin
kayıt dışı bırakılması ve gerçeğe aykırı muhasebeleştirme
MADDE 156.- Bu
Kanun kapsamındaki kuruluşların işlemlerinin kayıt dışı
bırakılmasından, gerçek mahiyetlerine uygun düşmeyen bir şekilde
muhasebeleştirilmesinden, kanunî ve yardımcı defter ve kayıtları,
şubeleri, yurt içi ve yurt dışındaki muhabirleri ile hesap
mutabakatı sağlanmadan yıl sonu bilançolarını kapatmalarından
dolayı, bunları ve bunların düzenlenmesine esas olan her türlü
belgeleri imza edenler bir yıldan üç yıla kadar hapis ve binbeşyüz
günden az olmamak üzere adlî para cezası ile cezalandırılır. Gerçeğe
aykırı olarak düzenlendiğini bildiği halde bu belgeleri onaylayan
bağımsız denetim kuruluşu görevlileri de aynı şekilde
cezalandırılır.
Sistemi
engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme
MADDE 157.- Bu
Kanuna tâbi kuruluşlar, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 244 üncü
maddesinde tanımlanan sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme
veya değiştirme suçu açısından banka veya kredi kurumu olarak kabul
edilir.
İtibarın
zedelenmesi
MADDE 158.- Bu
Kanunun 74 üncü maddesine aykırı davrananlar bir yıldan üç yıla
kadar hapis ve bin günden ikibin güne kadar adlî para cezası ile
cezalandırılır.
Yukarıdaki
fıkrada yazılı fiil neticesinde özel veya kamusal bir zarar doğarsa
verilecek ceza altıda bir oranında artırılarak hükmolunur.
Sırların
açıklanması
MADDE 159.- Bu
Kanunun 73 üncü maddesinin birinci ve üçüncü fıkralarında belirtilen
yükümlülüğe uymayanlar için bir yıldan üç yıla kadar hapis ve bin
günden ikibin güne kadar adlî para cezası hükmolunur. Banka ve
müşterilere ait sırları açıklayan üçüncü kişiler hakkında da aynı
cezalar uygulanır.
Yukarıdaki
fıkrada belirtilen kimseler sırları kendileri ya da başkaları için
yarar sağlamak amacıyla açıklamış olursa verilecek cezalar altıda
bir oranında artırılır. Ayrıca, fiilin önemine göre sorumluların bu
Kanun kapsamına giren kuruluşlarda görev yapmaları, iki yıldan aşağı
olmamak üzere geçici veya sürekli olarak yasaklanır.
Zimmet
MADDE 160.-
Görevi nedeniyle zilyetliği kendisine devredilmiş olan veya koruma
ve gözetimiyle yükümlü olduğu para veya para yerine geçen evrak veya
senetleri veya diğer malları kendisinin ya da başkasının zimmetine
geçiren banka yönetim kurulu başkan ve üyeleri ile diğer mensupları,
altı yıldan oniki yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para
cezası ile cezalandırılacakları gibi bankanın uğradığı zararı
tazmine mahkûm edilirler.
Suçun, zimmetin
açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla işlenmesi
hâlinde faile on iki yıldan az olmamak üzere hapis ve yirmibin güne
kadar adli para cezası verilir; ancak, adli para cezasının miktarı
bankanın uğradığı zararın üç katından az olamaz. Ayrıca meydana
gelen zararın ödenmemesi hâlinde mahkemece re'sen ödettirilmesine
hükmolunur.
Faaliyet izni
kaldırılan veya Fona devredilen bir bankanın; hukuken veya fiilen
yönetim ve denetimini elinde bulundurmuş olan gerçek kişi
ortaklarının, kredi kuruluşunun kaynaklarını, kredi kuruluşunun emin
bir şekilde çalışmasını tehlikeye düşürecek şekilde doğrudan veya
dolaylı olarak kendilerinin veya başkalarının menfaatlerine
kullandırmak suretiyle, kredi kuruluşunu her ne suretle olursa olsun
zarara uğratmaları zimmet olarak kabul edilir. Bu fiilleri
işleyenler hakkında on yıldan yirmi yıla kadar hapis ve yirmibin
güne kadar adlî para cezasına hükmolunur; ancak, adlî para cezasının
miktarı bankanın uğradığı zararın üç katından az olamaz. Ayrıca,
meydana gelen zararın müteselsilen ödettirilmesine karar verilir.
Soruşturma
başlamadan önce, zimmete geçirilen para veya para yerine geçen evrak
veya senetlerin veya diğer malların aynen iade edilmesi veya
uğranılan zararın tamamen tazmin edilmesi hâlinde, verilecek cezanın
üçte ikisi indirilir.
Kovuşturma
başlamadan önce, gönüllü olarak, zimmete geçirilen para veya para
yerine geçen evrak veya senetlerin veya diğer malların aynen iade
edilmesi veya uğranılan zararın tamamen tazmin edilmesi hâlinde,
verilecek cezanın yarısı indirilir. Bu durumun hükümden önce
gerçekleşmesi hâlinde, verilecek cezanın üçte biri indirilir.
Zimmet suçunun
konusunu oluşturan para veya para yerine geçen evrak veya senetlerin
veya diğer malların değerinin azlığı nedeniyle, verilecek ceza üçte
birden yarıya kadar indirilir.
Diğer kanunlara
aykırılıklar
MADDE 161.- Bu
Kanuna göre suç teşkil eden hareket ve fiiller başka kanunlara göre
de cezayı gerektirdiği takdirde, failleri hakkında en ağır cezayı
gerektiren kanun maddesi uygulanır. 6762 sayılı Türk Ticaret
Kanununun sorumluluğu gerektiren hükümleri saklıdır.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Kovuşturma Usûlü
Yazılı başvuru
ve müdahale
MADDE 162.- Bu
Kanunda belirtilen suçlara ilişkin soruşturma ve kovuşturma
yapılması, Kurum veya Fon tarafından Cumhuriyet başsavcılığına
yazılı başvuruda bulunulmasına bağlıdır. Bu başvuru muhakeme şartı
niteliğindedir. Ancak, 160 ncı maddenin üçüncü fıkrasında belirtilen
suçtan dolayı soruşturma ve kovuşturmalar Kurumun veya Fonun yazılı
bildirimi üzerine veya gecikilmesinde sakınca görülen hallerde
re'sen Cumhuriyet savcılarınca yapılır ve Kurum ve Fon haberdar
edilir. Bu fikra uyarınca yapılan soruşturmalar neticesinde açılan
kamu davalarında, Kurumun veya Fonun başvuruda bulunması hâlinde,
bunlar başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazanırlar.
İtibarın
zedelenmesi, sırların açıklanması ve zimmet suçlarından dolayı
ilgililerin dava hakkı ile 4.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza
Muhakemesi Kanunu hükümleri saklıdır.
İtiraz ve
bildirim
MADDE 163.- Bu
Kanunun 162 nci maddesi uyarınca başlatılan soruşturmalar
neticesinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verilirse, bu karar
ilgisine göre Kuruma veya Fona ve ilgili bankaya tebliğ edilir.
Kurum, Fon ve ilgili banka kendisine tebliğ edilen bu kararlara
karşı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa göre itiraza
yetkilidir.
Kamu davası
açılması hâlinde, iddianamenin bir örneği ilgisine göre Kuruma veya
Fona tebliğ edilir.
Özel görev
MADDE 164.- Bu
Kanunda tanımlanan düzeltici, iyileştirici ve kısıtlayıcı önlemleri
almamak, işlemlerin kayıt dışı bırakılması ve gerçeğe aykırı
muhasebeleştirme ve zimmet suçları ile sistemi engelleme, bozma,
verileri yok etme veya değiştirme, bankacılık ve müşteri sırlarının
açıklanması, bankacılık faaliyeti çerçevesinde işlenen nitelikli
dolandırıcılık, bu suçların işlenmesi amacına yönelik olarak örgüt
kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak veya bu suçlarla bağlantılı
olup da ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren suçlara ait
davalar, fiilin işlendiği yerin bağlı olduğu ilin adıyla anılan (1)
numaralı ağır ceza mahkemelerinde görülür. Gerekli görülen yerlerde
Adalet Bakanlığının teklifi üzerine Hâkimler ve Savcılar Yüksek
Kurulunca bu tür suçlara bakmak üzere o yerlerdeki diğer ağır ceza
mahkemeleri de görevlendirilebilir veya yeni ağır ceza mahkemesi de
kurulabilir.
Bilirkişi
incelemesi
MADDE 165.- Bu
Kanunun uygulaması ile ilgili olarak, bu Kanunda ve diğer kanunlarda
öngörülen suçlardan dolayı açılan ceza davalarında bilirkişi,
raporunu dosyanın kendisine verildiği tarihten başlayarak üç ay
içinde mahkemeye verir. Bu süre hâkim tarafından iki aya kadar
uzatılabilir. Bu süre içerisinde de rapor mahkemeye verilmediği
takdirde görev, ücret ödenmeksizin bilirkişiden alınır ve yeni
bilirkişi atanır. Bilirkişilik görevi bu şekilde kendisinden alınan
kişiler, bir yıl süreyle bu Kanun kapsamında hiçbir davada bilirkişi
olarak atanamazlar. Bu kişiler, raporların süresinde verilmemesinin
sebep olduğu masrafları ödemeye ve ayrıca beşyüz güne kadar adlî
para cezasına mahkûm edilirler. Dosyanın bilirkişiye tevdi tarihinde
dava zamanaşımı süresi durur. Bilirkişinin raporunu mahkemeye
verdiği tarihten itibaren bu süre kaldığı yerden işlemeye devam
eder.
Kurum, Fon, Fon
bankaları ile bankaların iflas idareleri tarafından açılan hukuk
davalarında gerekli görülen hâllerde, yaptırılacak bilirkişi
incelemelerinde bilirkişi, raporunu dosyanın kendisine verildiği
tarihten başlayarak üç ay içinde mahkemeye verir. Bu süre hâkim
tarafından iki aya kadar uzatılabilir. Bu süre içerisinde de rapor
mahkemeye verilmediği takdirde görev, ücret ödenmeksizin
bilirkişiden alınır ve yeni bilirkişi atanır. Bilirkişilik görevi bu
şekilde kendisinden alınan kişiler, bir yıl süreyle bu Kanun
kapsamında hiçbir davada bilirkişi olarak atanamazlar. Bu kişiler,
raporların süresinde verilmemesinin sebep olduğu masrafları ödemeye
ve ayrıca beşyüz güne kadar adlî para cezasına mahkûm edilirler.
Özel soruşturma
ve kovuşturma
MADDE 166.- 160
ıncı maddenin üçüncü fıkrası kapsamına giren suçların soruşturma ve
kovuşturmalarında aşağıdaki hükümler tatbik olunur:
a) Soruşturma,
iş bölümü ilişkilerine göre, Cumhuriyet başsavcılarınca veya
görevlendireceği Cumhuriyet savcılarınca bizzat yürütülür. Bu
suçlar, görev sırasında veya görevden dolayı işlenmiş olsalar bile,
Cumhuriyet savcılarınca doğrudan soruşturma yapılır.
b) Bu suçların
soruşturma ve kovuşturmalarında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi
Kanununun 135 ilâ 138 inci maddeleri de uygulanır.
c) Bu suçlarla
ilgili soruşturma ve kovuşturmalarda kolluk; soruşturma ve
kovuşturma sebebiyle şüpheli, sanık, tanık, bilirkişi ve suçtan
zarar görenleri, Cumhuriyet savcısının veya mahkeme naibinin veya
istinabe olunan hâkimin emriyle belirtilen gün, saat ve yerde hazır
bulundurmaya mecburdur. Bu emir, çağrılanlar hakkında kolluğa ihzar
müzekkeresinde olduğu gibi zor kullanma yetkisi verir.
d) Cumhuriyet
başsavcılıkları, bu suçların soruşturmasında gerekli olması hâlinde,
geçici olarak yargı çevresi içerisinde veya dışındaki, genel bütçeli
dairelere ve katma bütçeli idarelere, bütün kamu kurum ve
kuruluşlarına, belediyelere, bankalara ait bina, araç, gereç ve
personelden yararlanmak için istemde bulunabilirler. Bu istemler,
ilgili kurum ve makamlarca geciktirilmeksizin yerine getirilir.
Özürsüz olarak bu istemleri yerine getirmeyen sorumlu kişiler, üç
aydan altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
e)
Soruşturmanın gerekli kıldığı hâllerde, suç mahalli veya delillerin
bulunduğu yerlere gidilerek soruşturma yapılır.
f)
Soruşturmanın sonuçlanmasına kadar, bu suç faillerinin her türlü
mal, alacak, para ve sair eşyalarına hâkim kararı, gecikmesinde
sakınca olunan hallerde Cumhuriyet savcısının yazılı emri ile el
konulur. Bu suçlara iştirak edenler ile suç faillerinin bu suçlar
nedeniyle elde ettiği her türlü haksız kazanımın transferi sonucu
elde edilen, kan ve kayın hısımlar ile üçüncü şahıslar nezdindeki
mal, alacak veya sair her türlü şeylere de Cumhuriyet savcısının
yazılı emri ile el konulur.
g) El koyma
kararı yirmidört saat içinde yetkili ve görevli sulh ceza hâkiminin
onayına sunulur. Hâkim kırksekiz saat içinde kararını açıklar. Aksi
halde el koyma hükümsüz kalır.
İnfaz
MADDE 167.- 160
ıncı maddede yazılı suçlardan dolayı mahkûm olanlar, Fona veya
Hazineye olan borçları ve tazminatları ödemediği veya bu borçlar ve
tazminatlar malvarlıklarından tahsil olunamadığı sürece, bunlar
hakkında koşullu salıverilme hükümleri uygulanmaz.
ONBEŞİNCİ KISIM
Son
Hükümler
Kaldırılan ve
değiştirilen hükümler
MADDE 168.- A)
Bu Kanunun geçici maddelerindeki düzenlemeler hariç olmak üzere,
18.6.1999 tarihli ve 4389 sayılı Bankalar Kanunu ile ek ve
değişiklikleri yürürlükten kaldırılmıştır.
B) İkrazatçılık
hariç ödünç para verme işlerine ve finansal kiralama faaliyetlerine
ilişkin olarak 9.12.1994 tarihli ve 4059 sayılı Hazine Müsteşarlığı
ile Dış Ticaret Müsteşarlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunda
yer alan görev ve yetkilere ilişkin hükümler yürürlükten
kaldırılmıştır.
C) 10.6.1985
tarihli ve 3226 sayılı Finansal Kiralama Kanununun;
a) 30 ve 34
üncü maddeleri hariç olmak üzere, diğer maddelerinde yer alan
"Bakanlar Kurulu" ibareleri "Bankacılık Düzenleme ve Denetleme
Kurulu",
b) "Hazine ve
Dış Ticaret Müsteşarlığının bağlı bulunduğu Bakanlık" ibareleri ise
"Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu",
c) 32 nci
maddesinin (b) bendi "10 uncu maddesinde belirtilen yönetmelik
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulunca,"
Şeklinde
değiştirilmiştir.
D) 30.9.1983
tarihli ve 90 sayılı Ödünç Para Verme İşleri Hakkında Kanun Hükmünde
Kararnamenin;
a) 12 ve 13
üncü maddelerinde yer alan "Müsteşarlık" ibareleri "Bankacılık
Düzenleme ve Denetleme Kurulu",
b) 14 üncü
maddesinin birinci fıkrası "Bu Kanun Hükmünde Kararnameye tâbi
finansman şirketleri ve faktoring şirketlerinin faaliyetleri
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, ikrazatçıların
faaliyetleri ise Müsteşarlıkça denetlenir.”,
c) 14 üncü
maddesinin dördüncü fıkrası "Bankacılık Düzenleme ve Denetleme
Kurumu finansman şirketleri ve faktoring şirketlerinden, Hazine
Müsteşarlığı ise ikrazatçılardan her türlü bilgi ve belgeyi talep
edebilir."
Şeklinde
değiştirilmiştir.
E) 90 sayılı
Kanun Hükmünde Kararnamenin 13 üncü maddesinin birinci ve ikinci
fıkrasında yer alan "Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının görüşünü
alarak" ibaresi ile beşinci fıkrasında yer alan "Türkiye Cumhuriyet
Merkez Bankası'nın da görüşlerini alarak" ibareleri madde metninden
çıkarılmıştır.
F) 14.1.1970
tarihli ve 1211 sayılı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanununun
40 ıncı maddesinin (I) numaralı fıkrasının (b) bendi yürürlükten
kaldırılmış ve (II) numaralı fıkrası ile 44 üncü maddesi aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir.
II - Bankalar
ve elektronik ödeme araçlarını çıkaran kuruluşlar dâhil olmak üzere
Bankaca uygun görülecek diğer malî kuruluşlar, Banka nezdinde
açılacak hesaplarda yükümlülükleri esas alınarak, nakden zorunlu
karşılık tesis ederler. Zorunlu karşılığa tâbi yükümlülüklerin
kapsamı, zorunlu karşılıkların oranı, tesis süresi ve bu
yükümlülükler için tesis edilen karşılıklara gerektiğinde ödenecek
faiz oranı, mevduat veya katılım fonlarından olağanüstü çekilişler
ile birleşme, devir ve bölünme hâllerinde yapılacak işlemler de
dâhil olmak üzere uygulamaya yönelik her türlü usûl ve esaslar
Bankaca belirlenir.
Yukarıda
belirtilen kuruluşların taahhütlerine karşı bulunduracakları umumi
disponibilitenin nitelik ve oranı, gerektiğinde Bankaca tespit
edilir.
Bankaca
yapılacak düzenlemeye göre zorunlu karşılıkların Banka nezdindeki
hesaplarda bloke olarak tutulmasının istenmesi hâlinde, bloke
hesaplarda tutulan zorunlu karşılıklar, hiçbir amaç ve konunun
finansmanı için kullanılamaz, temlik ve haciz edilemez.
Zorunlu
karşılıkların ve umumi disponibilitenin süresinde tesis edilmemesi
veya eksik tesis edilmesi hâlinde Banka, belirleyeceği usûl ve
esaslara göre, eksik kısım için; Banka nezdindeki hesaplarda faizsiz
mevduat tutulmasını istemeye veya cezaî faiz tahakkuk ettirmeye
yetkilidir. Tahakkuk ettirilen cezaî faiz alacakları, 6183 sayılı
Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri gereğince
tahsil edilir. Tahsil edilen cezaî faizler Tasarruf Mevduatı Sigorta
Fonuna gelir kaydedilir.
Madde 44.-
Banka, Türkiye'de faaliyette bulunan mevduat bankaları, katılım
bankaları, kalkınma ve yatırım bankaları, finansal holding
şirketleri, finansal kiralama şirketleri, faktoring şirketleri,
finansman şirketleri ile Banka ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme
Kurulunca belirlenecek diğer malî kuruluşların müşterilerinin risk
durumlarına ilişkin bilgileri nezdinde toplamak, Bankacılık
Düzenleme ve Denetleme Kurumu ve ilgili kuruluşlar ile paylaşmak
üzere Risk Merkezi kurar.
Yukarıda
belirtilen kuruluşlar, bankalar bakımından keşide ettikleri
protestolar da dâhil olmak üzere, müşterilerinin risk durumları
hakkında istenecek her türlü bilgiyi belirlenecek biçim ve içerikte
vermekle yükümlüdür. Risk Merkezinin bütün işlem ve kayıtları
gizlidir.
Risk Merkezince
sağlanacak bilgilerin biçim ve içeriğine, derlenmesine,
paylaşılmasına ve diğer hususlara ilişkin usûl ve esaslar Bankacılık
Düzenleme ve Denetleme Kurulunun uygun görüşü alınmak suretiyle
Bankaca belirlenir.
G) 15.7.1950
tarihli ve 5682 sayılı Pasaport Kanununun 14 üncü maddesinin (A)
fıkrasının birinci paragrafına aşağıdaki cümle eklenmiştir.
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu ve Tasarruf Mevduatı
Sigorta Fonu Kurulu üyeleri için, T.C. Emekli Sandığı ile
ilgilendirilme ve emekli keseneklerinin bu derecelerden kesilmesi
şartı aranmaz.
H) 30.1.2002
tarihli ve 4743 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin yedinci fıkrası
yürürlükten kaldırılmıştır.
I) 13.6.1945
tarihli ve 4759 sayılı İller Bankası Kanununun mülga 24 üncü maddesi
aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmiştir.
Madde 24.-
Kredilere ve diğer alacaklara karşılık ayrılmasına ilişkin
yükümlülük 24.4.2003 tarihinden itibaren Banka hakkında uygulanmaz.
İ) 10.2.1954
tarihli ve 6245 sayılı Harcırah Kanununun 33 üncü maddesinin (b)
bendinde yer alan "Bankalar Yeminli Murakıp ve Murakıp Yardımcıları"
ibaresinden sonra gelmek üzere "Bankacılık Düzenleme ve Denetleme
Kurumunda görevli Bankacılık Uzmanı, Hukuk Uzmanı ve Bilişim Uzmanı
ile bunların yardımcıları" ibaresi eklenmiştir.
J) 11.1.1954
tarihli ve 6219 sayılı Türkiye Vakıflar Bankası Türk Anonim
Ortaklığı Kanununun 6 ncı maddesi ile 15 inci maddesinin birinci ve
ikinci fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
Madde 6.- Hisse
senetleri (A), (B), (C) ve (D) gruplarına ayrılmış olup; nama
yazılıdır.
Bankanın İdare
Meclisi Genel Müdürle birlikte, toplam dokuz üyeden oluşur. Her
grubun İdare Meclisinde sahip olacağı üye sayısı Banka ana
sözleşmesinde gösterilir.
(A) grubu
üyelerinden biri Vakıflar Genel Müdürlüğünü temsil etmek üzere
Başbakan tarafından, (A) grubunun diğer üyeleri ile (B), (C) ve (D)
grubu üyeleri Genel Kurulca seçilir.
Mülga kanunlara
yapılan atıflar
MADDE 169.-
Diğer kanunlarda mülga 3182 sayılı Bankalar Kanunu ve bu Kanunla
yürürlükten kaldırılan 4389 sayılı Bankalar Kanununa yapılan atıflar
bu Kanunun ilgili maddelerine yapılmış sayılır.
Diğer
kanunlarda ve mülga 3182 sayılı Bankalar Kanunu ve bu Kanunla
yürürlükten kaldırılan 4389 sayılı Bankalar Kanununda özel finans
kurumlarına yapılan atıflar, katılım bankalarına yapılmış sayılır.
GEÇİCİ MADDE
1.- Bu Kanuna göre çıkarılacak yönetmelik, tebliğ ve kararlar
yürürlüğe girinceye kadar, kaldırılan hükümlere dayanılarak
çıkarılan düzenlemelerin, bu Kanuna aykırı olmayan hükümlerinin
uygulanmasına devam olunur.
Bu Kanunda
öngörülen düzenlemeler bir yıl içerisinde yürürlüğe konulur.
GEÇİCİ MADDE
2.- 12.5.2001 tarih ve 4672 sayılı Kanunun geçici 2/a maddesi
hükümleri saklıdır.
GEÇİCİ MADDE
3.- Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte, Kurum tarafından daha önce
faaliyet izni verilmiş olan tüm bankalar, bu Kanunun yürürlüğe
girdiği tarihten önceki kanunlara uygun olarak yapmakta oldukları
faaliyetlerine devam ederler. Bankalar bu Kanunun yürürlüğe
girmesinden itibaren, iki ay içinde faaliyet gösterdikleri alanları
bildiren beyannameyi Kuruma verirler. Bankalar, faaliyetlerini bu
Kanunun 4 üncü maddesi kapsamındaki faaliyet konularını
genişletmeden önce Kurumdan izin almak zorundadır.
Bankalar ve
finansal holding şirketleri durumlarını, bu Kanun hükümlerine bir
yıl içinde intibak ettirmek zorundadır.
Halen
faaliyette bulunan özel finans kurumları, bir yıl içerisinde ticaret
unvanlarını katılım bankası ibaresini de kapsayacak şekilde
değiştirmek ve mevcut durumlarını Kanunun finansal raporlamayla
ilgili hükümlerine intibak ettirmek zorundadır. Özel Finans
Kurumları Birliği Türkiye Katılım Bankaları Birliği olarak addolunur
ve bu Kanunun hükümlerine tâbi olup, üç ay içinde durumunu bu Kanun
hükümlerine uygun hale getirir.
GEÇİCİ MADDE
4.- Kurumca yetkilendirilen Bağımsız denetim kuruluşları durumlarını
31.12.2006 tarihine kadar 36 ncı madde hükmüne uygun hale getirmek
zorundadır.
GEÇİCİ MADDE
5.- Bu Kanunun 54 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki yüzde
yirmibeşlik oran, bir risk grubuna kullandırılabilecek krediler
yönünden, 31.12.2005 tarihine kadar yüzde otuzbeş, 1.1.2006
tarihinden itibaren yüzde yirmibeş olarak; yüzde yirmilik oran,
31.12.2005 tarihine kadar yüzde otuzbeş, 1.1.2006 tarihinden
31.12.2006 tarihine kadar yüzde yirmibeş, 1.1.2007 tarihinden
itibaren yüzde yirmi olarak uygulanır.
Bu Kanunun 54
üncü maddesindeki kredi sınırlarına ilişkin hesaplamalarda ortaklık
payları; 2005 yılında yüzde kırk, 2006 yılında yüzde elli, 2007
yılında yüzde altmış, 2008 yılında yüzde yetmişbeş, 2009 yılında
yüzde doksan, 1.1.2010 tarihinden itibaren yüzde yüz oranında
dikkate alınır.
GEÇİCİ MADDE
6.- Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla, iştirak tutarları
Kanunun 56 ncı maddesinin birinci fıkrasında belirtilen oranların
altında olan kredi kuruluşları, hiçbir şekil ve surette bu maddede
yer alan oranları aşamazlar. Aynı tarih itibarıyla iştirak tutarları
Kanunda belirtilen oranlardan herhangi birini aşan kuruluşlar, aşım
tutarlarını, 31.12.2005 tarihine kadar yüzde yirmisini, 31.12.2006
tarihine kadar yüzde kırkını, 31.12.2007 tarihine kadar yüzde
altmışını, 31.12.2008 tarihine kadar yüzde seksenini, 31.12.2009
tarihine kadar yüzde yüzünü itfa etmek suretiyle giderirler.
GEÇİCİ MADDE
7.- 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun geçici 20 nci maddesi
kapsamında sandık ve vakıfları bulunan bankalar durumlarını
31.12.2007 tarihine kadar 58 inci madde hükmüne uygun hale getirmek
zorundadırlar.
GEÇİCİ MADDE
8.- Bu Kanunun yayımı tarihinden önce Kuruma yarışma ve yeterlilik
sınavıyla alınmış; avukat (Kurum uzman yardımcısı) ve Kurum uzman
yardımcıları, bankacılık uzman yardımcısı olarak atanır. Kurumda
yeterlik sınavını geçerek avukat (Kurum Uzmanı) ve Kurum Uzmanı
unvanını kazanmış olanlar bankacılık uzmanlığına atanır. Bunların
Kurumda çalıştıkları süreler bankacılık uzman yardımcılığı ve
bankacılık uzmanlığında geçmiş sayılır.
Bu Kanunun
yayımı tarihinde Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunda görev
yapan personelden; Kurum Uzmanı olarak görev yapmış ve geldikleri
kurumlarda mesleğe özel yarışma sınavıyla alınmış ve yeterlik
sınavında başarılı görülerek uzman, müfettiş ve benzeri unvanlarda
görev yapmış olanlar ile en az doktora derecesine sahip olanlar
bankacılık uzmanlığına atanmış sayılırlar. Bunların geldikleri
kurumlarda uzman, müfettiş ve benzeri unvanlarda ve Bankacılık
Düzenleme ve Denetleme Kurumunda çalıştıkları süreler bankacılık
uzmanlığında geçmiş sayılır. Bu Kanunun yayımı tarihinden önce başka
kurumlardan naklen atanmış bankalar yeminli murakıp ve
yardımcılarının geldikleri kurumlarda çalıştıkları süreler Kurumda
geçmiş sayılır.
Bu maddenin
birinci ve ikinci fıkrasında zikredilen Kurum uzmanları dışında
kalan Kurum uzmanları ve avukatlar aynı kadro unvanlarıyla
görevlerine devam ederler. Bu kadrolara bir daha atama yapılmaz. Bu
kişiler görevde kaldıkları sürece bankacılık uzmanlarının aylık,
malî, sosyal ve emeklilik haklarından aynen yararlanırlar.
GEÇİCİ MADDE
9.- Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihteki Hazine Müsteşarlığının
3226 sayılı Finansal Kiralama Kanunu hükümleri ile 90 sayılı Ödünç
Para Verme İşleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin ikrazatçılık
dışındaki hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili personeli,
muvafakatları alınmak kaydıyla ve 1.1.2006 tarihine kadar talep
etmeleri hâlinde Kuruma naklen atanır. Kanun yürürlüğe girdiği
tarihte, Müsteşarlığın ilgili personelinden yurt dışı teşkilatında
görev yapan veya uluslararası kuruluşlarda görevli bulunan, lisans
üstü eğitim nedeniyle yurt dışında bulunan veya askerlik ya da sair
nedenlerle ücretsiz izinli olanların naklen atanma hakları saklıdır.
Süresi içinde kullanılmayan haklar geçersiz olur.
Hazine
Müsteşarlığından naklen atanacak ilgili personelden, yaş şartı
dışındaki şartları taşıyan ve Kurulca belirlenecek usûl ve esaslara
göre en az üç yıllık hizmeti bulunanlar bankacılık uzmanı, üç
yıldan az hizmeti olanlar bankacılık uzman yardımcısı olarak atanır.
Bunların geldikleri kurumda çalıştıkları süreler bankacılık uzman ve
uzman yardımcılığında geçmiş sayılır. Naklen atanan personelden
Müsteşarlığa karşı mecburi hizmet yükümlülüğü bulunanların Kurumda
geçirdikleri süreler bu yükümlülüklerin ifasında dikkate alınır.
Bu maddenin
birinci fıkrası hükmüne göre Hazine Müsteşarlığından naklen ataması
yapılan personelin kadroları hiçbir işleme gerek kalmaksızın iptal
edilerek, 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli cetvelin Hazine
Müsteşarlığına ait bölümünden çıkartılmış sayılır.
Kurum veya Fon
personeli iken Fonda veya Kurumda geçici olarak görevlendirilen
personel, bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren üç ay içerisinde
kurumlarına iade edilmemeleri hâlinde bulundukları Kurumda veya
Fonda durumlarına uygun kadro veya pozisyonlara atanırlar. Bunlara
ödenecek farklar hakkında geçici 20 nci maddenin ikinci fıkrası
hükümleri uygulanır.
GEÇİCİ MADDE
10.- Bu Kanun yayımlandığı tarihte halen Fonda çalışmakta olan
personelden, Kanun ile Fona verilen aslî ve sürekli görevler ile
diğer hizmetleri yürütecek olanlar, öğrenim durumları, hizmet
süreleri ve Fon Kurulu tarafından belirlenecek diğer hususlar
dikkate alınarak bu Kanuna ekli (II) ve (III) sayılı cetvellerde yer
alan kadro ve pozisyonlara atanır.
GEÇİCİ MADDE
11.- Bu Kanunun yayımı tarihinden önce, 26.12.2003 tarihine kadar
temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Fona intikal
eden ve/veya bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izin
ve yetkileri ilişkili Bakan, Bakanlar Kurulu veya Kurul tarafından
kaldırılarak tasfiyeleri Fon eliyle yürütülen veya Fon tarafından
tasfiye işlemleri başlatılan bankalar hakkında başlatılan işlemler
sonuçlanıncaya ve her türlü Fon alacakları tahsil edilinceye kadar
bu Kanunla yürürlükten kaldırılan 4389 sayılı Kanunun 14, 15, 15/a,
16, 17, 17/a ve 18 inci maddeleri, ek 1, 2, 3, 4, 5 ve 6 ncı
maddeleri ile geçici 4 üncü maddesi hükümlerinin uygulanmasına devam
edilir.
Bu Kanunun
yayımı tarihinden önce haklarında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan
4389 sayılı Kanun gereği mal bildiriminde bulunması gerekenlerin,
bildirimde belirtmedikleri veya gerçeğe aykırı olarak bildirdikleri
her türlü taşınır ve taşınmaz mal, hak ve alacak ile gelir ve
harcamalar da haksız mal edinme hükümlerine tâbidir. Haksız mal
edinmediğini ispat edene bu hüküm uygulanmaz.
Bu Kanunun
yayımı tarihinden önce mülga 3182 sayılı Bankalar Kanununun 64 ve 65
inci maddeleri ile bu Kanunla yürürlükten kaldırılan 4389 sayılı
Bankalar Kanununun 14 üncü maddesi uyarınca işlem yapılan bankalar
ile tasfiyeye tâbi tutulan veya tasfiye işlemi başlatılan bankalar
hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan 4389 sayılı Kanunun 14
üncü maddesinin (5) ve (6) numaralı fıkraları hükümlerinin
uygulanmasına devam edilir.
GEÇİCİ MADDE
12.- 13.11.1996 tarihli ve 4208 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin (a)
bendinin (6) numaralı alt bendi; bu Kanunun 134 üncü maddesinin
dokuzuncu, onuncu, onbirinci, onikinci ve onüçüncü fıkraları, 136
ncı maddesi, 137 nci maddesi, 138 inci maddesinin ikinci fıkrası ve
geçici 10 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 71 inci maddesinin
birinci fıkrasının (e) bendi hükümlerine göre faaliyet izni
kaldırılan veya Fona devredilen bankalar ile 26.12.2003 tarihine
kadar temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Fona
intikal eden ve/veya bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul
etme izin ve yetkileri ilişkili Bakan, Bakanlar Kurulu veya Kurul
tarafından kaldırılarak tasfiyeleri Fon eliyle yürütülen veya Fon
tarafından tasfiye işlemleri başlatılan bankalar hakkında uygulanır.
GEÇİCİ MADDE
13.- Sermayesinin yarıdan fazlası kamu kurum ve kuruluşlarına ait
olan ya da hisselerinin çoğunluğu üzerinde bu kurum ve kuruluşların
idare ve temsil yetkisi bulunan ve özel kanunla kurulmuş bankalarda
(Tasfiye Hâlinde T. Emlak Bankası A.Ş. dâhil ) 26.12.2003 tarihinden
önce bankacılık teamüllerine göre teminatlı ve/veya yetersiz
teminatlı kredi kullanıp da vadesi geçtiği halde henüz ödenmemiş,
süresi uzatılmamış veya yeniden yapılandırılmamış kredileri
kullananlar ya da yeniden yapılandırma şartlarını ihlal edenler ile
münferit veya karşılıklı verilen banka teminat mektupları, kabul
kredileri ve avaller, taşınır ve taşınmaz rehni, ipotek, üst hakkı,
intifa hakkı ve oturma hakkı gibi her türlü sınırlı aynî hak
tesisine ilişkin sözleşmeden doğan hakların da diğer bankaların ve
üçüncü kişilerin muvazaadan arî hakları aleyhine olmamak üzere Fon
alacaklarının tahsiline ilişkin 123, 134, 136, 137, 138, 140, 142 ve
165 inci madde hükümleri, tasarrufun iptali davalarında aciz
vesikası şartı aranmaması, tüzel kişilerin kanunî temsilcileri ile
borçlu ve borçla diğer ilgililerin yurt dışına çıkmasını yasaklama
dâhil bankalarınca uygulanır.
GEÇİCİ MADDE
14.- 13.11.1996 tarihli ve 4208 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin (a)
bendinin (6), (7) ve (8) numaralı bentleri ile bu Kanunla
yürürlükten kaldırılan 4389 sayılı Kanunun 15/a maddesi ve 22 nci
maddesinin (4) numaralı fıkrasında sayılan ceza ve hukuk davalarını
kovuşturan, soruşturan ve yürüten Cumhuriyet savcıları ile hâkimler
bu işleri ivedilikle yürütürler ve görevleri süresince disiplin
nedenleri hariç mazeretleri ve istemleri olmadıkça üç yıl süre ile
başka bir yere veya göreve atanamazlar. Görev süresi dolanlar tekrar
atanabilirler.
GEÇİCİ MADDE
15.- Bu Kanunun yayımı tarihinden önce iflas etmiş olan bankaların
tasfiyesi, tekemmül ettirilen işlemler ve yapılan sıra cetvelleri
saklı kalmak kaydıyla iflas idareleri tarafından bu Kanun
hükümlerine göre yürütülür. Bu maddenin uygulanmasında iflas
idareleri bu Kanunun 106 ncı ve 140 ıncı maddesinde Fona verilen
yetkileri haizdir.
GEÇİCİ MADDE
16.- Bu Kanun ile Fon alacağının tahsili bakımından yarar görülerek
zamanaşımı ve diğer konularda Fon lehine getirilen hükümler makable
şamildir.
GEÇİCİ MADDE
17.- Kurul Başkanı ve Fon Kurulu Başkanı hariç olmak üzere, Kurula
ve Fon Kuruluna ilk atanan üyelerin üçte biri iki yılda bir
yenilenir. İkinci yılın sonunda kur'a sonucu üyelikleri sona eren
üyeler bir defalığına tekrar atanabilir.
GEÇİCİ MADDE
18.- Bu Kanunun yayımını izleyen bir ay içerisinde mülga 4389 sayılı
Kanunla kurulan Güvence Fonu tutarları Fona devredilir.
GEÇİCİ MADDE
19.- Bu Kanunun 100 üncü maddesinin son fıkrası gereğince Kurum ile
Fon tarafından müştereken belirlenecek hususlar üç ay içinde
belirlenir.
GEÇİCİ MADDE
20.- Bu Kanun ile yapılan yeni düzenleme sebebiyle Kurumda görev
unvanları değişmeyenler aynı unvanlı kadrolarına atanmış sayılırlar.
Bu şekilde atanan personele, atandıkları tarihteki eski
pozisyonlarına ilişkin olarak almakta oldukları aylık ücret (fazla
mesai ücreti hariç), ikramiye ve benzeri adlarla yapılan ödemelerin